Anahtar kelimeler: Plana Aleyhlerine Başlık Şehircilik Planının Planlama Yazılmıştır Sehven Bölgesi Altıncı

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVACI):... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...2-(DAVALI)
:... BakanlığıVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:██████████ sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca █████/2014 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:██████████ sayılı kararıyla;Davacının, dava konusu plana yönelik üç (Daire kararında sehven "dört" olarak yazılmıştır) ana başlık (A, B, C) halinde ileri sürdüğü iddialarına karşılık, davalı tarafından aynı sıralama ile sunulan savunmalar ve bilirkişi raporundaki değerlendirmeler de aynı sıralama ile yapılmış olduğundan, Dairelerince iddia, savunma, bilirkişi raporundaki tespitler ve rapora yapılan itirazlar çerçevesinde uyuşmazlığın, aynı sıralamaya uygun olarak konular itibarıyla tek tek değerlendirildiği,Yerleşik İdare Hukuku ilkelerine göre; iptal davası açılabilmesi ve davanın görülebilmesi için davacının iptali istenilen işlem nedeniyle davanın açıldığı sırada menfaatinin ihlal edilmesi yeterli olup; alınacak yeni bir idari kararla, davacının iptali istenilen işlemle ilişkisini kesmek ya da yeni bir işlemle geriye dönük olarak işlemin hukuka uygunluğunu sağlamaya çalışmakla, hukuka aykırılığı ileri sürülen işlemin yargısal denetim dışında bırakılması sonucu doğacağı,Uyuşmazlıkta, dosya içeriğinden ve bilirkişi raporundaki tespitlerden, uyuşmazlık konusu alanlardan ve plan hükümlerinden bazılarının daha sonra kaldırıldığı ya da davacının dava açmakla elde etmek istediği amaca ulaştığının anlaşıldığı hallerde, bu durum dikkate alınarak karar verilecek olmakla beraber kısmi yapılan değişikliklerde, davacının dava açmaktaki amacının ortadan kalkmadığının tespit edildiği hallerde planın güncel durumu da göz önünde bulundurularak idari işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yargısal denetimin yapılacağı,A- Planın bütünününe yönelik yapılan değerlendirme;Davaya konu çevre düzeni planının kapsamı incelendiğinde, planın yargı kararı uyarınca ... ve ... illerini kapsayacak biçimde düzenlendiği, anılan illerin coğrafi, ekonomik, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerlik gösterdiği, plan açıklama raporunda da ifade edildiği üzere aralarındaki ekonomik ilişki ağı, ... ve Bakırçay gibi akarsu havzalarının etrafında konumlanmaları, benzeyen doğal ve kültürel değerleri nedeniyle ortak sorunların varlığı ve çözümlerin de bu kapsamda bir arada ele alınması gerekliliği dikkate alındığında, iki il sınırlarının aynı bölge ve havza olarak tanımlanması, diğer bir ifade ile iki ilin bir arada çevre düzeni planı ölçeğinde planlanmasının yerinde olduğu,Bölge ve havza bazında çevre düzeni planı yapma konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yetki verilmiş olup, bu yetki çerçevesinde davalı Bakanlıkça dava konusu çevre düzeni planının hazırlanarak onaylanmasında yetki yönünden mevzuata aykırılık bulunmadığı,Davacı tarafından, ...- ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında genel olarak 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarının göz önüne alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, dava konusu planın üst ölçekli çevre düzeni planı olması ve plan kademelenmesi açısından alt ölçekli planları yönlendirebilecek yeni ve farklı stratejik mekansal kararlar üretilebilecek nitelikte olması nedeniyle, 1/25.000 ölçekli plan ile tamamıyla örtüşmesi ve her kararında bu plana uygun olması gibi bir zorunluluk bulunmadığı,Bu aşamada, davacı tarafından, planın geneline yönelik plan dili ve içeriğinin çevre düzeni planı niteliği taşımadığı, gösterimlerin uygulama ölçeğinde olduğu yönündeki iddiaları planlama ilkeleri ve mevzuat kapsamında irdelendiğinde, dava konusu planda genel olarak şematik bir dil kullanıldığı, korunacak alanlar ile sektörel açıdan stratejik öneme sahip alanlara yönelik genel arazi kararlarının üretildiği, plan notları ile alt ölçekli imar planlarına yön verecek koruma ve geliştirme strateji ve ilkelerinin belirlendiği görüldüğünden, planın bölge ve havza bazında mevzuata uygun olarak hazırlandığı,Dava konusu planın nüfus öngörüsüne ilişkin bilirkişi kurulunca eleştirilerde bulunulmuş ise de, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarına karşı açılan davalarda nüfus tahminlerinin hatalı yapılmış olmasına ilişkin iddialar, somut ve bilimsel gerekçelerle ortaya konulamadığından, planın tümünü kusurlandırmadığı, ancak nüfus projeksiyonunun plana yansıyan olumsuz yönlerinin örneğin nüfusun hatalı ve yüksek belirlenmesi nedeniyle aşırı büyük belirlendiği iddia edilen kullanım kararları var ise, somut olarak ortaya konularak (örneğin kentsel gelişme alanları) değerlendirilebilecek olduğundan sadece bu genel iddia ile planın hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, nitekim davacının ileri sürdüğü kentsel gelişme alanlarının ayrı ayrı başlıklar halinde değerlendirildiği,Öte yandan, davaya konu çevre düzeni planının plan notlarının 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.12, 7.13, 4.6, 4.7, 4.8, 8.1.1.1, 8.1.1.2, 8.1.1.3 sayılı maddelerine kararda yer verilerek,Plan notları ve çevre düzeni planının niteliği gereği çevre düzeni planı ile belirlenen kentsel kullanım alanlarının, bu alanların tamamının yapılaşmaya açılacağını göstermeyeceği, bu sınırların ölçeğin gerektirdiği üzere gelişmenin yönünü gösterecek şekilde şematik olduğu ve alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda doğal, yapay ve yasal eşikler çerçevesinde, bu planın nüfus kabullerine göre belirlenen alansal büyüklüğü aşmayacak şekilde kesinleştirileceği,Öte yandan, dava konusu planın sürdürülebilirlik konusuna vurgu yaptığı, ekolojik dengeyi korumanın önemli bir amaç olarak belirlendiği, koruma-kullanma dengesi vurgusunun plan açıklama raporunda yer aldığı,Plan'ın "Hedefler"ine, 7.9 sayılı plan notu ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 21. ve 22. maddesine kararda yer verilerek,Davaya konu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının plan notları değerlendiğinde, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı, çevre düzeni planı ölçeğinde getirilen kullanım kararlarının o bölgenin mutlaka yapılaşacağı sonucunu doğurmayacağı,Bu bakımdan, bölgenin özelliği, nüfus baskısı, yerleşim alanı gibi ihtiyaçlar ile mekansal gelişme eğilimleri dikkate alınarak sınırları alt ölçekli planlarda kesinleştirilecek kentsel gelişme alanlarının şematik olarak belirlenmesinde tarım arazileri gibi korunması gerekli alanların ise ilgili oldukları mevzuat uyarınca alt ölçekli planların onaylanması aşamasında ilgili kurum görüşlerine göre yapılaşmaya açılabileceği dikkate alındığında, çevre düzeni planı yapım yöntem ve tekniklerine ve şehircilik esaslarına aykırılık bulunmadığı,Dava konusu planın hazırlanma yönteminde yasal açıdan uyulması gereken idari ve teknik usullere herhangi bir aykırılık ve izlenen yöntemde bir şekil yanlışlığı bulunmadığı,Kuzey otoyol güzergahının güncel şeklinin plana aktarılmadığı iddiası yönünden, plan notlarının 7.49 sayılı maddesi uyarınca, ilgili kurumca yatırım programına alınan karayolu güzergahının plana işleneceği ancak bu şekilde netleştirilebileceği,B- 106 madde halinde, davaya konu Çevre Düzeni Planının çeşitli bölgelerine ilişkin getirilen kullanım kararları yönünden yapılan değerlendirme:İtiraz 1Dava konusu planın 8.18.11.3. sayılı plan notuna göre, arıtma tesisi alanlarının yer seçimi ve uygulamasının, bu planın genel arazi kullanımı, koruma ve gelişme ilke ve hedefleri çerçevesinde, ilgili kurum ve kuruluşların uygun görüşleri alınarak, belediyeler ile kurum ve kuruluşlar tarafından oluşturulan veya oluşturacak birlikler vasıtasıyla yapılabileceği, 7.25 sayılı plan notu ile de çevre düzeni planında değişikliğe gerek olmaksızın ilgili idaresince imar planlarının onaylanabileceği ve planların sayısal ortamda veri tabanına işlenmek üzere Bakanlığa gönderileceğinin düzenlendiği,Davacının plana işlenmesi gerektiğini ileri sürdüğü ... Arıtma Tesisinin, █████/2014 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında gösterildiği,... Deltası'nın ise, dava konusu çevre düzeni planınının plan açıklama raporunda, planlama bölgesi sınırları içindeki en önemli sulak alan, uluslararası öneme sahip, Ramsar Alanı olan ve ... Kuş Cenneti olarak da bilinen alan olduğu, bu alanda bozulmaya neden olabilecek türden gelişme kararlarının, özellikle ... merkez kentin bölgeye yönelen gelişmesinin durdurulması, delta üzerinde baskı oluşturacak kararların alınmamasının temel ilke olarak kabul edildiği, söz konusu alana ilişkin koruma ve kullanma kararlarının, bu alan için hazırlanmış olan sulak alan yönetim planı çerçevesinde belirlenmesinin öngörüldüğü, sulak alanın bulunduğu bölgenin aynı zamanda doğal sit alanı olarak ve yaban hayatı geliştirme bölgesi olarak koruma altında olduğunun belirtildiği, dava konusu planda gösterilmesi gereken ... Deltası koruma sınırlarının █████/2015 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında gösterildiği ve söz konusu eksiklik giderildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 2Dava konusu planın askı süreci sonrasında █████/2015 tarihinde onaylanan çevre düzeni planında bu kısım düzeltildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-3█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde, bu kısım düzeltildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-4Davaya konu çevre düzeni planının plan notlarının 7.1, 7.2, 7.12, 7.13, 8.1.1.1, 8.1.1.2, 8.1.1.3 sayılı maddelerine kararda yer verilerek,Çevre düzeni planlarının, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle söz konusu planlar, bu planlara dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği, uyuşmazlığa konu alanın, dava konusu çevre düzeni planında, büyük bir kentsel yerleşme alanı ile orman ve ağaçlandırılacak alan arasında kaldığı, konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı, öte yandan, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklandığından, itiraza konu alanın 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan olarak gösterilmesinde bir sakınca bulunmadığı,Bu durumda, dava konusu plan gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-5Dava konusu planda yapılan █████/2018 tarihli değişiklik ile, davacının talebi doğrultusunda, Mavişehir'de yat limanı kararı getirildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-6Dava konusu planın askı süreci sonrasında █████/2015 tarihinde onaylanan çevre düzeni planında bu kısım düzeltildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-7Dava konusu planın 4.7 sayılı plan notunda, kentsel yerleşik alanların, büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlar olarak tanımlandığı,Uyuşmazlığa konu alana baktığımızda ise, büyük oranda yapılaşmış bir alanın değil de, sadece birkaç yapının bulunduğu bir alanın kentsel yerleşik alan olarak gösterildiği, oysaki söz konusu alan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, yeşil alan ve açık alan sisteminin bir parçası niteliğinde olup, alanın yerleşik alana çevrilmesi yeşil kuşak sisteminin sürekliliğini, bütünlüğünü etkileyebilecek kurgusunu zedeleyebilecek sonuçlara yol açacağı, dava konusu plan için aşırı detayda ve paftalar üzerinde bile algılanması oldukça zor bir büyüklükte olan ve mevcutta birkaç yapıdan ibaret alanın dava konusu plana kentsel yerleşik alan olarak işlenmesinin, planın dili, ölçeği ve tekniğine uygun olmadığı gibi koruma ve geliştirme ilkeleri ile de bağdaşmadığı, dava konusu planın, bölgenin doğal değerini koruma stratejisi benimsemesinin, şehircilik ilkeleri çevre düzeni planı amaç ve yöntemine ve kamu yararına uygun bir yaklaşım olacağından, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata uyarlık bulunmadığı,İtiraz 8Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu çevre düzeni planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-9█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde bu kısmın düzeltildiği, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-10Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın konumu, büyüklüğü ve iki plan arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu çevre düzeni planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-11█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde, davacının talebi doğrultusunda her iki gelişme alanın kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-12Davalı idare tarafından, bölgede ilgili kamu kurumlarının talebi doğrultusunda söz konusu değişikliğin yapıldığı savunulmakta ise de, bu kullanım kararının değiştirilme amacına ya da bu bölgede artık bu yönde bir ihtiyacın bulunmadığına ilişkin herhangi bir gerekçe ya da tespitin ortaya konulamadığı,Nitekim, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 60 hektar büyüklüğündeki söz konusu bölge parkı niteliğindeki alanın, üst ölçekteki çevre düzeni planının çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir kullanım olduğu,Diğer taraftan, çevre düzeni planı kapsamında, kamu kurumlarının yer seçimi ihtiyacının karşılanması için bir alanın ayrılmasının gerekmesi durumunda, 60 hektar büyüklüğündeki söz konusu bölgenin, bu talep doğrultusunda, dava konusu Çevre Düzeni Planında "büyük alan kullanımı gerektiren kamu kurumu alanı" olarak planlanması mümkün olup, davanın konusu planın lejantında da anılan gösterime yer verildiği,Bu itibarla, dava konusu Çevre Düzeni Planı ile önceki planda belirlenen "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alanı"nın kaldırılmasına yönelik değişikliğin yapılma amacı ile bu bölgede bu yönde bir strateji değişikliğinin gerekçeleri ortaya konulmaksızın, kapsamlı bir inceleme ve analiz yapılmadan tesis edildiği anlaşılan plan kararında, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı,İtiraz-13█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda lojistik alanın kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-14█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden dava konusuz kaldığı,İtiraz-15█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-16Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın konumu ve büyüklüğü iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-17Uyuşmazlığa konu alana getirilen kullanım kararlarının benzerlik gösterdiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere alanın konumu ve büyüklüğü iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında ileri sürülen kullanım kararlarının dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-18Uyuşmazlığa konu alana getirilen kullanım kararlarının benzerlik gösterdiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere alanın konumu ve büyüklüğü iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında ileri sürülen kullanım kararlının dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı, öte yandan doğal sit alanı gösterimi de yapıldığı ve alt ölçekli planda turizme ayrılan alanın bir kısmının davaya konu üst ölçekli planda bölge parkı olarak planlandığı, bu nedenle itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-19█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde bu kısım düzeltildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-20█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde bu kısım davacının talebi doğrultusunda düzeltildiği, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusu giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-21█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-22█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-23█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde, termik santral kararının kaldırıldığı görüldüğünden, buna ilişkin itiraz konusunun ortadan kalktığı,Liman kararına gelince, 1/25.000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında da liman gösteriminin bulunduğu, itirazın ise kısmen gösterilmeyen ağaçlandırılacak alana ilişkin olduğunun görüldüğü,Dava konusu çevre düzeni planınında liman ve liman geri sahasının aynı lejantta tek bir gösterimde düzenlendiği, plan notlarının 8.18.2.1 sayılı maddesinde, "Bu planda limanlar, yat limanları, çekek yerleri ve balıkçı barınakları büyüklüklerine bağlı olarak alansal veya sembolik olarak gösterilmiştir." kuralına, 8.18.2.2 sayılı maddesinde "Bu alanlarda yapılaşma koşulları; 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikleri çerçevesinde hazırlanacak alt ölçekli planlarda belirlenecektir." kuralına, 8.18.2.3 sayılı maddesinde, "Bu alanlardaki uygulamalarda varsa bütünleşik kıyı alanı planı kararları dikkate alınacaktır." kuralına yer verildiği, 8.18.3.1 sayılı maddesinde, liman geri sahalarında limanın kullanımına yönelik açık ve kapalı depolama tesisleri yapılabileceği,bu alanlarda hiçbir koşulda sanayi tesisleri yer alamayacağı, üretim yapılamayacağı, 8.18.3.2 sayılı maddesinde, bu planda liman alanı olarak gösterilen alanların bir bölümünün ilgili mevzuata aykırı olmamak üzere liman geri sahası olarak kullanılabileceği, liman alanı olarak planlanan alanların liman gerisi kullanım açısından yetersiz olması durumunda, bu planın ilkeleri ve ilgili mevzuatla çelişmemek koşuluyla, bu planda hangi kullanımda kaldığına bakılmaksızın ilgili kurumların görüşleri alınarak liman alanlarına bitişik liman geri sahası planlanabileceğinin düzenlendiği,Uyuşmazlığa konu alanın fiilen var olan bir liman alanının hemen arkasında bulunduğu, dava konusu çevre düzeni planına göre alanın sembolik olarak gösterildiği ve ancak liman veya liman geri sahası olarak kullanılabileceği, ayrıca alanda doğal sit alanı notasyonu bulunduğu, burada yapılacak uygulamaların ise Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikler ile varsa bütünleşik kıyı alanı planı kararları doğrultusunda yürütüleceği dikkate alındığında, limanın geliştirilmesine yönelik öngörülen plan kararında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 24█████/2015 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-25Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte stratejik mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı,Bu durumda itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 26█████/2015 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-27Davacı tarafından "CD" (cüruf depolama ve geri kazanım alanı) olarak gösterilmesi gerektiği iddia edilen söz konusu alanların, █████/2015 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tehlikeli atık bertaraf tesisi olarak değiştirildiği, █████./2018 tarihli plan değişikliğinde ise, bu alanların davacının talebi doğrultusunda "CD" notasyonu ile gösterildiği, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 28█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 29Plan notlarının 7.1, 7.2, 7.12, 7.13, 4.11, 5.3.5, 8.7.1 sayılı maddelerine ve plan açıklama raporunun 4.4.9 sayılı maddesine kararda yer verilerek,Bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise mutlaka ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği, çevre düzeni planı ölçeğinde getirilen kullanım kararlarının o bölgenin mutlaka yapılaşacağı yönünde olmayacağı açık olduğundan, mevcut durumda sanayi yapılaşmalarının bulunduğu alanda, sanayinin gelişme yönünün belirlenmesinde çevre düzeni planı amaç yöntem ve teknikleri ile şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı,İtiraz 30Dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklanmış olup, alanın mevcut durumu, konumu, nüfus yoğunluğu ve yerleşim ihtiyacı, mekansal gelişme eğilimleri gibi faktörlerin dikkate alınması sonucu, kentsel gelişme yönünün dava konusu çevre düzeni planında şematik olarak gösterilmesinde ilgili mevzuatta tarif edilen çevre düzeni planı yapılmasına ilişkin amaç, yöntem ve ilkelerine aykırılık bulunmadığı,İtiraz 31█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-32Uyuşmazlığa konu alana getirilen kullanım kararlarının benzerlik gösterdiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere alanın konumu ve büyüklüğü iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında ileri sürülen kullanım kararlarının dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığı, bu nedenle itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-33Dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklanmış olup alanın mevcut durumu, konumu, nüfus yoğunluğu ve yerleşim ihtiyacı, mekansal gelişme eğilimleri gibi faktörlerin dikkate alınması sonucu kentsel gelişme yönünün dava konusu çevre düzeni planında şematik olarak gösterilmesinde ilgili mevzuatta tarif edilen çevre düzeni planı yapılmasına ilişkin amaç, yöntem ve ilkelerine aykırılık bulunmadığı, öte yandan, alt ölçekli planlama çalışmalarında itiraz konusu alan için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılıp, verilecek izinlere göre alanın yapılaşmaya açılabileceği,Bu durumda itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 34█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 35Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte stratejik mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi yukarıda ifade edildiği üzere dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı,Bu durumda itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 36Dava konusu planın 4.51, 5.1.2, 7.47, 8.11.1,8.11.2, 8.11.3 sayılı maddelerine kararda yer verilerek,Plan notlarında belirtildiği üzere, davaya konu çevre düzeni planından ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği gibi planda orman olarak gösterilmekle beraber statüsü orman olmayan alanların orman olarak kullanılamayacağı, imar planlarının yapımı sırasında orman alanı sınırlarının orman kadastro sınırları esas alınarak belirleneceği ve ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğu, bu bakımdan davacının itirazının alt ölçekli imar planlarının konusuna girdiği, dava konusu çevre düzeni planında orman alanlarının korunmasına yönelik stratejisine uygun biçimde şematik olarak gösterilen orman alanında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı,İtiraz 37Dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklanmış olup alanın mevcut durumu, konumuna bakıldığında kentsel gelişme ve turizm alanı komşuluğunda yer aldığı, nüfus yoğunluğu ve yerleşim ihtiyacı, mekansal gelişme eğilimleri gibi faktörlerin dikkate alınması sonucu kentsel gelişme yönünün bu şekilde dava konusu çevre düzeni planında şematik olarak gösterilmesinde ilgili mevzuatta tarif edilen çevre düzeni planı yapılmasına ilişkin amaç, yöntem ve ilkelerine aykırılık bulunmadığı,Öte yandan, alt ölçekli planlama çalışmalarında itiraz konusu alan için 5403 sayılı toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılıp, yapılaşmaya açılmayarak tarım arazisi olarak plan kararı üretilebileceği,Bu durumda itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 38Davacının, söz konusu alana 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında tır parkı, kamyon garajı ve garajlar kullanım kararları getirildiği, buna uygun olarak dava konusu planda düzenleme yapılması gerektiği iddiası, söz konusu kullanımların dava konusu çevre düzeni planı ölçeğinde getirilemeyeceği gibi dava konusu planın üst ölçekli çevre düzeni planı olması ve plan kademelenmesi açısından alt ölçekli planları yönlendirebilecek yeni ve farklı stratejik mekansal kararlar üretilebilecek nitelikte olması nedeniyle, 1/25.000 ölçekli plan ile tamamıyla örtüşmesi ve her kararında bu plana uygun olması gibi bir zorunluluk bulunmadığından davacının bu iddiasına itibar edilmediği,Öte yandan, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, █████/2018 tarihinde yapılan değişiklik ile uyuşmazlığa konu üniversite alanı kullanımının kaldırıldığı davalı idarece belirtildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-39Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı,Bu durumda itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 40Dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceğinin plan notlarıyla açıklandığı, öte yandan, idarece söz konusu alanda █████/2018 tarihli plan değişikliği ile 157 hektar kentsel gelişme alanının kaldırıldığı belirtildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,Alt ölçekli planlama çalışmalarında tarım arazileri için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılabileceği ve üniversite alanı için ise gerekli izinler alındıktan sonra yatırım kararı kesinleşen alanlarının da alt ölçekli planlama çalışmalarında değerlendirilebileceği açık olduğundan, dava konusu plan gösteriminde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-41Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, bölgeye ilişkin kullanım kararı açısından dava konusu plan ile 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı arasında uyumsuzluk olmadığı, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte stratejik mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi, dava konusu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının geçerli olduğu, öte yandan alt ölçekli planlarda ileri sürülen kullanımların yapılabileceği, bu alanların mutlaka yapılaşmaya açılmayacağı açıklandığından itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 42█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 43Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da turizm tesis alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planın konusunu oluşturan stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmamakla birlikte █████/2018 onay tarihli çevre düzeni planı değişikliğinde söz konusu turizm tesis alanı kaldırıldığından, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-44Uyuşmazlıkta, dava konusu Çevre Düzeni Planında ... yerleşim alanının çevresinde, bu alandan çok daha büyük nitelikte gelişme alanları öngörüldüğü,Plan açıklama raporunda, dava konusu Çevre Düzeni Planı ile belirlenen söz konusu gelişme alanının yer seçimi kararı ile büyüklüğüne yönelik, herhangi bir gerekçe ya da tespite yer verilmediği gibi bu kullanım kararının getirilme amacına ya da bu bölgede bu yönde bir gelişme ihtiyacının var olup olmadığına ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı da anlaşılmakta olup, söz konusu planlama kararının kapsamlı bir inceleme ve analiz yapılmadan tesis edildiği,Öte yandan, plan notlarıyla, bu alanın denetim altına alınmasını sağlayacak alt ölçekli planları yönlendirmesi gereken kararların da getirilmediği,Bu itibarla, bir çevre düzeni planında olması beklenen alt ölçekli plan çalışmalarını yönlendirecek strateji ve politikalar belirlenmeden, yerleşmeleri çarpık kentsel gelişme ve nüfus artışı baskısından korumaya yönelik ilkeler ortaya konulmadan öngörülen ve kapsamlı inceleme ve analizlere dayanmayan ... gelişme alanı kararında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmediği,İtiraz 45Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da turizm tesis alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planın bu bölge için öngördüğü genel stratejileri açısından uyumsuzluk olmamakla birlikte, █████/2018 onay tarihli çevre düzeni planı değişikliğinde söz konusu turizm tesis alanı büyüklüğünde azaltma yapıldığı,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 46█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 47█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde itiraz konusu kısmın kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 48█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itirazın giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-49Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı,Bu durumda itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz 50█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde itiraz konusu kısmın kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itirazın giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 51█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde itiraz konusu kısmın kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itirazın giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 52█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının daraltıldığı görüldüğünden bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz 53█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu alanın, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı doğrultusunda yeniden ağaçlandırılacak alan olarak planlandığı, bu maddeye ilişkin itiraz giderildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-54Bilirkişi raporunda olduğu gibi 54, 55 ve 59. maddelerde yer alan itirazlar bakımından ortak bir değerlendirme yapıldığı,Dava konusu planın açıklama raporunun 4.4.4.3.1 sayılı maddesinde, ... Merkez Kent içinde güneyde ...'da ... Barajı Havzası sınırları dışında onaylı imar planları bulunan sanayi alanlarının, çevre düzeni planına aktarılırken, bu alanda mevcut imar planı kararlarına göre uygulama yapılmasının benimsendiği (syf.52), ... bölgesinde mevcut durumda bütünleşik halde sanayi tesislerinin kurulduğu, tarımsal niteliğini yitirerek yapılaşmış bölümlerin planda sanayi alanı olarak düzenlendiği, bu bölgelerdeki imar planlarının, planlama aşamasında gerekli olan tüm kurum ve kuruluş görüşlerinin yeniden alınması sonrasında çevre düzeni planı kararları doğrultusunda revize edilmesinin gerekliliğinin de çevre düzeni planının kararlarından olduğu (syf.53), ... Mahallesi sınırları içinde, Organize Sanayi Bölgesi olarak belirlenmiş ve henüz yapılaşmanın başlamamış olduğu alan çevresindeki sanayi alanlarının organize sanayi bölgesi ile birleştirilmesi, var olan ve gelecekte daha da büyümesi kaçınılmaz olan çevresel sorunların önlenebilmesi için zorunlu olduğu, bu alanın bütünleşik olarak organize sanayi bölgesine dönüştürülmesinin gerek çevresel açıdan gerekse altyapı açısından uygun olduğunun değerlendirildiği (syf.54), 3.4.3 sayılı maddesinde, ...-... aksında ... belediye sınırları içinde yapılmış olan tesislerin önemli tarımsal alanların ortadan kaldırılmasına neden olduğu, aynı bölgede, ... aksında yerel yönetimler tarafından onaylanan imar planlarıyla endüstriyel gelişmelerin önünün açıldığı, bölgede yer seçimi yapılmış organize sanayi bölgeleri boş kalırken, altyapısız, arıtmasız planlanmış alanlarda hızla yeni yapılaşmaların gerçekleştiğinin (syf.17) açıklandığı,Plan notlarının 7.1, 7.2, 7.13, 7.14, 4.11, 4.42, 5.3.5, 8.7.1, 8.7.10 sayılı maddelerine ve plan açıklama raporunun 4.1.2 ve 4.4.9 sayılı maddelerine kararda yer verilerek,Plan açıklama raporunda, ....'da .... Barajı Havzası sınırları dışında onaylı imar planları bulunan sanayi alanlarının, çevre düzeni planına aktarıldığı, .... Mahallesi sınırları içinde, çevresindeki sanayi alanlarının belirlenmiş olan organize sanayi bölgesi ile birleştirilmesinin çevresel sorunların önlenebilmesi için zorunlu olduğunun belirtildiği, ayrıca ...-.... aksında .... belediye sınırları içinde yapılmış olan tesislerin önemli tarımsal alanların ortadan kaldırılmasına neden olduğu, aynı bölgede, ....-.... aksında yerel yönetimler tarafından onaylanan imar planlarıyla endüstriyel gelişmelerin önünün açıldığı, bölgede yer seçimi yapılmış organize sanayi bölgeleri boş kalırken, altyapısız, arıtmasız planlanmış alanlarda hızla yeni yapılaşmaların gerçekleştiği olgusuna da dikkat çekildiğinin görüldüğü,.... yerleşim yerlerinin bulunduğu alanda demiryolu hattının yanında organize sanayi bölgesi öngörüldüğü, endüstriyel gelişmelerin organize sanayi bölgeleri içine yönlendirilmesi, düzensiz gelişmiş endüstriyel alanlara organize nitelik kazandırılmasının planın geliştirme ilkeleri arasında sayıldığı,Davalı idarece .... Mahallesinde yer alan sanayi alanlarının büyük ölçüde dava konusu planın öncesinde oluşmuş ve fiili durumda işletme halindeki sanayi tesislerinin bulunduğu alanlar ile yine çevre düzeni planı onayı öncesinde 4562 sayılı Kanun kapsamında yer seçimi yapılan ... .... OSB alanından oluştuğu, bu bölgede yalnızca ...-.... otoyolu ile mevcut demiryolunun arasında kalan 82 hektarlık alanın Hazine mülkiyetinde olması nedeniyle sanayi alanı olarak planlandığı, mevcut sanayi alanları dışında yeni sanayi alanı öngörüsünde bulunulmadığının ifade edildiği,Plan açıklama raporu ve plan notları değerlendiğinde, .... baraj havzası ve tarım arazilerinin korunmasına yönelik kurallar getirildiği, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise mutlaka ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği, çevre düzeni planı ölçeğinde getirilen kullanım kararlarının o bölgenin mutlaka yapılaşacağı yönünde olmayacağı açık olduğundan itiraz konusu alanlara ilişkin organize sanayi bölgesi etrafında, demiryolu ve karayoluna yakın konumda sanayinin gelişme yönünün belirlenmesinde çevre düzeni planı amaç yöntem ve teknikleri ile şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı,İtiraz-5554. madde kapsamındaki değerlendirme, 55. maddeyi de kapsayacak biçimde yapılmış olup, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-56█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu alan, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı doğrultusunda daraltılıp tarım arazisi olarak planlanmış olduğundan, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-57Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise 5403 sayılı Kanun uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-58█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu alanının kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-5954. madde kapsamındaki değerlendirme, 59. maddeyi de kapsayacak biçimde yapılmış olup, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-60Dava konusu alanda █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının daraltıldığı belirtildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-61Dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklanmış olup alanın mevcut durumu, konumuna bakıldığında yerleşme alanı komşuluğunda ve mevcut yapılaşmaların olduğu bir alanda yer aldığı, nüfus yoğunluğu ve yerleşim ihtiyacı, mekansal gelişme eğilimleri gibi faktörlerin dikkate alınması sonucu kentsel yerleşmenin yönünün bu şekilde dava konusu çevre düzeni planında şematik olarak gösterilmesinde ilgili mevzuatta tarif edilen çevre düzeni planı yapılmasına ilişkin amaç, yöntem ve ilkelerine aykırılık bulunmadığı, öte yandan, alt ölçekli planlama çalışmalarında itiraz konusu alan için iddia edildiği gibi zeytinlik veya tarım arazisi olması durumunda 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-62Uyuşmazlıkta, .... ilçe merkezi, ... Çayının doğusundaki alan, █████/2014 tarihinde onaylanan ...- ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile "tarım alanı" olarak belirlenmiş iken, dava konusu █████/2014 tarihli Çevre Düzeni Planı ile söz konusu bölgede, ... Çayı'nın batısında bulunan sanayi alanının devamı niteliğinde, sanayi alanı kullanımının öngörüldüğü,Dava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. (51)'de; "....-....: .... ilçe merkezinin kuzeyinde yer alan sanayi alanlarından, küçük sanayi sitesi niteliğindeki alanlar kentsel yerleşik alanlar olarak planda yer alırken, büyük bölümünde yapılaşmalar bulunan kentin kuzeyindeki planlı sanayi alanlarının da çevre düzeni planında sanayi alanı olarak düzenlendiği,....'nın kuzey kesiminde, ....-... karayolunun doğusunda, bir bölümü ...., bir bölümü de .... Mahallesi sınırları içinde yer alan ve bölgede yoğunlaşan mermer sanayi tesislerinden önemli bir bölümünün içinde yer aldığı alan, alt ölçekli planlarda gerekli tüm kurum ve kuruluş görüşleri alınarak, ihtisaslaşmış mermer organize sanayi bölgesine dönüştürülmesi amacıyla önerildiği,.... ilçe sınırları içindeki planlı sanayi alanlarının bulunduğu alanların çevresinin verimli tarım alanları olduğu dikkate alınarak, bu alanların mevcut yapılaştıkları alanlar içinde sınırlandırılması, gelecekte sanayi alanlarının genişlemesine izin verilmemesi, yeni sanayi alanı taleplerinin organize sanayi bölgeleri içine yönlendirilmesinin tarım arazilerinin ve doğal çevrenin korunması adına uygun olacağı değerlendirilmektedir." açıklamasına yer verildiği,Açıklama Raporu Syf. (21)'de ise
: "...’de var olan planlı sanayi alanları gereksinimi karşılayacak düzeydedir. Sanayi gelişmesi planlı ve boş organize sanayi bölgelerinde sürecektir. Sanayi alanlarından, tarım alanları üzerinde gelişme eğilimi olanlar sınırlandırılmalıdır.Bu kapsamda; ....-.... arasında tarım alanları üzerinde mevzuata aykırı olarak planlanmış olan sanayi alanları için hazırlanmış olan imar planlarının tümüyle ortadan kaldırılması, yapılaşmamış bölümlerde yeni yapılaşmaların oluşmasının engellenmesi sağlanmalı, gelişme kısıtlanmalıdır." ifadelerinin planın bir kabulü olarak ortaya konulduğu,Davalı idarece söz konusu plan değişikliğinin gerekçesinin, plana askı sürecinde gelen talebin uygun bulunması hususu olduğu belirtilmekte ise de, dava konusu Çevre Düzeni Planının açıklama raporunda, .... ilçe sınırları içindeki planlı sanayi alanlarının bulunduğu alanların çevresinin verimli tarım alanları olduğu dikkate alınarak, bu alanların mevcut yapılaştıkları alanlar içinde sınırlandırılması, gelecekte sanayi alanlarının genişlemesine izin verilmemesi, yeni sanayi alanı taleplerinin organize sanayi bölgelerine yönlendirilmesinin tarım arazilerinin ve doğal çevrenin korunması bakımından uygun olacağının değerlendirildiği,Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, çevre düzeni planının plan notları ve raporuyla bir bütün olduğu göz önünde bulundurulduğunda, açıklama raporunda bu bölgeye yönelik sanayi gelişimine ilişkin ortaya konulan öngörü ile ... Çayının doğusuna getirilen sanayi alanı kullanımı arasında çelişki bulunduğu,Bu durumda, ....-.... arasında tarım alanlarının korunması amacıyla yapılaşmamış bölümlerde yeni sanayi yapılaşmalarının engellenmesi ve gelişmenin kısıtlanmasına yönelik dava konusu plan hedefi ile çelişki oluşturacak nitelikte ... Çayının doğusuna sanayi alanı kullanımı getirilmesinde, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, mevzuata uyarlık görülmediği,İtiraz-63Uyuşmazlık konusu lojistik alan kararının bölgenin çevre yolu bağlantısı ve demiryolunun bitişiğinde olması dikkate alınarak getirildiği, davacı tarafından da sınırlarına itiraz edildiği █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde ise, demiryolu sınır kabul edilerek lojistik alanı küçültüldüğünden, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-64Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı,Öte yandan, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının daraltıldığı, davalı idarece, davacının itirazı doğrultusunda ölçeğin müsaade ettiği ölçüde değişiklik yapıldığı görüldüğünden, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-65Dava konusu planın açıklama raporunda, 5747 sayılı Yasa ile ....’nın mahallesi durumuna gelen Subaşı yerleşmesinde, onaylı imar planlarında var olan gelişme alanlarının yeterli olduğu, ...., belediye sınırları içine 5216 sayılı Yasa ile katılarak mahalleye dönüşen köylerin yerleşik alanları çevresindeki planların ise bu planda kırsal yerleşmeler için öngörülen planlama kurallarına uyularak planlanmasının öngörüldüğü Subaşı sınırları içinde, mutlak tarım alanları üzerinde ilgili kurum görüşleri alınmadan planlanmış olan sanayi alanlarının ise yoğun yapılaşmış bir bölümü korunurken, ...-.... karayoluna cepheli bölümlerinde ise planların iptal edilerek bu alanların tarımsal niteliği korunacak alanlara dönüştürüldüğünün belirtildiği (syf.39),Plan açıklama raporunda, uyuşmazlığa konu alanda tarımsal niteliği korunacak alanların var olduğu belirtilmesine karşılık, ... Tarım İl Müdürlüğünün yazısı ile tarım dışı kullanıma izin verilmemiş olan ve yüzölçüm olarak Subaşı yerleşim alanının çok üzerinde tarım arazisinin sanayi-depolama alanı olarak planlandığının görüldüğü, söz konusu alanda bu büyüklükte bir sanayi depolama alanı yaratılmak istenilmesinin gerekçesinin anlaşılamadığı, alanın çevresine bakıldığında böyle bir kullanımla yakın ilişkide olabilecek bir kullanım var olmadığı gibi böyle bir ihtiyacın oluşabileceğine yönelik bir gelişme öngörüsünün de bulunmadığı, bu büyüklükte sanayi ve depolama alanının içinde .... eski nehir yatağının olmasının da önemli bir jeomorfolojik ve doğal unsur olduğu, burada taşkın olasılığı ile beraber bu öğenin doğal bir değer olarak da görülmesi ve korumacı bir yaklaşımla planlanması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, bu kısma ilişkin dava konusu planda 5403 sayılı Kanun'a, şehircilik ilkelerine planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmediği,Davalı tarafından 8.19.2 sayılı plan notu uyarınca .... Nehri ile ilgili taşkın önlemlerin, ilgili mevzuat ve kurum görüşü dikkate alınarak alt ölçekli planlarda değerlendirileceği, diğer taraftan mevcut durumdaki sanayi ve depolama tesislerinin bilirkişi değerlendirmesinde göz ardı edildiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu alanın büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu plan ölçeğinde değerlendirilmesi gereken stratejik öneme sahip mekansal bir karar olduğundan bu iddianın kabul edilmediği,İtiraz-66█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanı kaldırıldığından, davanın bu kısım yönünden konusuz kaldığı,İtiraz-67█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde davacının talebi doğrultusunda düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-68█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-69█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının 1/25.000 ölçekli plana uyumlu olarak daraltıldığı görüldüğünden, bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği ve bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-70Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel yerleşik alan gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte bir farklılık olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanların tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı, öte yandan, yukarıda aktarıldığı üzere dava konusu planın plan notlarının 8.1.1.1 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş alanların bütünü olduğunun belirtildiği, 8.1.1.3 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları v.b. alanların yer alabileceği düzenlenmiş olup davacının iddia ettiği kullanımların alt ölçekli planlarda getirilebileceği, bununla birlikte uyuşmazlığa konu █████/2018 tarihli plan değişikliğinde ise buradaki kentsel yerleşme alanının daraltıldığı,Bu durumda itiraz konusu gösterimde, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-71█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu alanın baraj koruma alanı sınırlarına uygun biçimde planlandığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-72Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel yerleşik alan gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte bir farklılık olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanların tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, öte yandan, dava konusu planın plan notlarının 8.1.1.1. sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş alanların bütünü olduğunun belirtildiği, 8.1.1.3. sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları v.b. alanların yer alabileceği düzenlenmiş olup davacının iddia ettiği kullanımların alt ölçekli planlarda getirilebileceği, bununla birlikte █████/2018 tarihli plan değişikliğinde ise buradaki kentsel yerleşik alanının daraltıldığı ve günübirlik alan notasyonu getirildiği,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-73Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel yerleşik alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte bir farklılık olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanların tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, öte yandan, davalı idarece █████/2018 tarihli plan değişikliğinde kentsel yerleşik alanın davacının talebi doğrultusunda (30 hektar) daraltıldığı, mevcut farklılığın ölçek farkından kaynaklandığı belirtilmiş olduğundan, itiraz konusu gösterimde çevre düzeni planı amaç yöntem ve teknikleri ile şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı,İtiraz-74█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde fuar alanı notasyonlarının kaldırıldığı,... ilçesinde öngörülen kentsel gelişme alanının ise, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte bir fark olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise, 5403 sayılı Kanun uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği,Öte yandan, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde kentsel gelişme alanı büyüklüğünde bazı revizyonlar yapıldığı,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-75Davacının itiraz konusu yaptığı alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı, nitekim davalı idarece bilirkişi raporuna yönelik sunulan itiraz dilekçesinde, söz konusu alanın 20 hektar büyüklüğünde olduğu ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yapılan çalışmalar neticesinde, bu bölgede uyuşmazlığın ölçek farklılığından kaynaklandığı ve her iki plandaki kararın da geçerli olduğu konusunda uzlaşma sağlandığı belirtildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-76Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı görülmekle birlikte, plan notlarının 8.11.3 sayılı maddesinde, orman sınırları konusunda tereddüt oluşması durumunda veya imar planlarının yapımı sırasında orman kadastro sınırlarının esas alınacağı ve ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğunun kurala bağlandığı,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-77█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının kaldırıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-78█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde düzeltme yapıldığı, dolayısıyla bu maddeye ilişkin itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-79Davalı idarece, yetkili olan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan ... Doğanbey Turizm Merkezi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararı doğrultusunda dava konusu planda düzenleme yapıldığı, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde itiraz konusunun giderildiği belirtildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-80█████/2018 onay tarihli çevre düzeni planı değişikliğinde söz konusu kentsel gelişme alanı küçültüldüğü, davalı idarece 260 hektar büyüklüğünde alanın tarım arazisine çevrildiği, yerleşime açılan alanların uzun mesafe koruma alanında kaldığı, mevcut durumda da yerleşik alan olduğunun belirtildiği,Bu durumda dava konusu gösterim açısından davanın konusuz kaldığı,İtiraz-81Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı görülmekle birlikte, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde söz konusu gelişme alanının kaldırıldığı, sadece mevcut yerleşik alanın gösterildiği dolayısıyla itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-82Dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel yerleşik ve gelişme alanı gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, tarımsal niteliği korunacak alanlarda ise 5403 sayılı Kanun uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-83İki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında uyuşmazlığa konu alana yönelik dava konusu planı kusurlandırabilecek nitelikte stratejik bir farklılık olmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği,Öte yandan, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kentsel gelişme alanının azaltıldığı,Bu durumda itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-84Söz konusu alanda yapılaşmaların bulunduğu ve █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının 66 hektar küçültüldüğü anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-85Dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, tarım alanları ile ilgili alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı, planda orman olarak gösterilmekle beraber statüsü orman olmayan alanların orman olarak kullanılamayacağı, imar planlarının yapımı sırasında orman alanı sınırlarının orman kadastro sınırları esas alınarak belirleneceği ve ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğu, sit alanlarında ilgili mevzuat ve ilke kararları uyarınca yetkili kurumlar tarafından alınan kararların ve onaylanan planların geçerli olduğu hususları bir bütün halinde dikkate alındığında, davacının itirazlarının planı kusurlandırmadığı,Öte yandan, davalı idarece █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının 136 hektar küçültüldüğünün belirtildiği,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-86Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın, konumu ve büyüklüğü, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı görülmekle birlikte, dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği gibi bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceğinin plan notlarıyla açıklandığı, alanın mevcut durumu, konumuna bakıldığında yerleşme alanı komşuluğunda ve mevcut yapılaşmaların olduğu bir alanda yer aldığı, nüfus yoğunluğu ve yerleşim ihtiyacı, mekansal gelişme eğilimleri gibi faktörlerin dikkate alınması sonucu kentsel yerleşmenin yönünün bu şekilde dava konusu çevre düzeni planında şematik olarak gösterilmesinde, ilgili mevzuatta tarif edilen çevre düzeni planı yapılmasına ilişkin amaç, yöntem ve ilkelerine aykırılık bulunmadığı,İtiraz-87Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın mevcut durumu, konumuna bakıldığında yapılaşmaların olduğu bir alanda yer aldığı bu nedenle dava konusu çevre düzeni planında şematik olarak kentsel yerleşik alan olarak gösterilmesinde planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı gibi, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği ve tarım alanları ile ilgili alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabileceği,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-88Dava konusu planın plan notlarının 5.3.5 sayılı maddesine kararda yer verilerek,Uyuşmazlığa konu alana bakıldığında, konum olarak ağaçlandırılacak alan ve tarım arazilerinin içinde dava konusu planın ölçeğine göre neredeyse noktasal bazda sanayi alanı kullanım kararı getirildiğinin görüldüğü, oysa ... Tarım İl Müdürlüğünün yazısı ile tarım dışı kullanıma izin verilmemiş olan ve dava konusu planın ilkeleri ve yapılış yöntemine uygun olmayan plan kararında 5403 sayılı Kanuna, şehircilik ilkelerine planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmediği,İtiraz-89... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından idarelerine iletilen ruhsatlı sera alanlarına ilişkin veriler doğrultusunda █████/2018 tarihinde değişiklik yapıldığı, söz konusu alanda yerleşim birimi ve orman sahasının yer almadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-9090 ve 91 sayılı itiraz konularının bilirkişi raporunda olduğu gibi birlikte değerlendirildiği,Dava konusu planın plan notlarının 4.30, 8.4.5.1, 8.4.5.2 sayılı maddelerine kararda yer verilerek,Dava konusu planın açıklama raporunda, önemli bir bölümünün, Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi ilan edilmiş olan...nın da, onaylı 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı bulunan yerleşmelerden olduğu, onaylı çevre düzeni planı üzerinden yapılan değerlendirmelerde, gereksinimin çok üstünde bir alanın ikinci konut amaçlı olarak planlandığı, korunacak sulak alan niteliğindeki ... Deltası içindeki bölümlerde olduğu gibi, yapılaşmaması gereken çok sayıda alanın yapılaşmaya açıldığının görüldüğü, ...’da kentsel gelişme alanlarının ve tercihli kullanım alanlarının, onaylı plan kararları dikkate alınarak düzenlendiğinin açıklandığı,Bu bakımdan, kazanılmış hakların korunması bağlamında planların yapımında bu ilkenin gözetilmesi amacıyla, var olan imar planlarının davaya konu plana işlendiği, bölgedeki yapılaşma sorununa dikkat çekildiğinin görüldüğü, plan notlarında belirtildiği üzere bu alanların tamamının turizm ve konut olması gerekmediği, sosyal ve teknik alt yapı alanlarının alt ölçekli planlarla öngörülebileceği, öte yandan, davalı idarece ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yapılan çalışmalar neticesinde, dava konusu planda █████/2018 tarihinde yapılan değişiklikle yerleşimin kuzey kesiminde yer alan kentsel gelişme alanlarının kaldırılmasına ve alanın doğu kesimindeki tercihli kullanım kararlarının daraltılmasına (yaklaşık 336 hektar kentsel gelişme alanı ve 261 hektar tercihli kullanım alanının kaldırılmasına) karar verildiğinin belirtildiği,Bu durumda, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-9190. madde kapsamındaki değerlendirme, 91. maddeyi de kapsayacak biçimde yapılmış olup, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-92█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının kaldırıldığı ve itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-93Bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyecek ve alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda yapılaşma olabilecek olup, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında itiraz konusu alanının büyük ölçüde kaldırıldığı görüldüğünden, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-94Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, uyuşmazlığa konu alanın konumu ve çevresi dikkate alındığında mekansal gelişmenin yönüne ilişkin getirilen kullanım kararın da sakınca bulunmadığı gibi, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği açık olduğundan, itiraz konusu gösterimde çevre düzeni planı amaç yöntem ve teknikleri ile şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı,İtiraz-95█████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu kentsel gelişme alanının kaldırıldığı ve itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-96Uyuşmazlıkta, dava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu "Değerlendirme ve Gelişme Alanı Kararları" başlığı altında, tüm yıl yerleşik insan sayısının her geçen yıl arttığı ...'de 2025 yılında yazlık nüfus hariç olmak üzere 70.000 kişilik nüfus kabulünün yapıldığı, kıyı bölgelerinde yer alan ve tamamına yakını ikinci konut niteliğinde yapılaşmış olan alanların planda tercihli kullanım alanları olarak gösterildiği, merkezde ve iç kesimlerde yer alan, tüm yıl yerleşen sayısının daha fazla olduğu bölümlerdeki alanların kentsel yerleşik ve kentsel gelişme alanları olarak gösterildiği (sayfa 35) belirtilerek, ... yerleşmesinde kentsel yerleşik alan 607 hektar, planlanan kentsel gelişme alanının 646 hektar (sayfa 33) olarak öngörüldüğü,Bu çerçevede, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde dava konusu kentsel gelişme alanlarının önerildiğinin anlaşıldığı,Dava konusu Çevre Düzeni Planı ile belirlenen söz konusu kentsel gelişim alanı kararlarının, bilirkişi raporundaki tespitler de göz önünde bulundurularak değerlendirildiğinde, mevcut kentsel yerleşik alanın iki katına çıkarılması sonucunu doğurabilecek bu yer seçimi kararına yönelik, plan açıklama raporunda herhangi bir gerekçe ya da tespite yer verilmediği gibi, bu kullanım kararlarının getirilme amacına ya da bu bölgede bu yönde bir ihtiyacın var olup olmadığına ilişkin herhangi bir açıklamanın da bulunmadığı anlaşılmakta olup, söz konusu planlama kararlarının kapsamlı bir inceleme ve analiz yapılmadan tesis edildiği,Diğer taraftan, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan, alt ölçekli planları yönlendiren dava konusu Çevre Düzeni Planının açıklama raporunda, ... ili, ... ilçesinin gelişme projeksiyonuna yönelik herhangi bir bilgi ya da değerlendirmeye yer verilmediği, diğer bir deyişle, bu bölgede, nüfusun arttığı yaz döneminde turizme yönelik bir gelişmenin mi, yoksa yerleşik nüfusun artacağı kentsel bir gelişmenin mi öngörüldüğü hususuna yönelik dava konusu planda herhangi bir açıklama bulunmadığının görüldüğü,Bu durumda, bir çevre düzeni planında olması beklenen alt ölçekli plan çalışmalarını yönlendirecek strateji ve politikalar belirlenmeden, yerleşmeleri çarpık kentsel gelişme ve nüfus artışı baskısından korumaya yönelik ilkeler ortaya konulmadan öngörülen ve kapsamlı inceleme ve analizlere dayanmayan ... kentsel gelişme alanı kararlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmediği,İtiraz-97Uyuşmazlığa konu alanın büyük ölçüde yapılaşmış olduğu, davalı idarece 1/25.000 ölçekli ... Çevre Düzeni Planı kararlarının dava konusu plana aktarıldığının belirtildiği, bu bakımdan kazanılmış hakların korunması ilkesinin gözetilmesi amacıyla, var olan imar planlarının davaya konu plana işlendiği, bölgedeki yapılaşmaların mevcut durumu ve çevresi dikkate alındığında mekansal gelişmenin yönüne ilişkin getirilen kullanım kararın da sakınca bulunmadığı gibi plan notlarında belirtildiği üzere bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, bu alanların tamamının turizm ve konut olması gerekmediği, sosyal ve teknik alt yapı alanlarının alt ölçekli planlarla öngörülebileceği ve sit alanlarına ilişkin ilgili mevzuat ve ilke kararları uyarınca yetkili kurumlar tarafından alınan kararlar doğrultusunda uygulama yapılacağı açık olduğundan, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-98Uyuşmazlıkta, Alaçatı yerleşiminin batısı, █████/2014 tarihinde onanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tarım alanı olarak gösterilmiş iken █████/2014 tarihinde onaylanan planda söz konusu alanın "kentsel gelişme alanı" kullanımına dahil edilerek, bu lekenin doğal sit alanını kapsayacak şekilde büyütüldüğü,Dava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. (34)'te: "Alaçatı: Alaçatı'da, onaylı planlarda bulunan kentsel gelişme alanları yeterlidir. Alaçatı'da, yerleşik alanların yanı sıra, turizm alanları ve tercihli kullanım alanlarında da alt ölçekli planlarda var olan yapılaşma koşullarının korunması kararlaştırılmıştır." açıklamasına yer verildiği,Davalı idarece, Alaçatı yerleşiminin batısındaki alanda yapılaşmalar dikkate alınarak söz konusu değişikliğin yapıldığı belirtilmekte ise de, dava konusu Çevre Düzeni Planının açıklama raporunda, Alaçatı'da, onaylı planlarda bulunan kentsel gelişme alanlarının yeterli olduğu ifade edilmekte olup, █████/2014 tarihli planla yeterli olduğu değerlendirilip bu şekilde planlanan kentsel gelişme alanının, hangi gerekçeyle dava konusu plan ile büyütüldüğünün ortaya konulamadığı,Dolayısıyla, açıklama raporunda ... yerleşiminin ihtiyacına yönelik kentsel gelişme alanına ilişkin ortaya konulan öngörü ile daha sonradan getirilen kentsel gelişme alanı lekesi arasında çelişki bulunduğu açık olup, bu haliyle dava konusu plan kararında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı,İtiraz-99Bilirkişi raporuyla da belirlendiği üzere, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu alanın kaldırıldığı, itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-100Uyuşmazlığa konu alanın büyük ölçüde yapılaşmış olduğu, davalı idarece onaylı mevzii imar plan kararlarının dava konusu plana aktarıldığının belirtildiği, bu bakımdan kazanılmış hakların korunması ilkesinin gözetilmesi amacıyla, var olan imar planlarının davaya konu plana işlendiği, alanın mevcut durumu ve çevresi dikkate alındığında mekansal gelişmenin yönüne ilişkin getirilen kullanım kararın da sakınca bulunmadığı gibi plan notlarında belirtildiği üzere bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, tercihli kullanım alanlarının tamamının turizm ve konut olması gerekmediği, sosyal ve teknik alt yapı alanlarının alt ölçekli planlarla öngörülebileceği, turizm tesis alanlarında 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve ilgili Yönetmelikleri doğrultusunda uygulama yapılacağı ve sit alanlarına ilişkin ilgili mevzuat ve ilke kararları uyarınca yetkili kurumlar tarafından alınan kararlar doğrultusunda uygulama yapılacağı açık olduğundan, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-101Bilirkişi raporuyla da belirlendiği üzere, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu alanın kaldırıldığı ve itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-102Dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, tarım alanları ile ilgili alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı,Öte yandan, davalı idarece, söz konusu alanın davacı idare tarafından onaylanan ... Batı Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında ticaret-turizm-konut-alanı, park, kırsal yerleşme ve günübirlik tesis alanı olarak planlı olduğu, davacı idare ile yapılan çalışmalar neticesinde █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde belirlenen makroformun ve 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı kararlarının geçerli olduğu konusunda uzlaşma sağlandığı ve uyuşmazlık konusunun ortadan kalktığı belirtildiğinden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-103Bilirkişi raporuyla da belirlendiği üzere, █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde uyuşmazlığa konu alanın kaldırıldığı ve itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,İtiraz-104Uyuşmazlığa konu alanın, konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı görülmekle birlikte, dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği ve bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceğinin plan notlarıyla açıklandığı,Öte yandan, davalı idarece █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında itiraz konusu alanının doğu kısmının daraltılmasına karar verildiği anlaşıldığından itiraz konusu gösterimde plan kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-105Uyuşmazlığa konu alanın, konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı görülmekle birlikte, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği ve bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklanmış olduğundan, itiraz konusu gösterimde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,İtiraz-106Dava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. (1)'de, bu planın temel amacının, "Yaşanan hızlı ve kontrolsüz kentleşmenin, parçacı ve sektörel planlamanın yarattığı sorunların ortadan kaldırılması, kentleşme ve sanayileşmenin kontrollü gelişiminin sağlanması, gelişmelerin sürdürülebilir kılınması, ekolojik dengeyi bozacak olası etkilerin engellenmesi, 2025 yılına kadar kültürel ve doğal değerlerin korunmasını sağlayacak biçimde gelişmenin yönlendirilmesidir." şeklinde açıklandığı,Açıklama Raporu Syf (11)'de, "...
: İlçe merkezinde düzenli bir nüfus artışının gelecekte de süreceği görülmektedir. ...., genel olarak kendi mahallelerinden nüfus almaktadır. Nüfus kabulü, yapılan projeksiyon sonucuna planlamada esneklik sağlayacak bir artışla yapılmıştır. Yapılan projeksiyonlarda hedef yıla kadar nüfusta azalmanın en çok ortaya çıktığı bölge .... ilçe sınırları içindeki mahallelerdir. Nüfusun azalmakta olduğu mahallelerde, ... Barajı sulama projesinin etkileri sonrasında göçün azalacağı, mevcut nüfus büyüklüğünün korunacağı varsayımıyla hareket edilmiş ve bu çerçevede .... İlçesi için 2025 hedef yılında 177.000 kişilik kabul nüfusu belirlenmiştir.",Açıklama Raporu Syf. (36)'da, "....
: Planın hedef yılı olan 2025 yılı için 177.000 kişilik nüfus büyüklüğü kabul edilen .... ilçe merkezinde var olan onaylı planların, plan dönemi içinde ortaya çıkacak gereksinimi karşıladığı, yeni kentsel gelişme alanı açılmasına gerek olmadığı düşünülerek mevcut imar planları içinde henüz yapılaşmamış alanlar ile toplu konut proje alanları kentsel gelişme alanı olarak düzenlenmiştir." şeklinde açıklamalara yer verildiği,Dava konusu planın açıklama raporunda, ....'in mahallerinde nüfusun azalmakta olduğu, .... ilçe merkezindeki nüfus artışının ise, kendi mahallerinden gelen göçten kaynaklandığı, dolayısıyla mevcut nüfus büyüklüğünün korunacağının belirtilmiş olmasına karşın, dava konusu plan ile .... için yerleşik alana kıyasla oldukça büyük oranda bir gelişme alanının öngörüldüğü,Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, çevre düzeni planının plan notları ve raporuyla bir bütün olduğu göz önünde bulundurulduğunda, açıklama raporunda bu bölgeye yönelik ortaya konulan öngörü ile ....'e getirilen kentsel gelişme alanı arasında çelişki bulunduğu, bu çelişkinin de planı kusurlandıracak nitelikte olduğunun kabulü gerektiği,Öte yandan, .... ovasının tarımsal sit alanı özelliği dikkate alındığında, açıklama raporundaki projeksiyonun aksine, bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, mevcut yerleşik alana kıyasla oldukça büyük bir kentsel gelişme alanı getirilmesinin, dava konusu planın yaşanan hızlı ve kontrolsüz kentleşmenin yarattığı sorunların ortadan kaldırılması, ekolojik dengeyi bozacak olası etkilerin engellenmesi ile 2025 yılına kadar kültürel ve doğal değerlerin korunmasını sağlayacak biçimde gelişmenin yönlendirilmesi temel amacına aykırılık teşkil ettiği,Bu itibarla, .... kentsel gelişme alanı kullanımı ile açıklama raporunda bu bölgeye yönelik öngörünün çelişkili olduğu görüldüğünden, bu haliyle, dava konusu planın bu kısmında şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı,C. Dava konusu planın plan notları yönünden yapılan değerlendirme:1. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 7.2 sayılı plan notunda:"Bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemez. Bu plan ile belirlenen kentsel gelişme alanları bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu alanların sınırları, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay, yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirilir. " kuralına yer verildiği,Uyuşmazlığa konu düzenlemenin dava konusu planın ölçeğinin gerektirdiği bir karar olduğu, çevre düzeni planları yasal olarak ölçeği ve genelliği gereği uyugulamaya esas olan plan kararları üreten imar planlarından olmadığından, çevre düzeni planından ölçü alınamayıp, planda gösterilen sınırların alt ölçekli imar planlarında netleştirilmesi gerektiği ve planın bu hükmünün ölçeğinin gereği bir zorunluluktan kaynaklandığı, planda gösterilen tüm sınırlar açısından bu kuralın geçerli olduğu, dolayısıyla davacının itirazlarının plan hükmünü kusurlandırmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu plan hükmünde şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı,2. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 7.6 sayılı plan notunda:"... Büyükşehir Belediyesi tarafından bu planın onama tarihinden önce onaylanmış olan çevre düzeni planlarının bu plana aykırı olmayan bölümleri geçerlidir, söz konusu çevre düzeni planlarının bu plan kararlarına göre revizyonu zorunludur, revizyon yapılıncaya kadar arazi kullanımlarının farklılık gösterdiği alanlarda bu plan kararları ve hükümleri esas alınarak uygulama yapılır. Diğer tüm çevre düzeni planları ise ölçeğine bakılmaksızın, yürürlükten kaldırılmış olup bu alanlarda yapılacak alt ölçekli planlarda, bu planın kararları ve hükümleri geçerlidir.Mülga Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından bu planın onama tarihinden önce onaylanmış olan çevre düzeni planlarının kararları geçerlidir." kuralına yer verildiği,Planların kademeli olarak uyumlu olması gereği karşısında imar planlarının ve il bütünü için yapılacak çevre düzeni planlarının bölge veya havza bazındaki çevre düzeni planlarına uygun olmasının yasal bir zorunluluk olduğu, planlama esaslarının temelinde öncelikle üst ölçekli planların yapılması ve sonrasında alt ölçekli planların buna uygun olarak hazırlanıp onaylanmasının yer aldığı, ancak ülkemizde bölge ve havza kapsamında yapılan çevre düzeni planlarının yapılmaya başlanmasının çok eski tarihlere dayanmadığı, bu nedenle, çevre düzeni planlarının onayından önce onaylanmış planların hukuki statüsüne ilişkin çevre düzeni planlarında plan notları getirilmesi ihtiyacı doğduğu, özellikle plan notları ile çevre düzeni planının onayından önce onaylanmış bulunan imar planlarının belirli koşullar altında geçerli olduğunun kabul edilmesinin kazanılmış hakların korunması amacıyla öngörüldüğü, dava konusu çevre düzeni planında da bu yönde düzenleme yapıldığı, ayrıca onaylı imar planlarında bu planın ilkeleri ve nüfus kabulleri doğrultusunda uygulama yapılmasının sağlanmasına ilişkin plan notu getirildiği, söz konusu düzenlemenin amacının ise, henüz uygulama yapılmamış alanlarda bu çevre düzeni planı ile sağlanmak istenen genel, bütünsel ve sürdürülebilir kararlarla, nüfusun yerleşme alanlarında dengeli dağılımı, korunması gereken alanların yapılaşmadan uzak tutulması gibi planlamanın mümkün olduğunca zedelenmesinin önüne geçilmesi olduğu,Bu bağlamda, davaya konu planın onayından önce yürürlükte bulunan il çevre düzeni planı hükümlerinin bu plana aykırı olmayan hükümlerinin geçerli olduğu ve revizyon yapılıncaya kadar farklılık gösteren plan kararlarında, bu plan kararlarının geçerli olduğunu düzenleyen ve onaylı imar planlarında, bu planın ilkeleri ve nüfus kabulleri ve 7.6 maddesi doğrultusunda uygulama yapılacağına ilişkin davaya konu plan notlarında hukuka aykırılık bulunmadığı,Diğer taraftan davacı tarafından, anılan plan notlarının, bu plan üzerinden ölçü alınarak uygulamaya gidilmesinin mümkün olmadığı yönündeki plan notu ile çeliştiğinin iddia edildiği, çevre düzeni planlarının, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları üreten stratejik planlar olup, söz konusu plana dayanılarak yapılacak parsel bazında fiziki kullanım kararları belirleyen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarından farklı olduklarından, bu planlardan uygulamaya geçilememesinin mevzuat uyarınca çevre düzeni tanımına uygun olduğu, davacının mekansal kullanım kararlarına yönelik itirazlarının ise tek tek değerlendirildiği,Bu durumda, itiraz konusu plan hükmünde çevre düzeni planı yapım, amaç ve yöntemine aykırılık bulunmadığı,3. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 7.25 sayılı plan notunda:"Bu plan kapsamındaki alanlarda, ihtiyaç olması halinde güvenlik, sağlık, eğitim bölge parkı/büyük kentsel yeşil alanlar v.b. gibi sosyal donatı alanları, kent veya bölge/havza bütününe yönelik her türlü atık bertaraf tesisleri ve bunlarla entegre geri kazanım tesisleri, arıtma tesisleri, belediye hizmet alanı, mezbaha, karayolu, demiryolu, havaalanı, baraj, enerji iletimi, yenilenebilir enerji üretim ve doğalgaz depolama gibi teknik altyapı alanları, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve serbest bölgeler yapılabilir. Bu kullanımlara ilişkin imar planları; ÇED Yönetmeliği kapsamında kalanlar için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının bulunması, ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında olanlar için ise ilgili kurum ve kuruluşların uygun görüşü olması kaydı ile bu planda değişikliğe gerek olmaksızın, kurum ve kuruluşların görüşlerine uyularak ilgili idaresince hazırlanır ve onaylanır. Onaylanan planlar sayısal ortamda veri tabanına işlenmek üzere Bakanlığa gönderilir. Söz konusu tesisler/tesis alanları amacı dışında kullanılamazlar.Yakma veya katı atık düzenli depolama alanlarının yanı sıra fiziksel/kimyasal/biyolojik önişlem ünitelerini içeren entegre atık bertaraf veya geri kazanım tesislerinin yer seçimi, atığın en yakın ve en uygun olan tesiste bertaraf edilmesi ilkesi çerçevesinde, bölgenin atık miktarı dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruşların görüşü doğrultusunda belirlenir." kuralına yer verildiği,Davacı tarafından, 17 sayılı itirazda, plan içeriği ve kapsamı başlığı altında ileri sürülen benzer iddialarla planın amacının ölçeğine ve planlamanın bütünlüğü ilkesine aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, bu aşamada ise plan notunun doğrudan kendisine itiraz edildiği,Dairelerince, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarına yönelik açılan dava dosyalarında söz konusu hükmün, fazlasıyla genel bir madde olduğu hangi kullanım ve yatırımların plan değişikliği gerektirdiğinin çerçevesi çizilmek suretiyle plan hükmünün yeniden düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptaline karar verildiği,Söz konusu gerekçenin dava konusu plan hükmü içinde geçerli olmakla birlikte, █████/2018 onay tarihli planla yapılan değişiklik ile güvenlik, sağlık, eğitim, sosyal donatı alanları, büyük kentsel yeşil alanlar, atık ve bertaraf tesisleri, sosyal teknik altyapı, belediye hizmet alanı mezbaha kullanımlarının plan değişikliği olmaksızın yapılabileceği belirtilerek dava konusu plan hükmünün çerçevesi çizilmiş ise de, dava konusu plan hükmüne yönelik olarak işlem tarihi itibarıyla yargılama yapıldığından, işlem tarihinde fazlasıyla genel bir madde olan plan hükmünün hangi kullanım ve yatırımların plan değişikliği gerektirdiğinin çerçevesi çizilmek suretiyle yeniden düzenlenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, işlem tarihi itibarıyla dava konusu plan hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı,4. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 7.33 sayılı plan notunda:"Bu plan kapsamındaki alanlarda, kentsel yerleşme alanları dışında gereksinim duyulması halinde; kalan ve Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) tahsis edilmiş alanlarda TOKİ tarafından üretilecek toplu konut alanlarına ilişkin başvurular, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna tabi alanlara ilişkin uygulamalar ve İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 6107 sayılı Kanun uyarınca yapılacak uygulamalar bu planın koruma, gelişme ve planlama ilkeleri ve nüfus kabulleri çerçevesinde ilgili idaresince değerlendirilir. Bu doğrultuda hazırlanacak alt ölçekli planlar sayısal ortamda veri tabanına işlenmek üzere Bakanlığa gönderilir.Söz konusu taleplerin kenrsel ve kırsal yerleşme alanları içerisinde kalması durumunda ise, imar planı bütünlüğü çerçevesinde ve nüfus kabulü dahilinde, ilgili idaresince alt ölçekli planlarda değerlendirilir." kuralına yer verildiği,Dava konusu 7.33 sayılı plan notu ile, çevre düzeni planında belirlenen kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının dışında da plan değişikliğine gerek olmaksızın TOKİ tarafından plan hazırlanarak konut inşa edilebileceğinin öngörülmesinin, çevre düzeni planında belirlenen kentsel ve kırsal gelişme alanlarının dışında konut üretilmesine yol açacağı, dolayısıyla dava konusu planın bütününde sağlanmaya çalışılan nüfus, yoğunluk ve alan kullanımı dengesini bozabilecek olması nedeniyle plan hiyerarşisi ve çevre düzeni planı yapma amaç ve yöntemleriyle bağdaşmadığı,Ancak söz konusu plan notunda değişikliğe gidildiği ve 7.28 sayılı maddede yeniden düzenlendiği, yeni halinde ise bu planda kentsel yerleşme alanları içinde kalan alanlarında TOKİ tarafından yürütülen uygulamalara ilişkin başvuruların, bu planın koruma, gelişme ve planlama ilkeleri ve nüfus kabulleri ve çevre imar bütünlüğü çerçevesinde ilgili idaresince alt ölçekli planlarda değerlendirilebileceğinin düzenlendiği,Plan Hükümlerinin 7.28 sayılı maddesinde ise: "Bu plan kapsamındaki; Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) tahsis edilmiş alanlarda, toki tarafından üretilecek toplu konut alanlarına ilişkin başvurular, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna tabi alanlara ilişkin uygulamalar ve İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 6107 sayılı kanun uyarınca yapılacak uygulamalar bu planın koruma, gelişme ve planlama ilkeleri ve nüfus kabulleri çerçevesinde ilgili idaresince değerlendirilir. Bu doğrultuda hazırlanacak alt ölçekli planlar sayısal ortamda veri tabanına işlenmek üzere bakanlığa gönderilir. Söz konusu taleplerin kentsel ve kırsal yerleşme alanları içerisinde kalması durumunda ise, imar planı bütünlüğü çerçevesinde ve nüfus kabulü dahilinde, ilgili idaresince alt ölçekli planlarda değerlendirilir." kuralına yer verildiği,Dairelerince, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarına yönelik açılan diğer dava dosyalarında söz konusu hükmün, bu plan kapsamında kentsel gelişme ve yerleşme alanları dışında da TOKİ tarafından konut üretme amacıyla alt ölçekli plan yapılmasının uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, dava konusu 7.28 sayılı plan hükmünde yer alan bu plan kapsamındaki ifadesinin █████/2018 tarihli değişiklikle "bu planda kentsel yerleşme alanları" içinde şeklinde değiştirilmiş ise de, işlem tarihi itibarıyla yargılama yapıldığından, davaya konu 7.28 sayılı plan hükmünün TOKİ'nin ve 6306 sayılı Kanuna tabi Alanlara İlişkin Uygulamalara Yönelik plan yapma yetkisine sahip kuruluşların üst ölçekli cevre düzeni plan kararı olmadan ve bu plana aykırı bir şeklide arazi kullanım kararı belirlenmesine yol açacağı, ÇDP'nında belirlenen kentsel ve kırsal gelişme alanlarının dışında da plan hazırlayıp konut inşa edebileceğini öngörmesi nedeniyle ÇDP'nında belirlenen kentsel ve kırsal gelişme alanlarının dışında konut üretilmesinin plan hiyerarşisi ve çevre düzeni plan yapma amaç ve yöntemleriyle uyuşmadığı, bu itibarla plan hükmünde işlem tarihi itibarıyla mevzuata uyarlık bulunmadığı,5. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 7.44 sayılı plan notunda:"Orman Kanununun 2. maddesinin (b) bendine konu olan alanlarda hukuki durumda olabilecek değişikliklerin sonucuna göre, Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü görüşleri alınarak, bu alanlarda mahkeme kararları sonucu doğacak haklar saklı kalmak kaydıyla, sanayi alanı amaçlı kullanım talepleri dışında kalan “yerleşim alanı” talepleri, çevre imar bütünlüğü ve çevresel kullanımlar dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda bu planın nüfus kabulleri ve alansal büyüklükleri aşılmamak kaydıyla çevre düzeni planında değişiklik gerekmeksizin alt ölçekli planlarda değerlendirilebilir. Tarımsal nitelik kazanmış olan kısımlarda ise bu planda değişikliğe gerek olmaksızın bu planın ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır." kuralına yer verildiği,Orman Kanunu'nun 2.maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde, █████/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarının orman sınırları dışına çıkartılacağı, orman sınırları dışına çıkartılan bu yerlerin Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılacağı, uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılacağı, bu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir suretle daraltma yapılamayacağının hükme bağlandığı,Orman Kanunu'nun yukarıda aktarılan 2/B maddesine konu olan alanların öngörülen koşullar gerçekleştiğinde orman statüsünden çıkarılmasına kanunla izin verilmekte olup orman statüsünde olabilecek her değişikliğin (çok küçük bir alanda da olabileceği göz önünde bulundurulduğunda) çevre düzenine konu edilebilecek bölgesel nitelikte stratejik bir karar olmasının gerekmediği, bu bağlamda, dava konusu plan notu ile orman niteliğine haiz alanların statüsüne yönelik Kanundan kaynaklı değişiklik sonucunda ilgili kurum görüşleri doğrultusunda yerleşim alanı taleplerinin çevre imar bütünlüğü ve çevresel kullanımlar dikkate alınarak bu planda değişiklik gerekmeksizin alt ölçekli planlarda değerlendirilebilmelerine izin verilmesinde, çevre düzeni planı amaç ve yöntemine aykırılık olmadığından itiraz konusu bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı,6. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 7.52 sayılı plan notunda:"Bu planın onayından önce İller Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilerek çalışmaları başlatılan alt ölçekli planlar ilgili kurum ve kuruluş görüşlerine uyulmak kaydı ile bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın yapılır ve onaylanır. Onaylanan planlar veri tabanına işlenmek üzere sayısal ortamda Bakanlığa gönderilir." kuralına yer verildiği,Uyuşmazlık konusu plan notunun dava konusu planın onayından sonra kaldırıldığı, dolayısıyla itiraz konusunun giderildiği görüldüğünden bu plan hükmü yönünden davanın konusuz kaldığı,7. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.1.1.3 sayılı plan notunda:"Kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları v.b. gibi çalışma alanları yer alabilir." kuralına yer verildiği,Çevre düzeni planlarının leke plan olmaları nedeniyle uygulamaya ilişkin imar planlarından farklılık arz ettiği, kentsel yerleşme alanlarının sınırlarının ve bu alanlarda söz konusu alanın ihtiyacı olan mevzuatta öngörülen asgari standartlar oranında yeşil alan ve sosyal ve teknik alt yapı alanı ancak imar planlarında netleştirilebileceği, zira mekansal stratejik yer seçimlerinin genel olarak gösterildiği çevre düzeni planlarının parsele özgü kararlar üretmesinin ölçek nedeniyle mümkün olmamakla birlikte, çevre düzeni planının yapılış amaç ve konusuna da girmediği, bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi ağaçlandırılmasına karar verilen küçük ölçekli alanların stratejik bir plan kararı olmadığı için alt ölçekli planlarda belirlenmesinde planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı, bu bakımdan davacı tarafından ileri sürülen hususların uyuşmazlığa konu plan notunu kusurlandırmayıp stratejik önemi olan bir yeşil kuşağın parçası niteliğinde olan alanların, çevre düzeni planında gösterileceği ve bu şekilde bir alanın dava konusu planda gösterilmediği ileri sürüldüğünde ayrıca değerlendirileceği,Bu durumda, itiraz konusu plan hükmünde çevre düzeni planı yapım, amaç ve yöntemine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,8. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.1.2.5 sayılı plan notunda:"İmar planı olmayan kırsal yerleşme alanlarında konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile turizm tesislerinde yapılanma koşulları: Maks. Bina yüksekliği: 6,50m. (2kat), Maks. Emsal:0,50'dir. Silo, Samanlık, yem deposu, vb. yapılar için maksimum bina yüksekliği ihtiyaç doğrultusunda belirlenir." kuralına yer verildiği,Çevre düzeni planlarının, parsel bazında fiziki kullanım kararları belirleyen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarından farklı olarak, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları üreten stratejik planlar olduğu, bu nedenle davacının yapılaşma koşullarına ilişkin talebinin, alt ölçekli planlama çalışmaları doğrultusunda imar planlarında belirlenebilecek nitelikte olup dava konusu planın ölçeği gereği düzenlenmesine yer olmadığı,Bu bakımdan, itiraz konusu düzenlemede çevre düzeni planı ilke ve esasları ile yapım yöntemlerine aykırılık bulunmamadığı,9. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.2.3.7 sayılı plan notunda:"Bu alanlarda yapılanma koşulları
:Min.ifraz:5000m2, Maks.emsal:0,50'dir." kuralına yer verildiği,Dava konusu plan notunun "Bu alanlarda yapılaşma koşulları alt ölçekli planlarda belirlenecektir." şeklinde değiştirildiği, bu durumda davacının itiraz ettiği husus giderildiğinden bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,10. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.4.7.4 sayılı plan notunda:"Golf tesislerinde, golf sahası-parkuru, golf kulübü, golf villaları, konaklama tesisleri, yeme-içme ve eğlence tesisleri ile bu kullanımlara dönük diğer donatı ve kullanım alanları yer alabilir." kuralına yer verildiği,Plan notlarının 8.4.7.1, 8.4.7.2, 8.4.7.3, 8.4.7.4, 8.4.7.5, 8.4.7.6, 8.4.7.7, 8.4.7.8 sayılı maddelerine kararda yer verilerek,Davacı tarafından, golf tesisi alanlarında turizm tesis niteliğinde konaklama tesisleri de yapılabileceği, bu suretle büyük oranda amacı dışında kullanılacağı, ayrıca alan büyüklükleri düşünüldüğünde konaklama tesis alanları için toplam inşaat alanlarına yönelik herhangi bir sınırlama getirilmediği iddia edilmiş ise de, 8.4.7.8 sayılı plan notuna göre maksimum 6000 m2 kapalı alan yapılabileceği, bu bakımdan bir sınırlama olduğu ve golf tesisinin amacına uygun olarak sadece golf tesisinden yararlananlar için sınırlı konaklama amaçlı yapıların yapılabileceği, turizm tesisi niteliğinde yapıların yapılamayacağı dikkate alındığında, davacının iddialarının planı kusurlandıracak nitelikte görülmediği,Bu durumda, itiraz konusu plan hükmünün çevre düzeni planı yapım, amaç ve yöntemine aykırılık bulunmadığı,11. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.7.1 sayılı plan notunda:"Bu kapsamdaki tarım arazileri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmeliğinde tanımlanan tarım arazileri sınıflarına ayrılmamış olup tarım arazilerinin sınıflaması, ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacaktır." kuralına,8.7.7 sayılı plan notunda
:"5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca mutlak tarım arazisi ve marjinal tarım arazisi olarak belirlenen tarım arazilerinde; T.C. Başbakanlık, T.C.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ilgili bakanlıklar ve bunların bağlı kuruluşları tarafından desteklenen projeye dayalı tarımsal faaliyetler kapsamında tarımsal amaçlı yapılar (tarımsal kalkınma kooperatiflerince uygulanan projeler, üretici birlikleri/kooperatifleri tarafından uygulanan projeler, Avrupa Birliği kaynaklı projeler, Dünya Bankası destekli projeler, sosyal riski azaltma projesi kapsamında uygulanacak projeler gibi) ile destekleme projeleri ile en az 100 büyükbaş, 200 küçükbaş ve üzeri kapasiteli hayvancılık veya 50.000 adet ve üzeri kapasiteli kanatlı hayvancılık yatırımlarında yapılaşma emsali %50 oranında arttırılabilir." kuralına yer verildiği,Tarım arazilerinin sınıflandırılmasının, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda öngörülen usullere göre yapılması kanun gereği olup, söz konusu sınıflandırmayı içeren arazi kullanım planlarının dava konusu plana altlık oluşturacak veriler olduğu, ancak veri olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle dava konusu planlama alanının tamamının sınıflandırılmış olması gerektiği, bunun yanı sıra söz konusu arazinin çevre düzeni planına işlenebilecek ölçülerde bölgesel kararlar niteliğinde olması gerektiği, zira sınıflandırmanın parsel ölçeğinde dahi yapılabildiği, bu bakımdan dava konusu düzenlemede mevzuata, çevre düzeni planı yapım yöntem ve tekniklerine aykırılık görülmediği,Öte yandan, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 63. maddesi ile plan notlarının 8.7.18.1 ve 8.7.22 sayılı maddelerine kararda yer verilerek,İtiraza konu 8.7.7 sayılı plan notunda ise, tarımsal üretimin desteklenmesi amacıyla Başbakanlık, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, ilgili Bakanlıklar ve bunların bağlı kuruluşları tarafından desteklenen projeye dayalı tarımsal faaliyetler kapsamında tarımsal amaçlı yapı yapılması durumunda ve destekleme projeleri ile en az 100 büyükbaş, 200 küçükbaş ve üzeri kapasiteli hayvancılık veya 50.000 adet ve üzeri kapasiteli kanatlı hayvancılık yatırımlarında yapılaşma emsal değerlerinin %50 oranında artırılmasının; yörenin özelliği, ihtiyacı ve bölgesel ve yerel kalkınmayı sağlayabilmek açısından uygun olduğu, ayrıca Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'ne atıfta bulunan plan notu uyarınca maksimum emsal oranının %40'ı (plan notuna göre marjinal tarım arazileri için %45 olarak hesaplansa da) geçemeyeceği dikkate alındığında, bu konuya ilişkin olarak hukuka aykırılık bulunmadığı,12. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.11.5 sayılı plan notunda:"Bu planda orman alanı olarak belirlenmiş, ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7. tarım arazileri plan hükümleri geçerlidir. Ancak, orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece, tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftçinin barınması amaçlı yapılar yer alabilir. Müştemilatlar emsale dahildir. Bu alanlar için yapılaşma koşulu:min. parsel=5000 m², emsal=0.05, hmaks=2 kat, maks. toplam inşaat alanı= 250 m²’dir." kuralına yer verildiği,Planda orman alanı olarak gösterilmekle beraber özel mülkiyete tabi olup, mülkiyeti kesinleşmiş ve tapu tescil edilmiş alanların, özel mülkiyete tabi olması ve orman niteliğinde olmaması nedeniyle orman olarak gösterilmeyeceği, ancak tarım arazilerine ilişkin hükümler getirilerek bu alanların korunmasının sağlanmasının amaçlanması nedeniyle mevzuata uygun olduğu, yapılacak yapılar için emsal oranının da tarım arazileri için öngörülen emsal oranına ve mevzuata uygun olduğu,13. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.12.2 sayılı plan notunda:"Bu planda, ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiş alanların ilgili idarelerce alt ölçekli planlarda ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmemesi durumunda bu alanlar içinde yer alan özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7.20. dikili tarım arazileri plan hükümleri geçerlidir. Dört tarafı orman alanı ile çevrili olan parsellerde bu planın 8.11.5 hükmü uygulanır." kuralına yer verildiği,Esasen davacının itirazının, dava konusu plan notunda yer alması uygun görülmemekle birlikte, █████/2018 onay tarihli çevre düzeni planı değişikliğinde, 8.12.1 sayılı plan notuna "Bu alanlarda günübirlik kullanım alanları yer alabilir. Bu kullanımlara ilişkin yapılaşma koşulları alt ölçekli planlarda belirlenecektir." yönünde davacının talebi doğrultusunda değişikliğe gidildiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,14. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.17.7.1 sayılı plan notunda:"Bu plan kapsamındaki arkeolojik sit alanlarında (planda gösterilmiş ya da gösterilmemiş, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alınmış kararlar ile bu plandan önce onaylanmış koruma amaçlı imar planları yürürlüktedir." kuralına,8.17.7.2 sayılı plan notunda
:"Bu plan kapsamındaki doğal sit alanlarında (planda gösterilmiş ya da gösterilmemiş, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Bakanlığa bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez ve Bölge Komisyonu tarafından alınmış kararlar ile bu plandan önce onaylanmış koruma amaçlı imar planları yürürlüktedir." kuralına yer verildiği,Dava konusu plan notunda, █████/2018 tarihinde yapılan değişiklikle, sit alanlarına ilişkin oldukça detaylı ve davacının itirazı doğrultusunda değişiklik yapıldığı görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı,15. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.18.3.2 sayılı plan notunda:"Bu planda liman alanı olarak gösterilen alanların bir bölümü ilgili mevzuata aykırı olmamak üzere liman geri sahası olarak kullanılabilir. Liman alanı olarak planlanan alanların liman gerisi kullanım açısından yetersiz olması durumunda, bu planın ilkeleri ve ilgili mevzuatla çelişmemek koşuluyla, bu planda hangi kullanımda kaldığına bakılmaksızın ilgili kurumların görüşleri alınarak liman alanlarına bitişik liman geri sahası planlanabilir." kuralına yer verildiği,Dava konusu Çevre Düzeni Planının 8.18.3.2 sayılı plan uygulama hükmü uyarınca, liman alanı olarak planlanan alanların liman gerisi kullanım açısından yetersiz olması durumunda, bu planın ilkeleri ve ilgili mevzuatla çelişmemek koşuluyla, bu planda hangi kullanımda kaldığına bakılmaksızın, alt ölçekli planlarda liman alanlarına bitişik liman geri sahası olarak planlanabileceğinin anlaşıldığı,Çevre düzeni planının niteliği göz önünde bulundurulduğunda, liman ve liman geri sahası kullanımı kararının, çevresel etkilere yönelik alt ölçekli planları yönlendirmesi beklenen ilke ve stratejilerin oluşturulması ve koruma-kullanma dengesinin sağlanması açısından, üst ölçekli çevre düzeni planı kapsamında ele alınması gerektiği,Nitekim, dava konusu Çevre Düzeni Planının lejantında da liman ve liman geri sahası gösteriminin yer aldığı,Öte yandan, çevre düzeni planı değişikliğini gerektirecek nitelikte ve büyüklükte bir liman ve liman geri sahası alanının, üst ölçekteki planda değişiklik yapılmaksızın doğrudan alt ölçekli planda belirlenmesi, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturacağı gibi alt ölçekli planları yönlendirecek ilke ve stratejileri oluşturması beklenen çevre düzeni planının işlevsiz kalmasına sebebiyet vereceği,Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, liman geri sahası alanlarını, dava konusu Çevre Düzeni Planının konusu olmaktan çıkartarak, üst ölçekli planı işlevsiz hale getirdiği açık olan dava konusu plan hükmünde bu haliyle hukuka uyarlık görülmediği,16. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.18.4.4"T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğundaki güzergahlarda akaryakıt ve lpg istasyonları ile bunlara bütünleşik olan, konaklama tesisi, yeme içme tesisi v.b. karayoluna hizmet verecek tesisler yer alabilir. Bu alanlarda yapılacak imar planları ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda, bu planda değişiklik yapılmaksızın ilgili idaresince onaylanabilir. Bu alanlarda yapılanma koşulları: maks. Emsal=0.40, yapı yapılabilecek min. parsel büyüklüğü=5.000 m2’dir." kuralına,8.18.4.5 sayılı plan notunda
:T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu dışındaki güzergahlarda ve köy yollarında, mevzuata uygun olmak koşulu ile akaryakıt ve lpg istasyonları yapılabilir. Bu alanlarda yapılacak imar planları ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda, bu planda değişiklik yapılmaksızın ilgili idaresince onaylanabilir. Bu alanlarda yapılanma koşulları: maks. Emsal=0.20, yapı yapılabilecek min. parsel büyüklüğü=2.000 m2’dir." kuralına yer verildiği,Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu plan notu ile bu alanlara ilişkin yapılaşma koşullarının üst sınırlarının belirtilmesinde bir sakınca görülmediği,17. Uyuşmazlık konusu düzenlemeDava konusu planın 8.18.5 sayılı plan notunda,".... tarafından belirlenen yüzey ve yer altı su kaynaklarının koruma alanları ile içme ve kullanma suyu rezervuarlarının koruma alanlarında .... Su Havzaları Koruma Yönetmeliği hükümlerine uyulması zorunludur." kuralına yer verildiği,Dava konusu planın yürürlükte bulunan son halinde 8.18.5.1 sayılı plan notunda, "Su kaynaklarının dengeli kullanımı esastır. Su kullanımında suyun verimli kullanılması sağlanacaktır. Havzada su kaynaklarının korunmasına ilişkin yapılacak çalışmalar Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, İçme-kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik ve .... Su Havzaları Koruma Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yürütülecektir." kuralının,8.18.5.2 sayılı plan notunda, "Bu plan kapsamında kalan su havzalarının tamamında Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ya da .... tarafından havza yönetim planları hazırlanacaktır." kuralının,8.18.5.8 sayılı plan notunda, "... kentine içme ve kullanma suyu temin edilmesi amacıyla ilgili mevzuatı çerçevesinde .... tarafından belirlenen yüzey ve yer altı su kaynaklarının koruma alanları ile içme ve kullanma suyu rezervuarlarının koruma alanlarında .... Su Havzaları Koruma Yönetmeliği hükümlerine uyulması zorunludur." kuralının,7.39 sayılı plan notunda, "İçme ve kullanma suyu kaynağı olarak belirlenmiş alanlarda Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, İçme-kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik ve .... Su Havzaları Koruma Yönetmeliği hükümleri geçerli olup içme ve kullanma suyu koruma kuşakları içinde kalan tüm kentsel ve kırsal yerleşmelerin altyapıları öncelikle ele alınıp iyileştirilecektir. Bu alanlarda yapılacak uygulamalarda T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Ve ... Su Ve Kanalizasyon (....) Genel Müdürlüğü’nün görüşü alınacaktır." kuralının,8.15.14 sayılı plan notunda, "... kentine içme ve kullanma suyu temin edilmesi amacıyla .... tarafından belirlenen yüzey ve yer altı su kaynaklarının koruma alanları ile içme ve kullanma suyu rezervuarlarının koruma alanlarında, yapılacak, sürdürülecek madencilik faaliyetlerinde .... Su Havzaları Koruma Yönetmeliği hükümlerine uyulması zorunludur." kuralının yer aldığı,Yeniden düzenlenen plan notlarında, bu alanlarda mevzuat uyarınca iş ve işlemlerin yürütüleceği belirtilmiş olup itiraz konusu plan notuna ilave edilmesi gereken bir husus bulunmadığı gerekçesiyle,Dava konusu B-7, B-12, B- 44, B-62, B-65, B-88, B-96, B-98, B-106, C-15, C-3 ve C-4 sayılı itirazların iptaline,Dava konusu A (Genel iddialar yönünden), B-4, B-8, B-10, B-16, B-17, B-18, B- 22, B-23, B-25, B-29, B- 30, B-32, B-33, B-35, B-36, B- 37, B- 39, B- 40, (Üniversite alanına ilişkin kısım yönünden), B-41, B- 45, B- 49, B- 54, B- 55, B-57, B-59, B-61, B-63, B- 64, B-70, B-72, B-73, B-74 (Fuar alanı dışında kalan kısımlar yönünden), B-76, B-82, B- 83, B-85, B-86, B-87, B-90, B-91, B- 93, B-94, B-97, B- 100, B- 104, B-105 sayılı itirazlar ile C-1, C-2, C-5, C-7, C-8, C-10, C-11, C-12, C-16, C-17 sayılı plan hükümleri yönünden davanın reddine,Dava dilekçesinde yer alan B-1, B-2, B- 3, B- 5, B- 6, B-9, B-11, B- 13, B-14, B-15, B-19, B-20, B-21, B-22, B-24, B-26, B-27, B-28, B-31, B-34, B-38, B-40 (Kentsel gelişme alanına ilişkin kısım yönünden) B-42, B-43, B-46, B-47, B-48, B-50, B-51, B-52, B-53, B-56, B- 58, B-60, B-66, B- 67, B- 68, B-69, B- 71, B-74 (Fuar alanına ilişkin kısım yönünden), B-75, B-77, B-78, B-79, B- 80, B-81, B-84, B-89, B-92, B-95, B-99, B-101, B- 102, B-103 sayılı itirazlar ile C-6, C-9, C-13, C-14 sayılı plan hükümleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, Daire kararının, davanın reddine ilişkin kısmı ile hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bazı hususlar yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısım yönünden Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Dava konusu kentsel gelişme kararları ile sanayi alanları yönünden;Bilirkişi raporunda, dava konusu Çevre Düzeni Planına yönelik olarak; nüfus projeksiyonları ve buna bağlı nüfus atamalarının yanlış belirlendiği, plana ilişkin verilerin de güncel olmadığı tespitlerine yer verilmiş olup, planın güncel verilere dayanmaması, gelişme öngörülerinin yanlış belirlenmesine ve gereğinden daha büyük nitelikte gelişme alanları ile sanayi alanlarının planlanmasına yol açabileceğinden, bu hususun planın bu kararlarını sakatlar nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.Öte yandan, 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan uygulama hükmü yönünden, dosyanın ve bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, orman alanı kapsamından çıkarılan Orman Kanunu'nun 2/B hükmüne tabi alanlarını, dava konusu Çevre Düzeni Planının konusu olmaktan çıkartarak, üst ölçekli planı işlevsiz hale getirdiği sonucun ulaşıldığından, plan hükmünde hukuka uyarlık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz istemin kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve Daire kararının yukarıda belirtilen kısımlar yönünden bozulmasının, diğer kısımlar açısından onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca,Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:İLGİLİ MEVZUAT
:2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli Çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan █████/2014 ve tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına,"Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.Anılan 19. maddenin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı,4. fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir."; 5. fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralları bulunmaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyize konu Daire kararında, yargısal inceleme davacının itirazları numaralandırmak suretiyle yapılmış olup, Kurulumuzca da aynı usul benimsenerek değerlendirme yapılmıştır.Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, İtiraz 32-... ilçesi, ... ve ... Mahalleleri kentsel gelişme alanı, İtiraz 75-... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı, İtiraz 97- ... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı, İtiraz 100-... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı, İtiraz 102-... ilçesi, ... kentsel yerleşik alan, İtiraz 105-... Mahallesi, kıyı kesimi kentsel gelişme alanı ile 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan hükmü haricinde kalan kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.1) İtiraz 32-... ilçesi, ... ve ... Mahalleleri kentsel gelişme alanı,Davacı tarafından, alanın, daha önce onaylanan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "tarım alanı ve ... Nehri taşkın alanı" belirlenmiş iken, dava konusu değişiklik ile "kentsel gelişme alanı" olarak düzenlendiği, ancak bölgenin tarım alanı niteliği ve taşkın alanı olması da dikkate alındığında, söz konusu değişikliğin şehircilik ve planlama ilkelerine ve mevzuata uygun olmadığı ileri sürülmüştür.Davalı idare tarafından, dava konusu plan kararı ile gerek altyapı gerekse üstyapı maliyetlerinin azaltılması, planlamada fonksiyonel ve uygulama bütünlüğünün sağlanması ve kaçak yapılaşmalann önlenmesinin hedeflendiği, söz konusu plan kararında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, kaldı ki kentsel gelişme alanı olarak planlanan alanın bir kısmının 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında da "idari tesis alanı" olarak planlandığı savunulmuştur.Bilirkişi raporunda, "Söz konusu alana ilişkin olarak aslında her iki planın öngörüleri benzerdir. Tek fark davaya konu planda bir noktada kentsel gelişme alanı olarak gösterilen yer, davacının onadığı planda idari tesis alanı olarak planlanmıştır.Ayrıca davaya konu plandaki bu kentsel gelişme alanının büyüklüğü davacı planındaki idari tesis alanından bir miktar fazladır ve buradaki tarımsal alanda sınırlı da olsa bir azalmaya neden olabilecektir. Ancak bu alana ilişkin olarak iki plan arasında stratejik önemde bir plan yaklaşımı farklılaşması söz konusu değildir.Yolun güneyinde idari alan ile kentsel gelişmenin bütünleşmesi yönündeki öngörü stratejik olarak önemli bir vurgu içeren bir karar olarak değerlendirilmemektedir. Dolayısıyla, planın bu kısmındaki plan kararlarında şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından bir sakınca tespit edilmemiştir." görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.Daire tarafından, uyuşmazlığa konu alana getirilen kullanım kararlarının benzerlik gösterdiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere alanın konumu ve büyüklüğü iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında ileri sürülen kullanım kararlarının dava konusu planın değiştirilmesini gerektirecek stratejik mekansal bir kullanım kararı niteliğinde olmadığından dava konusu plan gösteriminde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, aynı planın iptali istemiyle açılan başka bir davada, Danıştay Altıncı Dairesinin E:█████████ sayılı dosyasında, Daire tarafından mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu alan açısından; "İtiraz maddesinde, (1) Tarım alanı olan bir yerin yapılaşmaya açıldığı, (2) Taşkın alanında kalan bir bölgenin yapılaşmaya açıldığı, şeklindeki iki konunun gündeme geldiği,Tarım alanlarının hiçbir şekilde yapılaşmaya açılmaması gerektiğinin 5403 sayılı Kanun ile güvence altına alındığı, taşkın alanında kalan bir bölgenin yapılaşmaya açılması konusunda, █████/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin “Mekansal Plan Kademelenmesi ve Genel Esaslar” başlıklı 3. bölümünün “Genel planlama esasları” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planların, aynı maddede belirtilen planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılacağı, planlarda afet, jeolojik ve doğal veriler esas alınacağı hususlarının hüküm altına alındığı,Taşkın alanı olan bir bölgenin davaya konu çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı olarak önerilmesinin Mekansal Planlar Yönetmeliği’ne aykırı olduğu,Ayrıca, █████/1943 tarihinde kabul edilen 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu'nun: 1. maddesinde, "Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Cumhurbaşkanı kararı ile tesbit ve ilan edilir."; 3. maddesinde ise, "Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır. Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa Nafıa Müdürünün teklifi üzerine valinin karariyle yıktırılır veya kaldırılır ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır.", hükümlerinin bulunduğu,7269 sayılı Kanun’un 3. maddesinin, su baskınına uğramış veya uğrayabilecek bölgelerde “...yeniden yapılacak … resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar … Bayındırlık Bakanlığının mütalaası da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle tespit olunur.” hükmünü içerdiği, aynı maddede, “Yer kayması, kaya düşmesi, çığ gibi afetlere uğrıyabilecek meskün yerlerde alınacak önleyici tedbirler İmar ve İskan Bakanlığınca, su baskınına uğrıyabilecek yerlerde ise, Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu bakanlıkça alınır.” denilerek, su taşkını alanlarının kesinlikle yapılaşmaya açılamayacağı ifadesini ortadan kaldırdığı, ancak aynı Kanun, taşkın alanı içinde kalan herhangi bir yerleşim yerinin başka bir bölgeye nakledilebileceğini belirterek, bu alanların yapılaşma için sakıncalı yerler olduğunu belirttiği,█████/2006 tarih ve 26284 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ███████ sayılı Dere Yatakları ve Taşkınlar ile ilgili Başbakanlık Genelgesi'nin, 4373 sayılı “Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Koruma Kanunu” içinde lüzumlu görülen tedbirler alınacağı ve yasaklanan faaliyetlerin önlenmesinin takip edileceği, kuralını getirdiği,█████/2010 tarih ve 27499 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2010/5 sayılı Akarsu ve Dere Yataklarının Islahı ile ilgili Başbakanlık Genelgesi'nin, yaşanması muhtemel taşkınlarla mücadele edebilmek amacıyla akarsu ve dere yataklarının ıslah edilmesi gerekliliğini elzem gördüğü,Davalının yapmış olduğu “taşkın alanların yapılaşmaya açılması alt ölçekli planların konusudur” savunmasının yönetmeliklere uymadığı, nitekim plan açıklama raporunun 32. sayfasındaki “4.2 Yasay, Yapay ve Doğal Eşikler” başlıklı bölümde, taşkın alanlarının birer eşik olarak kabul edildiği ve planlama kararlarını yönlendirdiği vurgusunun yapıldığı,İtiraz konusu sorundan, davaya konu planın her taşkın alanını bir eşik olarak almadığını, bazı taşkın alanlarının gözden kaçtığının anlaşıldığı,Çevre düzeni planlarının, alt ölçekli plan kararlarını yönlendiren planlar olmaları nedeniyle çevre düzeni planlarının yapım aşamasında afet ve jeolojik verileri esas almalarının yönetmelikler gereği zorunlu olduğu, afet riski taşıyan alanlara yapılaşma kararı getirmenin yönetmeliklere aykırı bulunduğu, taşkın alanı olarak belirlenen bir bölgenin çevre düzeni planı ile kentsel gelişme alanı ilan edilmesinin, bu alanlarda yapılaşma baskısını tetikleme riskini doğurduğu, böylelikle olası bir taşkında can ve mal kaybına neden olma ihtimaline zemin hazırladığı, bu yüzden planın bu noktasının düzeltilmesi gerektiği,Ayrıca, plan paftasında, ...’in kuzeyinde önerilen, ... Nehri'ne yakın bulunan kentsel gelişme alanlarının tamamının, henüz yapılaşmanın başlamadığı dikili tarım arazilerin üzerinde olduğu, bu bölgede nitelikli tarım arazileri olduğunun açıkça gözüktüğü, özellikle yolun (9 Eylül Kurtuluş Cad.) kuzeyinde bulunan alanlarda önerilen kentsel gelişme alanlarının, koruma-kullanma dengesi bağlamında, tarım arazilerinin korunması çerçevesince planlama ilke ve esaslarına aykırı bulunduğu,█████/2018 onay tarihli çevre düzeni planı değişikliğinde ... ... Mahallesinin doğusundaki, Google Earth uydu görüntülerinde olmadığı gözüken fakat davaya konu planda bulunan ... Barajının plan paftasından silindiği, tarım arazileri üzerinde önerilen kentsel gelişme alanlarında ise bir daraltma olmadığı" yönünde tespit ve değerlendirmelerinde bulunulduğu görülmüştür.Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, taşkın alanında kentsel gelişme alanı önerildiği ileri sürülmüş ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:█████████ sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunda da, planda taşkın alanları doğal eşik olarak kabul edilmesine rağmen, bu husus dikkate alınmaksızın ...-...-... Mahalleleri arasındaki alanın kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı ifade edilmiş ise de, dava konusu bu alanın, taşkın alanı olarak ilan edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan, dava konusu çevre düzeni planında, ... ilçesi, ... Merkez Kent içinde değerlendirilmiştir.Plan açıklama raporunda (sayfa 30) ... Merkez Kentteki kentsel gelişme alanlarıyla ilgili, 2025 yılı için gereksinim duyulan gelişme alanının 5.670 hektarlık bölümünün, ... Merkez Kente bitişik boş, planlı/planlanabilir alanlardan karşılanabilirken, ilave alan gereksiniminin ise merkez kentin dışındaki yeni sanayi alanları ile konut alanlarının bulunduğu saçaklanmış yerleşme merkezleri çevresinde düzenlenmiş kentsel gelişme alanlarından ve bu planda önerilen yatırım kararlarının çevresindeki yerleşim alanlarından karşılanmasının hedeflendiği, imar planlarında konut alanı olarak ayrılmış ancak günümüze kadar yapılaşmasını tamamlamamış alanların dağılımına bakıldığında ise, ... çevresinde, yapılaşmamış planlı alanların varlığının dikkat çekici olduğu ifade edilmiştir. Anılan raporda, ...-...-... Mahalleleri arasında önerilen kentsel gelişme alanına yönelik ise özel bir açıklamaya yer verilmemiştir.Üst ölçekli plan olan çevre düzeni planında, kentlerin büyüme taleplerinin ne şekilde karşılanabileceğine dair kapsamlı incelemelerin yapılması ve bu incelemeler doğrultusunda alt ölçekli plan çalışmalarını yönlendirecek strateji ve politikaların belirlenmesi gerekmektedir.Plan açıklama raporunda, ... çevresinde, yapılaşmamış planlı alanların varlığına değinildiği halde, hangi sebebe ve ihtiyaca dayalı olarak getirildiğine yönelik bir açıklama yapılmaksızın, ...-...-... Mahalleleri arasında kalan alanın, kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesinin, plan açıklama raporu ile plan paftası arasında çelişki oluşturduğu açıktır.Bu durumda, dava konusu çevre düzeni planının ...-...-... Mahalleleri arasında kalan alanın, kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesine yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Nitekim, aynı planın iptali istemiyle açılan ve yukarıda anılan başka bir davada, ...-...-... Mahalleleri arasında kalan alanın, kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısım yönünden Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın bu kısmı Kurulumuzun E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulmuş, bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile, uyuşmazlığa konu alan açısından çevre düzeni planının iptaline karar verilmiştir.2) İtiraz 75-... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı,Davacı tarafından, ... ilçesi, ... mevkiinde 1/25.000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "tarımsal alan" olarak belirlenen bölgenin, ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tercihli kullanım alanı olarak belirlendiği, bahsi geçen alanda alt ölçekli imar planı bulunmadığı ve tarımsal niteliği devam eden alanın ... Barajı sulama alanı içerisinde kaldığı dikkate alındığında, söz konusu alana ilişkin getirilen plan kararının 3194 sayılı İmar Kanunu ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı ileri sürülmüştür.Davalı idare tarafından, söz konusu bölgenin büyük kısmının 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarına göre "tercihli kullanım alanı" olarak planlandığı, dava konusu planın gösterim tekniği itibarıyla 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı detayında gösterim yapılmasının mümkün olmadığı, bu alanda uygulamaların planın 7.2 sayılı genel hükmü çerçevesinde yürütülmesi gerektiği savunulmuştur.Bilirkişi raporunda ise, "Davacı idarenin onadığı 1/25000 ölçekli planda ... yerleşiminin kuzeyi turizm bölgesi ve tercihli kullanım alanı olarak belirlenmiş olup; davaya konu 1/100.000 ölçekli planda da yerleşimin kuzeyindeki plan stratejisi turizm alanları ile tercihli kullanım alanıdır. Tek fark davacı İdarenin planında bu alanlar arasında kalan büyükçe bir bölge tarımsal alan olarak plan paftasında gösterilmiş; davaya konu planda böyle bir bölge belirtilmemiştir. Oldukça büyük bir alanın bu bölgede turizm bölgesi olarak planlandığı dikkate alınırsa, mevcut durumda tarımsal niteliği ve değeri olan bölgelerin turizm alanına katılmaması ve tarımsal alan olarak planlanıp tarımsal üretimin sürdürülmesi doğru bir yaklaşım olacaktır. Uydu fotoğraflarında tarımsal alanlar görülmekte olup, bunların turizm gelişim alanına dahil edilmemesi ve bu yönde planda düzeltme yapılması gerekir, özetle tarımsal alanların turizm alanına dahil edildiği planın bu kısmı şehircilik ilke ve esaslarına aykırı bulunmuştur." görüş ve tespitine yer verilmiştir.Daire tarafından, bu alanın konumu ve büyüklüğü ile iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında, dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı, nitekim davalı idarece bilirkişi raporuna yönelik sunulan itiraz dilekçesinde, söz konusu alanın 20 hektar büyüklüğünde olduğu ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yapılan çalışmalar neticesinde, bu bölgede uyuşmazlığın ölçek farklılığından kaynaklandığı ve her iki plandaki kararın da geçerli olduğu konusunda uzlaşma sağlandığı belirtilerek, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar, Daire tarafından, bu alan açısından davacı ile davalı idare arasında uzlaşma sağlandığı belirtilerek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davaya konu edilen alan açısından çevre düzeni planında herhangi bir değişikliğe gidilmediği ve davacı tarafça kararın bu açıdan temyiz edildiği gözetildiğinde, taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesine dayalı olarak verilen kararda isabet görülmemiş olup, bu kısım yönünden işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Kaldı ki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca █████/2015 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin E:█████████, K:██████████ sayılı kararı ile, uyuşmazlığa konu alan (İtiraz 70) yönünden aynı gerekçelere dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.3) İtiraz 97- ... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı yönünden,Davacı tarafından, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde 1/25.000 ölçekli ... Çevre Düzeni Planında ve █████/2014 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "turizm tesis alanı" olarak belirlenmiş olan alanların, █████/2014 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "tercihli kullanım alanı" olarak belirlendiği, dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında da aynı plan kararının devam ettiği, ancak turizm alanı olarak belirlenen bölgelerin 2. derece doğal sit alanı olduğu, 2863 sayılı Kanun kapsamında bu alanlarda konut yerleşimi yer alamayacağından, bölgenin plan kararının yeniden turizm tesis alanı olarak düzenlenmesinin zorunlu olduğu ileri sürülmüştür.Davalı idare tarafından, ... Mahallesindeki turizm tesis alanlarının, 2. derece doğal sit alanı olduğuna dair iddialara kanıt olarak 1/25.000 ölçekli plan kararlarının gösterilmesinin planlama hukuku açısından doğru bir yaklaşım olarak değerlendirilmediği, plan paftalarında gösterimi yapılan sit alanlarının plan hazırlık sürecinde ilgili kurumdan alınan veriler doğrultusunda plana işlendiği, bununla birlikte çevre düzeni planının 8.17.7.4 sayılı plan hükmünde, "Bu plan kapsamındaki doğal, arkeolojik, tarihi, kentsel ve kentsel-arkeolojik sit alanlarında (planda gösterilmiş ya da gösterilememiş) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili yönetmelikleri uyarınca hazırlanan bilimsel araştırma raporuna uygun olarak sit statüsünde değişiklik olması durumunda, koruma statüsü değişen alanlar; belirlenen yeni statüsü dikkate alınarak, iigili Koruma Bölge Kurulu veya Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez ve Bölge Komisyonu tarafından alınan kararlar, ilke kararları ve bu planın ilke ve esasları çerçevesinde bu planda değişikliğe gerek olmaksızın koruma amaçlı imar planlan hazırlanabilir.” şeklinde düzenleme bulunduğu, anılan hükümde sit statüsünde değişiklik olması durumunda çevre düzeni planında değişiklik yapılmaksızın bu kullanımların geçerli olduğunun belirtildiği, bu çerçevede bölgenin 2. derece doğal sit alanı olması durumunda söz konusu tercihli kullanım alanlarının, 728 sayılı ilke kararı doğrultusunda yalnızca turizm tesis alanları olarak değerlendirilebileceği savunulmuştur.Bilirkişi raporunda, "Alanın doğal sit alanı olduğu davaya konu plan paftalarında işlenmiş durumdadır. Bu doğal sit kararına rağmen, davaya konu planda tüm bu bölge için aşırı gelişmeci, koruma-kullanma dengesini yok eden bir yaklaşım olduğunu belirtmek gerekir.Aslında bölgede mevcut durumda yapılaşma zaten vardır ve ağırlıklı olarak ikinci konut durumundadır. Ancak boş olan kısımlar da uydu fotoğrafında görülmekte olup, tüm bu alanlarda da davaya konu plan ile tercihli kullanım alanı işlevi öngörülmüştür. Bu işlev turizm tesisleri ve konut gelişimini içermektedir.Davacı İdare burada ilk onaylı planda (23.06.2014 tarihli plan) turizm tesis alanları da planlanmışken, askı sürecinde bu bölgenin tümüyle Tercihli Kullanım Alanına dönüştürülmüş olmasına itiraz etmektedir. Aslında her iki durumda da bu bölgenin tamamını yapılı çevreye dönüştüren bu yaklaşımlar sakıncalıdır. Turizm tesis alanı da olsa, Tercihli Kullanım Alanı da olsa burada uydu fotoğrafında görülen sınırlı büyüklükteki doğal alanlar (ki doğal sit alanı bölgesidir) tamamıyla yapılı çevreye dönüştürülmektedir.Bu noktada gerek alan kullanımı ve sınırlarıyla, gerekse farklı özel notasyon ve plan notlarıyla doğal çevreye daha duyarlı bir plan yaklaşımının benimsenmesi gerektiği görüşündeyiz. Bu nedenle uyuşmazlık konusu yerdeki plan kararı şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından sakıncalı bulunmuştur." görüş ve değerlendirmelere yer verilmiştir.Daire tarafından, uyuşmazlığa konu alanın büyük ölçüde yapılaşmış olduğu, davalı idarece 1/25.000 ölçekli ... Çevre Düzeni Planı kararlarının dava konusu plana aktarıldığının belirtildiği, bu bakımdan kazanılmış hakların korunması ilkesinin gözetilmesi amacıyla, var olan imar planlarının davaya konu plana işlendiği, bölgedeki yapılaşmaların mevcut durumu ve çevresi dikkate alındığında mekansal gelişmenin yönüne ilişkin getirilen kullanım kararında sakınca bulunmadığı gibi, plan notlarında belirtildiği üzere bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, bu alanların tamamının turizm ve konut olması gerekmediği, sosyal ve teknik alt yapı alanlarının alt ölçekli planlarla öngörülebileceği ve sit alanlarına ilişkin ilgili mevzuat ve ilke kararları uyarınca yetkili kurumlar tarafından alınan kararlar doğrultusunda uygulama yapılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, ... Yarımadasında bulunan alan 2011 yılında 1. derece doğal sit alanı olarak belirlenmiş iken, 2017 yılında, ... II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun █████/2017 tarih ve 71 sayılı kararı ile alanın “Sürdürülebilir Kontrollü Kullanım Alanı” olarak belirlendiği, █████/2018 tarih ve 316 sayılı kararı ile de tescil işlemleri yapıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin E:..., K... sayılı kararı ile "... ...'da ... Koyu'nun güneyi ve ... Koyu'nun gerisinde kalan alan ile ... Koyu'nun gerisindeki alana ilişkin kısımlarının iptaline..." karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının ise, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği, anılan yargı kararlarının uygulanması amacıyla, ... II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun █████/2020 tarih ve 983 sayılı kararı ile bölgedeki her türlü iş ve işlemlerin eski tescil kararlarına (1. derece doğal sit) göre yapılması yönünde karar alındığının davacı tarafından beyan edildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlıkta; alanın doğal sit alanı olduğunun davaya konu plan paftalarında da işlendiği, bu durumda, Daire tarafından, yukarıda yer verilen yargı kararları ve bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak, ... II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun, alanın 1. derece doğal sit alanı olarak belirlenmesine yönelik kararı bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle, uyuşmazlığa konu alanda turizm ve konut yapılaşmaları ile bunların tamamlayıcısı olan ticari faaliyetler ile sosyal ve teknik altyapının bir arada yapılmasına imkan tanıyan "tercihli kullanım alanı" yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.4) İtiraz 100-... ilçesi, ... Koyu tercihli kullanım alanı yönünden,Davacı tarafından, alanın █████/2014 tarihinde onanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "tarım arazisi" öngörüldüğü, ancak █████/2014 tarihinde onaylanan planda "tercihli kullanım alanı" olarak belirlendiği, █████/2015 tarihinde onaylanan dava konusu planda da aynı plan kararının devam ettiği, oysa alana ilişkin onaylı imar planı olup olmadığına ilişkin herhangi bir veriye ulaşılamadığı ve söz konusu alanın l.derece doğal sit alanı sınırı içerisinde yer aldığı, 2863 sayılı Kanun kapsamında bu alanlarda konut yerleşimi yer almasının mümkün olmadığı ileri sürülmüştür.Davalı idare tarafından, ... Belediyesinin talebi üzerine, mevcut yapılaşmalar dikkate alınarak düzenleme yapıldığı, 8.17.7.2 sayılı plan hükmü uyarınca doğal sit alanında iş ve işlemlerin ilgili kurum tarafından yürütüleceği savunulmuştur.Bilirkişi raporunda, "Alan 1. derece doğal sit alanıdır ve plan paftasında da bu şekilde gösterilmiştir. Buna rağmen hem uyuşmazlık konusu yerde hem de bunun kuzeybatısında Tercihli Kullanım Alanı ve turizm tesis alanı önerilmiştir. Böylece ... Gölünün güneyindeki kıyı kesimi de yapılı çevreye dönüşmektedir. Bu kullanımların iki yanındaki orman alanlarının da bütünlüğü böylece zedelenmektedir.Uyuşmazlık konusu alan, uydu fotoğrafında görüldüğü üzere yapılaşmış bir konut alanıdır; ikinci konut alanı olduğu görülmektedir. Bu nedenle mevcut alan plana işlenmiştir. Ancak bu yaklaşım doğal çevre içerisinde mevzi plan ile oluşmuş bir yapılaşmanın en üst ölçekli stratejik plana işlenmesi biçiminde olup, bu planın diline, ölçeğine, genelliğine ve strateji üretme niteliğine uymamaktadır.Bu bölgenin özgünlüğü ve doğal değerleri dikkate alındığında, üst ölçekli strateji planının doğal çevreyi ve orman bütünlüğünü korumayı temel strateji alarak burası için üretmesi beklenmelidir. Mevcut durumdaki noktasal gelişimleri işlemek biçiminde bir yaklaşım bu nedenle doğru bulunmamıştır. Bunun yanı sıra, sadece bu noktanın değil, bu noktanın kuzeybatısında yer alan tercihli kullanım alanı ve turizm tesis alanı vurgusunun ve büyüklüğünün de gözden geçirilmesi gerekir." yönünde görüş ve tespitlere yer verilmiştir.Daire tarafından, uyuşmazlığa konu alanın büyük ölçüde yapılaşmış olduğu, davalı idarece, onaylı mevzi imar planlarının dava konusu plana aktarıldığının belirtildiği, bu bakımdan kazanılmış hakların korunması ilkesinin gözetilmesi amacıyla, var olan imar planlarının davaya konu plana işlendiği, bölgedeki yapılaşmaların mevcut durumu ve çevresi dikkate alındığında mekansal gelişmenin yönüne ilişkin getirilen kullanım kararında sakınca bulunmadığı gibi, plan notlarında belirtildiği üzere bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, bu alanların tamamının turizm ve konut olması gerekmediği, sosyal ve teknik alt yapı alanlarının alt ölçekli planlarla öngörülebileceği ve sit alanlarına ilişkin ilgili mevzuat ve ilke kararları uyarınca yetkili kurumlar tarafından alınan kararlar doğrultusunda uygulama yapılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığa konu alanı kapsayan bölgenin, █████/2019 tarih ve 823 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile ...-... Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edildiği, bu doğrultuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan █████/2022 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile alanın "günübirlik tesis alanı, park ve yeşil alan" olarak planlandığının davacı tarafından beyan edildiği görüldüğünden, ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı toprak ve su alanlarını, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaşmasını emniyet altına almak üzere gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen alan açısından, yukarıda yer verilen süreç ve bilirkişi raporunda yer verilen tespitler de dikkate alınarak, aynı zamanda alanın 1. derece doğal sit alanı olup olmadığının araştırılması suretiyle "tercihli kullanım alanı" yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.5) İtiraz 102-... ilçesi, ... Mahallesi kentsel yerleşik alan,Davacı tarafından, alanın █████/2014 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "tarım arazisi" öngörüldüğü, ancak █████/2014 tarihinde onaylanan planda "tercihli kullanım alanı" olarak belirlendiği, █████/2015 tarihinde onaylanan dava konusu planda da aynı plan kararının devam ettiği, ... Belediyesinin talebi doğrultusunda plana işlendiği anlaşılan söz konusu plan kararının bulunduğu alana ilişkin yapılan incelemede, bölgede 1/1000 ölçekli imar planının bulunduğu, ancak çok seyrek yapılaşmanın yer aldığı ve alanın büyük bölümünün boş olduğu, ayrıca 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında belirlenen kentsel yerleşik alan lekesinin alt ölçekli plan sınırından daha büyük bir alanı kapsadığı, söz konusu plan kararının bu haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı ileri sürülmüştür.Davalı idare tarafından, çevre düzeni planında kentsel yerleşme alanı olarak planlanan alanların kesin sınırlarının, çevre düzeni planının 7.2 genel hükmü çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak görüşler doğrultusunda ilgili idare tarafından belirlendiği savunulmuştur.Bilirkişi raporunda, "İlk onaylı planın (23.06.2014) askı sürecinden sonra davaya konu planın bu bölgesinde yerleşik alan gösterimi getirilmiştir. Uydu fotoğrafında görüleceği üzere burada planda gösterilen büyüklükte ve süreklilikte bir mevcut yapılaşma ve yerleşme bulunmamaktadır. Noktasal bazı konut projelerinin yerleşik alan olarak kıyı boyunca planda yer alması, mevcut durumu göstermediği gibi, bu alanın yapılaşmaya açılması anlamına gelmekte ve tarımsal alanın gözden çıkartıldığı yönünde bir stratejiye işaret etmektedir. Böyle bir yaklaşımın çevre düzeni planı stratejileriyle bağdaşmadığı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu görülmektedir.10.10.2018 onay tarihli plan değişikliğinde ise buradaki yerleşik alan bir miktar daraltılmıştır; ancak saptanan sakıncalı yaklaşım devam etmektedir." görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.Daire tarafından, dava konusu planla gösterilen kentsel yerleşik alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, tarım alanları ile ilgili alt ölçekli planlama çalışmalarında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu uyarınca ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda uygulama yapılacağı, öte yandan, davalı idarece söz konusu alanın davacı idare tarafından onaylanan ... Batı Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında ticaret-turizm-konut-alanı, park, kırsal yerleşme ve günübirlik tesis alanı olarak planlı olduğu, davacı idare ile yapılan çalışmalar neticesinde █████/2018 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde belirlenen makroformun ve 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı kararlarının geçerli olduğu konusunda uzlaşma sağlandığı ve itiraz konusu uyuşmazlığın giderildiği görüldüğünden bu kısım yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar, Daire tarafından, bu alan açısından davacı ile davalı idare arasında uzlaşma sağlandığı belirtilerek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davaya konu edilen alan açısından çevre düzeni planında herhangi bir değişikliğe gidilmediği ve davacı tarafça kararın bu açıdan temyiz edildiği gözetildiğinde, taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesine dayalı olarak verilen kararda isabet görülmemiştir.Öte yandan, uyuşmazlığa konu alanı kapsayan bölgenin, █████/2019 tarih ve 823 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile ...-... Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edildiği, bu doğrultuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan █████/2022 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile alanın "tarım alanı ve doğal karakteri korunacak alan" olarak planlandığının davacı tarafından beyan edildiği görüldüğünden, ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı toprak ve su alanlarını, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaşmasını emniyet altına almak üzere gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen alan açısından, yukarıda yer verilen süreç ve bilirkişi raporunda yer verilen tespitler de dikkate alınarak, "tercihli kullanım alanı" yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.6) İtiraz 105- ... ilçesi, ... Mahallesi kıyı kesimi kentsel gelişme alanı,Davacı tarafından, alanın █████/2014 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "orman alanı" öngörüldüğü, ancak █████/2014 tarihinde onaylanan planda "kentsel gelişme alanı" olarak belirlendiği, █████/2015 tarihinde onaylanan dava konusu planda da aynı plan kararının devam ettiği, yine ... Belediyesinin talebi doğrultusunda yapıldığı anlaşılan düzenlemeye ilişkin yapılan incelemede, yerinde yapılaşmaların olduğunun tespit edildiği, ancak söz konusu yapılaşmalara ilişkin plan verisine ulaşılamadığı, bahsi geçen düzenlemenin kaçak yapıların yasallaştırılması niteliği taşıması nedeniyle, söz konusu plan kararının 3194 sayılı İmar Kanunu ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı ileri sürülmüştür.Davalı idare tarafından, söz konusu bölgede ... Belediye Başkanlığının talebi üzerine mevcut yapılaşmalar doğrultusunda düzenlemeler yapıldığı, Çevre düzeni planının 7.15 sayılı hükmü uyarınca çevre düzeni planında hangi kullanımda kaldığına bakılmaksızın mevzuata aykırı yapılaşmaların olması durumunda ilgili idaresince işlem tesis edilmesi gerektiği savunulmuştur.Bilirkişi raporunda, "1/100.000 ölçekli bir plan için aşın küçük yüzölçümü olan bir alan uyuşmazlık konusu edilmiştir. Uydu fotoğrafı incelendiğinde buradaki mevcut yazlık sitelerin plana "gelişme alanı' biçiminde işlendiği görülmekte olup, aslında yerleşik alan olarak gösterilmesi doğru olacaktır. Ancak mevcut durumundan daha fazla büyütülmediği, oldukça küçük bir alansal gösterim olduğu için planın iptalini gerektirecek stratejik bir karar olarak değerlendirilmemektedir." görüş ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.Daire tarafından, uyuşmazlığa konu alanın, konumu ve büyüklüğü dikkate alındığında dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı görülmekle birlikte, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği ve bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği plan notlarıyla açıklanmış olduğundan itiraz konusu gösterimde çevre düzeni planı amaç yöntem ve teknikleri ile şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu alanı kapsayan bölgenin, █████/2019 tarih ve 823 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile ...-... Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edildiği, bu doğrultuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan █████/2022 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile alanın "tarım alanı ve doğal karakteri korunacak alan" olarak planlandığının davacı tarafından beyan edildiği görüldüğünden, ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı toprak ve su alanlarını, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaşmasını emniyet altına almak üzere gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen alan açısından, yukarıda yer verilen süreç ve bilirkişi raporunda yer verilen tespitler de dikkate alınarak, aynı zamanda alanın 1. derece doğal sit alanı olup olmadığının araştırılması suretiyle "tercihli kullanım alanı" yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.7- Dava konusu Çevre Düzeni Planının 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan hükmü yönünden,Dava konusu planın 7.44 sayılı plan hükmünde; "Orman Kanununun 2. maddesinin (b) bendine konu olan alanlarda hukuki durumda olabilecek değişikliklerin sonucuna göre, Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü görüşleri alınarak, bu alanlarda mahkeme kararları sonucu doğacak haklar saklı kalmak kaydıyla, sanayi alanı amaçlı kullanım talepleri dışında kalan “yerleşim alanı” talepleri, çevre imar bütünlüğü ve çevresel kullanımlar dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda bu planın nüfus kabulleri ve alansal büyüklükleri aşılmamak kaydıyla çevre düzeni planında değişiklik gerekmeksizin alt ölçekli planlarda değerlendirilebilir. Tarımsal nitelik kazanmış olan kısımlarda ise bu planda değişikliğe gerek olmaksızın bu planın ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır." hükmüne yer verilmiştir.Davacı tarafından, plan hükümlerinin 7.48 (yeni 7.44) sayılı maddesinde; Orman Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendine konu olan alanlar için "yerleşim alanı" taleplerinin çevre düzeni planında değişiklik gerekmeksizin alt ölçekli planlarda değerlendirilebileceğinin tariflendiği, ancak anılan plan hükmünde belirtilen bu hususun, plan bütünlüğünü bozacak nitelikte, parçacı plan yaklaşımını ortaya çıkaracağı ve ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerine de aykırı olduğu iddia edilmiştir.Davalı idare tarafından, bahse konu yatırımlarda plan değişikliğine gerek kalmaksızın, ancak dava konusu planın 8.1.1.3 sayılı plan hükmü kapsamında yapılabileceği, Orman Kanunu'nun 2/B maddesinde açıkça düzenlenmiş bir hususta, çevre düzeni planı kararları ile Kanuna aykırı işlem tesis edilmesi söz konusu olmadığından davacının iddialarında hukuka uyarlılık bulunmadığı savunulmuştur.Bilirkişi raporunda,"Orman alanı kapsamı dışına alınan her alan için çevre düzeni planında değişiklik yapılmasına gerek kalmaksızın alt ölçekli planlarda yerleşim alanı kararı getirilmesi doğru bir planlama yaklaşımı olamaz.Planlama bağlamdan bağımsız ele alınamaz. Söz konusu alan, kentsel yeşil kuşak stratejisinin bir parçası olacak konumda olabilir ve yerleşim alanına dönüştürülmesi üst ölçekli stratejik planın temel stratejilerinden birini yok edecektir. Söz konusu alan, bir yeşil alan sürekliliği içinde olabilir; ekolojik olarak hassas bir bölgede veya bölgeye sınır konumda olabilir. Her bir örneğin ayrı ayrı değerlendirilmesi, konumuna ve büyüklüğüne göre, çevre düzeni planının stratejileri kapsamında en doğru kullanım kararının ne olacağının belirlenmesi gerekir." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.Daire tarafından, Orman Kanunu'nun 2/B maddesine konu olan alanların, öngörülen koşullar gerçekleştiğinde orman statüsünden çıkarılmasına Kanunla izin verildiği, orman statüsünde olabilecek her değişikliğin (çok küçük bir alanda da olabileceği göz önünde bulundurulduğunda) çevre düzenine konu edilebilecek bölgesel nitelikte stratejik bir karar olması gerekmediği, dava konusu plan notu ile orman niteliğini haiz alanların statüsüne yönelik Kanun'dan kaynaklı değişiklik sonucunda ilgili kurum görüşleri doğrultusunda yerleşim alanı taleplerinin çevre imar bütünlüğü ve çevresel kullanımlar dikkate alınarak bu planda değişiklik gerekmeksizin alt ölçekli planlarda değerlendirilebilmelerine izin verilmesinde çevre düzeni planı amaç ve yöntemine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesinin █████/2015 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, kanun düzenlemelerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüte ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu tedbirler içermesi de gereklidir.Aynı şekilde, ilgili idarelerce üst normlara uygun olarak tesis edilen düzenleyici işlemlerin de "hukuki belirlilik ilkesi" gereği açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gerektiği kuşkusuzdur.Öte yandan, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca, planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür.Uyuşmazlıkta, dava konusu Çevre Düzeni Planının 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan hükmünde, Orman Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendine konu olan alanlarda, sanayi alanı amaçlı kullanım talepleri dışında kalan “yerleşim alanı” taleplerinin, bu planın nüfus kabulleri ve alansal büyüklükleri aşılmamak kaydıyla çevre düzeni planında değişiklik yapılmaksızın, alt ölçekli planlarda değerlendirileceği öngörülmüştür.Davalı idarece, bahse konu yatırımlardaki alt ölçekli planların, bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın, ancak Çevre Düzeni Planının 8.1.1.3 sayılı yerleşik alanlara ilişkin plan hükmü kapsamında yapılabileceği savunulmuş ise de, dava konusu plan hükmünde böyle bir husus belirtilmediği gibi, üst ölçekteki planda, hangi kullanımda kalan alanlarda bu maddenin uygulanacağına ilişkin net ve belirli bir ifadenin de yer almadığı anlaşılmaktadır.Öte yandan, bu planın nüfus kabulleri ve alansal büyüklükleri aşılmamak kaydıyla denilmek suretiyle, yerleşik alan kullanımından bahsedildiği değerlendirilebilir ise de, söz konusu plan hükmünün içeriğinde buna ilişkin açık ve net bir belirlemenin bulunmadığı görülmektedir.Bu itibarla, dava konusu planın 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan hükmünün açık ve net olmadığı, muğlaklık içerdiği değerlendirilmekte olup, söz konusu düzenlemenin bu haliyle hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.Öte yandan, aşağıdaki hususlara yönelik temyiz istemlerinin açıklamalı olarak reddedilmesi gerekmiştir:İtiraz 30- ... ilçesi, ... kentsel gelişme alanı... ilçesi, ... yerleşmesinde öngörülen kentsel gelişme alanının, dava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. 8'de, "İlçe merkezlerinden, kuzeybatıda ..., güneybatıda ... ve batıda ...’nın da benzer biçimde ... Merkez Kentten kopuk da olsa, üstlendikleri ikinci konut işlevleriyle ... kentinin önemli birer parçasına dönüştükleri görülmektedir. Bu yerleşmelerde yoğunlaşan ikinci konut kullanımı, merkez kent ile bu ilçe merkezleri arasında kalan bölgelerde de yapılaşma eğilimlerinin artmasına, gelecekte ortaya çıkması olası mekansal bütünleşmenin işaretlerinin oluşmasına neden olmuştur." açıklamasına,Açıklama Raporu Syf. 9'da, "Büyük bölümü arkeolojik sit ve doğal sit alanı olan ... ilçe merkezinde, söz konusu doğal, yapay ve yasal eşikler dikkate alınarak projeksiyonlar sonucu ortaya çıkan nüfusun bağlı mahallere dağıtılması planlanmıştır. ..., ... ve ....... Mahalleleri de dahil olmak üzere önemli oranda yazlık, ikinci konut gelişiminin gözlendiği ve buna bağlı bir nüfus artışının gözlendiği .... ilçesinde hedef yıl için 57.000 kişilik nüfus kabulü yapılmıştır." açıklamasına yer verilmiştir.Açıklama Raporu Syf. 34, "...
: 5747 sayılı Yasa ile ....’nın mahallesi durumuna gelen ...'nda, yerleşmenin çevresinde var olan onaylı imar planları içinde gereksinim duyulan gelişme alanları planlanmış durumdadır. Yerleşmeye bitişik konumda yer alan ... mahallesinin gelişme alanı gereksinimi de düşünülerek, planlı alana eklemeler yapılmıştır.Bunun yanı sıra, ... yerleşmesinin güneybatısında, ikinci konut ağırlıklı, planlı bir alanda süren yapılaşmalar da dikkate alınarak korunmuştur." şeklinde açıklanan ... ili gelişme öngörüsü doğrultusunda planlandığı görülmekte olup, hukuka uygun olduğu anlaşılan söz konusu plan kararına yönelik davacının iddiaları ile bilirkişi kurulunun aksi yöndeki tespitlerine itibar edilmemiştir.İtiraz 33- ....'ın batısında öngörülen kentsel gelişme alanı....'ın batısında öngörülen kentsel gelişme alanının, dava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. 7'de, "... Büyükşehir Belediyesi sınırları içine katılan ve 29 Mart 2009 tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerde mahalleye dönüştürülen ilk kademe belediyelerinden bir bölümü de ilçe merkezlerinde olduğu gibi ... Merkez Kentten kaynaklanan endüstriyel gelişmelerden etkilenerek gelişmiştir. Bunlar içinde ... Organize Sanayi Bölgesi bitişiğinde konumlanan ...., ...-.... aksında yer alan ...., .... ve .... yerleşmelerinde endüstriyel gelişmeler ve bu endüstriyel gelişmelere koşut ortaya çıkan önemli büyüklüklerde konut gelişmeleri izlenmektedir." açıklamasına,Açıklama Raporu Syf. 31'de, "... Merkez Kent için gerekli alan büyüklüğüne ve mevcut yerleşme çevresinde var olan eşiklere bakıldığında, ... merkez kent çevresinde belirlenen düzeyde bir alanın planlanarak gelişmeye açılmasının olanaklı olmadığı açıktır. Bu nedenle, bugün için ... merkez kent olarak bir bütün olarak tanımlanan yerleşik alan, plan dönemi sonunda saçaklanmalarla genişleyecek, nüfusun bir bölümü doğal eşiklerin ve tarım alanlarının da ötesinde, ulaşım olanakları güçlendirilmiş çeperdeki küçük kent bölümlerinde yaşar duruma gelecektir. ... çevresinde yeni yer seçen çalışma alanlarının, organize sanayi bölgelerinin ve toplu konut yatırımlarının dağılımı böylesi bir yönlenmeyi kolaylaştırırken, ... merkez kentte artan ulaşım süreleri ve maliyetleri de nüfusun merkez kent dışında, çalışma alanlarına yakın yerleşmesini özendirmektedir." açıklamasına yer verilmiştir.Çevre Düzeni Planı çalışmasında Merkez Kent nüfusunda, göçlerle desteklenmiş biçimde oluşacak nüfus artışının bir bölümünün Merkez Kent dışındaki yakın yerleşim merkezlerinde yerleşeceği varsayımıyla düzenlemeler yapılmıştır. Özellikle büyük çalışma alanlarının da bulunduğu ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ...., ...., ..., ..., ... çevrelerinde bu yerleşmelerin gereksinimlerine ek olarak kentsel gelişme alanları düzenlenmiştir."Açıklama Raporu Syf. 35
: "....: 5747 sayılı Yasa ile ...’nın mahallesi durumuna gelen ...’ta, hedef yıl için gerekli alanın oldukça üstünde bir alan planlanmış olup sanayiden kaynaklı gelişme potansiyeli dikkate alınarak planlı gelişme alanları korunmuştur." şeklinde açıklanan ... ili gelişme öngörüsü doğrultusunda planlandığı görülmekte olup, hukuka uygun olduğu anlaşılan söz konusu plan kararına yönelik davacının iddiaları ile bilirkişi kurulunun aksi yöndeki tespitlerine itibar edilmemiştir.Öte yandan, bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, █████/2018 tarihli Çevre Düzeni Planı değişikliğinde, dava konusu edilen alanın güneyinde yer alan kentsel gelişme alanlarının da kaldırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, bu bölge için öngörülen sanayiden kaynaklı gelişme gereksinimi çerçevesinde planlanan söz konusu gelişme alanları hukuka uygun görülmüştür.İtiraz 37-40 ... çevresinde öngörülen kentsel gelişme alanları... çevresinde öngörülen kentsel gelişme alanlarının, dava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. 9-10'da, "...: Endüstriyel gelişmelerin nüfus artışını desteklediği bir diğer ilçe merkezi olan ...'da bireysel olarak yapılaşmış sanayi tesislerinin bulunduğu geniş alanların, sanayi tesislerinden kaynaklanan kirliliğin kontrol edilebilmesi, altyapı yatırımlarının bütüncül olarak yapılabilmesi ve sanayinin düzenli gelişmesinin sağlanması gibi nedenlerle bu ilçede organize sanayi bölgesi yer seçimi yapılmış olması, bu alanda sanayi tesislerinin sayıca artışını desteklemektedir. Bu durum gerek ... ilçe merkezinde ve gerekse yakın çevresinde yer alan diğer yerleşmelerde, yerleşmenin kendi dinamiklerinden kaynaklanan artışın üstünde bir nüfus artışının ortaya çıkmasına neden olabilecek gibi görülmektedir." açıklamasına,Açıklama Raporu Syf. 31'de, "Çevre Düzeni Planı çalışmasında Merkez Kent nüfusunda, göçlerle desteklenmiş biçimde oluşacak nüfus artışının bir bölümünün Merkez Kent dışındaki yakın yerleşim merkezlerinde yerleşeceği varsayımıyla düzenlemeler yapılmıştır. Özellikle büyük çalışma alanlarının da bulunduğu ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ...., ...., ..., ..., ... çevrelerinde bu yerleşmelerin gereksinimlerine ek olarak kentsel gelişme alanları düzenlenmiştir." açıklamasına yer verilmiştir.Açıklama Raporu Syf. 35'te, "...
: Hedef yıl için 174.000 kişilik nüfus kabul edilmiştir. Hedef yıl için gerekli olan alanlardan daha büyük alanın planlı olduğu ...'da, Organize Sanayi Bölgesi'nin gelişmesine koşut olarak yeni nüfusun gelmesi olasılığı dikkate alınarak planlı alanlar korunmuştur.Mevcut planlarda yer alan tarım alanları ve orman alanları dışında kalan alanlar korunurken, 5216 sayılı Yasa ile ...'nın mahallesi durumuna gelen yerleşme alanları çevresinde, ... planlarına ek olarak gelişme alanları önerilmiş, ... ve ... mahalleleri arasında bulunan toplu konut alanına da planda ilave gelişme alanı olarak yer verilmiştir." şeklinde açıklanan ... ili gelişme öngörüsü doğrultusunda planlandığı görülmekte olup, hukuka uygun olduğu anlaşılan söz konusu plan kararına yönelik davacının iddiaları ile bilirkişi kurulunun aksi yöndeki tespitlerine itibar edilmemiştir.İtiraz 54-55 .... çevresinde (....-....) öngörülen sanayi alanlarıDava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. 17'de, "3.4.3. Endüstriyel Gelişmeler Planlama Bölgesi içinde yerleşim merkezlerinden kopuk endüstriyel gelişmeler genel olarak önemli ulaşım aksları üzerinde yer seçmiştir. Yapılaşmalar genel olarak tek tesis ölçeğinde mevzii olarak gerçekleşmiş, belirli bölgelerde zamanla bir araya gelerek yoğunlaşmalar yaşanmıştır. Bir bölümünün yasal dayanakları tartışmalı olan bu yapılaşmaların, bulundukları alanlarda dondurulması, altyapı sorunlarının giderilmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılması ve benzer biçimde tekil yeni sanayi tesislerinin yapılmasının önlenmesi gerekmektedir...Benzer biçimde, ...-.... aksında .... belediye sınırları içinde yapılmış olan tesisler önemli tarımsal alanların ortadan kaldırılmasına neden olmuştur. Aynı bölgede, ....-.... aksında yerel yönetimler tarafından onaylanan imar planlarıyla endüstriyel gelişmelerin önü açılmış, bölgede yer seçimi yapılmış organize sanayi bölgeleri boş kalırken, altyapısız, arıtmasız planlanmış alanlarda hızla yeni yapılaşmalar gerçekleşmiştir....-... bölgesinde tekil yapılaşmış tesislerin bulunduğu bölgenin organize sanayi bölgesine dönüştürülmesi, ....-.... bölgesinde var olan tesislerin çevresindeki alanlar için sanayi amaçlı planların hazırlanması ve uygulamalarının gerçekleştirilmiş olması, geniş tarımsal alanların yitirilmesine neden olmuştur. ...-... aksında, ... ve ... bölgesinde endüstriyel gelişmelerin bulunduğu alanlarda imar planlarının hazırlanması, bu alanlarda endüstriyel gelişmeyi özendirmiştir.Planlama Bölgesi genelinde, tekil yapılaşma isteklerinin altında tarımsal üretimden kaynaklanan “tarımsal sanayi” alanı gereksinimi yatmaktadır. Bu nedenle, planlama çalışmasında tarımsal ürünlerin değerlendirilmesine yönelik alan gereksinimi giderilmesine ilişkin kararlar geliştirilmesi benimsenmiştir. Diğer endüstriyel gelişmelerin tekil yapılaşmasının engellenmesi, organize nitelikte olmayan sanayi alanlarının organize duruma getirilmesi, yeni sanayi gelişiminin ihtisaslaşmış ve organize nitelikte gerçekleşmesi için gerekli kararların üretilmesi planlama aşamasında benimsenen ilkelerdendir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Açıklama Raporu Syf. 51'de, "....-....-....: Bu bölgede mevcut durumda bütünleşik halde sanayi tesislerinin kurulduğu, tarımsal niteliğini yitirerek yapılaşmış bölümler planda sanayi alanı olarak düzenlenmiştir. Bu bölgelerdeki imar planlarının, planlama aşamasında gerekli olan tüm kurum ve kuruluş görüşlerinin yeniden alınması sonrasında çevre düzeni planı kararları doğrultusunda revize edilmesinin gerekliliği de çevre düzeni planının kararlarındandır..... Mahallesi sınırları içinde, Organize Sanayi Bölgesi olarak belirlenmiş ve henüz yapılaşmanın başlamamış olduğu alan çevresindeki sanayi alanlarının organize sanayi bölgesi ile birleştirilmesi, var olan ve gelecekte daha da büyümesi kaçınılmaz olan çevresel sorunların önlenebilmesi için zorunludur. Bu alanın bütünleşik olarak organize sanayi bölgesine dönüştürülmesinin gerek çevresel açıdan gerekse altyapı açısından uygun olduğu değerlendirilmektedir." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.Açıklama raporunda yer verilen yukarıda da değinilen hususlar doğrultusunda, .... çevresinde (....-....) öngörülen dava konusu sanayi alanlarının, dava konusu çevre Düzeni Planının, geniş tarımsal alanların yitirilmesine sebep olan tekil yeni sanayi tesislerinin önlenmesi, organize nitelikte olmayan sanayi alanlarının organize duruma getirilmesi, yeni sanayi gelişiminin ihtisaslaşmış ve organize nitelikte gerçekleşmesi için gerekli kararların üretilmesi hedefi çerçevesinde, sanayi alanlarının belli bir yerde toplanması amacıyla planlandığı görülmekte olup, hukuka uygun olduğu anlaşılan söz konusu plan kararına yönelik davacının iddiaları ile bilirkişi kurulunun aksi yöndeki tespitlerine itibar edilmemiştir.İtiraz 80- .... kentsel gelişme alanlarıDava konusu Çevre Düzeni Planı Açıklama Raporunun "... Merkez Kent" başlıklı 3.2.1.1. sayılı maddesinde (syf 6), ... ilçesi, ... Merkez Kent kapsamında tanımlanmıştır.Bu doğrultuda, .... kentsel gelişme alanının, ... merkez gelişme projeksiyonu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu kapsamda, Plan Açıklama Raporunun "... ilinde kentsel gelişme alanlarına" ilişkin 4.4.1.2.1. sayılı maddesinde (syf.31), "... Merkez Kent için gerekli olan alan büyüklüğüne ve mevcut yerleşme çevresinde var olan eşiklere bakıldığında, ... merkez kent çevresinde belirlenen düzeyde bir alanın planlanarak gelişmeye açılmasının olanaklı olmadığı açıktır. Bu nedenle, bugün için ... merkez kent olarak bir bütün olarak tanımlanan yerleşik alan, plan dönemi sonunda saçaklanmalarla genişleyecek, nüfusun bir bölümü doğal eşiklerin ve tarım alanlarının da ötesinde, ulaşım olanakları güçlendirilmiş çeperdeki küçük kent bölümlerinde yaşar duruma gelecektir." açıklamalarına yer verilmiştir.Öte yandan, açıklama raporunun 4.1.2. sayılı maddesinde (syf.23), ... demiryolu hattının metro standardına getirilmesinin, bu hat üzerinde yerleşmeyi özendireceği belirtilmiştir.Bu itibarla, ... Merkez Kent kapsamında planlanan ve ... ili gelişim öngörüsünün kapsamında olduğu anlaşılan, .... ilçesinde, metro standartına getirilmesi öngörülen demiryolu hattına kadar belirlenen dava konusu .... kentsel gelişme kararının, açıklama raporunda yukarıda belirtilen gerekçelere uygun olarak belirlendiğinin kabulü gerekmektedir.İtiraz 25- .... kentsel gelişme alanıDava konusu Çevre Düzeni Planının Açıklama Raporu Syf. 9'da, "...: 2000 yılı sayımlarına göre 46.320 kişinin yaşadığı belirlenmiş olan ...’nın, 2008 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre nüfusunun 53.750’ye ulaştığı, yapılan projeksiyon sonuçlarına oldukça yakın bir gerçekleşmenin ortaya çıktığı görülmektedir. 2000 yılı öncesinden gelen artış eğilimini yeni sanayi tesislerinin kurulması ve istihdam olanaklarının artmasına koşut olarak sürdüreceği görülmektedir. ....’da mevcut sanayi tesislerinin yanı sıra, yeni kurulma aşamasında olan Organize Sanayi Bölgesi’nin, Yat-Tekne Üretim Alanı ve Kuzey ... Limanı’nın olası etkileri de düşünülerek 160.000 kişilik nüfus kabulü yapılmıştır. ...-.... ulaşım aksında, metro standartlarına yükseltilme çalışmaları süren demiryolu aksı üzerinde yer alan ve 5747 sayılı Yasa ile ....’nın mahallesi durumuna gelen ... ve ilçenin kuzeyinde yer alan ... yerleşimleri plan döneminde gelişimlerini sürdürecektir." açıklamasına yer verilmiştir.Açıklama Raporu Syf. 23'te, "....’nın kuzeyinde gerçekleşecek yatırımlar (liman, tersane, organize sanayi vb.) sonrasında, yakın alanlarda yeni konut gelişmeleri beklenmelidir." açıklamasına yer verilmiştir.Açıklama Raporu Syf. 32'de,"....
: .... ve çevresindeki alanlar, ... il sınırları içinde en büyük ölçekli sanayi gelişmelerinin yaşandığı alandır. Oldukça geniş bir alanda imar planlarına sahip olan ....'da, planların büyük bölümü sanayi kullanımına aittir. Yapılan hesaplamalar sonucunda hedef yıl için öngörülen nüfus 160.000 kişi olarak hesaplanmıştır..... Organize Sanayi Bölgesi'nin yeni kurulmuş olması ve giderek tesis sayısının artması, diğer sanayi alanlarındaki gelişmeler, başta Kuzey ... Limanı kararı olmak üzere yapımı süren diğer limanlar ile ... .... arasında ulaşımı kolaylaştıracak yatırımların sürmesi nedeniyle, gelecek dönemde nüfus artışının beklenenin üzerinde gerçekleşmesi olası görüldüğünden, gereksinmenin üzerinde de olsa onaylı planların bulunduğu alanlar korunmuştur.Mevcut veriler, plan kararları ve gelişme eğilimleri dikkate alınarak, arazi kullanım kararlarında, onaylı planlardan farklı düzenlemeler yapılmış, ilçe sınırları içinde mahalleye dönüşen eski köylerin çevresinde ve sanayi alanlarına yakın bölümlerde yeni gelişme alanları düzenlenmiştir. Kentsel gelişme alanları içinde konut kullanımı dışında kentsel çalışma alanları ve küçük sanayi sitelerinin de önemli yer tutması sebebiyle, büyük bölümünde onaylı imar planları bulunan alanlar, gelişme alanı olarak kabul edilmiştir." şeklinde açıklanan, kentsel gelişme öngörüsünün, .... ilçesinin yüklendiği sanayi gelişim projeksiyonu doğrultusunda planlandığı görülmekte olup, hukuka uygun olduğu anlaşılan söz konusu plan kararına yönelik davacının iddiaları ile bilirkişi kurulunun aksi yöndeki tespitlerine itibar edilmemiştir.İtiraz 64- ....-.... arasında öngörülen kentsel gelişme alanıDava konusu ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile ....-.... arasında kalan bölgenin kentsel gelişme alanı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.Dava konusu alana ilişkin ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının güncel paftasının incelenmesinden, söz konusu bölgenin kentsel gelişme alanından çıkarılarak, kentsel yerleşik alan olarak belirlendiği görülmekte olup, davalı idare tarafından iki yerleşim birimi arasında parçacıl yerleşim yerlerinin mevcut olduğunun da belirtilmesi göz önünde bulundurulduğunda, bu haliyle, uyuşmazlığa konu alan açısından hukuka aykırılık görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu █████/2021 tarih ve E:█████████, K:██████████ sayılı kararının İtiraz 32-... ilçesi, ... ve ... Mahalleleri kentsel gelişme alanı, İtiraz 75-... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı, İtiraz 97- ... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı, İtiraz 100-... ilçesi, ... tercihli kullanım alanı, İtiraz 102-... ilçesi, ... kentsel yerleşik alan, İtiraz 105-... Mahallesi, kıyı kesimi kentsel gelişme alanı ile 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan hükmüne ilişkin kısmının BOZULMASINA, 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan hükmü yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile,3.Davacının temyiz isteminin kısmen ve davalının temyiz isteminin reddine,4.Diğer dava konusu edilen hususlar yönünden Daire kararının ONANMASINA, İtiraz 30, İtiraz 37-40, İtiraz 44, İtiraz 57, İtiraz 73, İtiraz 88, İtiraz 94, İtiraz 96, 7.33 (yeni 7.28) sayılı plan hükmü ile 8.18.3.2 sayılı plan hükmü yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile,5.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,6.Kesin olarak, █████/2024 tarihinde karar verildi.KARŞI OYX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 30- .... ilçesi, .... kentsel gelişme alanı kararı yönünden;Uyuşmazlıkta, dava konusu Çevre Düzeni Planında .... yerleşim alanının çevresinde, bu alandan çok daha büyük nitelikte gelişme alanları öngörülmüştür.Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda "Bu alana ilişkin olarak davaya konu planın alt ölçekli plana uygun olması konusu başlıca konu olarak değerlendirilmemektedir. Hedef yıllarının farklılığı nedeniyle elbette kentsel gelişme alanları açısından farklılıklar olabilir. Ayrıca rapor boyunca belirtildiği üzere stratejik bir plan kararı daha önceki planlarda olmadığı halde üst ölçekli yeni çevre düzeni planında elbette söz konusu olabilir.Buradaki temel konu kentsel yerleşmelerin olmadığı, çalışma alanlarının bulunmadığı, doğal alanların ve ekolojik olarak korunmasının son derece önemli olduğu kentin bu alanında öngörülen kentsel gelişme alanı kararıdır. Burası kentsel yerleşmelerden uzak, tarımsal alanlar içinde, ayrıca doğal hayat açısından önemli değerlere yakın konumda bir alandır. Uydu fotoğrafından görüldüğü üzere burada az yoğun biçimde bir konut alanı gelişimi olmuştur. Mevcut yerleşime başlanmış kısım henüz tamamen dolmuş değildir. Bu mevcut durumun bile buradaki tarımsal ve doğal değer nedeniyle uygun olmadığını belirtmek gerekir. Bu alanın yeni gelişme alanıyla daha da büyütülmesi de aynı nedenle uygun değildir." tespitlerine yer verilmiştir.Dava konusu Çevre Düzeni Planı ile belirlenen söz konusu gelişme alanının yer seçimi kararına yönelik, plan açıklama raporunda belirtilen tespitlerin, bu alanda bu yönde bir gelişme ihtiyacının var olup olmadığına ilişkin yeterli ve gerekli açıklamayı içermediği, söz konusu planlama kararının kapsamlı bir inceleme ve analiz yapılmadan tesis edildiği anlaşılmaktadır.Öte yandan, plan notlarıyla, bu alanın denetim altına alınmasını sağlayacak alt ölçekli planları yönlendirmesi gereken kararların da getirilmediği görülmektedir.Bu itibarla, bilirkişi raporundaki tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, bir çevre düzeni planında olması beklenen alt ölçekli plan çalışmalarını yönlendirecek strateji ve politikalar belirlenmeden, yerleşmeleri çarpık kentsel gelişme ve nüfus artışı baskısından korumaya yönelik ilkeler ortaya konulmadan öngörülen ve kapsamlı inceleme ve analizlere dayanmayan .... gelişme alanı kararında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, dava konusu planın İtiraz 30- .... ilçesi, .... kentsel gelişme alanına yönelik kısmı yönünden, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.KARŞI OYXX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 37-40 ... çevresinde öngörülen kentsel gelişme alanları yönünden;Uyuşmazlıkta, dava konusu Çevre Düzeni Planında ... yerleşim alanının çevresinde, mevcut yerleşik alanının 2-3 katı büyüklüğünde kentsel gelişme alanları öngörülmüştür.Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda "Dava konusu planda ... yerleşiminin mevcut yerleşik alanının 2-3 katı kadar yeni gelişme alanı açılmış olup, bu alanlar tarımsal açıdan korunması gereken yerlerdedir. Tarımsal yapı uydu fotoğrafında görülmektedir. Dolayısıyla kentsel gelişme alanının bu derece büyütülmesi kararı tarımsal alanların kaybı pahasına gerçekleşmektedir.Bu nedenle bu bölgede ... yerleşiminin mevcut yerleşik alan büyüklüğü de dikkate alınarak, buna oranla daha gerçekçi, daha sınırlı büyüklükte, ve böylece mekanı daha etkili kullanarak tarımsal alanların da korunmasını ve sürdürülmesini sağlayacak biçimde kentsel gelişme alanı kararlarının gözden geçirilmesi ve değiştirilerek açılan yeni gelişme alanlarının azaltılması gerektiği görüşündeyiz. Bu nedenle ...'da kentsel gelişme alanı olarak öngörülen alanların büyüklüğü nedeniyle davaya konu planın bu kısmı da şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun bulunmamıştır." tespitlerine yer verilmiştir.Dava konusu Çevre Düzeni Planı ile belirlenen söz konusu gelişme alanının yer seçimi kararına yönelik, plan açıklama raporunda belirtilen tespitlerin, bu alanda bu yönde bir gelişme ihtiyacının var olup olmadığına ilişkin yeterli ve gerekli açıklamayı içermediği, söz konusu planlama kararının kapsamlı bir inceleme ve analiz yapılmadan tesis edildiği anlaşılmaktadır.Öte yandan, plan notlarıyla, bu alanın denetim altına alınmasını sağlayacak alt ölçekli planları yönlendirmesi gereken kararların da getirilmediği görülmektedir.Bu itibarla, bilirkişi raporundaki tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, bir çevre düzeni planında olması beklenen alt ölçekli plan çalışmalarını yönlendirecek strateji ve politikalar belirlenmeden, yerleşmeleri çarpık kentsel gelişme ve nüfus artışı baskısından korumaya yönelik ilkeler ortaya konulmadan öngörülen ve kapsamlı inceleme ve analizlere dayanmayan ... gelişme alanı kararlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, dava konusu planın İtiraz 37-40 ... çevresinde öngörülen kentsel gelişme alanlarına yönelik kısmı yönünden, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 57- .... yerleşim merkezinin batısında öngörülen kentsel gelişme alanı yönünden;Uyuşmazlıkta, dava konusu Çevre Düzeni Planında .... yerleşim merkezinin batısında kentsel gelişme alanı olarak öngörülen alanın, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dikili tarım arazisi olarak gösterildiği, davacı tarafından söz konusu bölgenin, ... Tarım İl Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı uyarınca "dikili tarım alanı" olduğu ve tarım dışı amaçla kullanılamayacağı yönünde görüş bildirildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, "Daha önce iki plan arasında ölçü alınarak birebir alansal karşılaştırma yapılmaması gerektiği ve stratejik kararlar açısından değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmişti. Bu alandaki konunun bu yerleşim için azımsanamayacak büyüklükte olan ve kentsel doku içinde kalmış bir dikili tarım arazisiyle ilişkili olması, burada tarım-sanayi-konut kullanımlarının birlikte varolduğu bir kentsel doku öngörüsünün stratejik anlamda bir karar olabileceğinden yola çıkılarak önemsenmesi ve öiçekler arasında sürekliliğin sağlanması gerektiği görüşündeyiz. 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına kadar dikili tarım arazisinin kentsel doku içinde korunması ve sürdürülmesi sağlanmışken, 1/100.000 ölçekli üst ölçekli planda da bu konunun stratejik anlam içermesi söz konusudur. Burası sanayi alanı ile konut gelişme alanı arasında kalan, sanayi ile birlikte üretim ve araştırma kapasitesi sağlayabilecek, veya konut alanlarının içinde bir "kentsel tarım" yaklaşımına olanak sağlayan alanlar olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle, zaten sanayi alanları açısından kararların revize edilmesi gerektiği belirtilen ... bölgesinin bu kısmında da dikili tarım alanının dikkate alınarak planlara işlenmesi, bu değerin yaşatılması için gerekli görülmektedir. Dolayısıyla bu haliyle davaya konu planın bu kısmı şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından uygun değildir." şeklinde tespit ve görüşlere yer verilmiştir.Bu durumda, hükme esas alınabilecek nitelikte olan bilirkişi raporu ile ... Tarım İl Müdürlüğünün ......tarih ve ... sayılı görüş yazısı göz önünde bulundurulduğunda, dikili tarım arazisi niteliğinde bulunan .... yerleşim merkezinin batısındaki alanın, kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesine yönelik dava konusu Çevre Düzeni Planı kararında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 57- .... yerleşim merkezinin batısında öngörülen kentsel gelişme alanına yönelik kısmı yönünden, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.KARŞI OYXXX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 57- .... yerleşim merkezinin batısında öngörülen kentsel gelişme alanı ile İtiraz 94- Yenişakran'da öngörülen kentsel gelişme alanı yönünden;Dava konusu Çevre Düzeni Planında, .... yerleşim merkezinin batısındaki alan, kentsel gelişme alanı olarak öngörülmüş, davacı tarafından, söz konusu bölgenin, ... Tarım İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı uyarınca "dikili tarım alanı" olduğu ve tarım dışı amaçla kullanılamayacağı yönünde görüş bildirildiği, Yenişakran'da öngörülen kentsel gelişme alanında mevcutta yoğun olarak zeytin ağaçlarının bulunduğu iddia edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle söz konusu her iki alanın niteliğinin açıklığa kavuşturulması gerekirken, Dairece, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın, alanın tarım dışı amaçla kullanılamayacağına ilişkin ... Tarım İl Müdürlüğü tarafından tesis edilmiş bir işlemin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve bölgelerin tarımsal niteliği ortaya konulmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.Öte yandan, Daire gerekçesinde, .... açısından, dava konusu alanın bulunduğu bölgenin 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında da kentsel gelişme alanı olarak gösterildiği, söz konusu alanın, konumu ve büyüklüğünün, iki çevre düzeni planı arasındaki ölçek farkı dikkate alındığında, dava konusu planı kusurlandırabilecek stratejik nitelikte mekansal bir alana yönelik kullanım kararı olmadığı, ... açısından da uyuşmazlığa konu alanın konumu ve çevresi dikkate alındığında mekansal gelişmenin yönüne ilişkin getirilen kullanım kararında sakınca bulunmadığı belirtilmiş ise de, dikili tarım arazisi olduğu iddia edilen alanların büyüklüğüne ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmektedir.Bu durumda, gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınarak, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle, Dairece yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 57 ve İtiraz 94 yönünden, davacının temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.KARŞI OYXXXX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 88- ..., ...'da öngörülen sanayi alanı yönünden;Dava konusu Çevre Düzeni Planı ile, ... İlçesi, ... Beldesi, ... Mevkiinde "sanayi" kullanımı öngörülmüştür.Dairece dava konusu planın ilkeleri ve yapılış yöntemine uygun olmayan plan kararında 5403 sayılı Kanuna, şehircilik ilkelerine planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu bölgede maden sanayine yönelik tesislerin bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, ... ilçesi, ... Beldesi, ... Mevkiinde de bu tesislerin bulunup bulunmadığının, söz konusu kullanım kararının arazideki fiili sanayi varlığı sebebiyle mi getirildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.Bu durumda, yukarıda belirtilen hususun açıklığa kavuşturulması suretiyle, Dairece yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 86- ..., ... öngörülen sanayi alanı yönünden; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 96-.../... kentsel gelişme alanı yönünden:Dosyanın incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde dava konusu kentsel gelişme alanlarının önerildiği görülmektedir.... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 8.1.1.3 sayılı plan hükmünde, "kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar v.b.yer alabilir." kuralının belirtildiği, kentsel yerleşme alanları içerisinde alt ölçekli planlarda tercihli kullanım alanı ve konut yerleşme alanlarının yer almasının mümkün olduğu, bu çerçevede söz konusu plan kararı ile ... ilçesi ... Mahallesinde belirlenen gelişme alanı açısından arasında herhangi bir uyumsuzluk bulunmadığı, öte yandan, dava konusu planla gösterilen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılması gerekmediği, bu alanların sınırlarının alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği, alt ölçekli imar planlarının yapım aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınacağı açıktır.Bu itibarla, ... Mahallesi açısından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 44- ... kuzeyi kentsel gelişme alanı yönünden;... ilçesi ... yerleşiminin kuzeyinde, yaklaşık 23 hektarlık alanın, ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "kentsel gelişme alanı" olarak belirlendiği anlaşılmıştır.Dosyanın incelenmesinden, dava konusu alanın bulunduğu bölgenin, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında da kentsel gelişme alanı gösterildiği, bununla beraber, █████/2018 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı değişikliğinde söz konusu kentsel gelişme alanının küçültüldüğü anlaşıldığından, bu kısım açısından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın belirtilen alan açısından bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.KARŞI OYXXXXX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının 7.33 sayılı plan uygulama hükmü yönünden;Plan notunda, "bu plan kapsamındaki alanlarda, kentsel yerleşme alanları dışında kalan ve gereksinim duyulması halinde; Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) tahsis edilmiş alanlarda TOKİ tarafından üretilecek toplu konut alanlarına ilişkin başvurular, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna tabi alanlara ilişkin uygulamalar ve İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 6107 sayılı Kanun uyarınca yapılacak uygulamalar bu planın koruma, gelişme ve planlama ilkeleri ve nüfus kabulleri çerçevesinde ilgili idaresince değerlendirilir. Bu doğrultuda hazırlanacak alt ölçekli planlar sayısal ortamda veri tabanına işlenmek üzere Bakanlığa gönderilir.Söz konusu taleplerin kenrsel ve kırsal yerleşme alanları içerisinde kalması durumunda ise, imar planı bütünlüğü çerçevesinde ve nüfus kabulü dahilinde, ilgili idaresince alt ölçekli planlarda değerlendirilir." kuralına yer verilmiş iken, söz konusu plan notunda değişikliğe gidildiği ve bu defa 7.28 sayılı maddede, "Bu planda kentsel yerleşme alanları içinde kalan ve toplu konut idaresi'ne (toki) tahsis edilmiş alanlarda toki tarafından yürütülen uygulamalara, özelleştirme idaresi başkanlığı'nca yürütülen faaliyetlere, 6306 sayılı afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanuna tabi alanlara ilişkin uygulamalara ve iller bankası anonim şirketi genel müdürlüğü tarafından 6107 sayılı kanun uyarınca yapılacak uygulamalara ilişkin başvurular, bu planın koruma, gelişme ve planlama ilkeleri ve nüfus kabulleri ve çevre imar bütünlüğü çerçevesinde ilgili idaresince alt ölçekli planlarda değerlendirilir. bu doğrultuda hazırlanacak alt ölçekli planlar sayısal ortamda veri tabanına işlenmek üzere bakanlığa gönderilir." şeklinde yeniden düzenlendiği anlaşılmaktadır.Yeni haline bakıldığında, bu planda kentsel yerleşme alanları içinde kalan alanlarında TOKİ tarafından yürütülen uygulamalara ilişkin başvuruların, bu planın koruma, gelişme ve planlama ilkeleri ve nüfus kabulleri ve çevre imar bütünlüğü çerçevesinde ilgili idaresince alt ölçekli planlarda değerlendirilebileceğinin düzenlendiği görülmektedir.Notun dava konusu edilen halinde de, söz konusu plan hükmünden, TOKİ ile 6306 sayılı Kanun'a tabi alanlara ilişkin uygulamalara yönelik her ölçekte plan yapma ve onaylama konusunda verilmiş olan yetkinin kullanımı kapsamında kullanım türlerine ilişkin başvuruların çevre düzeni planı kararları ve nüfus kabulleri çerçevesinde değerlendirileceği şeklinde düzenlendiği, bu doğrultuda hazırlanacak planların sayısal ortamda planın veri tabanına işleneceği anlaşılmaktadır.Davaya konu planda kentsel yerleşik alanlar; büyükşehir ve/veya il, ilçe, ilk kademe ve belde belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındıran büyük oranda yapılaşmış alanlar, kırsal yerleşme alanları ise kentsel yerleşme alanları dışında kalan köy ve mezraları kapsayan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili yönetmeliği uyarınca köy yerleşik alanı ve civarına ilişkin sınır tespiti yapılmış/yapılmamış ve bu planda sınırları şematik olarak gösterilmiş veya plan ölçeği gereği gösterilmemiş olan alanlar ile 442 sayılı Köy Kanunu uyarınca belirlenmiş/belirlenecek olan alanlar, kentsel gelişme alanları ise, bu planın nüfus kabulleri ile ilke ve stratejileri doğrultusunda bu planla kentsel gelişmeye ayrılmış alanlar şeklinde tanımlanmıştır.Plan notu ile planlama bölgesinde kentsel ve kırsal yerleşme alanları dışında kalan (değişik haliyle plan kapsamındaki kentsel yerleşme alanları içinde kalıp yetkili idarelere tahsisi yapılmış ve yetkileri dahilinde alanlarda), ancak yine bu planla kentsel kullanıma ayrılan yani kentsel gelişme alanı olarak öngörülen yerlerde TOKİ ya da plan notunda belirtilen idarelerin yetkileri dahilinde olan alanlarda alt ölçekli planlama yapılabilecektir. Nitekim plan notunun devamında da, kentsel+kırsal yerleşme alanları içerisinde kalması halinde de, bu alanların bu plan dışında önceden alt ölçekli planlarla yerleşime açılmış ve fiilen yapılaşmış alanlar olduğu gözetilerek çevre imar bütünlüğü çerçevesinde ilgili idaresince alt ölçekli planlarda değerlendirileceği öngörülmüştür.Sonuç itibarıyla, bu plan notu ile kentsel ve kırsal yerleşme alanı dışında gereksinim bulunması halinde ancak planda kentsel ve kırsal gelişme alanı olarak belirlenen alanlarda TOKİ ve plan notunda belirtilen idareler tarafından yürütülen faaliyetlerin alan kullanım türleriyle ilgili talep ve uygulamaların belli ölçüler içerisinde ilgili idaresince değerlendirilmesine olanak sağlanmıştır.Bu durumda, yasal yetkiler kapsamında, çevre düzeni planı kararları ve nüfus kabulleri çerçevesinde, TOKİ ve plan notunda belirtilen yetkili idarelerce planlama bölgesi kentsel ve kırsal yerleşim alanları dışında konut üretiminin mevzuata aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, dava konusu madde yönünden davalının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.KARŞI OYXXXXXX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının 7.48 (yeni 7.44) sayılı plan hükmü yönünden;Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın, 7.48 sayılı plan hükmü yönünden usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.Dava konusu Çevre Düzeni Planının 8.18.3.2 sayılı plan hükmü yönünden;Dava konusu planın 8.18.3.2 sayılı plan notunda:"Bu planda liman alanı olarak gösterilen alanların bir bölümü ilgili mevzuata aykırı olmamak üzere liman geri sahası olarak kullanılabilir. Liman alanı olarak planlanan alanların liman gerisi kullanım açısından yetersiz olması durumunda, bu planın ilkeleri ve ilgili mevzuatla çelişmemek koşuluyla, bu planda hangi kullanımda kaldığına bakılmaksızın ilgili kurumların görüşleri alınarak liman alanlarına bitişik liman geri sahası planlanabilir." kuralına yer verilmiştir.Dava konusu plan notunda, liman geri sahalarında limanın kullanımına yönelik açık ve kapalı depolama tesisleri yapılabileceği, bu alanlarda hiçbir koşulda sanayi tesislerinin yer alamayacağı ve üretim yapılamayacağı düzenlenmiştir.Liman geri sahası olarak planlanan alanların yetersiz olması halinde dava konusu planda liman gösterilen alanlarda liman geri sahası öngörülebileceği, bunun da yetersiz olması durumunda bu planda gösterilmese bile liman kullanımına bitişik olarak alt ölçekli planlarda liman geri sahası gösterilebileceği plan notuyla öngörülmüştür.Liman tesislerine bitişik konumda liman işlevine uygun olarak liman faaliyetinin sürdürülmesi için gerekli liman geri sahasının planlanması gerekmekte olup, bu alanlarda sanayi ve üretim faaliyeti yapılamayacağı, ayrıca dava konusu planın koruma ilkeleri ve buna ilişkin kararları uyarınca korunması gerekli alanların alt ölçekli plan çalışmalarında korunacağı ve kıyı mevzuatı ile ilgili kurum görüşleri doğrultusunda hareket edileceği hususları dikkate alındığında, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporundaki tespitlerin dava konusu plan notunun eleştirisi olarak kabul edilebileceği, ancak plan notunun iptalini gerektirmediği sonucuna ulaşılmıştır.Bu itibarla, dava konusu madde yönünden davalının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.KARŞI OYXXXXXXX- Dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 73- ... ilçesi, ... Mahallesinde öngörülen kentsel yerleşik alanı yönünden;█████/2014 tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “tarım alanı" olarak planlanan ... ilçesi, ... Mahallesindeki bölgenin, █████/2014 tarihinde onaylanan Çevre Düzeni Planında "kentsel yerleşik alan" olarak belirlendiği, dava konusu plan ile bu hususun devam ettiği anlaşılmaktadır.Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda;"Keşif esnasında da görüldüğü üzere kentsel gelişme ... otoyoluna bitişik konumdaki ... caddesine kadar yer yer dayanmakta, bu yönde gelişme eğilimi göstermektedir. Öte yandan uydu fotoğrafında da bu tür gelişmelerin yanısıra, bunlarla içiçe biçimde tarımsal doku görülmektedir.Burada Bilirkişi Kurulumuz tarafından önemli bulunan konu otoyol ve çevresindeki yerleşimlere ilişkin stratejik plan kararının ne olduğudur. Davacı idare tarafından onanan 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, bu bölgede sadece kavşak alanlarında otoyola yakın ve bitişik konumda kentsel gelişme öngörülmüş; bunun dışında otoyola planın yaklaşımı otoyol boyunca gelişmeyi sınırlayacak ve açık alanları sürdürecek biçimde olmuştur. Otoyol erişim kontrollü bir yol olduğu ve otoyol üzerindeki yüksek hızlı taşıt akımının yarattığı gürültü ve diğer olumsuz etkiler hayat kalitesini etkilediği için otoyola bitişik biçimde gelişme öngörülmemesi doğru bir planlama yaklaşımıdır. Davaya konu planın bu kısmına ilişkin uyuşmazlık konusu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.Davaya konu planda mevcut eğilimler gözönüne alınarak otoyola bitişik olabilecek bir yerleşim dokusu öngörülmüştür. Bu durum gerçekten mevcut eğilimdir ancak buradaki mevcut tarımsal dokunun ve üretimin de imarlı alana dönüşmesine olanak tanımaktadır. Burada mevcut eğilim nedeniyle artık tarımsal dokunun sürdürülemeyeceği kabulünün yapıldığı anlaşılmaktadır.Oysa tarımsal yapı korunarak mevcut gelişme eğilimini sınırlamak, hem ekonomik olarak bu tarımsal üretimin sürdürülmesine olanak tanıyacak, hem de otoyol İle konut dokusunun birbirinden ayrılması yönünde sağlıklı bir plan stratejisi geliştirilmesini sağlayabilecektir. Bu bölgedeki belediyenin talepleri yerleşimin otoyola kadar geliştirilmesi biçiminde bile olsa, üst ölçekti planda stratejik bir karar belirlenirken bu tür taleplerin de planın benimsediği strateji kapsamında değerlendirilerek kabul veya reddedilmesi gerekir. Bu nedenlerle, davaya konu 1/100.000 ölçekli planın bu kısmı şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun bulunmamıştır." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.Davalı idare tarafından, uydu görüntülerine bakıldığında söz konusu alanda tarımsal faaliyet yapılmadığı gibi yapılaşmaların da bulunduğu belirtilmekte ise de, hükme esas alınabilecek nitelikteki bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, söz konusu bölgede yapılaşmanın mevcut olmadığı, halen tarımsal üretimin devam ettiği anlaşılmakta olup, bu haliyle dava konusu Çevre Düzeni Planı ile alana "kentsel yerleşik alan" kullanımı getirilebilmesine yönelik koşulların bulunmadığı görülmektedir.Bu durumda, yapılaşmanın mevcut olmadığı, halen tarımsal üretimin devam ettiği dava konusu alanın kentsel yerleşik alan olarak öngörülmesine yönelik dava konusu planlama kararında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Planının İtiraz 73- ... ilçesi, ... Mahallesinde öngörülen kentsel yerleşik alanı yönünden, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.