Anahtar kelimeler: Riskli Afet Riski Gaziosmanpaşa Kroki Gecekondunun Listede Alanın Koordinatları Ekli
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR)
: 1- … 2- …
3- … 4- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacıların hak sahibi oldukları gecekondunun da bulunduğu … Mahallesi, eski … ada, … parsel (yeni … ada, … parsel) sayılı taşınmazı kapsayan İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin █████/2012 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı İdarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 13 ve 35. maddeleri, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol'ün başlıklı 1. maddesi, 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek,
Uyuşmazlık konusu olayda, dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan tapu kayıtları ve davalı idarelerin savunma dilekçesinin incelenmesinden; dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz üzerinde davacıların murisine ait yapı bulunduğu, bu yapının Bakanlar Kurulu Kararının ekinde sınır ve koordinatları belirtilen İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde olduğu anlaşıldığından, anılan Mahalleye münhasıran yapılan incelemede, riskli alan olarak ilan edilen mahallenin, üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair idarelerce hazırlanan raporlarda, binalar gözlemsel olarak incelenerek kalite olarak "iyi", "orta" ve "kötü" diye sınıflandırılmış ise de; niceliksel bir ölçüt verilmediği ve diğer bilgilerin genel itibarıyla gözlemsel bilgiler içerdiği, İstanbul'un önceki yıllarda yaşamış olduğu depremler sonucunda söz konusu yapıların olumsuz olarak etkilenip etkilenmediği yolunda belirlemeye yer verilmediği, değişik tipteki yapılardan örnekleme suretiyle karot veya numune alınmak suretiyle teknik bir metot üzerinde çalışılmadığı, yapıların hangi yönlerden can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığını kanıtlayacak yeterli bilgi içermediği, söz konusu alana ilişkin detaylı zemin etüdü verisi ve buna bağlı olarak su taşkını konusunda yeterli veri bulunmadığı hususları dikkate alındığında, dava konusu alanın riskli alan ilan edilebilmesi için Kanun ve Uygulama Yönetmeliği'nin öngördüğü koşulların detaylı bir teknik rapor ile oluşturulmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Kaldı ki, Gaziosmanpaşa ilçesi belediye sınırları içerisinde bulunan ve dava konusu işlemin tesis edilmesine dayanak gösterilen raporların hazırlanmasında izlenen teknik yöntemler uygulanmak suretiyle riskli alan ilan edilen bazı mahallelerin riskli alan ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararına karşı açılan davalarda (Danıştay Ondördüncü Dairesinin E:████████, E:████████ ve E:████████ sayılı dosyaları) yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda; riskli alan ilan edilmesine dayanak alınabilecek teknik esaslara uygun yeterli veri bulunmadığından risk değerlendirmesi yapmanın mümkün olamayacağı yönünde tespitlerin yapıldığı,
Bu durumda; uyuşmazlık konusu alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin █████/2012 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararının … Mahallesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle anılan Bakanlar Kurulu kararının … Mahallesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:
Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı tarafından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek iptal kararı verildiği, dava konusu işlemin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yapılan teknik ve bilimsel araştırma ve incelemelere istinaden tesis edildiği, dava konusu işlemin iptali yolundaki Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı tarafından, Dairece dava konusu işlemin davacılara ait gecekondunun işgal ettiği alan ya da üzerinde bulunduğu taşınmaza ilişkin kısmı ile sınırlı olarak karar verilmesi gerekirken bütün mahalle yönünden iptal kararı verildiği, bakılan davanın idarelerince █████/2023 tarihli uzlaşma davetiyesinin davacılara tebliğ edilmesi üzerine █████/2023 tarihinde açıldığı, ancak davacılar murisinin tapu talebi üzerine █████/2015 tarihinde tarafına tebliğ edilen █████/2015 tarihli yazıda dava konusu Bakanlar Kurulu Kararından bahsedildiği, dolayısıyla bu tarihten itibaren yasal süresi içerisinde açılmayan davada süre aşımı bulunduğu; uyuşmazlık konusu taşınmazın idarelerinin mülkiyetinde bulunduğu, bu taşınmazın üzerinde bulunan davacılara ait gecekondu için düzenlenmiş bir tapu tahsis belgesinin bulunmadığı, sadece davacılar murisi tarafından yapılan bir imar affı başvurusu ve 2.000,00 TL tutarındaki ödemeye ilişkin makbuzun bulunduğu, dolayısıyla davacıların bakılan davayı açma ehliyetlerinin de bulunmadığı; dava konusu işlemin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tesis edildiği ve kamu yararına hizmet ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması ve süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalılardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
█████/2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2012 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile davacıların hak sahibi oldukları gecekondunun da bulunduğu … Mahallesi, eski … ada, … parsel (yeni … ada, … parsel) sayılı taşınmazı kapsayan İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmiş, riskli alanda yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında davacılara hak sahibi oldukları gecekonduları ile ilgili olarak █████/2023 tarihli uzlaşma davetiyesi tebliğ edilmiş, bunun üzerine █████/2023 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmüne, bu düzenlemenin devamı olarak da 125. maddesinin üçüncü fıkrasında, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; 8. maddesinin 1. fıkrasında ise; sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kuralları getirilmiştir.
Aynı Kanun'un 20/A maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan cumhurbaşkanı kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır.
Yine 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrasında, bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Yukarıda belirtilen Anayasa ve 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idari işlemlerde dava açma süresinin başlamasında yazılı bildirimin esas olduğu, dava açma süresi hesabında ilan tarihinin, ancak "ilanı gereken" düzenleyici nitelikteki işlemler açısından dikkate alınacağı, bireysel/subjektif nitelikteki işlemlere karşı ilgililerin, bu işlemlerin kendilerine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açabilecekleri açıktır.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlanması amacını taşımaktadır.
Bununla birlikte, idari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından bütünüyle öğrenildiği kimi davalarda, bilgi edinmenin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı ve dava açma süresine başlangıç alınacağı Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Ancak, bilgi edinmenin (ıttılanın) idari dava açma süresine başlangıç alınacağı şeklindeki genel bir kabul, Anayasa'nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'la bağdaşmadığından, bu istisnai durumun oluştuğu kabul edilerek bilgi edinmenin dava açma süresine başlangıç alınması, idari işlemin niteliği ve doğurduğu hukuki sonuç itibarıyla davacılar tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması koşuluna bağlı olup bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği de açılan idari davada idari yargı merciince karara bağlanacaktır.
Bu çerçevede, riskli alan kararlarının, uygulanma süresi içerisinde, yazılı bildirim veya öğrenme üzerine yasal dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği açıktır.
Öte yandan, idari işlemlerin nitelikleri gereği özel kanunlarda genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresi değil, 60 günlük genel dava açma süresi uygulanmalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, dava konusu riskli alan ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı davacılar murisine (hayattayken) tebliğ edilmediğinden, bu işleme karşı öğrenme tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılabilecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar murisi ... tarafından … tarih ve … sayılı dilekçe ile Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığına başvurularak ... Mahallesi, eski ... ada, ... parsel (yeni ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazda bulunan gecekondu için tarafına tapu verilmesinin istenildiği, bunun üzerine Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığının … tarih ve E…. sayılı yazısı ile verilen cevapta, "gecekondunun bulunduğu taşınmazın 6306 sayılı Afet Riskli Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi kapsamında Bakanlar Kurulunca █████/2012 tarihinde riskli alan olarak kararlaştırıldığı ve bu kararın █████/2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, riskli alanlara ilişkin iş ve işlemlerin Kentsel Tasarım Müdürlüğünce yürütüldüğü, hak sahipliği tespiti çalışmalarının tamamlanmasının ardından hak sahiplerinin tapu taleplerinin değerlendirileceği"nin belirtildiği ve bu yazının █████/2015 tarihinde davacılar murisi ...'e tebliğ edildiği, dolayısıyla davacılar murisinin dava konusu riskli alan kararını, yukarıda bahsedilen yazının tarafına tebliğ edildiği █████/2015 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekmektedir.
Dava konusu riskli alan kararını █████/2015 tarihinde öğrendiği anlaşılan davacılar murisi tarafından, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde dava açılabilecek iken, herhangi bir dava açılmamış, sonrasında █████/2018 tarihinde davacılar murisi vefat etmiştir.
Riskli alanda yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında █████/2023 tarihli uzlaşma davetiyesinin davacılara tebliğinin ise, daha önce murisleri hayattayken süresi içinde dava konusu edilmeyen riskli alan kararı hakkında, davacılar yönünden yeni bir dava açma süresini başlatacağının hukuken kabulü mümkün değildir. Bu nedenle davacılar tarafından, █████/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek verilen iptal kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Davanın süre aşımı nedeniyle REDDİNE,
4.Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan davacılar tarafından karşılanan toplam … TL yargılama giderinin üstlerinde bırakılmasına, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından karşılanan toplam … TL yargılama giderinin davacılardan alınarak anılan Bakanlık'a verilmesine, davalı Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığınca karşılanan toplam … TL yargılama giderinin davacılardan alınarak anılan Belediye'ye verilmesine,
5.Bu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6.Posta gideri avansından artan tutarların aidiyetlerine göre taraflara iadesine,
7.█████/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak, karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!