Anahtar kelimeler: Optimizasyonu Mdsine Davaitirazın Whatsapp Motoru Materyallerin Stratejilerin Web Sitesi Hızlı

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:███████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2023 tarihli ... Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 1.3.md.sine göre, hizmetin kapsamında (davalı işletmenin yazılı talimatı doğrultusunda), Web sitesi, Ürün, Proje, Marka unsurları için arama motoru optimizasyonu, Stratejilerin belirlenmesi, Materyallerin hazırlanması ve Raporlama çalışmalarının yer aldığını, bu kapsamda hizmetin hızlı ve sağlıklı yürütülebilmesi açısından, taraf ilgililerinin katılımı ile bir whatsapp grubu oluşturulduğunu, davacı işletme tarafından hizmet verilmesine rağmen, aylık hizmet bedeli olarak anlaşmaya varılan 15.000,00 TL+ KDV (aylık Kdv Dahil 17.700,00 TL'ye tekabül etmektedir) tutarın 3 ay süresince ödenmediğini, bu nedenle de Kdv Dahil toplam 53.100,00 TL olan üç aylık hizmet bedelinin tahsili amacıyla davacı tarafından █████/2023 tarihinde .... İcra Dairesi... Esas sayılı dosya ile takip işlemi başlatıldığını, ancak davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itiraz öncesinde davalı tarafça ....Noterliği nezdinde █████/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı “İhtarname” ile davacı yanın sözleşmeden kaynaklı edimlerinin yerine getirilmediğinin iddia edildiğini, bu nedenle de █████/2023 tarihinde bu kez keşidecisi davacı yan olan ve ....Noterliği nezdinde tanzim edilen, muhatabının ise davalı işletme olduğu ... yevmiye numaralı karşı ihtarname düzenlendiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını, davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işletmenin hizmet almak amacıyla davacı işletme ile hizmet sözleşmesi akdettiğini, ancak sözleşme kapsamında davacı işletmenin sözleşme şartlarına uymayarak edimlerini yerine getirmediğini, edimin yerine getirilmemesi nedeniyle davalı işletme yetkililerince davacı işletmeye sorunların iletildiğini, buna rağmen davacı işletmeden çözüm anlamında karşılık alınamayınca davalı işletmenin noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini ve bu yolla dava konusu sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ödemenin, işe başladıktan sonraki ay yapılması konusunda mutabakat sağlanmışsa da, davacı işletmenin haksız şekilde icra takibi başlattığını, davacı yanca takip işleminin dayanağı olarak faturalar ileri sürülmüşse de, faturaların tek başına yeterli olamayacağı ve faturaların içeriğindeki iş ve işlemlerin sözleşme uyarınca yerine getirildiğinin ispatlanması gerektiğini, ayrıca davacı vekilince belirtildiği gibi, somut olaya ve takibe dayanak faturaların tanzimime ilişkin davalı işletmece onay verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı işletmenin sayın Mahkemenin incelenmesini istediği döneme ait ticari defterlerini sunduğu ve bahsi geçen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdikinin ise █████/2024 tarihine kadar süre bulunduğu,
6762 sayılı eski TTK'da belirtildiği haliyle “Kati Delil” olma niteliğinin aksine 6102 sayılı yeni TTK'nın atfıyla, 6100 sayılı HMK'nın 222.md.sine göre “Takdiri Delil” sayılacağından delil niteliği hususunda takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu,
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı kül halinde dikkate alınarak incelendiğinde,
Takip tarihinin █████/2023 olduğu,
Davacı yanın asıl alacak iddiasında bulunduğu bakiyenin bu kapsamda 53.100,00 TL olarak tespit edildiği ve bu tutarın dayanağının 3 adet fatura olduğu,
Bahsi geçen faturaların elektronik belge olması ve Temmuz 2021 dönemi sonrasında tanzim edilmesi hasebiyle taraflarca bildirim yükümlülüğü bulunmasa da, dava ve takip konusu dayanak faturaların her iki işletmenin BA/BS Bildirim Formlarında yer aldığı,█████/2023, █████/2023 ve █████/2023 tarihli bu faturalar karşılığında davalı yanca GİB üzerinden itiraz/iptal süreçlerinin işletilmediği ve bu süreçlere paralel olarak TTK'nin ilgili hükümleri uyarınca faturalara itiraz açısından haricen ihtarname veya ihbarnameye rastlanılamadığı, buna bağlı olarak cevap dilekçesinde bu yönlü bir beyan bulunmadığı,
Ancak yukarıda belirtilen tarihli dava ve takip konusu faturalara ilişkin, davalı yanca ilk olarak █████/2023 tarihinde 3 adet iade faturası düzenlendiği (ki en yakın tarihli olan █████/2023 tarihli faturadan bile 18 gün sonrasına tekabül etmektedir) ve bu faturalar senaryo türü olarak temel fatura şeklinde tanzim edildiğinden davacı yanca GİB üzerinden reddetme seçeneği bulunmadığı,
█████/2023 tarihli bu iade faturalarının davacı tarafından ticari defter kayıtlarına alındığı ve bu nedenle bahsi geçen faturalara karşılık davacı yanın da █████/2023 tarihinde iade faturaları tanzim ederek borç alacak bağlamında, davalı yanın ilk iade faturalarını dengelediği, bu yolla da █████/2023 tarihi olan takip tarihinde yine dayanak faturalar toplamı olan 53.100,00 TL tutarında alacaklı duruma geldiği,
Öte yandan davalı işletmenin takip tarihinde tekrar iade faturası düzenlediği ve bu faturaları yine temel fatura senaryosu ile tanzim ettiği ve buna bağlı olarak henüz davacı yanca itiraz süresi (GİB üzerinden reddetme şansı bulunmasa da haricen yapılacak itiraz için zamanı bulunmasına rağmen) davalı yanın █████/2023 tarihinde takibe itiraz ettiği,
Davacı yanca █████/2023 tarihli son iade faturasına haricen itiraz edilmemiş, başka bir ifade ile ihtar/ihbarname ile red edilerek geri gönderilmemişse de, bu faturalar usulüne uygun tutulan ve tasdikleri yaptırılan davacı yanın ticari defter kayıtlarına alınmadığı,
KDV Beyannameleri ile 191 İndirilecek KDV muavin kaydının karşılaştırılması sonucunda bu son faturaların beyannamelere de konu edilmediği, dolayısıyla KDV'sinde davacı yanca yararlanılmadığı,
Netice itibariyle davacı yan ticari defter kayıtlarına göre; davacı işletmenin davalı işletmeden takip tarihi olan █████/2023 te itibariyle 53.100,00 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaati hâsıl olmaktadır.
Bilişim yönünden yapılan incelemelerden özetle, detayı ilgili kısımlarda etraflıca anlatıldığı üzere, taraflar arasında sözleşme gereği yürütülen işlerde teknik açıdan bir kusur veya uygunsuzluğa rastlanmadığı, hizmetin teknik açıdan sözleşmede belirtilen paralel ifa edildiği değerlendirilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı ve davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattığı .... İcra Dairesinin... E. Sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatı, davalı tarafından talep edilen kötüniyet tazminatı istemlerinin yerinde olup olmadığının tespiti istemleri noktasında toplandığı tespit edildi.
Davacı dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında 15.05.2023 tarihinde ... A.Ş. ... Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu Ajans yani davacı şirket tarafından Müşteri yani davalı şirketin yazılı talimatı doğrultusunda belirtilen WEB sitesi/leri, proje, ürün, marka için arama motoru optimizasyonu hizmetinin verilmesi, stratejilerinin belirlenmesi, materyallerinin hazırlanması, ve raporlama çalışmalarının yapılması hizmetlerini kapsadığını, bu hususun taraflar arasında imza edilen bila tarihli 1 yıl süreli sözleşmenin 1.3 maddesinde yer verildiğini, sözleşme gereği davacı şirket tarafından 11.05.2023 tarihinde hizmet verilmeye başlandığını, Davacı şirket tarafından söz konusu sözleşme gereği hizmet verilmesine rağmen aylık yapılması gerekli 15.000,00TL +KDV ödemesi 3 ay boyunca ödenmediğinden 53.100,00 TL hizmet bedelinin tahsili amacıyla 26.07.2023 tarihinde .... İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini beyan etmiş ve itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında bir hizmet sözleşmesi yapılmdığını ve davalı şirketin yazılım konularında hizmet almasının amaçlandığını, ancak sözleşme imzalandıktan sonra davacı şirketin edimlerini yerine getirmediğini ve sözleşme şartlarına uymadığını, bu nedenle de davalı şirketin hizmet alamadığını hatta tüm website sistemine virüs bulaştığını beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememiz öninceleme duruşmasında ; Taraflara (duruşmada hazır bulunan taraf bakımından duruşma tarihinden / hazır bulunmayan taraf bakımından işbu duruşma zaptının tebliği tarihinden itibaren başlamak kaydıyla) TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtarına karar verilmiş, davacı tarafça ara karar gereği yerine getirilmiş ancak davalı tarafça defter ve belge sunulmadığı görülmüştür.
Dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan █████/2024 tarihli raporda " Davacı işletmenin sayın Mahkemenin incelenmesini istediği döneme ait ticari defterlerini sunduğu ve bahsi geçen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdikinin ise █████/2024 tarihine kadar süre bulunduğu,
 6762 sayılı eski TTK’da belirtildiği haliyle “Kati Delil” olma niteliğinin aksine 6102 sayılı yeni TTK’nın atfıyla, 6100 sayılı HMK’nın 222.md.sine göre “Takdiri Delil” sayılacağından delil niteliği hususunda takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu,
 Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı kül halinde dikkate alınarak incelendiğinde,
o Takip tarihinin █████/2023 olduğu,
o Davacı yanın asıl alacak iddiasında bulunduğu bakiyenin bu kapsamda 53.100,00 TL olarak tespit edildiği ve bu tutarın dayanağının 3 adet fatura olduğu,
 Bahsi geçen faturaların elektronik belge olması ve Temmuz 2021 dönemi sonrasında tanzim edilmesi hasebiyle taraflarca bildirim yükümlülüğü bulunmasa da, dava ve takip konusu dayanak faturaların her iki işletmenin BA/BS Bildirim Formlarında yer aldığı,
 █████/2023, █████/2023 ve █████/2023 tarihli bu faturalar karşılığında davalı yanca GİB üzerinden itiraz/iptal süreçlerinin işletilmediği ve bu süreçlere paralel olarak TTK’nin ilgili hükümleri uyarınca faturalara itiraz açısından haricen ihtarname veya ihbarnameye rastlanılamadığı, buna bağlı olarak cevap dilekçesinde bu yönlü bir beyan bulunmadığı,
 Ancak yukarıda belirtilen tarihli dava ve takip konusu faturalara ilişkin, davalı yanca ilk olarak █████/2023 tarihinde 3 adet iade faturası düzenlendiği (ki en yakın tarihli olan █████/2023 tarihli faturadan bile 18 gün sonrasına tekabül etmektedir) ve bu faturalar senaryo türü olarak temel fatura şeklinde tanzim edildiğinden davacı yanca GİB üzerinden reddetme seçeneği bulunmadığı,
 █████/2023 tarihli bu iade faturalarının davacı tarafından ticari defter kayıtlarına alındığı ve bu nedenle bahsi geçen faturalara karşılık davacı yanın da █████/2023 tarihinde iade faturaları tanzim ederek borç alacak bağlamında, davalı yanın ilk iade faturalarını dengelediği, bu yolla da █████/2023 tarihi olan takip tarihinde yine dayanak faturalar toplamı olan 53.100,00 TL tutarında alacaklı duruma geldiği,
... Netice itibariyle davacı yan ticari defter kayıtlarına göre; davacı işletmenin davalı işletmeden takip tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle 53.100,00 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaati hâsıl olmaktadır.
 Bilişim yönünden yapılan incelemelerden özetle, detayı ilgili kısımlarda etraflıca anlatıldığı üzere, taraflar arasında sözleşme gereği yürütülen işlerde teknik açıdan bir kusur veya uygunsuzluğa rastlanmadığı, hizmetin teknik açıdan sözleşmede belirtilene paralel ifa edildiği değerlendirilmiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; mahkememizce taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmasına rağmen davalı tarafça defter ve belge sunmadığı bu hali ile davalı tarafın mahkememizce verilen kesin süre içerisinde belgelerini ibraz etmemesi sebebiyle HMK m.222 hükmü uyarınca ibrazdan kaçınmış sayıldığı , öte yandan davalının borcu itirazında , aradaki akdi ilişkiye yönelik bir itirazda bulunulmadığı, davalı tarafça her ne kadar davacı tarafından hizmetin gereğinin yerine getirilmediği iddia edilmiş ise de; dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda bilişimi yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında sözleşme gereği yürütülen işlerde teknik açıdan bir kusur veya uygunsuzluğa rastlanmadığı, hizmetin teknik açıdan sözleşmede belirtilene paralel ifa edildiğinin değerlendirildiğinin bildirildiği, bu hali ile davalının ayıplı ifaya ilişkin iddialarının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafından faturaya konu hizmetin davalıya verildiğinin ve verilen hizmetin ayıplı olmadığının dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacının usulüne uygun tutulan defter ve belgelerine göre davacıdan takip tutarınca alacaklı olduğu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olduğu ve davacının defterlerine göre, davacının davalıdan alacaklı olduğu hususunun ispatlandığı, davalı tarafça da aksi yönde bir delil sunulmadığı, hizmetin ayıplı ifa edildiği iddiasının da ispatlanamadığı dikkate alınarak davacının davasını ispatladığı kanaatine varılmakla davanın kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının itirazın iptaline ilişkin davasının KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen 53.100,00-TL üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda aynen devamına,
2-Davalı/borçlunun likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından hüküm altına alınan alacağın % 20 'si oranında olan 10.620,00-TL icra-inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.627,26 TL harçtan peşin alınan 641,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.985,94‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 641,32 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 320,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 308,25‬ TL ilk masraf ( 269,85 TL başvurma harcı + 38,40 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.628,25‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!