Anahtar kelimeler: Dahilde Dolaşıma Müeyyideli İthalatların Muhtelif Yedinci Emrinin Beyannamesi Anonim Süreci
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına ... Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına 2007 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile gerçekleştirilen ithalatların ilgili olduğu dahilde işleme izin belgesi taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatıldığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla anılan şirket adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla: ... Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tesis edilen dava konusu işlemin, sırf kendisine tebliğ edilmesi nedeniyle menfaatinin zarar görmesi ve hakkında hukuki bir sonuç doğurması mümkün olmadığından, davacının anılan işleme karşı kendi adına açtığı davada ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, asıl amme borçlusundan tahsil imkanı kalmadığı ispat edilmeden ve tahsil yolları tüketilmeden şirket yetkilisi adına cezai işlem tesis edilemeyeceği, asıl borçlu şirket münfesih durumda olduğundan tarhiyat ve ceza kesme işlemi yapılamayacağı, ayrıca ödeme emrine konu cezanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. Maddesinin 1. fıkrasında; İdari davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılan imzalı dilekçelerle açılacağı, 2. fıkrasının (b) bendinde de; dilekçelerde davanın konusu ve sebepleriyle dayandığı dilellerin gösterileceği belirtilmiş, aynı kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, dava dilekçelerinin 3. veya 5. maddesine uygun olmadığı durumlarda otuz (30) gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, Vergi Dava Dairesince, asıl borçlu olan şirketin kanuni temsilcisi olan davacı tarafından verilen dava dilekçesinde, dava konusu işlem ve amme alacağının konusu kesin bir şekilde ortada olmakla birlikte, davanın, davacı tarafından kendisi adına mı yoksa kanuni temsilcisi olduğu şirket adına temsilci sıfatıyla mı açıldığı yönündeki belirsizliğin giderilmesi için, dava dilekçesinin, yukarıda bahsi geçen İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun düzenlenmek üzere anılan Yasanın 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca "dilekçe ret" kararı verilerek davacı talebinin net bir şekilde ortaya konulmasının sağlanması gerekirken işin esası hakkında verilen karar usul yönünden hukuka uygun bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinde davacının hangi sıfatla dava açtığına ilişkin olarak oluşan belirsizliğin ortadan kaldırılması amacıyla, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca aynı Yasa'nın 3. maddesine istinaden dava dilekçesi reddedilmek suretiyle davacının tespiti gerekirken, davayı esastan görüp karara bağlayan temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!