Anahtar kelimeler: Kesesindeki Safra Görürken Kredili Ölümüne Şehir Sunmuş Taş Esaskarar Kredilerden

T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACILAR
: 1-
2-
3-
VEKİLİ
:
DAVALILAR
: 1-
2-
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ... babası, ... eşi olan ... Konya Şehir Hastanesi’nde safra kesesindeki taş kaynaklı tedavi görürken 24.07.2024 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin şikayeti üzerine ölümüne dair Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma dosyası açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, müvekkillerinin ortak murisinin, davalı bankanın ... müşteri numaralı müşterisi olduğunu, davalı bankanın ... Şubesi'nden kullanılan 21.05.2024 tarihli 250.000,00TL tutarlı tüketici kredisi kullandırılırken diğer davalı sigorta şirketinin ... poliçe numaralı Kapsamlı Kredili Hayat Poliçesi ile 250.000,00 TL sabit tutarlı yaşam kaybı teminatı altına alındığını, davalı banka tarafından tüketici kredisinin borçlunun vefatının hemen akabinde kapatılması ve sabit tutarlı teminatın artan kısmının mirasçıları olan müvekkillerine ödenmesi gerekirken kredinin kapatılmadığını, davalı bankaca kredinin kapatılabilmesi için müvekkillerine şart koşularak 23.10.2024 tarihinde hesaplarına 37.421,00TL daha para yatırılarak diğer davalı sigorta şirketinden alınan 250.000,00 TL'ye ek olarak bu tutarın da kesilmesi suretiyle kredinin kapatıldığını, kredinin vadesinde ödenen ilk taksiti (25.06.2024) sonrasında ikinci taksit vadesi gelmezden öncesinde vefat meydana geldiğinden ilk taksit ödemesinden kalan ana para olan 235.376,03 TL’nin sabit teminat tutarı olan 250.000,00TL’den düşülmesi sonrasında geriye kalan 14.623,97TL’nin de müvekkillerine iadesi gerekirken edilmediğini, krediyi 250.000,00TL sabit tutarlı yaşam kaybı sigorta poliçesi ile teminat altına alan davalı ... A.Ş.’nin vefatın hemen akabinde krediyi kapatma ve geriye kalan teminat tutarını müvekkillerine ödemesi gerekirken, kapatma işlemini kendilerinden kaynaklı nedenlerle geç yaparak 21.10.2024 tarihinde 250.000,00TL ödemenin tamamı davalı bankaya yapıldığından ve davalı bankaca sanki sigortalanan vefat etmemiş gibi önce kredinin 2.,3. ve 4. Taksitleri faizleriyle birlikte tahsil edilerek kalan kredi borcu kapatmasına yetmediği iddiasıyla kredinin kapatılması için müvekkillerine şart koşularak haksız yere 37.421,00TL ödeme fazladan aldığını, davalı şirketlere yazılı başvuru yapıldığını, 25.11.2024 tarihinde her iki davalı şirkete başvuru evrakının teslim edildiğini, kredi kapatma tarihi olan 22.10.2024 tarihinden itibaren faiziyle ödeme talep edildiğini ve temerrüde düşürüldüklerini, davalılarca her hangi bir ödeme yapılmayınca ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı İlamsız Takibi başlatıldığını, davalıların icra takibi yetki, borç ve fer'ilerine itiraz ettiklerini, takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile; ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında davalıların haksız yetkiye, borca ve fer'ilere olan itirazlarının iptalini ve takibin her iki borçlu yönünden de devamını, davalıların itirazlarının kötü niyetli olması ve takibe konu alacakların bilinebilir ve likit alacaklar olması nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkilleri lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVANIN VE GÖREVLİ MAHKEMENİN TESPİTİ VE GEREKÇE:
İncelenen dosya kapsamı değerlendirildiğinde; mahkememizce öncelikle HMK 115/1 maddesi gereği dava şartlarının incelenmesi gerekmiş ve HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olup olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda; mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği;
6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde;"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde göreve ilişkin hükümlerin olduğu değerlendirilmiştir.
Tüketici mahkemeleri için ise ; █████/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde,
6502 sayılı TKHK'nun 4/5. maddesinde;"(5) Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir." şeklinde,
6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin olduğu görülmektedir.
Yukarıda değinilen yasa maddeleri çerçevesinde dava dosyası değerlendirildiğinde; Müteveffa ile davalı Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş. arasında hayat sigortasına ilişkin poliçe düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davanın dayanağı tüketici kredisi sözleşmesi ve hayat sigorta sözleşmesi olup, uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden değil, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Hayat sigorta sözleşmelerinin, niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. 6502 sayılı TKHK'nın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, muris tüketici konumunda olup davacı da miras ilişkisine dayanarak dava açtığından ve davalı banka ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olmasından dolayı tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi, 6502 sayılı TKHK m. 3, 73/1 ve 83/2 hükümleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır. İşbu dava, 6502 sayılı TKHK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. (Yargıtay .H.D., 10.10.2016 T., ... E., ... K.)
Açıklanan nedenlerle dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-H.M.K.114/1-C, H.M.K. 115/1-2 maddesine göre mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, görevli mahkemenin KONYA TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,
2- HMK 20/1 maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde HMK 20/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3- HMK 331/2 Maddesine göre harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin görevli mahkemede dikkate alınmasına,
Dair; tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!