Anahtar kelimeler: Suçularından Silahlı Örgütüne Olma Görüşü Ret Terör Bursa Üye Yanında

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: RetBursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçunun yanında "silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik" suçlarına ilişkin olarak da temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik, silahlı terör örgütüne üye olma suçularından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükme yönelik istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz mercince kanun yolu incelemesi yapılarak itirazın reddine karar verildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçuna yönelik temyiz istemine hasren yapılan incelemede;Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli ve ███████-436 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtiliği üzere; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen kamu davasında, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmiş olup bu kararın usulünce kesinleşmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanı bulunmadığı, diğer yandan dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında da sayılmadığı gözetilerek, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır.Yapılan ön inceleme ve yukarıda yer verilen kabule göre, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinde öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 9.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.11.2024 tarihinde karar verildi.KARŞI OYDairemizin █████/2023 tarihli ve █████████ E., █████████ K. ile █████/2023 tarihli ve █████████ E., █████████ K., sayılı kararlarındaki karşı oylarımda ayrıntılarını belirttiğim üzere;Beraat ile sonuçlanan kararlardan; iddianame veya iddianame yerine geçen belgelerdeki suçun vasıflandırılması doğrultusunda temel şekline göre daha az ve fazla cezayı gerektiren nitelikli haller ve ağırlaştırıcı nedenlere ilişkin TCK’nın 61/5. maddesindeki indirimler hariç olmak üzere sevk maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı bakımından 10 yılı geçme olanağı bulunan kararların temyiz edilebileceği;İnceleme konusu dosyada;Sanık hakkında iddianamedeki anlatım ve vasıflandırmaya göre yüklenen suç için tatbik edilecek TCK’nın 158/1-e-son, 158/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı bakımından 10 yılı geçme olanağı bulunduğundan kararın temyiz edilebileceğinin kabulü gerektiği,Ayrıca, temyiz edilebilirlik sınırı açılan dava ya da hükme göre belirlenmekle; terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararının, ayrı bir dava olan nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olmasına etkisinin bulunmayacağı,Bu nedenle;İşin esastan incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun; katılan vekilinin temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine ilişkin düşüncelerine katılmıyorum. 07.11.2024