Anahtar kelimeler: Konduvit Sahne Teorik İşık Işık Mezun Onikinci Ses Sayfasında Duyurusundaki
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
:...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davalı kurumun resmi internet sayfasında ilan edilen sınavın ve sınav duyurusundaki özel şartlarda yer alan Konduvit başlıklı kısmın "a) Yükseköğretim Kurumlarının Sahne Işık ve Ses Teknolojileri bölümünden mezun olmak, b) Sahne ışık ve ses ekipmanları hakkında teorik ve uygulama bilgisine sahip olmak," maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. ve 14. maddeleri ile 15. maddesinin 1/b bendine yer verilerek,
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan dava açma ehliyetinin, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari faaliyetler ile idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade ettiği, her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen sübjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri kapsamında yargı mercilerince değerlendirileceği,
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün zorunlu olduğu, aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmenin, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğuracağı,
Davacı ile imzalanan sanat ve sahne uygulatıcıları için yapılan idari hizmet sözleşmesinin geçerliliğinin devam ettiği, iptalini istediği sınav ve sınav ilanında yer alan maddelerin █████/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek-8 inci maddesi gereğince (ilk defa atanacak) istihdam edilecek kondüvitlere yönelik düzenlendiği, davacının 5441 sayılı Kanun'a tabi olarak çalışmasını engelleyici nitelikte olmadığı, sınav ve sınav ilan metninde belirlenen şartların iptaline dair davacının bir menfaatinin bulunmadığı,
Bu durumda, dava konusu işlem ile davayı açan davacı arasında yukarıda tanımlanan ve açıklanan şekli ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olmadığından, dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, sınav ilanında yer alan düzenleme her ne kadar ilk defa atanacakları ilgilendiren bir düzenleme gibi görünmekte ise de söz konusu düzenlemenin kondüvit kadrosunda yer alan sanatkarların görev tanımını değiştirmeye yönelik sonuçlar doğurduğu, bu bakımdan somut olayda menfaat ihlalinin mevcut olduğu, zira mevcut düzenleme ile davalı idare tarafından kondüvitin asli görevlerinden olmayan ve bilimsel gerçeklerden uzak olan şartlara yer verildiği, böylelikle iş barışının da bozulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!