Anahtar kelimeler: Seyhanadana Sabancı Adanada İcabet Şye Memurluğu Tescile Esaskarar Şube Yazildiği

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av...
Av.
DAVALI
:...
VEKİLLERİ
: Av. ..
Av. ..
Av...
DAVA
: Şube Tescil İstemi
DAVA TARİHİ
: 05.11.2015
KARAR TARİHİ
: 05.10.2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Adana Ticaret Sicil Memurluğu tarafından davalı ... Emeklilik ve ....Ş'ye Adana'da faaliyet gösteren şubesine Ticaret Siciline tescil ve ilan etmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalının tescile icabet etmediğini, davalının faaliyet gösterdiği adresi tescil etmesi gerektiğini belirterek davalının ...Mahallesi Sabancı İş Merkezi Kat: Seyhan/ADANA adresinde faaliyet gösteren şubesinin Adana Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini ve yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, şirketlerinin söz konusu adresinde faaliyet gösteren bölge müdürlüğünün şube vasfını göstermediğini ve tescilinin gerekmediğini belirterek haksız davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının ...Mah. Sabancı İş... Seyhan/ADANA adresinde bulunan işyerinin şube statüsünde olup olmadığı ve ticaret sicile kaydı gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Mahkememizden verilen █████/2017 tarih ve ...Esas ... sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yeni esasına kaydının yapıldığı görüldü.
Adana Ticaret Sicil Memurluğunun █████/2015 tarihli yazısı, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... Karar sayılı emsal kararı, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas, ... Karar sayılı emsal kararı, Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, Adana Ticaret Odası Kayıtları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların bildirdikleri deliller celp ve ibraz edilmiş, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyamızda keşif incelemesi yaptırılarak, dosya Ticaret Hukuku Uzmanı ... ve Mali Müşavir ...'e teslim edilmiştir. Bilirkişiler 12.12.2016 tarihli raporda; dava dosyasındaki delil ve belgelerin ışığında yapılan incelemeler sonucunda; Bir yerin şube sayılması için iç ilişkide merkeze bağlı olma, dış ilişkide bağımsız olması, meran ve yönetim ayrılığı unsurlarını taşıması gerketiğini, davaya konu olayda davalı ... Emeklilik ve ....Ş'nin Adana İrtibat Bürosunun merkeze bağlılık, mekan ve yönetim ayrılığı unsurlarını taşıdığı görüldüğünü, ancak dış ilişkide bağımsızlık unsurunun mevcudiyeti ile ilgili somut bir delil bulunmadığını, davalı şirket, Adana İrtibat Ofisinin, şirketin faaliyet alanı olan hayat sigortası ve bireysel emeklilik sözleşmesi tanıtımı ve tekliflerini alan kadrosunun ofis işlerini yürüttüğünü yer olduğunu, teklifleri hiçbir şekilde değerlendirme ve kabul yetkisinin bulmadığının; hayat sigortasına ilişkin teklifleri alma, kabul ve tahsil yetkisi bulunmadığını, başvurusu yapılan sözleşmelerin ve poliçelerin tahsilatları ve sisteme girişlerinin İstanbul'da bulunan davalı şirket Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirildiğini ifade etmiştir, dosya kapsamında ve keşif mahallinde, davalı şirketin bağımsız poliçe düzenlediğine ilişkin bir tespit olmadığından, tescil edilmemesi gerektiğini bildirir görüş sundukları görülmüştür.
Bozma sonrası mahkememizce alınan Bilirkişi... ve ...'a ait 12.11.2019 tarihli kök raporunda; Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, davalı yana ait 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yılı ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, yukarıda da izah edildiği üzere, "merkezle aynı şahsa ait olma, iç ilişkide bağımlı, dış ilişkide bağımsız olmak, yer ve yönetim ayrılığı, ayrı muhasebe tutulması" gibi unsurların bir iş yerinin şube olarak nitelendirilmesinde önemli kıstaslar olarak dikkate alındığı; ancak ayrı sermayeye sahip olma ve muhasebenin şubede tutulması unsurlarının vazgeçilmez unsurlardan olmadığı, özellikle müşteri çevresiyle ilişkiye girmek ve merkezin yapabileceği esaslı işleri onun nam ve hesabına gerçekleştirmenin, şube sayılabilmenin esaslı unsurları olduğu, dava konusu iş yerinin davalı şirkete ait olduğu, ayrı bir işletme politikası bulunmadığı, davalı tarafın "teklifleri hiçbir şekilde değerlendirme ve kabul yetkisinin bulunmadığı" ifadesinden de anlaşılacağı üzere, çalışanların bölgedeki müşterilerle aktif ilişkide bulunduğu, bu anlamda poliçenin merkezden kabulü ve/veya düzenlenmesinin bir önemi bulunmadığı, muhasebe kayıtlarının merkezde tutulmasının şube sayılmanın unsurlarını zedelemeyeceği, şubeler açısından ticari işletme niteliğinin belirlenmesi noktasında muhasebe işlemlerin şubede veya merkezde tutulmasının artık ayırıcı bir kriter olarak dikkate alınmadığı, yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle, hukuki niteleme ve takdir mahkemenize ait olmak üzere, bilirkişi heyeti olarak dosyadaki belgeler, davalı tarafın muhasebe kayıtlarındaki incelemeler, yüksek mahkeme kararları ve doktrinde yapılan incelemeler neticesinde, somut olaya konu davalı ... Emeklilik ve ....Ş.'n ait iş yerinin şube vasfına haiz olduğu ve bu nedenle de bağlı bulunduğu sicil bölgesinde tescilinin gerekli ve zorunlu olduğu yönünde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi... ve ...'a ait 15.03.2021 tarihli ek 1 raporunda; raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, davalı yana ait 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yılı ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; tarafların iddia ve itirazları kapsamında yapılan değerlendirmede kök raporda değişiklik meydana getirecek esaslı bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, kök raporda da belirtildiği gibi özellikle müşteri çevresiyle ilişkiye girmek ve merkezin yapabileceği esaslı işleri onun nam ve hesabına gerçekleştirmenin, şube sayılabilmenin esaslı unsurları olduğu, dava konusu iş yerinin davalı şirkete ait olduğu, ayrı bir işletme politikası bulunmadığı, davalı tarafın "teklifleri hiçbir şekilde değerlendirme ve kabul yetkisinin bulunmadığı" ifadesinden de anlaşılacağı üzere, çalışanların bölgedeki müşterilerle aktif ilişkide bulunduğu, bu anlamda poliçenin merkezden kabulü ve/veya düzenlenmesinin bir önemi bulunmadığı, yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle, hukuki niteleme ve takdir mahkemenize ait olmak üzere bilirkişi heyeti olarak dosyadaki belgeler, davalı tarafın muhasebe kayıtlarındaki incelemeler, yüksek mahkeme kararları ve doktrinde yapılan incelemeler neticesinde, somut olaya konu davalı ... Emeklilik ve ....Ş.'n ait iş yerinin şube vasfına haiz olduğu ve bu nedenle de bağlı bulunduğu sicil bölgesinde tescilinin gerekli ve zorunlu olduğu yönünde rapor sunulmuştur.
Kök raporda yer alan kanaatimizi değiştirecek herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyada mevut olmadığı,
Bilirkişi... ve ...'a ait 20.11.2021 tarihli ek 2 raporunda; bu bağlamda kök raporumuzdaki görüşlerimizi tekrarlamak durumunda olduğumuzu, bununla birlikte, davalı tarafın "poliçelerin incelenmediği" itirazı kapsamında sayın mahkemenin gerekli görmesi halinde heyete sigortacı (sektörel bilirkişi) ekleyip tekrar rapor alınabileceği yönünde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi... ve ...'a ait 11.04.2022 tarihli ek 3 raporunda; davalı vekili tarafından incelemeye sunulan 2012-2013-2014-2015- 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, Kural ve Standartlara Uygun tutulduğu, Ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, Süresinde kapanış tasdikinin yapıldığı görüldüğünden, tarafımızdan incelenen davalı yana ait 2012-2013-2014-2015- 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin davalı lehine delil vasfının bulunduğu sonucuna varıldığını, davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2012-2013-2014-2015- 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, sonucuna varıldığını, davalı ...Şirket Merkezinde Yapılan İncelemede Tespit Edilenler; Adana Ofisinde görevli çalışanların maaşlarının hesaplanması ve ödenmesinin, ... Emeklilik ve ....Ş. Genel Müdürlüğünde faaliyet gösteren İnsan Kaynakları bölümü tarafından yapıldığı, Maaş ödemesi yapılan genel merkeze ait şirket hesabının ... İstanbul Beyoğlu Şubesi olduğu, Maaş ödemelerine ilişkin banka dekontlarının dosyaya mübrez olduğu, Aynı şekilde çalışanların SGK kayıtlarında da işveren olarak ... Emeklilik ve ....Ş.'nin görüldüğü, tarafımızdan tespit edilmiştir. Adana Ofisinin kira sözleşmesine ait ödemelerin yıllık olarak ... Emeklilik ve ....Ş. Genel Müdürlüğünde faaliyet gösteren Muhasebe bölümü tarafından ödendiği, Buna ek olarak ilgili Adana ofisinin kira sözleşmesinin ... emeklilik ve ....Ş. imza yetkilileri tarafından imzalandığı, tarafımızdan görülmüştür. (Ödemeye ilişkin dekont ve faturalar rapor ekinde dosyaya sunulmuştur.) Dosyaya sunulu ve inceleme esnasında da tarafımıza sunulan poliçe örnekleri üzerinde yapılan incelemede; sigortacı hanesinde davalı ...yer aldığı, evrakların düzenlendiği adresin Davalı Şirket'in Genel Müdürlüğü olduğu, Yine başvurunun poliçeye dönüştürülmesi ve yürürlüğe girmesinin davalı Şirket’in Genel Müdürlüğü bünyesindeki Sözleşme ve Kabul Departmanı tarafından yapıldığı ve prim tahsilatlarının da yine Müşteri Hizmetleri Departmanı tarafından yapıldığı, tarafımızdan tespit edilmiştir. Adana ofisinde çalışan finansal güvence danışmanlarının kendilerine zimmetlenen tablet üzerinden gerek yüz yüze gerekse link gönderilmek suretiyle “Vjoin” adını verilen online platformunu kullanarak tanıtım ve teklifleri alarak Genel Müdürlüğe ilettiği, Başvurusu alınan Hayat Sigortası poliçelerinin değerlendirme sürecinin yine davalı şirketin Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gönderen Sözleşme ve Kabul Departmanı tarafından gerçekleştirildiği, poliçelerin prim tahsilatlarının Müşteri Hizmetleri bölümü tarafından İstanbul’da gerçekleştirildiği, Adana ofisinin işleyişinin, talepleri ve başvuruları Genel Merkeze iletmek olduğu, tarafımızdan görülmüştür. Poliçe örneklerinde yer alan sigortacı hanesindeki şirket bilgileri davalı tarafın ismini havi olsa da bu durum şube-merkez ayrımı bakımından kanaatlerimizde bir değişiklik meydana getirmemiştir. Zira davalı Adana'da yer alan işyerinde yapılan çalışmalar sonucunda müşteriler bulunmakta, bunlar merkeze iletilmekte ve poliçeler merkez tarafından tanzim edilmektedir. Burada poliçeleri tanzim eden taraf her ne kadar merkez olsa da, müşterilerin bulunması, ilk görüşmeşlerin yapılması, taleplerin toplanması gibi aşamalar Adana'da gerçekleşmektedir. Kök raporumuzda da belirttiğimi üzere; şubenin görüşmeleri gerçekleştirmesi, müşteri potansiyelini ve portföyünü kullanıp işi bulması kafidir. İşlemin bizzat merkezden gerçekleştirilmesinin bir önemi yoktur. Nitekim uygulamada birçok şube müşteriye ulaşmakta, pazarlık ve anlaşma aşamalarını tamamlamakta; ancak poliçeler online platformlar aracılığıyla doğrudan merkez tarafından kesilmektedir. Burada önemli olan, müşteriyle doğrudan ilişkiye girebilme olgusudur. Prim bedellerinin tahsilatı, personel maaşlarının ödenmesi gibi muhasebesel aşamaların İstanbul'dan gerçekleştiriliyor olması bir önem arz etmemektedir. Zira burada önemli olan muhasebe işlemlerinde bu aşamaların ayrı değerlendiriliyor ve listeleniyor/sınıflandırılıyor olmasıdır. Kök raporumuzda da belirttiğimi üzere Teknolojik gelişmeler ve daha az personelle işlerin tek elden ve daha hızlı görülmesi anlayışından hareketle, günümüzde birçok şirket muhasebesini fiilen tek bir merkezden ve birlikte tutmaktadır. Bu nedenle bir işyerinin şube vasfına sahip olup olmadığı hususunda muhasebenin ayrı tutulması unsuru tek başına ve kesin bir karine olarak değerlendirilemez. Yukarıda açıklanan sebeplerle kanaatlerimizde bir değişiklik olmadığını belirtir 3.ek ve toplamda 4.raporları sunulmuştur.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; mahkememizce 16.02.2017 tarihinde verilen karar hakkında Yargıtay Hukuk 11. Dairesi'nin 29.06.2017 tarih ve ... E ve ... K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılamada, bozma ilamına uyulduğu, bozma kararı doğrultusunda davalı tarafın 2012-2013-2014-2015- 2016-2017-2018 yıllarına ait defterler üzerinde yerinde yaptıkları inceleme neticesinde, davalının ticari defterlerin incelendiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, TTK'da şube kavramının tanımlanmadığı ve kıstaslarının belirtilmediği, TSY m. 118/1 gereğince; (1) Bir ticari işletmeye bağlı olup ister merkezinin bulunduğu sicil çevresi içerisinde isterse başka bir sicil çevresi içinde olsun, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai veya ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şube" olduğu, 5174 sayılı ... Kanununun 9. maddesinde yapılan tanım ile Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 118. Maddesinde yapılan tanım gereğince şube unsurlarının; merkeze bağlı olmak, dış ilişkilerde bağımsızlık, faaliyet yönünden merkezle benzerlik, aynı kişiye ait olma, idare ve mekanın ayrılığı, ayrı muhasebeye sahip olması ve muhasebenin şubede tutulması zorunluluğunun bulunmaması, ayrı bir sermaye tahsisi zorunluluğunun bulunmaması olarak tanımlanabileceği, Davalı ... ... ....Ş'nin ...Sabancı İş merkezi .. Adana adresinde faaliyet gösterdiği, davalının cevap dilekçesiyle iş yerinin bölge müdürlüğü olduğunun kabul edildiği, buna göre acente ve şubeyi denetleyen üst mercii olan, genel merkezin emir ve talimatı doğrultusunda çalışan ve yetkisi şubeye göre daha fazla olan bölge müdürlüğünün şubenin de üstünde olduğu (Yargıtay HGK'nun 11.02.2020 tarih ve ███████-1087 E-████████ K.), davalı iş yerinin merkeze bağlı, merkezle faaliyet konusu benzerliği, aynı kişiye ait olma, idare ve mekan ayrılığı şartlarını taşıdığı, 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9/2.maddesine göre şubenin "müstakil muhasebesi" bulunması gerekir. Muhasebe kayıtlarının nerede tutulduğu önemli değildir. Önemli olan kayıtların ayrı tutulmasıdır. Şubenin muhasebe kayıtları merkezin bulunduğu yerde de tutulabilir. Teknolojik gelişmeler ve daha az personelle işlerin tek elden ve daha hızlı görülmesi anlayışından hareketle, günümüzde birçok şirket muhasebesini fiilen tek bir merkezden ve birlikte tutmaktadır. Bu nedenle bir işyerinin şube vasfına sahip olup olmadığı hususunda muhasebenin ayrı tutulması unsuru tek başına ve kesin bir karine olarak değerlendirileyeceğini, davalı şirketin ayrı bir sermaye tahsis ederek şube tescili yapması gerekirken şirketten şube için konulacak sermayenin şirket kasasından çıkmamasının şirket lehine bir durum da oluşturmayacağı, merkezle aynı şahsa ait olma, iç ilişkide bağımlı, dış ilişkide bağımsız olmak, yer ve yönetim ayrılığı, ayrı muhasebe tutulması" gibi unsurların bir iş yerinin şube olarak nitelendirilmesinde önemli kıstaslar olarak dikkate alındığı; ancak ayrı sermayeye sahip olma ve muhasebenin şubede tutulması unsurlarının vazgeçilmez unsurlardan olmadığı, Özellikle müşteri çevresiyle ilişkiye girmek ve merkezin yapabileceği esaslı işleri onun nam ve hesabına gerçekleştirmenin, şube sayılabilmenin esaslı unsurları olduğu, Dava konusu iş yerinin davalı şirkete ait olduğu, ayrı bir işletme politikası bulunmadığı, davalı tarafın "teklifleri hiçbir şekilde değerlendirme ve kabul yetkisinin bulunmadığı" ifadesinden de anlaşılacağı üzere, çalışanların bölgedeki müşterilerle aktif ilişkide bulunduğu, bu anlamda poliçenin merkezden kabulü ve/veya düzenlenmesinin bir önemi bulunmadığı, davalı ... Emeklilik ve ....Ş.'n ait iş yerinin şube vasfına haiz olduğu ve bu nedenle de bağlı bulunduğu sicil bölgesinde tescilinin gerekli ve zorunlu olduğu dikkate alındığından davalı iş yerinin ticaret sicil müdürlüğünde tescilinin gerekli olduğu kanaatiyle davanın kabulüne, kısa kararda sehven kanun yolu olarak Adana Bölge Adliye Mahkemesi gösterilmiş ise de 6100 Sayılı HMK 373/4 maddesi gereğince Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere aşağıdaki hüküm tesisi edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulüne;
1-Davalı ... Emeklilik ....Ş'nin ...Sabancı İş merkezi kat: ...Adana adresinde faaliyet gösteren iş yerinin '' Şube'' olarak Adana Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline,
2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70-TL den peşin alınan 27,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 53,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 7.404,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ),
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2022
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!