Anahtar kelimeler: Kentsel Dönüşüme İletişim İrtibatının Yalnızca Edenin Görüşü Menfaate Neticesinde Edilebilir
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E. ███████ K.
    SUÇ
    : Resmi belgede sahtecilik
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
    Dosya kapsamındaki bilgi, belge, beyan ve raporların incelenmesi neticesinde sanığın, vekâletname ile yetkilendirilen ... ile menfaate yönelik iletişim ve irtibatının tespit edilmediği, vekâletname içeriğinin yalnızca kentsel dönüşüme konu olduğu iddia olunan taşınmaz ile ilgili olduğu, bu durumun noter katibi ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanı ile de doğrulandığı, sanığın gerçeğe aykırı belge düzenleme kastı ile hareket ettiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı; ancak sanık tarafından düzenlenen suça konu vekâletname ile adına vekâletname düzenlenen ...'ın sağlık durumunun açıkça çelişmesi nedeniyle sanığın görevinin gereklerini yapmakta ihmal ya da gecikme gösterdiğinin sabit olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.02.2014 tarihli ███████-1347 Esas ve ███████ Karar sayılı kararı da gözetilerek, adına vekâletname düzenlenen ... ile aralarında maddi bir ilişki bulunduğu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamayan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin inceleme konusu 02.02.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu, hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!