Anahtar kelimeler: Dekonttaki Satımdan Yazildiği Hisselerin Katip Düşürücü Devri Hisse Paranın Bursa

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
KARŞI GÖREVSİZLİK
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2025/
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde ; davalıya sunulan dekonttaki açıklama gereğince şirket hisse devri bedeli ödendiğini ancak hisselerin adına devredilmediğini ve bu sebeple ödenen paranın iadesini takip yoluyla talep etmiş, davalı takibe itiraz ettiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde ; dava şartlarının oluşmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, taraflar arasında sosyal veya ticari herhangi bir ilişki bulunmadığını, davalının CNC tezgah operatörü sıfatıyla işçi olarak çalıştığını, ... Turizm ... San. Tic. Ltd. Şti. Hisselerinin devri hususunda taahhüt ve tasarruf olmak üzere borçlandırıcı işlem yetkisinin olmadığını beyanla davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, davanın esas yönünden reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya mahkememize ... 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2025 tarihli 2024/ esas karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiştir. Mahkeme gerekçesinde davalının şirketin ortağı olup olmadığı, davalının kendisini şirket ortağı olarak tanıtıp tanıtmadığı ya da davalının bir ortağın temsilcisi sıfatıyla parayı alıp almadığı ve yetkisiz temsil ile benzeri hususlar limited şirketlerde hisse devir usulü ile ilgili olduğundan söz konusu tartışmanın Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılması gerektiği, nitekim Limited Şirket hükümlerinin TTK'da düzenlendiği ve bu bağlamda davanın da mutlak ticari dava olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eldeki dava, hisse devri vaadi nedeniyle ödendiği ileri sürülen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başlatılan icra takibinine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, her ne kadar takibe konu dekontun açıklama kısmı" Bir Başka Turizm Gıda Ltd Şti yüzde yüz hisse devri kalan nakit ödemesi" şeklinde yazılmışsa da gerek davalının dekontta adı geçen şirketin ortağı veya yetkili olmaması gerekse de limited şirketlerde hisse devrini düzenleyen TTK'nın 595. maddesi (mülga TTK'nın 520. maddesi) gereğince devir işleminin noter onayıyla yapılması gerektiği birlikte dikkate alındığında somut olayda “hisse devri” değil, “hisse devri vaadi”ne dayalı bir sebepsiz zenginleşme iddiası olduğu, kaldı ki davacı tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde de davasını “sebepsiz zenginleşmeye” dayandırdığını ifade ettiği, sebepsiz zenginleşmenin ise TTK'da değil, TBK'da düzenlenen bir konu olduğu, ayrıca, tarafların tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ise dosyada yer almadığı gibi Uyap sistemi üzerinden yapılan sorgulamada da davalının potansiyel mükellef vergi kaydının olduğu, bu kaydın ticari ya da mesleki geliri olmayanlara verilen bir kayıt olduğu ve dolayısıyla davalının esnaf ya da tacir olmadığı gibi davanın ticari işletmeyi ilgilendiren bir dava da olmadığı, limited şirketin davanın tarafı olmadığı, tüm işlemlerin taraflar arasında yapıldığı, şirketin yetkili organları tarafından yapılmış davayı ilgilendiren herhangi bir işlem de bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. Nitekim, ... 11. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarih ve 2015/ esas, 2015/ karar sayılı ilamı ile ... BAM 13. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ve 2018/ esas, 2019/ karar sayılı ilamı da bu yöndedir.Bu haliyle, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli mahkeme ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte, kararın istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde mahkememiz ile ... 15.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından yargı yerinin belirlenmesi ve merci tayini için dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin ... 15. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
3-Kararın, istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için, HMK.nun 20. Maddesi gereğince dava dosyasının mercii tayini konusunda karar verilmesi bakımından resen ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti ve sair hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
✍E-Imzalıdır
Hakim ...
✍E-Imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!