Anahtar kelimeler: İstemli Emrinin Samsun Dinlenildikten Kesinlik Şartı Eksiklikleri Birleşen Sayisi Esastan
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ███████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl dava ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili asıl dava ve birleşen dava dosyalarında; davalı Kurumun ███████████ takip numaralı dosyası üzerinden davacıya 12.11.2021 tarihli ve 35017543 numaralı bir ödeme emri gönderildiğini, bu ödeme emri davacıya 22.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, fakat bu ödeme emri tamamen hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olduğu ve davacının hukuka aykırı bir şekilde Kuruma borçlandırıldığını, ödeme emrinin gönderilmiş olduğu takip dosyası ile veya takip dosyası borçlusu şahıs ile davacının hiçbir alakası olmadığını, sadece takip dosya borçlusunun işletmesinde bir süre çalıştığını, davacının dosya borçlusu işletmenin vekili, yasal temsilcisi veya ortağı olmadığını, işletmede çalıştı diye hiçkimse o işletmenin borçlarından sorumlu kabul edilemeyeceğini, böyle bir uygulama hukuka ve mantık ilkelerine aykırı olduğunu, takip borçlusu ile davacı arasında hiçbir hukuki veya fiili irtibat bulunmadığını, davaya konu işlemin haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle, davacının davaya konu ödeme emrinin iptal edilmesi talebiyle davalı Kuruma müracaatta bulunduğunu ve davalı Kurumun müracaatı reddettiğini, davalı Kurum davacının müracaatına vermiş olduğu 01.12.2021 tarihli cevabında, davacının takip dosya borçlusu ... isimli şahsın işveren vekili olduğu iddiasını ileri sürdüğünü, iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının hiçbir şekilde bu şahsın işveren vekili olmadığını, işveren vekilinin kim olduğu hususu zaten davalı tarafça da bilinmediğini, davacının sorumlu olmadığı bir borç sebebiyle icra takibine maruz bırakılmış olduğunu, davacının mağduriyetine neden olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilerek, davanın neticelenene kadar söz konusu icra dosyasından davacı aleyhine icra işlemi yapılmasının tedbiren engellenmesini de talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davacı vekili tarafından ████████, 361, 362, 363 ve 364 Esas sayılı dosyalarında da aynı mahiyette davalar açılmış olup iş bu dosya ile birleştirilmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava süresinde açılmadığını, 2 1413 01 01 1031628 060 07 34 000 021 sicil numaralı ... unvanlı iş yerinin işveren prim borçlarının ███████, 11, 12 ve 2015/1, 2, 3, 4, 5, 6 █████/215 tarihinde icraya intikal ettirilmiş olup 11.11.2021 tarihi itibari ile hesaplanan icra takibi ödeme emri ile davacı ...'a tebliğ edildiğini, Tokat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.12.2021 tarihinde ödeme emrine itiraz ile ilgili olarak işveren vekili olduğundan Kurum alacaklarının şahıs nezdinde takibinin yapılacağı yazı ile bildirilmiş ve bu doğrultuda da gerekli işlemler yapılmış olduğunu, SGK tarafından yayımlanan 21.06.2011 tarih ve ███████ sayılı icra Takip Haciz ve Satış İşlemleri başlıklı genelgenin 1.2.Ödeme emri maddesinin dördüncü fıkrasında, "5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin yirminci fıkrasına istinaden, tüzel kişiliğin borçlarından dolayı tüzel kişiliğin üst düzey yönetici ve yetkililerinin borcun ödenmesinde müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğundan, borcun icraen takibi için tüzel kişilikle birlikte üst düzey yönetici ve yetkililerine aynı anda ödeme emri gönderileceği" hükmünün olduğu, açıklanan Kanun ve Kanuna istinaden çıkarılan genelgenin ilgili maddeleri gereğince üst düzey yönetici ve yetkili ile kanuni temsilcilerinde borçtan sorumlu tutulması gerektiğinden ve tüzel kişilikten tahsil edilemeyen ve edilemeyeceği anlaşılan Kurum alacağından dolayı yönetim kurulu üyesi, davacıya ödeme emri tebliğ edildiğini, öncelikle Kuruma başvurulması zorunluluğu olmasına rağmen başvuru şartının davacı yanca yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "....dosya kapsamından; mükellef ... Avcı'nın faaliyetine 08.10.2014 tarihinde başladığı ve 31.10.2015 tarihinde faaliyetini terk ettiği, iş yerinin davalı ...'dan kiralandığı, iş yeri faaliyetinin dış giyim imalatı olduğu, dinlenen tanık beyanlarından iş yerinin ...'a ait olduğu ve ... Avcı diye birini tanımadıklarını beyan ettikleri, iş yerinin resmi kayıtlarda her ne kadar ... adına kayıtlı olduğu gözükse de iş yerinin bütünün sevk ve idaresinin, işçilerin işe alımı ve çıkarımının davacı tarafından yapıldığı, davacının; ... adlı iş yeri isminin arkasına saklanmak suretiyle faaliyetini gerçekleştirdiği ve bu şekilde edimlerinden kaçınmaya çalıştığı, anlaşıldığından, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. Netice itibariyle, davanın reddine.." yönünde karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.12.2012 tarihli cevabi yazısına ekli belgede davacının işveren vekili olarak belirtilip görev süresinin 08.10.2014 olarak belirlenmesine ve dosya kapsamında dinlenilen tanık beyanlarına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine..." karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin muvafakat olmadan tanık dinlediğini ve dinlenen tanıklarında dava dışı işletmelere ilişkin olduğunu, aynı konumda bulunan dava dışı ... Atasever'e ilişkin dosya da kabul kararı verildiğini kararın kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ████████ ve ████████ Esas sayılı dosyalarda lehe vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını beyan etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, asıl ve birleşen dava yönünden ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!