Anahtar kelimeler: Haddine Sistemlerinin Olağan Edenin Görüşü Belgede Sahtecilik Suçlar Üst Neticesinde

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.SUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu YönündenYargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık ... yönünden beraat kararı verilmiş ise de 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca iştirak hâlinde işlenen suçlarda sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesinin zamanaşımı süresini diğer sanık(lar) yönünden de keseceği anlaşılmakla sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararının her iki sanık yönünden zamanaşımını kesen son sebep olduğu belirlenerek 25.02.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükümlerin, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süreleri nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak AYRI AYRI DÜŞMESİNE,II. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu YönündenSanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve ███████-463 Esas, ███████ Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılanın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere; "İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2009 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik kararı uygulanmasına" şeklinde paragraf eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,III. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu YönündenKatılanın her aşamada istikrarlı beyanları ile yanında nakliyeciler olduğu hâlde malzemeleri teslim almak ve çekleri vermek üzere kendisiyle buluşan sanığın kendini diğer sanık ... ile ortak olarak tanıttığını beyan etmesi, sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında sanık ...’ı 3 haftadır tanıdığını, samimiyetinin olmadığını, ancak katılana verdiği çeklerden birini (1.200,00 TL bedelli olanı) kendisinin ciroladığını ikrar etmesi, kovuşturma aşamasında ise Abdullah'ı taksi şoförü olması nedeniyle tanıdığını, Abdullah'ın verdiği belgeleri katılana verdiğini, zarfın içinde çek olduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri suç nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca mahkûmiyeti yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi,Yasaya aykırı, katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.