Anahtar kelimeler: Özetiidare Juzmçvş Müzahir Rütbesinde Ağrı İçişleri Jandarma Örgüte Komutanlığı Komutanlığında
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ... Genel Komutanlığı / ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Ağrı İl Jandarma Komutanlığında J.Uzm.Çvş. rütbesinde görev yapan davacının, 375 sayılı KHK'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının adlî soruşturma ve kovuşturma kapsamında 2011-2013 yılları arasından örgüte müzahir evlerde kaldığı, daha sonra YGS sınavını kazanması nedeniyle kaldığı evden ayrıldığına yönelik beyanların bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında yürütülen adli soruşturma sonucu ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla, davacı hakkında Z.K. isimli kişinin ifadesi üzerine soruşturmaya başlanıldığı, davacının 2011-2013 yılları arasında örgüte müzahir evlerde kalma eyleminin örgüt üyeliğine kabul edilemeyeceği, şüphelinin örgüt üyesi olduğuna ilişkin kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının adlî soruşturma ve kovuşturma safahatında verdiği ifadelerinden, örgütle █████ Aralık sürecinden önce, örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmadığı ve dini yapı olarak göründüğü dönemde irtibatı olduğunun açık olduğu, davacının özellikle █████ Aralık sürecinden sonra örgüte üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatını ortaya koyan bir delilin mevcut olmadığı, idarece davacının adli soruşturma kapsamındaki ifadesi dışında bir delil de sunulamadığı anlaşıldığından, eldeki bilgilerin davacının özellikle 17-█████/2013 tarihinde sonra FETÖ/PDY uluslararası silahlı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı olduğunu değerlendirmeye yeterli olmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idareler tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, kamu yararı-kişi yararı dengesini gözeterek personel hakkında kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilebileceği, bu açıdan bakıldığında, personelin eyleminin, ceza yasalarında suç olarak tanımlanmamış, beraat, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olmasının idarenin yapmış olduğu işleme doğrudan tesir edecek bir durum olmadığı, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NÜN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde sona ermiştir.
█████/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen, █████/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin, Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
İçişleri Bakanlığı bünyesinde J.Uzm.Çvş. olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B-6 maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı;
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kovuşturmaya yer olmadığı yolunda verilen ve kesinleşen ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararda belirtilen ve soruşturmanın başlamasına konu olan Z.K.'nın davacı hakkındaki ifadesinde, "bu şahıs(davacı) ifademde bahsetmiş olduğum 2010-2012 yıllarında yer gösterme tutanağında belirttiğim iki farklı evde ben, S.G., M.B. isimli şahıslara sohbet veren bizden sorumlu kişidir. Bu kişiyi Sakarya ili Kocaali ilçesinde 2014-2015 yılları arasında düzenlenen düğün merasiminde de ziyarete gittim. Bu şahsın kod ismini geçmiş tarih olması sebebiyle tanımıyorum. Bu şahsı kesin ve net bir şekilde teşhis ettim..." şeklinde beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Öte yandan, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan M.B.'ye ait ifadede,
"A. isimli şahsın bizi yerleştirdiği bu evde kalan şahıslar;
-A. Şahsın fotoğrafını görsem teşhis edebilirim. Aslen Şanlıurfa ili Nüfusuna kayıtlı olan. Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi olan, kısa boylu, o dönem 25-30 yaslarında, esmer tenli şahıs)
Y. (Şahsın fotoğrafını görsem teşhis edebilirim. Aslen İç Anadolu İllerinden birisinin nüfusuna kayıtlı olan. Yapılanmaya ait Samanyolu Lisesinde tarih öğretmen olarak çalışan, o dönem 25-30 yaşlarında, orta boylu gözlük kullanan şahıs)
LATİF (Şahsın fotoğrafını görsem teşhis edebilirim. Aslen Marmara Bölgesindeki illerden birisinin nüfusuna kayıtlı olan, Açıköğretim ilahiyat öğrencisi olan, o dönem 20-25 yaslarında, beyaz tenli şahıs)
-E.(Şahsın fotoğrafını görsem teşhis edebilirim. Aslen Marmara Bölgesindeki illerden birisinin nüfusuna kayıtlı olan, Açıköğretim ilahiyat öğrencisi olan, o dönem 20-25 yaşlarında, beyaz tenli, sarı saçlı şahıs) isimli şahıslardı.
Bu evde bizimle A. isimli şahıs ilgileniyordu ve ders çalıştırıyordu. Ayrıca bize namaz kıldırıyor ve bazı kitaplar okutuyordu. Bu eve yaklaşık 3-4 hafta kadar gittik. A. isimli şahıs bir müddet sonra Z. ve beni alarak ve yanımıza Latif isimli şahsıda vererek bizi Sincan ilçesinde ... Mahallesinde merkezde bulunan Altunbilekler Market isimli marketin en üstünde bulunan dairedeki yapılanmaya ait bekar evine götürdü. Bu evde H. isimli (Şahsın fotoğrafını görsem teşhis edebilirim. Aslen Ankara ili nüfusuna kayıtlı olan, Ankara ilindeki üniversitelerin birisinde Ekonometri Bölümü öğrencisi olan, o. dönem 20-25 yaslarında, esmer tenli şahıs) sahıs kalıyordu. Bu ev bir bekar evivdi ve H. şahıs Ankara ilinde ikamet ettiğimi için zaman zaman gelip gidiyordu. Bu evde ben ve Z. ile Latif isimli şahıs ilgileniyor ve sürekli bu evde kalıyorduk. Latif isimli şahıs bize Fethullah GÜLEN isimli şahsın kitaplarından okuyor ve bu şahsın sohbet kasetlerini izlettiriyor ayrıca Risalei Nurdan bölümler okuyordu. Bu dönemde Latif isimli şahıs bize üzerinde kapağı bulunmayan, yayın evi FEM Dershanesi Yayınları olan deneme sınavlarından çözdürmeye başlamıştı.
Lise son sınıfa denk gelen bu dönemde kaldığım bu eve zaman zaman dışardan bazı öğrenciler gelip birkaç gün kalıp deneme sınavlarından çözerek evden ayrılıyorlardı. Bu dönemde kaldığımız bu eve gelen şahıslardan hatırladığım şahıs S. (Şahsın fotoğrafını görsem teşhis edebilirim, Ankara ilindeki bir Anadolu lisesinde öğrenci olan, daha sonradan Kara Harp Okuluna girdiğini duyduğum, o dönem 18-20 yaslarında, kumral tenli şahıs) isimli şahıstır. Ayrıca bu evde kaldığımız süre boyunca zaman zaman eve gelen ve sohbet veren abiler olmuştu..." şeklinde beyanlara yer verildiği görülmüş olup tanık M.B.'ye kolluk birimlerince fotoğrafların gösterilmesi suretiyle yapılan teşhis neticesinde ifadede geçen ... kod isimli şahsın davacı olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; davacının, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulu'nca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına mevcut delillerin yeterli olmadığı belirtilmiş ise de; UYAP kayıtları ve dosyadaki bilgi ve belgeler ile dayanak adli ve idari soruşturma raporları, tanık ifadeleri incelendiğinde; davacının 2011 yılında Ankara'ya sınavlara hazırlanmak için geldiği ve o dönem cemaat olarak bilinen yapının evlerinde kaldığı, bu evlerde kalırken askeri okullara yönlendirilecek kişilerle örgüt adına ilgilendiği, bu minvalde hakkında adli soruşturma kapsamında ifadeleri bulunan Z.K. ve M.B. ile örgüt adına haftada iki gün ilgilendiği, Z.K. ve M.B.'nin beyanlarına göre davacının kod adı kullandığı, sohbet verdiği, M.B.'nin beyanlarına göre örgüt lideri Fettullah Gülen'e ait kitaplardan ve Risalei Nur'dan bölümler okuduğu, Fettullah Gülen'e ait video kayıtlarını izlettiği, FEM yayınlarından denemeler çözdürerek kendisine bağlı kişileri sınavlara hazırladığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile irtibatının/iltisakının varlığına dair yeterli düzeyde tespitin dosyada mevcut olduğu anlaşıldığından,dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!