Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Fikri Sinaî Sınaî Hükümsüzlüğü Haklar Layihalar Marka

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: 2025/4 - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: 2025/4KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ███████ E. - ███████ K.DAVACIVEKİLİDAVALIDAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ███████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ██████████ “...”, ██████████ “...+şekil”, 2004 02150 “... ...”, ██████████ “...”, ███████████ “...”, ██████████ “... ...”, ██████████ “... ...” ibareli markaların sahibi olduğunu, yurt içinde ve dünya çapında sahip olduğu geniş ticari ağ kapsamında ticari faaliyetlerinin bir kısmını uzun süredir "..." markası adıyla sürdürdüğünü, "..." markasının ciddi bir bilinirliğe sahip olduğunu, davalı Şirketin ██████████ sayılı "...” ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkili tarafından bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkilinin ███████████ sayılı markasına dayalı olarak dava konusu başvurunun 19. sınıf yönünden kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarının ciddi kullanımının ispatlanamadığına yönelik Kurul kararının hatalı olduğunu, müvekkiline ait kullanım ispatı istenen ██████████ sayılı "...+şekil", ██████████ sayılı "... ..." ve ██████████ sayılı "..." markalarının 35,36,37,41,42,43,44 ve 45. sınıf hizmetlerde, ██████████ sayılı "..." markasının ise 38. sınıf hizmetlerde tescilli bulunduğunu, dilekçe ekinde sunulan örnek belgelerden de "..." markasının aktif şekilde kullanıldığının görüleceğini, internet üzerinden yapılacak basit bir aramayla dahi “...” markasının ciddi kullanımının olduğunun ve bilinirliğinin tespit edilebileceğini, dava konusu "..." markası ile müvekkili markaları arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali olacak şekilde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun ana unsuru olan “...” ibaresi ile müvekkili markalarının bir harf fark (n/l) dışında aynı harflerden oluştuğunu, aynı harflerle başlayıp aynı harflerle bittiğini, baş ve son harflerinin aynı olduğunu, tescil edilen “...” markası ile müvekkili markalarının esas unsurunu oluşturan “...”/”...” ibarelerinin yazılış-okunuş, görsel ve işitsel olarak benzediğini, aralarındaki bu benzerliğin ilgili tüketici nezdinde karıştırılma olasılığına yol açacak düzeyde olduğunu, davalı yanın, müvekkiline ait markanın toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-2750 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile davacıya ait markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, müvekkiline ait markada yer alan “...” ibaresinin, köklü bir aile olan müvekkili Şirket hissedarlarının soyadından geldiğini, davacının itirazı üzerine müvekkili başvurusu kapsamından 19. sınıf malların çıkarıldığını, davacının dayanak gösterdiği markalarını, Türkiye’de ciddi biçimde kullandığını kanıtlaması gerekirken, bu ispat külfetini yerine getiremediğini, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, davacı yanın bahse konu markaları ile müvekkili başvurusu arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, tüketicilerin markaları karıştırmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, dava konusu marka başvurusunun 23.07.2018 tarihinde yapıldığı, itiraz aşamasında başvuru sahibi davalının, davacının itirazına dayanak gösterdiği ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ sayılı markalara ilişkin kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacının itirazına mesnet bu markaların, dava konusu marka başvurununun yapıldığı tarih itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olup, davacının iltibas iddiasına dayanak gösterdiği işbu markaları kapsadıkları tüm mal ve hizmetler üzerinde kullandığını ispatlaması gerektiği, davacı yanın "..." markasını, uyuşmazlık konusu 16,35, 36,37 ve 41. sınıflar başta olmak üzere kapsadıkları mal ve hizmetlerde ciddi ve markasal nitelik arz edecek mahiyette kullanımlara konu ettiğini ortaya koyar nitelikte delillerin marka işlem dosyasında bulunmadığı, bu bağlamda sayılan davacı markalarının SMK'nın 6/1 maddesi bakımından iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmadığı, sadece ███████████, ██████████ ve ██████████ sayılı markalar esas alınarak değerlendirme yapıldığını, eldeki davanın 29.01.2021 tarihinde açıldığı, davacının hükümsüzlük istemine dayanak gösterdiği ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ sayılı markalarının, dava tarihi itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu, davacının işbu markaları, tescilli oldukları mal ve hizmetler üzerinde kullandığını ispatlaması gerektiği, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen ███████████, ██████████ ve ██████████ sayılı markalar bakımından ise davacının, kullanım ispatı sunma zorunluluğu bulunmadığı, marka işlem dosyasına sunulan deliller ile işbu dava kapsamında sunulan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının hükümsüzlüğe dayanak gösterdiği ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ sayılı "..." markalarını, uyuşmazlık konusu 16,35,36,37 ve 41. sınıflar başta olmak üzere, kapsadıkları mal ve hizmetlerde ciddi ve markasal nitelik arz edecek mahiyette kullandığını ispatlayamadığı, sonuç olarak gerek YİDK kararının iptali gerekse markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından, davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ sayılı markalarını, tescilli oldukları mal veya hizmetler bakımından dava konusu marka başvurusu/dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde ciddi surette ve markasal olarak kullandığını ispatlayamadığı, 6769 sayılı SMK m.19/2 ve m.25/7 hükümleri uyarınca SMK m.6/1 hükmü uyarınca yapılacak iltibas değerlendirmesinde numarası belirtilen bu markaların değerlendirme dışında tutulması gerektiği, dava konusu ██████████ sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … (19. Sınıf) █████ Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler : Kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. █████ Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. █████ Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. █████ Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. █████ İnşaatlar için cam ürünleri. █████ Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. █████ Akvaryum kumları… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" ile davacıya ait ███████████ sayılı marka kapsamında yer alan 19. sınıf malların benzer olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle davacıya ait ██████████ ve ██████████ sayılı markaların kapsamlarında yer alan ve 38. sınıfta yer alan hizmetler arasında ise benzerlik ilişkisi kurulamadığı, "..." şeklinde altı harften oluşan taraf markalarının esas unsurları arasında yalnızca 3. sıralarında bulunan "l-n" harfleri açısından bir farklılık bulunduğu, her iki kelimenin de iki heceli olarak "..." şeklinde telaffuz edilecekleri, her ne kadar kelimeler arasındaki tek harf farkı, kelimelerin farklı anlamlar kazanmasına neden olmuş ise de bu anlam farklılığına konu dava konusu kelimenin anlamının, davaya konu 19. sınıf malların satışına ilişkin tüketici kitlesi nezdinde yaygın olarak bilinmeyeceği, anlamsal farklılığın taraf markaları arasında doğrudan somut bir farka sebebiyet vermediği, bu nedenle özellikle harf dizilimsel ve fonetik açıdan işaretler arasında var olan benzerliğin tüketiciler nezdinde de yanılgı oluşturabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde, bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşecekleri, SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davalının ██████████ sayılı markasının, müktesep hakka dayanak oluşturmadığı, davacının "..." markasının ülkemizde tanınmış marka olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler : Kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından 2020-M-2750 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu ██████████ sayılı markanın aynı hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, sunulan delillerle müvekkili markalarının kullanıldığının ispat edildiğini, müvekkilinin özellikle alışveriş merkezi faaliyetlerinde "..." markasını aktif olarak kullandığını, aksi yöndeki mahkeme kabulünün yerinde bulunmadığını, hükümsüzlük talepleri bakımından davalı tarafça ayrıca ve açıkça ciddi kullanım defi ileri sürülmediğini, "...” ibaresinin ayırt edici özelliği haiz olmadığını, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, SMK'nın 6. maddesi uyarınca “...” ibaresinin tescil istenen tüm sınıflar bakımından tescilinin mümkün olmadığını, müvekkili markalarının yüksek derecede tanınmışlığa sahip olduğunu ve davalının bu tanınmışlıktan faydalanmaya çalıştığını, SMK'nın 6/5 maddesinde öngörülen koşulların somut olayda gerçekleştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket vekili, davacının ciddi kullanımını ispatlayamadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, somut olayda taraf markalarının yazı karakteri, hitap etmiş olduğu kitle, markaların anlam, şekil ve harf dizilişlerinin de farklılık teşkil etmesi birlikte değerlendirildiğinde, tüketicilerin markaları karıştırmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ███████████ "..." ibareli markası ile davalı şirketin "..." ibareli başvurusu arasında, ilk derece mahkemesince benzer olduğu kabul edilen 35. sınıf hizmetler yönünden görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, zira başvurunun asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu ve bu ibaredeki tek harf farklılığının başvuruyu, itiraza mesnet markadan farklılaştırmaya yetmediği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.01.2019 tarihli ve █████████ E., ████████ K., 18.03.2024 tarih ve █████████ K. █████████ sayılı kararlarında anılan ibarelerin benzer bulunduğu, bu hale göre taraf markalarının benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, davalı Şirket tarafından cevap dilekçesi ile açık biçimde kullanım ispatı talep edildiği, davacının kullanım ispatına konu markalarının çekişmeli mal ve hizmetlerde ciddi kullanımını, dosya kapsamındaki delillerle ispatlayamadığı, bu durumda emtia benzerliği incelemesinin kullanım ispatına konu olmayan ███████████ sayılı markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden yapılmasının gerektiği, her ne kadar başvuru aşamasında benzer mal ve hizmetlerin dava konusu markanın emtia listesinden çıkartıldığı savunulmuş ise de, başvuru kapsamında kalan ve ilk derece mahkemesince benzer olduğu kabul edilen hizmetler yönünden emtia benzerliğinin bulunduğu, öte yandan, davacının tanınmışlık iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... ile davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70'er-TL'nin anılan taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 186,80-TL'nin anılan taraflardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.