Anahtar kelimeler: Fetö İltisak Parasal Süreci Meslekte Meslekten İrtibatının Olağanüstü Kalmasının Savcılar
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: ████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ...Kurulu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf kanun yoluna başvurulmayarak █████/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacının ceza yargılamasında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının iltisak ve irtibatı bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığının da bulunmadığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının kendi beyanları yönünden, davacının, örgütün içinde yer aldığına, hakimlik-savcılık sınavlarına örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik yer verilen tanık ifadeleri ile davacının hakimlik-savcılık sınavlarına örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına yönelik kendi ifadelerinin ve davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dijital verilerin incelenmesi yönünden, davacıdan ele geçen bir kısım dijital materyallerden elde edilen verilerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, gerekçeli kararda bahsi geçen █████/2016 tarihli bilirkişi raporunun kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığı, kendisine ve eşine ait cep telefonu ve bilgisayarlardaki dijital verilere ilişkin █████/2019 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği ve bu raporda suç unsuru oluşturacak hiç bir delile rastlanmadığının ifade edildiği; duruşma öncesinde sunduğu dilekçeyle özlük haklarının iadesine de karar verilmesi yönünde talepte bulunmasına rağmen kararda buna ilişkin hüküm kurulmadığı; örgüt ile bağını 2008 yılında kopardığı hususunun tanık ifadeleriyle de doğrulandığı; kanunsuz suç ve ceza olmayacağı, cezaların geriye yürümezliği ilkelerinin, adil yargılanma hakkının, cezaların şahsiliği ilkesinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin, yaptırıma bağlanan eylemin tanımının açıkça yapılmaması, hâkim ve savcılar hakkındaki düzenlemelerin yasayla yapılması zorunluluğuna aykırı davranılması, suç ve cezaların kanunla düzenlenmesi gerekliliği ile suç ve cezaların geriye yürütülemeyeceği ilkesine uyulmaması ve savunma hakkı tanınmaması nedenleriyle Anayasa'ya aykırı olduğu; dava konusu işlemin normal soruşturma süreci işletilmeksizin ve savunma imkanı verilmeksizin tesis edildiği; işlemde somut isnada yer verilmediği; dava konusu işlemde demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması gibi bir nedene dayanılmadığı ve şahsına bu yönde atfedilmiş herhangi bir suçlamanın olmadığı, Dairenin dava konusu kararın gerekçesinde yer almayan bir gerekçe ürettiği ve bu bakımdan tarafsızlığını kaybettiği; Daire kararında dava konusu işlemin disiplin cezasından farklı olarak bir tedbir niteliğinde olduğu belirtilmekle birlikte, olağanüstü hal kalktığı halde uygulanmaya devam edilmesi nedeniyle tesis edilen işlemin bir ceza mahiyetinde olduğu; hangi hal ve hareketleriyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ortaya konulmadığı; tesis edilen işlemin dayanağı hükmün kanunilik kıstaslarını taşımadığı gibi işlemin de herhangi zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararında da belirtildiği üzere, ceza yargılaması sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf kanun yoluna başvurulmayarak █████/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, dosyanın incelenmesinden, Daire kararının "Dijital Verilerin İncelenmesi" başlıklı kısmında bahsi geçen █████/2016 tarihli bilirkişi raporunun davacıya ilişkin olmadığı ve bu rapora sehven yer verildiği anlaşılmaktaysa da; dava dosyasında mevcut, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Soruşturma No: ... sayılı dosyasından alınan █████/2019 tarihli Uzman Bilirkişi Raporunda, davacının ... marka ... model ... IMEI numaralı cep telefonuna ait imaj dosyasının incelenmesinde, "veri tabanları (Local Storage) bölümünde, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün propogandasını yapan aktifhaber isimli internet sitesine erişim yaptığı tespit edilmiştir" denildiği ve davacının ... marka ... model ... IMEI numaralı cep telefonuna ait imaj dosyasının incelenmesinde ise veri tabanları (Local Storage) bölümünde, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün propogandasını yapan aktifhaber ve rotahaber isimli internet sitesine erişim yaptığı tespit edilmiştir" denildiği görülmüş olup, Dairece dayanılan ve birbiriyle uyum içinde olan tanık ifadeleri ve davacının kendi beyanlarının, davacının örgütün içinde yer aldığını ve hakimlik-savcılık sınavlarına örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığını tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya koyduğu anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni olarak değerlendirilmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!