Anahtar kelimeler: Gebelik Annenin Annesi Babası Küçük Ret Anadolu Şartı Eksiklikleri Sayisi
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    KARAR
    I. DAVA
    1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un küçük ...'ın annesi, müvekkili ...'nın ise babası olduğunu, annenin gebelik takibinin dava dışı Dr. ... ve Dr. ... tarafından yapıldığını, ...'ın 24.12.2019-24.12.2020 tarihlerinde geçerli olmak üzere davalı ... tarafından, ...'ın ise 23.08.2020-23.08.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Anadolu Sigorta tarafından tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, doktorların gebelik takibinde müvekkilini down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ...'ın down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiklerini, down sendromunun gebelikte tespitinin mümkün olduğunu, davanın, sigortalı doktorların müvekkili anne ve babayı aydınlatmaması sebebiyle down sendromlu doğumdan sorumlu olduğu iddiasına dayalı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bu konudaki ilke kararının; anomaliyi tespit imkanları konusunda aydınlatma yapılmamasının hekimin sorumluluğunu gerektirdiği ve aydınlatma konusunda ispat yükünün davalı sigortacıya ait olduğu yönünde olduğunu belirterek, müvekkili küçük ... için 430.000,00 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 40.000,00 TL manevi tazminat, müvekkili ... (anne) için 20.000,00 TL manevi tazminat, müvekkili ... (baba) için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    2. Davacılar vekili 18.10.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; maddi tazminat istemini 1.090.000 TL artırarak 1.520,000 TL'ye çıkarmış ve her bir davalının 800.000,00 TL limit ile sorumlu olduğunu belirterek toplam tazminatın (maddi ve manevi) 1/2 oranında davalılardan tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sigortalı hekimin muayene ve tetkiklerinin güncel tıp kurallarına uygun olduğunu, olayda tıbbi uygulama hatası bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, down sendromunun hastalık olmayıp genetik bir farklılık olduğunu, bu tıbbi durumun sorumluluğunun hekime yüklenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesince, davacı annenin gebelik sırasında 32 yaşında olduğu, alınan bilirkişi heyeti raporunda her ne kadar hasta başı 5-8 dakika ayırabilen hekimin invazif bir işlem için bilgilendirmeyi yazıya döküp imzalatmasının mümkün olmadığı gibi değerlendirmeler yapılmış ise de, gelişen teknoloji ve modern tıbbın gerektirdiği tanı yöntemleri nazara alındığında somut olayda böyle bir gerekçeye dayanmanın mümkün olmadığı, ikili test altında yazan yazının aydınlatma metni anlamına geldiği yönündeki görüşe itibar edilemeyeceği, aydınlatmanın davacı annenin sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde yapıldığı ve davacı anneyi bu şekilde aydınlatma yükümlülüğü bulunan hekimin, bu yükümlülüğünü mevzuata ve usule uygun şekilde yerine getirdiğini geçerli delillerle ispatlamasının gerektiği, özürlü bir çocuk sahibi olmak istemeyen çiftlerin başvurusu üzerine gebelik takibi sürecine katılan hekimin, ana ve babanın yasal çerçevede gebeliği sonlandırma hakkına saygı gösterme ve tıbbi standartlara uygun prenantal tanı ile onlara kendileri açısından doğru karar vermeleri için gerekli parametreleri sunmak ile yükümlü olduğu, aile planması hak ve özgürlüğü her iki eşe birlikte ait olduğundan ve her iki eş de bu karardan aynı ölçüde etkilendiğinden, babanın da bu konudaki karar verme hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği, istenmeden dünyaya gelen çocuk olaylarında hekim gebe kadını doğru olarak bilgilendirseydi gebe kadın gebeliği sonlandıracak idi ise, hekimin gebelik takibi veya prenatal tanıdaki yükümlülük ihlali ile çocuğun doğumu dolayısı ile ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının varlığının kabul edildiği, gebeliği nedeni ile terdgin olan, belki bir hekimin görmediği bir bulguyu başka bir hekim de görebilir düşüncesinde olan ve birden fazla hekime gebelik takibini yaptıran bir annenin, birden fazla doktora gittiği gerekçesi ile davasının reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, somut olaydaki durumun da benzer mahiyette olduğu, fer'i müdahil ...'ın davacı anneye ikili test önerdiği, üçüncü muyenesinde de riskli gebelik perinatoloji muayenesi önerdiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, kaldı ki fer'i müdahilin hem ikili testin normal çıktığını, bu nedenle ileri tetkiklere gerek olmadığını savunurken, aynı zamanda davacı anneye riskli gebelik yani perinatoloji muayenesi önerdiğini savunmasının da çelişkili bulunduğu, diğer fer'i müdahil hekim ...'ın ise özel hastanede çalışan bir hekim olduğu, hekim tarafından da davacıya perinatoloji muayenesi ve ayrıntılı ultrasonografi önerdiğine dair bir kayıt bulunmadığı, öte yandan bu hekimin de ikili testte down sendromu ihtimalinin çok düşük gelmesi nedeni ile üçlü ve dörtlü tarama testlerini önermediğini beyan etmişken devamında davacıya ileri tetkikleri önerdiğini belirtmesinin de çelişkili bulunduğu, ikili tarama testi sonuçlarındaki düşük ihtimal nedeni ile davacıya ileri tetkikler önerilmediği, hekimin çalıştığı hastanede ileri tetkik gerektiren müdahalelerin yapılamaması halinde de hekimin aydınlatma yükümlülüğüne dayalı sorumluluktan kurtulamayacağı, ikili test sonucu düşük risk geldiği için üçlü test istenmediği, sonrasında ultrasonografi ile yapılan diğer muayenelerde de bebeğin down sendromlu olduğunun hekimlerce tespit edilemediği, somut olayda ikili tarama testi altında yazan tıbbi terimlerin aydınlatılmış onam olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    B.Değerlendirme ve Gerekçe
    Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 25.05.2022 tarihli heyet raporunda özetle, gebelik takibini yapan hekimlerin işlemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hekimin eylemine ait atfı kabil kusur bulunmadığı mütalaa edilmiş olup Mahkemece bu bilimsel rapor nazara alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
    Kabule göre ise; davacı çocuk ... yönünden Anayasa'nın Temel hak ve hürriyetlerin niteliği başlıklı 12. maddesi, "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir...", Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı başlıklı 17. maddesi, "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir..." düzenlemelerini içermektedir. Öte yandan 31.12.2008 tarihli, 5825 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin Giriş bölümünde (h) bendinde, İşbu Sözleşmeye Taraf Olan Devletlerin, "...Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek,..." aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya vardıkları belirtilmiş olup Yaşama Hakkı başlıklı 10. maddesinde, Taraf Devletlerin her insanın yaşama hakkına sahip olduğunu yeniden onaylayarak engellilerin bu haktan etkin ve diğer bireylerle eşit koşullar altında yararlanmalarını sağlayacak gerekli tüm tedbirleri alacağı, Kişisel Bütünlüğün Korunması başlıklı 17. maddesinde, engelli her kişinin, beden ve ruh bütünlüğüne diğer bireylerle eşit bir şekilde saygı duyulması hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Anılan hükümler hep birlikte değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, “Hekim, zamanında aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı ölümcül şekilde rahimden tahliye edilecektim, sağ olarak dünyaya gelmemle, hekimin ihmali arasında illiyet bağı bulunuyor" şeklinde tevil edilebilecek bir dava ile geriye dönük ötenazi isteminden kaynaklanan tazminat talebinde hukuki yarar bulunmamakta, istem özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal etmektedir. Maddi ya da manevi, neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaat, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemez. Sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm
    haklardan davacı çocuk ...'un da yararlanacağı şüphesizdir. Açıklanan bu hususlar doğrultusunda davacı çocuk hakkında kurulan hükümde de isabet bulunmamaktadır.
    VI. SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!