Anahtar kelimeler: Algoritma Yüzü Bire Çıktılarının Çalışarak Kodu Kopyalayıp Fsek Akışı Bulan

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: FSEK - TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkiline ait ... programın, davalı tarafından izinsiz, program aslı üzerinde program akışı, algoritma, kullanıcı ara yüzü, kaynak ve objekt kodu ve nihai program çıktılarının bire bir kopyalayıp, bilgisayar programı üzerinde değişiklikler yapmaya çalışarak, haksız ve yasaya aykırı kullanımı neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle; mahallinde yapılan tespit ile sübut bulan ihlal nedeniyle, davalı tarafından müvekkiline ait programın kullanılmasının tedbiren durdurulmasını, 5.000,00 TL maddi ve 50,000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000,00TL' nin, müvekkiline ait programın izinsiz ve bedeli ödenmeden haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılması, izinsiz değişiklikler yapılması ve sair nedenlerle ilgili, taraflarınca davalıya keşide edilen ... 3.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 08.02.2018 tarihinden 7 gün sonra, yani 15.02.2018 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiği, müvekkilinin 19.01.2018 tarihine kadar kullandığı ... programının tüm haklarıyla birlikte müvekkiline ait olduğunu, davacıdan lisanslanmadığını, aksine, davacının; "..." diye adlandırdığı programın, tüm hakları müvekkiline ait ... programından alıntı olduğu, davacının farklı bir isimle dahi olsa müvekkilinin programını kullanması ve buna ilişkin bir hak talebinde bulunmasının yasal olmadığını, öncelikle davacının ...programı diye adlandırdığı bir program olmadığını, bu programın tüm hakları müvekkiline ait olan ve 19.01.2018 tarihine kadar kullanılan ... programından alıntı ve kopyalandığını, davacının gerek iddia ettiği ... ve gerekse müvekkiline ait ... programı üzerinde hiçbir hakkı bulunmadığını, davacı ... Üncünün, müvekkili şirkette yazılım geliştirme sürecinde yardımcı olmak için 15.06.2015 tarihinde işe başladığını, ancak gerek davacı gerekse 16.01.2015 tarihine kadar ortağı/yetkilisi (daha doğrusu sahibi) olduğu İnterkom firmasının, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemeye ve işleri savsaklamaya başladığını, ayrıca müvekkiline ait ... kontrol programının ve ... internet sitesinin şifre ve kaynak kodlarının kendilerinde olduğundan bahisle, müvekkilinin güvenini suistimal ederek tehdit ve şantaj vari tavırlar içine girdiğini, bir takım haksız taleplerde bulunduğunu, bunun üzerine ... 42. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının iş akdinin feshedildiğini, aynı tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle de İnterkom şirketi ile olan sözleşmenin 31.01.2018 tarihinde sona ereceğinin, yenilenmeyeceğinin ihtar edildiğini, bu ihtarnamelerde ayrıca sözleşme süresince muhataplarda bulunan müvekkiline ait her türlü bilgi, belge, ekipman, ... sitesine ait şifre ve kayıtların, müvekkiline ait ... (...) programına ait tüm kodların, verilerin ve varsa müvekkiline ait başka her türlü veri, doküman ve malzemelerin düzenlenecek bir tutanakla müvekkiline teslimi, bu tarihten itibaren ... web sitesinin ve ... Kontrol Programının kullanılmaması, müvekkiline ve müşterilerine ait sır niteliğindeki bilgilerin paylaşılmaması, haksız rekabet oluşturacak eylem ve söylemlerden kaçınılması ihtarında bulunulduğu, ... 42. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle de aynı hususlarda tekrar davacıya ve İnterkom şirketine ihtarname keşide edildiğini, ancak davacının, tüm bu ikaz ve ihtarlara rağmen haksız ve mesnetsiz taleplerine kötü niyetli olarak devam ettiğini, izah ettikleri nedenlerle, ... programının sahibinin müvekkili dernek olduğu, davacının dilekçesinde bahsetmiş olduğu ... isimli diye bir programın olmadığı, bu programın müvekkiline ait ... programından kopyalandığının açıkça görüldüğünü, çünkü ... programı oluşturulmadan önce davacının bahsettiği gibi bir "..." (... Dış Kalite Kontrol) diye bir program olmadığı, dava dilekçesinde 1989 yılında yazdığı... Otomasyon programı olduğunu, müvekkili derneğe ait ... programını hazırlamadan önce herhangi Dış Kalite Kontrol programı olmadığının kabul edildiği, yine davacının kendi internet sitesinde bile ... programının müvekkiline ait olduğunu kabul ettiğini, tüm bu hususlar ve hukuki gerekçeler doğrultusunda, net bir şekilde görüldüğü üzere ... kontrol programının tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, davacının müvekkiline özgü hazırlanan bu programdan alıntı yapmak suretiyle başka bir isimle (...) müvekkiline ait programı kopyalayarak kullandığının ortada olduğu, davacının kendisine ait olmayan bir programla ilgili tasarruf yetkisi, hak sahipliği bulunmadığından aktif dava ehliyetinin olmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, neticeten; açıkladıkları ve mahkemece dikkate alınacak hususlarla, her türlü talep ve yasal hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları ve ... 1.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası istenmiş, HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
22.05.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava konusu uyuşmazlıktaki yazılım programının FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, davacının davaya konu yazılımın FSEK 11 çerçevesinde karineten hak sahibi olabileceği, bir bütün olarak yapılan teknik inceleme neticesinde sağlanan bulgular üzerinde gerçekleştirilen analiz çalışmaları neticesinde; dosya konusu yazılımların ortak uygulama alanı nedeni ile gerek arayüz gerek veritabanı modellerinde belirli benzerliklere sahip olmasının kaçınılmaz görüldüğü ve fakat örmek olayda, "benzerlik" olarak değerlendirilemeyecek "aynılık" gözlendiği, bu durumun; düşünsel bir etkinlik olan yazılım tasarımı yönünden rastlantısallık ile izah edilmeyeceği, yazılım arayüzlerinin bazılarında esinlenmeyi aşan "aynılık" bulunduğu ve arayüzlerde bulunan buton ve başlık etiketlerinin değiştirilmesinin anılan aynılığı değiştirmediği, veritabanı model tasarımları yönünden ağırlıkla benzerlik ve aynılık olgularına rastlandığı ve bunların bir kısmı; özellikle sağlık-laboratuar uygulaması gibi yüksek düzeyde standartlaşmış işlem bileşen ve raporları konu edinmeleri hasebiyle "kabul edilebilir" düzeyde görülürken, örnek olayda bu düzeyin üzerine çıkıldığı, veritabanlarında tutulan verilerin, bulundukları ve ilgili bulundukları başlığa göre farklı değerlendirilme zaruretinden hareketle; yukarıda bölümlerinde irdelenmiş bulunduğu ve geneli itibariyle teknik-analitik kanaatin olgunlaştırılmasında, yukarıda anlatılmış gerekçelerle, dayanak teşkil etmedikleri, davalı yan yazılımının, davacı yazılım tasarımının büyük oranda referans alınıp ek özelliklerle yeni sürüm elde etme çalışmasına konu edildiği, teknik bilirkişiler tarafından yapılan teknik değerlendirme kısmında; davacı yazılımı ile davalı yazılımı arasında çok büyük bir oranda benzerlik gösterdiği ve davalı yazılımının davacı yazılımından faydalanılarak oluşturulduğu bu durumun davacının mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkının ihlaline yol açabileceği, davacı maddi tazminat talebini FSEK 68 ya da 70 maddeye dayandırdığı hususunda açıklama yapmadığı, FSEK 68 çerçevesinde 150.000 TL telif bedelinin kadri Marufunda olacağı, FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat hesabı için taraf ticari defter ve kayıtlarının mali bir bilirkişi tarafından incelenmesini gerekeceği, Yargıtay'a göre, hem FSEK.m.68, hem de FSEK.m.70/f.2 veya FSEK.m.70/f.3 kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek "en çok bedel" ile sınırlı olduğundan davacı tarafın bu tazminattan hangisini seçeceğini açıklamasının gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
22.06.2022 tarihli ek raporda özetle
: Dava konusu uyuşmazlıktaki yazılım programının FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, davacının davaya konu yazılımın FSEK 11 çerçevesinde karineten hak sahibi olabileceği teknik bilirkişileri tarafından yapılan teknik değerlendirme kısmında davacı yazılımı ile davalı yazılımı arasında çok büyük bir oranda benzerlik gösterdiği ve davalı yazılımının davacı yazılımından faydalanılarak oluşturulduğu bu durumun davacının mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkının ihlaline yol açabileceği, FSEK 68 yönünden; Davacı taraf kök rapora itirazında bahse konu 320.000 TL'nin 80.000 USD baz alınarak yapıldığını, dolayısıyla tazminatın 80.000 USD baz alınarak yapılması gerektiğini beyan ettiği, 80.000 USD baz alınırsa davanın açıldığı tarih olan tteknik inceleme kısmında ihlalin şekli, oranı dikkate alındığında 50.000 USD telif bedelinin kadri marufunda olacağı, davacı talebini TL üzerinden talep etmekle davanın açıldığı tarih olan 21.09.2018 tarihli Merkez Bankası döviz efektif satış kuru 50.000 USD x 6,2627 TL = 313.135,00 TL üzerinden talepte bulunabileceği bu bedelin FSEK 68 çerçevesinde 3 katına hükmedilmesi konusundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, FSEK 70 yönünden mali inceleme tespitlerinden FSEK 70 çerçevesinde davacının talep edebileceği tazminatın net olarak ortaya konulamadığı, ... tarafından gönderilen ücret raporunda ise hesaplamanın iş kaybı üzerinden yapıldığı oysa taraflar arasındaki ilişkinin şekli ile FSEK 70 çerçevesinde tazminat hesaplama yönteminin iş kaybı baz alınarak hesabının dosya oluşuna uygun düşmeyeceği bu bağlamda TBK 50 ve 51 çerçevesinde tazminatın tespit olunabileceği, bu tespitte ise hem davacının fiili zararı ile hem de kar mahrumiyetinin dikkate alınması çerçevesinde, mali incelemede kar mahrumiyeti yönünden interkoma ödenen hizmet bedeli de baz alınarak davacının fili zararı da katılarak talep edebileceği toplam bedelin 450.000 TL olabileceği, Yargıtay'a göre, hem FSEK.m.68, hem de FSEK.m.70/f.2 veya FSEK.m.70/f.3 kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek “en çok bedel” ile sınırlı olduğundan davacı tarafın bu tazminattan hangisini seçeceğini açıklamasının gerektiği bildirilmiştir.
10.02.2023 tarihli 2. ek raporda özetle
: Dava konusu uyuşmazlıktaki yazılım programının FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu, davacının davaya konu yazılımın FSEK 11 çerçevesinde karineten hak sahibi olabileceği teknik bilirkişileri tarafından yapılan teknik değerlendirme kısmında davacı yazılımı ile davalı yazılımı arasında çok büyük bir oranda benzerlik gösterdiği ve davalı yazılımının davacı yazılımından faydalanılarak oluşturulduğu bu durumun davacının mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkının ihlaline yol açabileceği FSEK 68 yönünden; Davacı taraf kök rapora itirazında bahse konu 320.000 TL nin 80.000 USD baz alınarak yapıldığını dolayısıyla tazminatın 80.000 USD baz alınarak yapılması gerektiğini beyan ettiği, 80.000 USD baz alınırsa davanın açıldığı tarih olan teknik inceleme kısmında ihlalin şekli, oranı dikkate alındığında 50.000 USD telif bedelinin kadri marufunda olacağı, davacı talebini TL üzerinden talep etmekle davanın açıldığı tarih olan 21.09.2018 tarihli Merkez Bankası döviz efektif satış kuru 50.000 USD x 6,2627 TL = 313.135,00 TL üzerinden talep te bulunabileceği bu bedelin FSEK 68 çerçevesinde 3 katına hükmedilmesi konusundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, FSEK 70 yönünden mali inceleme tespitlerinden FSEK 70 çerçevesinde davacının talep edebileceği tazminatın net olarak ortaya konulamadığı, ... tarafından gönderilen ücret raporunda ise hesaplamanın iş kaybı üzerinden yapıldığı oysa taraflar arasındaki ilişkinin şekli ile FSEK 70 çerçevesinde tazminat hesaplama yönteminin iş kaybı baz alınarak hesabının dosya oluşuna uygun düşmeyeceği bu bağlamda TBK 50 ve 51 çerçevesinde tazminatın tespit olunabileceği, bu tespitte ise hem davacının fiili zararı ile hem de kar mahrumiyetinin dikkate alınması çerçevesinde, mali incelemede kar mahrumiyeti yönünden interkoma ödenen hizmet bedeli de baz alınarak davacının fiili zararı da katılarak talep edebileceği toplam bedelin 450.000 TL olabileceği Yargıtay'a göre, hem FSEK.m.68, hem de FSEK.m.70/f.2 veya FSEK.m.70/f.3 kapsamında maddi tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin, anılan seçenekler uyarınca istenebilecek “en çok bedel” ile sınırlı olduğundan davacı tarafın bu tazminattan hangisini seçeceğini açıklamasının gerektiği bildirilmiştir.
17.10.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Teknik bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; davalının, davacının Eserde Değişiklik Yapılmasını Önleme Hakkını ihlal ederek, şekil ve içerik olarak bir bütün olan eserin, bu bütünlüğünü bozduğu, kendi kullanım amacına uygun olarak düzenlemeler yaptığı, FSEK md. 16 "Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veya eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapamaz" FSEK md. 21 "Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir" hükmünü ihlal ettiği, FSEK 68 yönünden davalının 02.12.2017 tarihli karar defterindeki 320.000 TL tutar üzerinden dava tarihi itibariye güncelleme yapıldığında 509.779 TL tutar hesap edildiği, İş bu tutarın 3 katına kadar artırılabileceği, FSEK 70 yönünden kullanılan her bir yazılımın Kar/Kazanca etkisinin ölçülebilir olmadığı ve soyut bir olgu olduğu, dava konusu yazılımın davalı için önemine binaen kazanca sağlayacağı etkinin oranına bağlı olarak, TBK 50,51 hükümleri uyarınca tazminata hükmedilmesi halinde yıl bazında kazanç miktarlarının yukarıda arz edildiği, hukuki yorum ve takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Maddi tazminat miktarı yönünden Mahkememizce 17.10.2023 tarihli rapora itibar edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava
: Davacıya ait "... " programın, davalı tarafından; izinsiz kullanımı, program aslı üzerinde program akışı, algoritma, kullanıcı ara yüzü, kaynak ve objekt kodu ve nihai program çıktılarının birebir kopyalanarak, bilgisayar programı üzerinde değişiklikler yapmaya çalışılarak haksız ve yasaya aykırı kullanıldığı, davacının maddi ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın TCMB avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili, programın davalı tarafça kullanılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.
Davacı vekili 30.10.2023 tarihli dilekçesi ile; FSEK 68.maddesi kapsamında maddi tazminat talebini ıslah ederek, 509.779,00 TL'nin 3 katı olan 1.529,337,00 TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
FSEK hükümleri, mevzuat, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması", ikincisi ise "kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini taşıması" gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
ESER VASFININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava konusu ... yazılım programının eser vasfını haiz olup olmadığı, eser vasfını haiz ise hangi eser türü olarak nitelendirilebileceğinin irdelenmesi gerekir.
4630 sayılı Kanun ile değişik FSEK 1/B-g bendindeki tanıma göre bilgisayar programı; "bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını" ifade eder. Başka bir deyişle bilgisayar programı, esas itibariyle donanım olarak adlandırılan makine sistemlerin özel bir işlem veya görevi yerine getirebilmesi için çalıştırılmasını sağlayan özel nitelikteki şekil, lisan, notasyon veya kodlar dizisinden oluşur.
Bir bilgisayar programı, değişik aşamalardan geçerek oluşan bir mimari yapı gibidir. Ortaya çıkartılan bu yapıda programın esasını ve bunun temelinde yatan düşünceleri okumak mümkündür. Aslında bu düşünce ve fikirler tek başlarına korunmaz ise de programlara özgünlük veren ve himayeden faydalanmasını sağlayan bu fikir ve düşünceler, "bilgisayar programı" olarak somutlaştıklarından, bilgisayar programları, nesnel fikri ürünler olarak kabul edilmişlerdir.
FSEK 2/1 maddesine göre bilgisayar programları; dil ve yazı ile ifade olunan eserlerdir. Dava konusu bilgisayar yazılım programı; laboratuar otomasyon yazılım programı olup programın algoritma, dili işlerliği, genel yapısı ve özellikleri itibariyle FSEK 2/1 maddesi kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.
HAK SAHİPLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yargıtay kararlarında FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda, "eser sahipliği" sıfatının re'sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla davada, uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin "eser sahipliği" sıfatının re'sen irdelenmesi gerekmektedir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda eser sahipliği veya hak sahipliği ile ilgili çeşitli karinelere yer verilmiştir. FSEK 11.madde hükmüne göre; "Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır; meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın" hükmü yer almaktadır.
01.02.2018 tarihli İnterkom Şirketi tarafından verilmiş yazıda; dava konusu yazılım programının sahibinin davacı olduğu belirtilmiş, ayrıca dosyadaki bilgi/belgelerden dava konusu yazılımı geliştirenin davacı olduğu, davacının; davaya konu yazılımın FSEK 11/1 maddesi çerçevesinde hak sahibi olduğu kanaatine varılmıştır.
HAK İHLALİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden
: Davaya konu Dış Kalite Kontrol Programı İDDK isimli yazılımın, davalı dernek talebi ile davacı tarafından oluşturulduğu, ancak daha sonra taraflar arasındaki ilişkinin davalı tarafından sonra erdirildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından, davalıya yazılımın mali haklarının, bu arada yazılımın değiştirilmesi hakkını bahşedecek FSEK 21 maddesi anlamında işleme hakkının devrine ilişkin FSEK 52.maddeye dayalı yazılı bir sözleşme sunulmamıştır. Davacı yazılımı ile davalı yazılımının çok büyük bir oranda benzerlik gösterdiği ve davalı yazılımının davacı yazılımından faydalanılarak oluşturulduğu, bu durumun davacının mali haklarından FSEK 21.maddede düzenlenen işleme hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
FSEK 68. maddesinde; mali hakları ihlal edilen kimseden izin almadan eseri işleyen, çoğaltan, yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses, görüntü, nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden izin alınmamış hak sahipleri, sözleşme yapılması halinde isteyecebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin en çok 3 kat fazlasını isteyebilir hükmü yer almaktadır.
Davacı yazılımı ile davalı yazılımının, çok büyük bir oranda benzerlik gösterdiği ve davalı yazılımının davacı yazılımından faydalanılarak oluşturulduğu, bu nedenle davacının mali haklarından FSEK 21.maddede düzenlenen işleme hakkının ihlal edildiği kanaatine varıldığından, 17.10.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, maddi tazminat talebinin kabulüne; FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen 509.779,00 TL rayiç bedelin, takdiren 3 katı olan 1.529,337,00 TL' nin, temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetmek başlıklı FSEK 16.maddede; "Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veya eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz...", "İşleme Hakkı" başlıklı FSEK 21.maddede, "Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir" hükümleri yer almaktadır.
Davalının; davacının, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkını ihlal ederek, şekil ve içerik olarak bir bütün olan eserin, bu bütünlüğünü bozduğu, kendi kullanım amacına uygun olarak düzenlemeler yaptığı, FSEK 16 ve 21.madde hükümlerini ihlal ettiği kanaatine varıldığından, manevi tazminat talebinin kabulüne; 50.000,00 TL manevi tazminatın, temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kısa kararda
: Maddi tazminat miktarının "1.529,337 TL", manevi tazminat miktarının "50.000 TL" yazıldığı, maddi ve manevi tazminat miktarlarının doğru yazıldığı, yazılan miktarlara "00" eklenmesi ile miktarlarda bir değişiklik olmayacağı, ancak davacı vekilinin 26.12.2024 tarihli dilekçesi dikkate alınarak; kısa kararda belirtilen tazminat miktarlarına "00" eklenmek suretiyle kısa karar düzeltilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KABULÜNE,
1-Maddi tazminat talebinin kabulüne; FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen 509.779,00 TL rayiç bedelin, takdiren 3 katı olan 1.529,337,00 TL' nin, temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 50.000,00 TL manevi tazminatın, temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 107.884,51 TL ilam harcından; 939,27 TL peşin harç ve 26.031,89 TL ıslah harcının mahsubu ile 80.913,35 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 226.107,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan; 939,27 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı, 26.031,87 TL ıslah harcı, 795,80 TL tebligat/müzekkere masrafı ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.802,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!