Anahtar kelimeler: Bombalı Suruç Aleyhlerine Uğradıkları Zımnen Yakınları Onuncu Kaybettiğinden İlçesinde Talebiyle

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...2- ...3- ...4- ...VEKİLİ
: Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...İSTEMLERİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.DAVANIN_KONUSU
: Davacılar tarafından; Şanlıurfa ili, Suruç ilçesi'nde █████/2015 tarihinde meydana gelen bombalı saldırıda yakınları ...'ın hayatını kaybettiğinden bahisle uğradıkları ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle yapılan █████/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile davacı eş ... için miktar artırımı sonucu 222.056,30 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için miktar artırımı sonucu 13.168,55 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi, davacı çocuklar ... ve ... için de ayrı ayrı 4.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 243.224,85 TL maddi ve 1.200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.YARGILAMA SÜRECİ
:İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın █████/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden incelenmeksizin reddine, maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; davacılar murisinin %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek davalı idarenin maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, dosyadaki bilgi ve belgelere göre idarenin meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğu, valilikten izin alınmamasının müterafik kusur olarak kabulünün hakkaniyetli olmadığı, söz konusu programdan valiliğin ve kolluk kuvvetlerinin haberdar olduğu, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu, faizin olay tarihinden başlatılmamasının ve nispi karar harcının kendilerine tamamlattırılmasının hatalı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davanın tümden reddinin gerektiği, idarenin olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığı, davacılar yakınının kusurlu olduğu, davanın 5233 sayılı Kanun uyarınca görülmesinin gerektiği, davacıların talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.TARAFLARIN_SAVUNMALARI
: Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Bölge İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihi ve nispi karar harcının davacılara tamamlattırılması yönlerinden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:I- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacılar murisinin %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek davalı idarenin maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların istinaf başvurularının reddine ilişkin kısımlarının incelenmesi:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.II- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmı ile nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmının incelenmesi:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.Öte yandan; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılması yönünde karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Bu durumda, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının 2 nolu hüküm fıkrasında yer alan "Davacı eş ... yönünden 111.028,15 TL maddi zararının, 4.000,00 TL'lik kısmına idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren ve 107.028,15 TL'lik kısmına ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve murisin kızı davacı ... yönünden 6.584,27 TL maddi zararının, 4.000,00 TL'lik kısmına idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren ve 2.584,27 TL'lik kısmına ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine" ibaresinin, "Davacı eş ... yönünden 111.028,15 TL maddi zararının idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve murisin kızı davacı ... yönünden 6.584,27 TL maddi zararının idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine" şeklinde; 10 nolu hüküm fıkrasında yer alan "Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 14.865,10 TL nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ve bunun için Mahkemesince ilgili yerlere müzekkere yazılmasına," ibaresi ile 11 nolu hüküm fıkrasında yer alan "Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının davacılar tarafından ödenmesinden sonra 14.865,10 TL nispi karar harcının davalı idare tarafından davacılara verilmesine," ibaresinin ise "Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 14.865,10 TL nispi karar harcının davalı idareye yükletilmesine ve davalı idareden tahsili için Mahkemesince ilgili yerlere müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacıların temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihi ile nispi karar harcı yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın...İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.