Anahtar kelimeler: Huk Hakemlerin Tahkime Müş Usûlü Müsteşarlığın Duyurusu Onuncu Tahkim Listesinden
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ...
DAVALILAR
: 1- ... Kurumu Başkanlığı / ... (... Bakanlığı)
VEKİLİ
: Huk. Müş. ...
2- ... Başkanlığı / ...
VEKİLİ
: Av....
DAVANIN_KONUSU
:
1- Sigorta Tahkim Komisyonunun █████/2020 tarihli duyurusu ile bildirilen, Komisyon nezdinde oluşturulan bilirkişi listesinden sıra usûlü ile bilirkişi görevlendirilmesine ilişkin işlemin,
2- Bu işlemin dayanağı olan Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI
:Düzenlemenin dayanağı olan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasında, Komisyon Başkanlığınca, Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesinin düzenleneceği, belirlenecek esaslar doğrultusunda bilirkişilerin bu listelerden seçileceğinin belirtildiği; ancak bilirkişilerin sıra ile seçileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 23. fıkrası uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanması gerektiği, atıf yapılan 6100 sayılı Kanun'da sıra usûlü atama söz konusu olmadığından dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI
:
Davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı (Hazine ve Maliye Bakanlığı) tarafından, davacının menfaatinin ne şekilde etkilendiğini ortaya koyamadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, davanın süresinde açılmadığı, aradan bir yıl geçtikten sonra bakılan davanın açıldığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 21. fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 12. fıkrası uyarınca söz konusu düzenlemelerin yapıldığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından, husûmetin idarelerine yöneltilemeyeceği, dava konusu işleme ilişkin herhangi bir eylemlerinin olmadığı, dava konusu işlemin Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 12. fıkrasına göre Bakanlığın belirlediği usûl ve esaslar çerçevesinde yapıldığı, düzenlemenin usûle ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 22. maddesinin 3. fıkrasında, uzmanlık alanında birden fazla bilirkişi bulunması hâlinde, sigorta hakeminin adilane şekilde bilirkişi seçimi yapmakla yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in bilirkişi seçimine yönelik kural ihtiva eden 16. maddesinin 12. fıkrasının █████/2018 tarihli Resmî Gazete nüshasında; bütünüyle bilirkişilik konusuna özgü olarak çıkarılan ve bu hâliyle özel düzenleme niteliğinde olan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin ise █████/2019 tarihli Resmî Gazete nüshasında yayımlandığı, dolayısıyla her iki Yönetmelik arasında normlar hiyerarşisi bakımından bir altlık-üstlük ilişkisi olmayıp iki Yönetmelik'in de eş düzey düzenlemeler olduğu açık ise de Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin, bilirkişilerin seçimi ve atanması bakımından, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'e nazaran daha "özel" ve "sonraki" düzenleme olduğunda da duraksama bulunmamaktadır.
Buna göre, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasında Müsteşarlığa bırakılan bilirkişilerin listeden seçimine ilişkin esasları belirleme yetkisinin, Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 22. maddesinin 1. ve 3. fıkrası hükümlerine aykırı olan kısımları ile sınırlı olarak zımnen yürürlükten kalktığının ve listeden adilane bir şekilde bilirkişi seçme yetkisinin hakeme ait olduğunun kabulü zorunludur.
Bu itibarla dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Dava; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bilirkişilik yapmakta olan davacı tarafından; Sigorta Tahkim Komisyonunun █████/2020 tarihli duyurusu ile bildirilen, bilirkişilerin Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Listesinden sıra usulüne göre atanmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E:... sayılı yazısının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 30. maddesinin 21. fıkrasında; "Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almakta olup bu Kanunun bu hükmü uyarınca yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişikin Yönetmeliğin 16. maddesinin 12. fıkrasında; "(Ek:RG-19/1/2016-29598) (Değişik:RG-14/6/2018-30451) Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Bu kapsamda, hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından 17 nci ve 18 inci maddeler kıyasen uygulanır. Komisyon Başkanlığı Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenler. (Değişik ibare:RG-18/4/2019-30749) Bakanlığın belirleyeceği esaslar doğrultusunda bilirkişiler bu listelerden seçilir. Bilirkişi ücret tarifesi Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak (Değişik ibare:RG-18/4/2019-30749) Bakanlıkça belirlenir. Fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi, Komisyon tarafından oluşturulan bilirkişi listesinde yer alamaz." kuralı getirilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliğinin, Bilirkişi görevlendirilmesi ve seçimi başlıklı 22. maddesinde; "(1) Bilirkişi, çözümü hukuk dışında uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakem tarafından görevlendirilir. (2) Hakem, görevlendirilecek bilirkişinin uzmanlık alanını belirler. İşin mahiyetine göre gerekçesi açıkça gösterilmek kaydıyla, birden fazla bilirkişi görevlendirilebilir. (3) Bilirkişiler, Komisyonca düzenlenen listeden seçilir. Uzmanlık alanında birden fazla bilirkişi bulunması halinde, hakem adilane şekilde bilirkişi seçimi yapmakla yükümlüdür. (4) Komisyon listesinde ihtiyaç duyulan uzmanlık alanına sahip bilirkişi bulunmaması durumunda öncelikle, bilirkişi olarak atanacak kişinin, üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğretim üyesi olması ya da adli bilirkişi listesine veya meslek odasına kayıtlı olması gerekir. Hakem, liste dışından seçmiş olduğu bilirkişiyi Komisyona gerekçeleriyle bildirir. (5) Komisyon, bilirkişi seçimine ilişkin bilişim temelli sistem oluşturur." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu edilen ve iptali istenilen işlemlerde, Bilirkişilerin Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Listesinden sıra usulüne göre atanması öngörülmüş olup davacı tarafından, düzenlemenin dayanağı olan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 12. fıkrasında, Komisyon Başkanlığınca, Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesinin düzenleneceği, belirlenecek esaslar doğrultusunda bilirkişilerin bu listelerden seçileceğinin belirtildiği ancak bilirkişilerin sıra ile seçileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali talep edilmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliğinin, 22. maddesinin 3. fıkrasında; bilirkişilerin, Komisyonca düzenlenen listeden seçileceği, uzmanlık alanında birden fazla bilirkişi bulunması halinde, hakemin adilane şekilde bilirkişi seçimi yapmakla yükümlü olduğu belirtilmiş olduğundan, Komisyon tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen listede, konunun uzmanı bilirkişinin birden fazla olması hainde; hakemin sıra usulüne göre bilirkişi ataması yapmasında, yönetmelik hükümleri ile öngörülen adilane bir seçime aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, █████/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2019 tarih ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararname'nin geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı hasım mevkiine alınarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:
Davacı, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde tutulan bilirkişi listesine kayıtlı olarak bilirkişilik görevini yerine getirmektedir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, Sigorta Tahkim Komisyonuna hitaplı yazısı ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasına atıfta bulunularak, 2020 yılı başından itibaren bilirkişilerin listeden sıra usûlü ile atanmasına yönelik olarak Komisyon tarafından gerekli altyapının hazırlanması ve konu hakkında Bakanlığa bilgi verilmesi istenilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından tüm bilirkişilere hitaben gönderilen █████/2020 tarihli e-posta ile bilirkişilerin Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Listesinden sıra usûlüne göre görevlendirilmesine başlandığı duyurulmuştur.
Bunun üzerine davacı tarafından, Sigorta Tahkim Komisyonunun █████/2020 tarihli duyurusu ile bildirilen, Komisyon nezdinde oluşturulan bilirkişi listesinden sıra usûlü ile bilirkişi görevlendirilmesine ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
USÛL YÖNÜNDEN
:
Davalı Bakanlık (Kurum) tarafından ehliyet itirazında bulunulmuşsa da Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde tutulan Bilirkişilik Listesine kayıtlı olan davacının, sigorta hakemi tarafından görevlendirildiği süreçte kendisine tevdi edilen dosya sayısı ile sıra usûlü suretiyle görevlendirilmesi sonucu tevdi edilen dosya sayısı arasında fark oluştuğu, yeni usûl ile birlikte daha az görevlendirildiği yönündeki iddiaları da dikkate alındığında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasındaki ifade ile dava konusu işlemlerden dolayı menfaati ihlal edilen kişilerden olduğu sonucuna varıldığından, davalı Bakanlığın (Kurumun) ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
Yine davalı Bakanlık tarafından süre itirazında bulunulmuşsa da davacının, dava konusu işlemlerden Sigorta Tahkim Komisyonunun █████/2020 tarihli duyurusu ile haberdar olduğu ve ilk dava dilekçesinin █████/2020 tarihinde İstanbul İdare Mahkemeleri kaydına girdiği, bu durumda, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresi içinde açıldığı dikkate alındığında, davalı Bakanlığın (Kurumun) süre itirazı da yerinde görülmemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonunun, 5684 sayılı Kanun uyarınca davalılardan Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulduğu, ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşıldığından, adı geçen davalı idarenin husumet itirazına itibar edilmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN
:
İlgili Mevzuat
:
█████/2007 tarih ve 26552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,
"(1) Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
(2) Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, aracılar, aktüerler ile sigorta eksperleri bu Kanun hükümlerine tâbidir.
(3) Sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketi ile bu Kanunun denetimle ilgili hükümleri hariç olmak üzere özel kanunlarına göre sigortacılık faaliyetinde bulunan diğer kuruluşlar bu Kanun kapsamında değildir." hükmüne;
"Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde,
"(1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur.
...
(3) Komisyon aşağıdaki görevleri yerine getirir:
a) Müdür ve müdür yardımcılarını atamak.
b) Birlikçe ayrı bir hesapta izlenecek olan Komisyonun bütçesini hazırlayarak Birliğe sunmak.
c) Tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlamak için gerekli önlemleri almak.
ç) Komisyonun faaliyet sonuçları hakkında yıllık rapor hazırlayarak Birliğe ve Müsteşarlığa göndermek.
d) Bilgi işlem alt yapısını hazırlamak.
e) Kanunlarla kendisine verilen diğer görevleri yapmak.
...
(21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir.
...
(23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.
..." hükümlerine yer verilmiştir.
47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, aynı Kararname uyarınca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nda yer alan sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin görev ve yetkileri yürütmek, anılan konuda mevzuatı hazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek ve yönlendirmek ile görevlendirilmiş, özetle Hazine ve Maliye Bakanlığının kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığınca ifa edilen görevler, adı geçen Kuruma devredilmiştir.
5684 sayılı Kanun'un yukarıda alıntılanan 30. maddesi dayanak alınarak hazırlanan █████/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in;
Dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki (█████/2018 tarihli ve 30451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik) hâli ile "Sigorta Tahkim sistemine başvuru ve hakem ataması" başlıklı 16. maddesinde,
"...
(12) Hakem, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakemler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Bu kapsamda, hakem ve bilirkişi ile taraf ve bilirkişi arasındaki ilişki bakımından 17 nci ve 18 inci maddeler kıyasen uygulanır. Komisyon Başkanlığı Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenler. Müsteşarlığın belirleyeceği esaslar doğrultusunda bilirkişiler bu listelerden seçilir. Bilirkişi ücret tarifesi Komisyon Başkanlığının görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir. Fiilen sigorta hakemliği ya da itiraz hakemliği yapan kişi, Komisyon tarafından oluşturulan bilirkişi listesinde yer alamaz.
..." düzenlemesine yer verilmiştir.
5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 21. fıkrası dayanak alınarak hazırlanan ve █████/2019 tarih ve 30749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki hâli ile;
"Amaç" başlıklı 1. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, sicile ve listeye kaydı, görevlendirilmeleri, uymaları gereken ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." düzenlemesine;
"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmelik, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen uyuşmazlıklara ilişkin bilirkişilik faaliyetini kapsar.
(2) Kanunlarda bilirkişilik hizmeti verebileceği öngörülen kurumlar ile yargı mercilerinin talebi üzerine bilimsel ve teknik görüş bildiren kamu kurum ve kuruluşları bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır." düzenlemesine;
"Bilirkişi görevlendirilmesi ve seçimi" başlıklı 22. maddesinde,
"(1) Bilirkişi, çözümü hukuk dışında uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakem tarafından görevlendirilir.
(2) Hakem, görevlendirilecek bilirkişinin uzmanlık alanını belirler. İşin mahiyetine göre gerekçesi açıkça gösterilmek kaydıyla, birden fazla bilirkişi görevlendirilebilir.
(3) Bilirkişiler, Komisyonca düzenlenen listeden seçilir. Uzmanlık alanında birden fazla bilirkişi bulunması halinde, hakem adilane şekilde bilirkişi seçimi yapmakla yükümlüdür.
(4) Komisyon listesinde ihtiyaç duyulan uzmanlık alanına sahip bilirkişi bulunmaması durumunda öncelikle, bilirkişi olarak atanacak kişinin, üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğretim üyesi olması ya da bölge kurulu bilirkişi listesine veya meslek odasına kayıtlı olması gerekir. Hakem, liste dışından seçmiş olduğu bilirkişiyi Komisyona gerekçeleriyle bildirir.
(5) Komisyon, bilirkişi seçimine ilişkin bilişim temelli sistem oluşturur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonunun █████/2020 Tarihli Duyurusu ile Bildirilen, Komisyon Nezdinde Oluşturulan Bilirkişi Listesinden Sıra Usûlü ile Bilirkişi Görevlendirilmesine İlişkin İşlemin ve Bu İşlemin Dayanağı Olan Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı İşleminin İncelenmesi:
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde, sigortacılıkta tahkim müessesesi düzenlenerek, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya hesaptan faydalanacak kişiler ile hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı kurala bağlanmış; anılan maddenin 3. fıkrasında, Komisyonun, tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlamak için gerekli önlemleri almakla görevli olduğu; 21. fıkrasında da, Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, sigorta hakemi listesi tutulmasına ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceği kuralı yer almıştır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; dava konusu düzenleme tarihi itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına, Komisyonun görevleri, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları konularında yönetmelikle düzenleme yapma yetkisinin verildiği; başka bir ifadeyle, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülecek bilirkişiliğe ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi hususunun Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 21. fıkrası ile Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetki kapsamında yer aldığı anlaşılmıştır.
Anılan Kanun uyarınca hazırlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasında da, Komisyon Başkanlığının, Müsteşarlığın (Kurumun) belirleyeceği esaslar çerçevesinde her yıl hakemlerin başvuracakları bilirkişi listesini düzenleyeceği, Müsteşarlığın (Kurumun) belirleyeceği esaslar doğrultusunda bilirkişilerin bu listelerden seçileceği kural altına alınmış; dolayısıyla bilirkişi listesinin nasıl düzenleneceği ve bilirkişilerin bu listeden nasıl seçileceği hususunda ilke ve esasları belirleme yetkisinin Müsteşarlığa (Kuruma) ait olduğu belirtilmiştir.
Nitekim, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülecek bilirkişiliğe ilişkin düzenlemeler içeren, █████/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin, █████/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile değişik 12. fıkrası da dahil olmak üzere iki fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin █████/2023 tarihli, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, anılan fıkranın iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemlerde yetki unsuru bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca, bilirkişi seçiminde esas alınacak kriterin (rastgele sıra usûlü, alfabetik sıra usûlü, performansa göre atama usûlü vb.) uygulamada doğacak ihtiyaç ve sorunlar doğrultusunda sürekli gözetim ve değişime tabi bir husus olduğu da gözetildiğinde, davalı Bakanlıkça (Kurumca) Yönetmelik ile kendisine tanınan, bu konuyu adsız düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisine istinaden tesis edilen █████/2019 tarihli talimatta ve bu talimatın uygulanmasına yönelik Komisyon işleminde şekil unsuru yönünden de hukuka ve Dairemizin █████/2021 tarihli ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararına aykırılık bulunmamaktadır.
Her ne kadar, Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 22. maddesinin 3. fıkrasında, uzmanlık alanında birden fazla bilirkişi bulunması hâlinde, sigorta hakeminin adilane şekilde bilirkişi seçimi yapmakla yükümlü olduğu kuralına yer verilmişse de dava konusu işlemler ile bahse konu Yönetmelik kuralına aykırı olacak şekilde hakemin bilirkişi seçme yetkisinin ortadan kaldırılmadığı, yalnızca bu yetkinin, gerek anılan kuralda gerekse 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 3. fıkrasında vurgulanan "tarafsız, adil ve etkin" bir tahkim sistemi için otomasyona bağlandığı, daha açık bir ifadeyle hakemce bilirkişi seçiminin de aynı nitelikler gözetilerek yapılabilmesini teminen otomatik bir sistem getirildiği, böylelikle suistimallerin önlenmeye, sistemin sıhhatinin (adalet ve tarafsızlığının) korunmaya çalışıldığı, esasen Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 22. maddesinin 3. fıkrasında hakeme tanınan bilirkişi seçme yetkisinin, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrası uyarınca belirlenecek seçim esasları çerçevesinde kullanılabilecek sınırlı bir takdir yetkisi olduğu, bu itibarla dava konusu işlemler ile getirilen sıra usûlünün Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 22. maddesinin 3. fıkrasına aykırı bir yönü olmayıp bilakis onu bütünleyici bir kural içerdiği, kaldı ki Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrasında yapılan ve █████/2021 tarihli Resmî Gazete nüshasında yayımlanan son değişiklikte dahi davalı Kuruma tanınan bilirkişi seçme esaslarını belirleme yetkisinin aynen korunduğu, dolayısıyla adı geçen Yönetmelik hükümleri arasında bir farklılık/tutarsızlık/çelişki olduğu kabul edilse dahi, her iki Yönetmelik'in de aynı Kurumca çıkarıldığı da dikkate alındığında, yasal yetki sahibi Kurumun nihai iradesinin sonraki düzenleme yönünde, yani bilirkişi seçme usûlüne ilişkin esasların Kurumca belirlenmesi yolunda olduğu sonucuna varıldığından, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 12. fıkrası uyarınca tesis edilen işlemlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan kural uyarınca, davacının iddiasının aksine, 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tahkime ilişkin hükümlerinin, Sigortacılık Kanunu'nda öngörülen tahkim müessesesi ve sistemi ile uzlaşır nitelikte olanlarının kıyasen uygulanması gerektiği hususunda şüphe bulunmamaktadır.
Buna göre, teknik uzmanlık gerektiren bir yapıya sahip olan sigortacılık sektöründe ortaya çıkan, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargıdan farklı ve özel bir yargılama yapılması amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca oluşturulan sigorta tahkim sisteminde, aynı Kanun'un 30. maddesinin 21. fıkrasına dayanılarak çıkarılan Yönetmelik'in yukarıda anılan düzenlemesinin verdiği yetki gereğince 6100 sayılı Kanun'dan ayrı, sigortacılıkta tahkime özgü bir bilirkişi atama usûlü izlenmesine ve bu usûlün -5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Komisyona verilen tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlama görevi de dikkate alınarak- tüm bilirkişiler arasında adil ve tarafsız bir dosya dağılımını teminen rastgele sıra usûlü olarak belirlenmesine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!