Anahtar kelimeler: Ettikten Vazgeçtiklerini Bildirdiği Hariç İstemlerinin Bildirmesi İçeren Edenlerin İstemi Yetki
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
    Katılanlar vekilinin hükmü temyiz ettikten sonra 26.07.2021 tarihli dilekçesiyle şikayetten vazgeçtiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
    Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, katılanlar vekilinin istemi hariç olmak üzere temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    A. Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden
    Katılan vekilinin 26.07.2021 tarihli dilekçesi ile sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirmesi ve buna ilişkin yetki içeren vekaletnamesinin bulunması karşısında; katılan sıfatı ve hükmü temyiz etme yetkisi kalmayan mağdurlar adına vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    B. Cumhuriyet Savcısının ve Sanıklar Müdafiilerinin Temyizi Yönünden
    Sanıkların, bir internet sitesinden inşaat halindeki dairelerin satımı konusunda ilan verdikleri, internetten ilanı gören katılanların da ilandaki telefonu arayarak önce sanık ... ile irtibata geçtikleri, sanık ...'in satım konusunda diğer sanık ...'a katılanları yönlendirdiği, dairenin satımı hususunda katılanlar ile sanık ...'ın anlaştıkları, daha sonra sanık ...'in hissesi olup diğer sanık ...'ın hissesi olmamasına rağmen, sanık ... ile katılanlar arasında harici satış sözleşmesi ile noterde kooperatif hisse devri sözleşmeleri imzalandığı, katılanların karşılığında sanık ...'a araç ve 45.000,00 TL para verdikleri, ancak daha sonra Hasan'ın hissesi olmaması nedeni ile katılanların tapularını alamadıkları, katılanlar, bu kez sanık ...'in yanına gittiklerinde, sanık ...'in, oğlu olan diğer sanık ...'ın istemedikleri bir evlilik yapması nedeni ile aralarının bozuk olduğunu ileri sürerek hisse devrine yanaşmadığı, bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek suça konu dairelerin hisse devrini yapmadıkları, böylece hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin kabul edildiği edildiği olayda; sanıklar ile katılanların telefon ile iletişimden sonra yüzyüze görüşmeleri ve menfaat temininin bu yüzyüze görüşme ile gerçekleşmesi sebebi ile bilişim sisteminin sağladığı kolaylığın ortadan kalktığı, diğer taraftan sanıkların gerçekleştirdikleri eylemlerinde herhangi bir kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerin bir maddi varlığının kullanılmadığı, noterliğin bir kamu hizmeti olmasına rağmen kamu kurumu niteliği taşımadığı, bu nedenle kooperatif hisse devir sözleşmesinin noter kanalıyla yapılmasının 5237 TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli hale de vücut vermeyeceği, bu kapsamda eylemlerin dolandırıcılık suçunun temel şeklini oluşturacağı ve sanık ...'nün UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 31.12.2017 tarihinde öldüğü belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanık ...'ye yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 31.08.2007 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği; sanık ...'nün ise UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 31.12.2017 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı ve ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!