Anahtar kelimeler: Traktörün Bati Onarımı Hasarlı Parça Karıştığını Yazim Eser Kazasına Plakalı

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: ████████ - Karar No:████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ E-████████ KDAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:07.03.2025KARAR YAZIM TARİHİ
:07.03.2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili
: Davalıya ait ... plakalı traktörün 22.03.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bunun üzerine traktörün parça ve onarımı için müvekkilinin maliki olduğu ... Oto’ya bırakıldığını, müvekkili tarafından gerekli tüm parça ve onarımların yapıldığını, bunun neticesinde yapılan tamirin ve değiştirilen parçaların karşılığı olarak ... Oto tarafından 11.05.2020 tarihli 19.765,00 TL’lık fatura düzenlendiğini, davalının faturada yazılı tutarın 10.000,00 TL’sını haricen ödediğini, kalan kısmı ise ödemediğinden müvekkili tarafından ödenmeyen faturadan kaynaklı olarak 9.765,00 TL asıl alacak ve 676,59 TL işlemiş faiz olmak üzere 10.441,59 TL üzerinden davalı aleyhinde Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ████████ sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 04.03.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının hiçbir borcunun olmadığına dair soyut iddiayla takibe itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaliyle takibin devamına, takip konusu alacağın %40’ından az olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili
: Dava konusu ... plakalı aracın müvekkilinin işlerinde kullandığı bir traktör olduğunu, müvekkili şirket personelinin 22.03.2020 tarihinde sözkonusu traktörle kazaya karıştığını, işbu kazanın sigortaya bildirildiğini, kaza anında traktörün arkasında nohut ekme makinesinin de bağlı olduğunu, müvekkiline ait olan traktörle arkasında bağlı olan nohut ekme makinesi kaza sonrası maddi hasara uğradığından müvekkili şirket yetkilileri tarafından 23.03.2020 tarihinde usta olan davacıya götürüldüğünü, bu aşamada davacı tarafın “ben her şeyi karşılayacağım, kazaya karışan iki tarafın da sigortası var, sizin cebinizden hiçbir para çıkmayacak. ben bütün parayı sigortadan tahsil edeceğim, traktöre lastik takacağım ” dediğini, müvekkilinin bu icabı kabul ettiğini, ancak davacının söz verdiği traktöre lastik takma işini yerine getirmediğini, hiçbir surette lastik takamayacağını belirttiğini, bunun üzerine de müvekkilinin traktörüne lastiği dava dışı başka bir ustadan almak durumunda kaldığını, bu aşamada müvekkilinin hesabına sigorta şirketi tarafından 14.823,75 TL para yatırıldığını, dolayısıyla da müvekkili şirket yetkililerinin davacının yapmak zorunda olup da yapmadığı masrafları düştükten sonra davacının hakkı olan 10.000,00 TL’nı davacıya gönderdiklerini, fakat buna rağmen davacının 19.765,00 TL bedel üzerinden fatura kestiğini ve bu bedel üzerinden icra takibine geçtiğini, davacının elinde faturadan başka delil bulunmadığını, tek başına faturanın işin yapıldığını ispata yarayan bir delil olmadığını, faturanın içeriğindeki işin eksiksiz yapıldığı ispatının davacıya ait olduğunu, davacının hakkının eksiksiz bir şekilde ödendiğini, davacının alacaklı olmadığı halde müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış olmakla kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhinde en az %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince
: Davanın, taraflar arasındaki araç onarım ve bakımından kaynaklı olarak faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı alacaklının taraflar arasındaki araç onarım ve bakımından kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olduğu, ödeme emrinin davalı borçluya 04.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük yasal süresi içinde 08.03.2021 tarihinde itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptaline yönelik iş bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, uyuşmazlığın davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususuda olduğu, takip dosyasında iki adet ödeme emri bulunduğu görülmekle gerek icra dairesinden gerekse davacı taraftan açıklama istenildiği, gelen açıklamalardan itibar edilmesi gereken ödeme emrinin █████/2021 tarihli ödeme emri olduğunun tespit edildiği, buna göre █████/2021 tarihli ödeme emri üzerinden uyuşmazlığın çözümüne gidildiği, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2020 yılına ait BA-BS formlarının HMK’nın 221.maddesi uyarınca resen celp edildiği, davacı işletme hesabına göre defter tuttuğundan ve bildirim yükümlülüğü bulunmadığından BA-BS formunun bulunmadığı, tarafların defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığının rapor edildiği, dava konusu alacağın bakiye fatura alacağına dayandığı, fatura düzenlenmesinin tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altında olduğu, davacı yanın faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia ettiği, dosyaya kazandırılan davalıya ait BA formunun incelenmesinde davalının davacı adına uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin bildiriminin bulunduğunun tespit edildiği, davacı defterlerinin incelenmesinde uyuşmazlık konusu faturanın davacı kayıtlarında kayıtlı olduğu, ancak davalı defterlerinin incelenmesinde faturanın davalı kayıtlarında kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında akdi ilişki ve kısmi ödeme konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, hizmetin eksik ifası konusunda uyuşmazlık bulunduğu, █████/2020 tarihli 10.000,00TL bedelli ödemenin iki tarafın da kabulünde olduğu, davalının hizmetin eksik ifası ve borcun bulunmadığına ilişkin, davacının ise alacağın varlığına yönelik tanık dinletmek istediği, bildirilen tanıkların hukuki işlemin ispatına yönelik dinletilmek istendiği ve uyuşmazlık tutarına göre iddia ve savunmaların tanıkla ispat edilemeyeceği değerlendirilmekle tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, davalı hizmetin eksik ifa edildiği yönünde savunmada bulunulmuşsa da dosya kapsamında faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiğine dair delil ya da eksik hizmet ifasına ilişkin açılmış bir dava bilgisine rastlanılmadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre eksik ifa edilen hizmet sebebiyle faturaya itiraz etmesinin, faturaya konu hizmete ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalının tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin BA formuyla vergi dairesine bildirimde bulunduğu ve faturaya itiraz ettiğine ilişkin bir savunma getirmediği, davacının hukuki ilişkiyi, hizmetin teslimini ve bakiye alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalının iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunmasının da bulunmadığı, HMK madde 226/1-b uyarınca davalının hizmetin eksik ifasına yönelik savunması yönünden yemin deliline başvurulamayacağı değerlendirildiğinden davalıya cevap dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delilinin bakiye borç yönünden hatırlatıldığı, davalı yanın yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği, tüm bu sebeplerle davacının faturaya konu hizmeti ifa ettiği ve fatura bedelini talep etmeye hak kazandığı, bilirkişinin gözünden kaçan ancak dosya kapsamında sunulu bulunan tarafların da kabulünde olan 10.000,00TL ödeme neticesinde davacının bakiye 9.765,00TL alacağının bulunduğu, davalının eksik hizmet ifası savunmasının ispatlanamadığı, bu nedenle davalının takibe itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptaline, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, Kahramankazan İcra Dairesinin ████████ sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 9.765,00TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 9.765,00TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si olan 1.953,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kısmen red kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava ikame olunurken, Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ████████ sayılı icra dosyası kapsamında 9.765,00 TL asıl alacak ve 676,59 TL işlemiş faiz ile toplam 10.441,59 TL takip çıkışının harca esas değer olarak belirtildiğini, ancak mahkemece istinafa konu kararda salt asıl alacak olan 9.765,00 TL üzerinden davanın kısmen kabul edildiğini, takip çıkışındaki işlemiş faiz yönünden bağımsız bir talep varmış gibi kısmen red kararı verildiğini, davadaki talebin itirazın iptalinden ibaret olup, harçlandırmanın da dava tarihi itibariyle dosya borcu üzerinden yapılmış olup, asıl borcun kapsamı dışına çıkan bir taleplerinin bulunmadığını, ayrıca davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinde alacağın 10.441,59 TL olduğunu dolaylı olarak kabul ettiğini ve bu tutara itiraz ettiğini, bu nedenle açtıkları itirazın iptali davasında iptali istenen itirazın faizi de kapsadığını, ödeme emrinde talep ettikleri faiz alacağının asıl alacağın fer'isi niteliğinde olduğundan ve faiz asıl alacağın hukuki durumuna bağlı olduğundan, faiz yönünden de itirazın iptali gerektiğini, bu nedenle itirazın harca esas değer olan 10.441,59 TL üzerinden iptali gerektiğini, ayrıca mahkemece asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedildiğini, bu kararın İİK'nın 67.maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, icra inkar tazminatının harca esas değer olan 10.441,59 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini, ayrıca mahkeme tarafından işlemiş faize ilişkin vermiş olduğu red kararının gerekçelendirilmediğini ve bu usulü eksikliğin başlı başına bozma sebebi olduğunu, mahkemenin hukuka aykırı olarak vermiş olduğu kısmen kabul kısmen red kararı neticesinde yine hukuka aykırı olarak davalı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmiş olup, haklı olan müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek, kısmen red yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin kaza sonucu maddi hasara uğrayan traktörü ve nohut ekme makinesini tamir için 23.03.2020 tarihinde usta olan davacıya götürdüklerini, ancak davacının söz verdiği traktöre lastik takma işini yerine getirmediğini, hiçbir surette lastik takamayacağını belirttiğini, bunun üzerine de müvekkilinin traktörüne lastiği dava dışı başka bir ustadan almak zorunda kaldığını, bu aşamada müvekkilinin hesabına sigorta şirketi tarafından tam 14.823,75 TL para yatırıldığını, dolayısıyla da müvekkili şirket yetkililerinin davacının yapmak zorunda olup da yapmadığı masrafları düştükten sonra davacının hakkı olan 10.000,00 TL'nı davacıya gönderdiklerini, fakat buna rağmen davacının 19.765,00 TL bedel üzerinden fatura kestiğini ve bu bedel üzerinden icra takibi yaptığını,, müvekkilinin ise davacıya herhangi bir borcu olmadığı için haksız şekilde başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, davacının elinde faturadan başka delil bulunmadığını, faturaların tek taraflı bir delil olup, tek başlarına fatura konusu işin yapıldığını ispata yarayan bir delil olmadığını, davacı tarafça asıl ilişkinin karşılığı olmamasına rağmen müvekkiline yapılan işin bedelinin KDV dahil 19.765,00 TL tutarında bir fatura düzenlendiğini, bu hususa ilişkin mahkemesince tarafların ticari defter ve BA-BS formlarının bilirkişi eliyle incelenerek taraflar arasındaki söz konusu faturaya ilişkin bir alacak ilişkisinin olup olmadığının tespitinin yapılmasının istendiğini, mahkemece yapılan inceleme ve yargılama neticesinde istenen bilirkişi raporunda müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı yönündeki tespitine rağmen verilen kararda mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek karar verildiğini, söz konusu karara gerekçe olarak gösterilen ve asıl alacağa değinilmeden faturanın uyuşmazlıkla ilişkili olarak tek delil olarak kabulü ile karara esas alınmasının yerinde olmadığını, söz konusu faturanın karara esas alınmasında gerekçenin ise mahkemece davalının faturaya süresi içinde itiraz etmemesi ve vergi dairesine söz konusu fatura ile ilgili bildirimde bulunması olarak açıklandığını, bu hususta mahkemenin kararına dayanak teşkil eden bu durumun yerinde bir tespit olmadığını, halihazırda faturaya süresi içinde itiraz edilmemesinin faturanın düzenlenmesine neden olan edimin eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini göstermeyeceğini, bu durumla ilişkili olarak mahkemece verilmiş kararın aksi yönündeki bire bir verilmiş Yargıtay kararının ekte olduğunu, davacının ortada herhangi bir alacak olmamasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak hareket edip müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi yoluna başvurduğunu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkilinin eksik yapılmış olan tamirata ilişkin olarak karşı edimini 10.000,00 TL ödeyerek yerine getirmesine rağmen davacı tarafından haksız ve kötü niyetle olarak icra takibi yapıldığını, ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık da olmadığını, bu hususa ilişkin olarak ise İİK'nun 67/2 maddesine göre mevcut takibin likit bir değer üzerinden yapılması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere bir tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesi gerektiğini, yapılan ödemeye ilişkin dekontun mahkemeye sunulduğunu, dosya kapsamında mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde de hali hazırda tarafların ticari defter ve vergi kayıtlarının incelendiğini ve davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığı sonucuna varıldığını, söz konusu deliller ve bilirkişi raporu da yapılan ilamsız icra takibine ilişkin itirazlarının yerinde olduğunu ve davacı yanca da yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığının en büyük kanıtı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, takibin iptaline, takibin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davacı aleyhinde İİK.67/2 maddesi gereğince tazminata karar verilmesini talep etmiştir.Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3- Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 667,04TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL ve 86,06 TL olmak üzere toplam 166,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 500,28 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır