Anahtar kelimeler: Sundukları Hissedarı Ekinde Yazildiği Devrinin Başkan Hisselerin Hisse Siciline Katip

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAKARARBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI ...TALEP
: İhtiyati Tedbir ve İhtiyati HacizTALEP TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.TALEPDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedarı olduğu dava dışı "... Şirketindeki müvekkillerine ait hisselerin davalıya taraflar arasında tanzim edilen ve dava dilekçesi ekinde sundukları hisse devir sözleşmesi ile devredildiğini, hisse devrinin ticaret siciline tescil ve ilan edildiğini ancak davalının sözleşme gereğince hisse devrinin kabulüne ilişkin olarak Şirket genel kurulu tarafından karar alınması tarihinden itibaren 21. ve 45. günde müvekkillerine ödenmek üzere ayrı ayrı 1.000.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000.000,00-TL hisse devir bedeli ödemekle yükümlü olmasına rağmen kararlaştırılan vade ödeme yapmadığı gibi sözkonusu alacaklarının tahsiline yönelik olarak başlattıkları icra takibine de haksız yere itiraz ettiğini, gerek davalı tarafın doğrudan şahsı hakkında gerekse davalı tarafın ortak ve yetkilisi olduğu şirketler hakkında Vergi Daireleri başta olmak üzere sair gerçek ve tüzel 3. Kişilerin haciz işlemleri yaptığına dair bilgilerin mevcut olduğunu beyanla davalının/borçlunun tarafın Ankara 7. Genel İcra Dairesi ██████████ sayılı icra takibine karşı yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız hukuka aykırı ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle müvekkili lehine davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, mal kaçırma ihtimali mevcut olan davalı borçlunun borca yeter miktarda taşınır, taşınmaz ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kapsamında ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; her ne kadar davacı yan tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş ise de; davacılara ödeneceği belirtilen dava ve icra takibine konu hisse devir bedelinin varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, öte yandan İİK 257 v.d.m. gereğince ihtiyati haciz isteminin kabulünü gerektirir nitelikte yaklaşık ispat koşuluna uygun delilin de sunulmadığı, bu nedenle de ihtiyati haciz kurumunun yasal koşullarının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla; davacının ihtiyati haciz isteminin reddine, davacının ihtiyati tedbir talebi yönünden ise; dava konusu alacağın para alacağı olup HMK 389.m. ve yerleşik içtihatlar gereğince para alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına hukuken olanak bulunmadığı gibi ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleşmediği ve tedbir istemine konu malvarlığı unsurlarının işbu davanın konusunu teşkil etmediği hususları gözetildiğinde; davacının ihtiyati tedbir isteminin de kabulü hukuken olanaklı görülmediği gerekçeleriyle davacıların yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket hissesinin devri için anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği hisse devrinin gerçekleştiğini, devrin ticaret sicilde ilan edildiği ancak buna rağmen ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini ve icra takibine itiraz ederken dahi bir ödeme makbuzu belgesi sunulmadığını ve bu haliyle yaklaşık ispatın oluştuğunu ve dahi alacak miktarının büyüklüğü ve davalının vergi dairesi ile 3. şahıslar dahil borçlu olduğunu ve hakkında icra takipleri dahil işlemler yapıldığı gözetildiğinde mal kaçırma ihtimalinin de kuvvetli olduğunun sabit olduğunu ve bu haliyle talebi gibi karar verilmesi gerekirken aksi şekilde yazılı olarak taleplerin reddine dair karar tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın içeriği ve belgesiz ve gerekçesiz oluşu da gözetilerek davalının mal kaçırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu kabul edilebilecek durumda olduğundan ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİTalep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Davacılar vekili süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinden sonra istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra, davacılar vekili █████/2025 tarihli UYAP üzerinden sunduğu dilekçe ile feragat talepleri dikkate alınarak istinaf isteminden feragat ettiklerini bildirmişlerdir. Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut vekaletnamede davacı vekilinin istinaftan feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacıların istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davacılar vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 349/2. maddesi gereği feragat nedeniyle REDDİNE,2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf yoluna başvuru harcı 1.169,40 TL ve 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde istinafa başvuran davacılara iadesine,3-İstinaf giderlerinin başvuran davacılar üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...... ... ... ...