Anahtar kelimeler: Usûlüne Eskişehir Kyb Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran İstemi Uyuşturucu
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Eskişehir 8.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "1-Dosya kapsamına göre;
    Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının, 24.06.2020 tarihli oturumda sanığın yüzüne karşı tefhim edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de,
    Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında yer alan, "5271 sayılı CMK’nin 291/1. fıkrasında temyiz istemi ve süresine ilişkin düzenlemede, "Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır" hükmü, CMK’nin 263. maddesinde ise "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." hükmünün yer alması, yine CMK’nin 232/6. fıkrasında "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler karşısında ceza infaz kurumunda bulunmakla birlikte hüküm duruşmasına katılan sanık ...’ın yukarıdaki maddeler çerçevesinde CMK’nin 263. maddesinde gösterilen usul ile de temyiz başvurusunda bulunabileceğinin hatırlatılmaması karşısında, sanığın 15.03.2018 tarihli istinaf isteminin süresinde olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle sanık hakkında verilen hükümlerin usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği ve kesinleşmeyen bu kararlara karşı CMK’nin 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği,
    Dosya kapsamına göre, başka suçtan dolayı ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu halde duruşmaya SEGBİS marifetiyle katılan sanığın yüzüne karşı verilen kararda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği, dolayısıyla
    kararın usulüne uygun olarak tefhim edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Kanun’un ██████. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile yazılı şekilde karar verilmesinde,
    2- Kabule göre ise;
    Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,
    Yine benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,
    Somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda anılan karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
    İsabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Şüpheli hakkında, 10.02.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca
    beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 21.05.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, erteleme kararının, tedbirin infazı sırasında cezaevinde bulunan şüpheliye 04.10.2019 tarihinde okumak/almak suretiyle de tebliğ edildiği,
    B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2020 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile Eskişehir 8.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
    C. Yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim altına alınmasına karar verildiği, sanığın SEGBİS ile yüzüne karşı verilen kararı 09.07.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,
    D. Sanığın denetim süresi içerisinde 05.09.2020 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Eskişehir 8.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    E. Dosya kapsamına göre;
    1.5271 sayılı CMK’nin 291/1. fıkrasında temyiz istemi ve süresine ilişkin düzenlemede, "Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır" hükmü, CMK’nin 263. maddesinde ise "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına
    başvurabilir." hükmünün yer alması, yine CMK’nin 232/6. fıkrasında "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, başka suçtan dolayı Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu halde duruşmaya SEGBİS marifetiyle katılan sanığın yüzüne karşı verilen kararda 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tefhim edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı CMK'nın ██████. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
    2. Kabule göre de,
    28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1.maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğinin de usulsüz olduğu, her ne kadar erteleme kararı tedbirin infazı sırasında cezaevinde bulunan şüpheliye 04.10.2019 tarihinde okumak/almak suretiyle tebliğ edilmiş ise de, 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa ceza infaz kurumunda 04.10.2019 tarihinde
    5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesindeki usule aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukukî sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. Eskişehir 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    03.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!