Anahtar kelimeler: Tcankara Kasko Seyir Yazildiği Poliçesinden Poliçesi İken İlamda Ankara Teminat

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
DAVA
: İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın seyir halinde iken bakımından ve denetiminden davalının sorumlu olduğu yol ortasındaki etrafa açılan ve açılan kısımları karla kaplanan rögar kapağının üzerinden geçmesi sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunu, alacağın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin düşen görevi yerine getirerek rögar kapaklarının düzenli bir şekilde kontrolünü sağladığını, söz konusu yerde rastlanılan bir arıza kaydının olmadığını, kırılmadan veya çalınmadan dolayı herhangi bir baca kapağı değiştirme işlemi yapılmadığını, kazadan dolayı olay günü bölge şube müdürlüğüne herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, müvekkilini ilgilendiren böyle bir kazada personelin imzasının bulunduğu bir tutanağın olmadığını, söz konusu rögar kapağının idareye ait olup olmadığının da belirsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının gözetim ve denetimi altında bulunan, sigortalı araç sürücüsünün yol ortasında etrafı açılan, açılan kısımları karla dolması nedeniyle fark edilemesi zorlaşan rögar üzerinden geçerken aracın alt kısmını çarpması sonucu hasarlı olayın meydana geldiği, olay nedeniyle sigortalı araçta 15.665,48 TL hasar oluştuğu, olayda denetim ve gözetim görevini yerine getirmeyen davalının %75 oranında, hızını kullandığı aracın teknik özelliklerine, hava, yol şartlarına göre ayarlamayan sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu bulunduğu, kusurla orantılı olarak davacının ödediği miktarın 11.749,11 TL'sini ve ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar 2.117,71 TL işlemiş faizi davalıdan rücuen talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 11.748,96 TL asıl alacak 2.117,71 TL işlemiş faiz olmak üzere 13.866,67 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, asıl alacak tutarı 11.748,96 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın olduğu yer ile ilgili müvekkiline yapılan bir müracaatın olmadığını, arıza kaydının bulunmadığını, müvekkilinin de herhangi bir çalışma yapılmadığını bildirdiğini, söz konusu kapağın müvekkiline ait olup olmadığı yönünde hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bir değerlendirmenin yapılmadığını, karayolunun yapım, bakım ve güvenliğinden belediyenin sorumlu olduğunun 2918 sayılı Kanunun 13. maddesinde hükme bağlandığını, yol güvenliğini sağlama sorumluluğunun Kanunen ilçe belediyeleri ve büyükşehir belediyesine ait bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ödeme dekontu, kasko sigorta poliçesi, Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı icra takip dosyasının Uyap sureti, kasko ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, yargılama aşamasında makine mühendisi ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan █████/2022 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı icra takip dosyasında, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 13.866,67 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin █████/2021 tarihinde 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı tarafından dava dışı sigortalıya █████/2019 tarihinde 15.665,28 TL ödendiği banka dekontundan anlaşılmıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin kolluk görevlileri tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli kaza tespit tutanağında yol ortasında etrafa açıldığından dolayı açılan kısımların karla dolması nedeniyle Aski'ye ait rögarı fark etmeyerek sigortalı araç sürücüsünün rögarın üzerinden geçmesi sonucu aracın ön ve alt kısımlarının hasara uğradığı, Aski'nin asli kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanunun 52/1.b maddesini ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda, sigortalı araç sürücüsünün KTK'nun 52/1.b maddesindeki hızını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyduğuna zorunda olduğuna ilişkin kuralı ihlal ettiği, meydana gelen kazada %25 oranında, tali kusurlu olduğu, davalının ise yolda bulunan rögar kapağını yolun trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak şekilde bakım, onarım ve denetim yapmamakla hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen olayda %75 oranında, asli kusurlu olduğu, sigortalı araçta kaza nedeniyle 15.665,48 TL hasar oluştuğu, davalının kusuruna 11.749,11 TL isabet ettiği, davacının taleple bağlı kalınarak 11.748,96 TL asıl alacak talep edebileceği, █████/2019 ödeme tarihinden takip tarihine kadar 2.120,63 TL işlemiş faiz talep edilebileceği, davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla toplam 13.866,67 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan kasko sigortalı aracın yol üzerinde bulunan davalıya ait rögar kapağının etrafının açılması nedeniyle rögar kapağının üzerinden geçmesi sonucu sigortalı aracın hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise rögar kapağının Aski'ye ait olup olmadığının belli olmadığı, üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini savunmuştur. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde bulunduğu sırada rögar kapağının üzerinden geçerken aracın ön ve alt kısımlarının hasara uğradığı, davacı tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, davacının hasar bedelinin rücuen tahsili için icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, meydana gelen trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasara uğramasına sebep olan rögar kapağının davalıya ait olup olmadığı, davalıya ait ise sigortalı araçta hasar oluşmasında davalı yanın kusurunun bulunup bulunmadığı, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalı yanın sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazı kusura yöneliktir.
Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür.
Dosya içerisinde yer alan ve aksi ispatlanamayan kaza tespit tutanağında sigortalı aracın çarparak hasara uğramasına neden olan rögar kapağının Aski'ye ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağı karşısında davalı yanın aşamalardaki kazaya sebep olan rögar kapağının kendisine ait olmadığına yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanunun 52/1.b maddesini ihlal etmesi nedeniyle %25 oranında ve tali kusurlu olduğu, davalının ise yol üzerinde bulunan rögar kapağını yolun trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak şekilde denetim, bakım ve onarımını yapmaması nedeniyle %75 oranında ve asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gibi, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile kolluk görevlileri tarafından düzenlenen ve aksi ispatlanamayan kaza tespit tutanağı ile de uyumlu niteliktedir.
Hal böyle olunca, mahkemece kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davalının meydana gelen olayda %75 oranında ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İİK'nun 67/2. maddesinde, itirazın iptali davasında itiraz eden borçlunun itirazının haksız olduğunun anlaşılması durumunda alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmolunacağı düzenlenmiştir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için takibe konu alacağın likit, bir başka anlatımla bilinebilir, hesaplanabilir nitelikte bir alacak olması gerekir.
Somut olayda ise, dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak haksız fiilden kaynaklanan alacak olup, İİK'nun 67. maddesi anlamında likit, bir başka anlatımla bilinebilir, hesaplanabilir bir alacak niteliğinde değildir.
Bu durumda mahkemece, hüküm altına alınan alacağın likit olmadığı, İİK'nun 67/2. maddesinin koşullarının oluşmadığı gözetilerek davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ise de, davalı vekilinin hüküm altına alınan icra inkar tazminatına yönelik açık bir istinaf itirazı bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 947,23 TL harçtan peşin yatırılan 237,00 TL harcın mahsubu ile bakyie 710,23 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!