Anahtar kelimeler: Kestiği Mührün Mülk Ruhsatsız Artırmadığı Bozmanın Yerini Men Bozulduğunun Mühürlenerek
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Mühür bozma
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Bozma ilamının sanık müdafiine 23.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bozmanın da sanığın lehine olduğu, bozma sonrası verilen kararın önceki cezayı artırmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
    Sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın iş yerinin ruhsatsız olması nedeniyle 24.07.2014 tarihinde mühürlenerek faaliyetten men edildiği halde 25.07.2014 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozulduğunun belirlendiği, sanık ...'ın bu tarihten sonra iş yerini diğer sanık ...'a devredip iş yeri ile ilişkisini kestiği, mülk sahibi ile yeni kira sözleşmesi yapan sanık ...'in 25.07.2014 tarihli mührü bozarak faaliyete devam ettiğinin 20.08.2014 tarihinde yapılan kontrolde belirlendiği olayda;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
    1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2018 tarihli ve ███████-328 Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
    Bu açıklamalar ışığında somut olayda, iddianamede açıkça sanık ... Koruoğlu hakkında sadece 25.07.2014 tarihli eyleminden dolayı TCK'nin 203/1 ve 53. maddeleri gereğince mühür bozma suçundan kamu davası açıldığı halde iddianamede sanık için davaya konu edilmeyen 20.08.2014 eylemden dolayı da yargılama yapılıp aynı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması,
    Yasaya aykırı, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat bu aykırılıkların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 1/2. paragrafının tamamen çıkarılması, 1/3. paragrafındaki "178 GÜN" ibaresinin "150 GÜN", 1/5. paragrafındaki 178 gün ile çarpımı sonunda neticede "3.560 TL" ibaresinin 150 gün ile çarpımı sonunda neticede "3.000,00 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!