Anahtar kelimeler: Kısmî Öğrenme Cezaevinde Mücadele Tutuklu Kaçakçılıkla Eşya Görüşü Ret İsteklerinin

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, eşya ve nakil araçlarının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî onamaGerekçeli kararın, tebliğ tarihinde tutuklu olduğu anlaşılan sanık ...'e cezaevinde tebliğ edildiği, ancak 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır." şeklindeki düzenleme karşısında, yapılan tebligatın usülüne uygun olmadığı gözetilerek sanığın temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğu anlaşılmakla; sanıkların ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri üzerine;Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Sanık ... müdafiin temyiz nedenleri; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, fazla ceza tayin edilmesine, nakil araçlarının müsadere edilmesine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.2. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; diğer sanığın kendisinden habersiz atılı suçu işlediğine, olaydan haberdar olmadığına, aracındaki zulanın da diğer sanık tarafından yaptırıldığına, suçsuz olduğuna, hükmün bozulması talebine ilişkindir.3. Sanık ...’in temyiz nedenleri; atılı suçu işlemediğine, diğer sanığın yanında şoför olarak çalıştığına, kendisinden habersiz olarak diğer sanığın yüklediği suça konu eşyadan haberdar olmadığına, araçtaki zulayı kendisinin yaptırmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir.II. GEREKÇEOlay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ihbar üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararıyla, sanık ...'in sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı dorsede yapılan aramada; dorse kısmında oluşturulan gizli bölmede 44.500 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş, suçta kullanılan tırın sanık ...'a ait olduğu anlaşılmıştır.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.Sanık ... savunmasında, tırdaki gizli bölmeyi kendisinin yaptırmadığını, tırda sürücülük yaptığını, suça konu eşyayı mecbur kaldığı için taşıdığını ifade etmiştir.Sanık ... savunmasında, diğer sanığın kaçakçılık suçundan haberdar olmadığını, suçu kabul etmediğini ifade etmiştir.Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin bilirkişi raporuna göre; dorse kısmında gizli bölmenin bulunduğu, taşınan kaçak eşyanın hacim veya miktar olarak ağırlıklı kısmını oluşturmadığı belirtilmiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafiin ve sanıkların aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.1. Dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğu cihetle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ile sonradan yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önündebulundurulmak suretiyle;Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi,4. Katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretinin sanıklardan "eşit olarak" tahsil edilmesi gerektiğinin belirtilmemesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.