Anahtar kelimeler: Ekonometri Korkut Öyp Ata Bilimler Dokuz Doktora Statüye Enstitüsü Eylül

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... ÜniversitesiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında doktora yapmak üzere Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ekonometri Bölümünde görevlendirilen davacı tarafından, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 49. maddesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen ek 30. madde uyarınca aynı Kanun'un 50/1-(d) maddesinde belirtilen statüye dönüştürülen kadrosunun, 33/a maddesi kapsamına alınmaması istemiyle yapılan 08.12.2017 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin kendi kadrosuna bulunan ve doktora eğitimi için geçici olarak Dokuz Eylül Üniversitesinde görevlendirilen davacının, mevzuat gereği doktora eğitimini tamamlaması sonrasında kadrosu ile birlikte davalı üniversiteye döneceğinin açık olduğu, doktorasını tamamlaması nedeniyle 50/d kadrosu ile ilişiği kendiliğinden kesilse dahi hizmetine ihtiyaç duyulması halinde yeniden 33. madde kapsamında atanabilmesinin Lisansüstü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencilerinin Giriş Sınavları Hakkında Yönetmeliği'nin 10. maddesiyle mümkün kılındığı ve bu atamanın tesisi için ilgililerin taleplerinin aranması gerektiğine yönelik herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, davacı açısından da 33/a kapsamındaki kadronun daha korunaklı bir kadro olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının 33/a maddesi kapsamına alınmaması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin kamu yararı çerçevesinde hukuka ve mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir" hükmü; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Uyuşmazlıkta; davacı tarafından iptali istenen, kadrosunun 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi kapsamına alınmaması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamına girmeyeceği anlaşılmaktadır.Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.