Anahtar kelimeler: Acilde Atlattığı Üzüntüden Çelebi Mide Adnan Kanaması Menderes Haysiyetinin Sarsıldığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU
: Davacı tarafından, Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince hakkında düzenlenen vesayetinin uygun olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporuna yapmış olduğu itiraz neticesinde Aydın Valiliğinin... tarih ve ... sayılı yazısı ile muayene olmak için gittiği Katip Çelebi Üniversitesi psikiyatri polikliniğinde █████/2012 tarihinde düzenlenen sağlık raporu nedeniyle; hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği, şeref ve haysiyetinin rencide edildiği, itibarının sarsıldığı, üzüntüden 6 gece acilde kaldığı, mide kanaması ve hayati tehlike atlattığı, 20 kg zayıfladığı, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Güney Genel Sekreterliğinden █████/2014 tarihinde yasal haklarını talep ettiği ve 60 gün içinde cevap verilmediğinden bahisle, uğradığı iddia edilen zararlara karşılık miktar artırımıyla 25.970,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen ilk kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin █████/2015 tarih ve E:█████████, K:20157969 sayılı kararı ile bozulması üzerine ...İdare Mahkemesince bozmaya uyularak davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI
: Davacı tarafından, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiği, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E
:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde, temyiz istemine konu Mahkeme kararının, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden oy birliğiyle, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY
:
Dava konusu olay kapsamında bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun... tarih ve ... karar sayılı raporunda; ''Kişinin Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinde █████/2012 tarihinde ayaktan yapılan psikiyatrik muayenesinde ruhsal şikayetinin olmadığı, iş birliğine açık, duygulanımı ötimik, çağrışım hızı normal, güncel yaşam olayları ile meşgul, sanrı ve algıda bozulma olmadığı, içgörünün ve yargılamanın sağlam olduğu, hastanın servise yatırılarak rapor düzenlenmesi kanaatine varıldığı, aynı hastanede █████/2012-█████/2012 tarihleri arasında yatışına ait teşhisi persistan delüzyonel bozukluk olduğu, epikrizinde; “kendine göre bir yakınması yok, eşinin kendisini aldattığını düşünen hasta bu süre boyunca çocuklarının büyümesini beklemiş. Aralık 2011’de tekrar boşanma davası açmış. Tanı ve tedavi amacıyla servisimize yatırıldı, psikomotor hızı normal, konuşma hızı-miktarı-içeriği normal, ilişki kurma biçimi savunucu, ötimik, duygulanım uygun, çağrışım hızı-miktarı normal, düşünce içeriğinde kıskançlık sanrısı, yargılama bozulmuş, iç görü yok, gerçeği değerlendirme bozuk, klinik değerlendirme için PANNS uygulandı, klinik takibinde kişi verilen ilacı kullanmayı reddetti.” şeklinde belirtildiği, aynı hastanenin █████/2012 tanı ve 236 sayılı sağlık kurulu raporunun “sanrısal bozukluk, vesayeti gereklidir” şeklinde olduğu, İzmir Katip Çelebi Atatürk EAH’nin ... tarihli ve ... nolu sağlık kurulu raporunda; “hakkında karar verilebilmesi için psikiyatri kliniğinde yatarak izlemi uygundur” şeklinde kayıtlı olduğu, ilk yatıştan yaklaşık 7 ay sonra ise İzmir Katip Çelebi Atatürk EAH’nin █████/2012-█████/2012 tarihli yatışına ilişkin vesayet kararının iptalini istediği, eşiyle 2 yıldır sorunları olduğu ve 5 ay önce boşanma davası açtığı, dava sürecinin stresi nedeniyle Aydın Devlet Hastanesi psikiyatri polikliniğine başvurduğu, doktorun verdiği ilacı kullanmadığı, Adnan Menderes Üniversitesi’nin sanrısal bozukluk tanısı ile vesayet gerektirir şeklindeki raporuna itirazı neticesinde yeniden muayeneye gönderildiği, ruhsal muayenede; “bilinç açık, koopere, oryante, özbakımı iyi, kendini iyi gösterme eğilimi belirgin, ötimik duygulanım gözlendi. Çağrışımları spontan, amacına uygun, konuşma miktarı ve içerik olarak yeterli. Dikkat ve bellek olağan, vasi tayini ile ilgili düşünce grupları tanımlandı. (vasi tayinine konu olan raporunda belirtilen sanrısal bozukluk tanısıyla ilgili bulguları konuşmama eğilimi mevcut olduğu için bilgi alınamadı, dissimülasyon?) varsanı tanımlanmadı.” şeklinde kayıtlı olduğu, yine aynı hastanede... tarih ve ... sayılı “sanrısal bozukluk, jaluzik tip, vasi tayinine gerek vardır.” şeklinde sağlık kurulu raporu düzenlendiği, kişinin İzmir Katip Çelebi Atatürk EAH’nden yaklaşık 8 ay sonra Kırklareli Devlet Hastanesi’nin █████/2013 tarih ve 1932 sayılı sağlık kurulu raporunda “akli dengesi akıllıca yaşam sürmek için yeterli, vasi tayini gerekmez.” şeklinde kayıtlı olduğu, dava konusu yatıştan 2 yıl sonra Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun ...tarihli ve ... karar nolu “herhangi bir akıl hastalığı, demans ya da zeka geriliği saptanmadığı, fiil ehliyetini haiz olduğu” şeklinde mütalaa düzenlediği, yine Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun █████/2015 “halen psikotik bir tablo olmadığı” şeklinde muayenesi ile ... tarih ve ... karar nolu; “Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalınca düzenlenmiş söz konusu 04.04.2012 tarihli rapora konu teşkil eden hastalığının persistan özellikli delüzyon olarak tanımlanmış olduğu, olay öncesi ve sonrasında da kişide psikoz bulguları saptanarak tedavi edildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporlarında belirgin psikopatolojik bulgu saptanmadığı, vasi tayinine gerek olmadığı bildirilmiş ise de, bu görüşlerin kişinin halihazır (Kurulda muayene edildiği tarihteki) ruhsal durumunu yansıttığı, dava konusu raporun düzenlenmesi ile Kurul muayenesi arasında geçen zaman içinde kişinin ruhsal durumunda düzelmenin tıbben beklenir bir durum olduğu cihetle, ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunun verildiği tarih itibarı ile tıp kurallarına uygun olmayan husus tespit edilmediği” şeklinde mütalaa düzenlendiği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun ... tarih ve ... karar nolu mütalaasında da “Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunun verildiği tarih itibarı ile tıp kurallarına uygun olduğunun” belirtildiği, kişinin Kurulumuz’da █████/2018 ve █████/2018 tarihlerinde yapılan muayeneleri ve psikometrik incelemeleri sonucunda “halen akıl hastalığı ya da zayıflığı saptanmadığı” anlaşılmakla; Psikiyatrik muayenede özellikle adli olgularda bazı kişilerin hastalık belirtilerini gizlemeye ya da hastalık taklidi yapmaya çalışabileceğinin, psikiyatrik tanı için ayaktan yapılan kesitsel değerlendirmede yeterli kanaat oluşmadığında kişinin belirli bir süre klinik gözlem altında tutulmasının tıbbi kanaat oluşturmak için gerekli olduğunun tıbben bilindiği, bu nedenle kişinin İzmir Katip Çelebi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde gözlem amacıyla █████/2012-█████/2012 tarihlerinde yatışının yapılmasının psikiyatrik yönden fenne uygun olduğu, bu yatışına ait psikiyatrik öykü ve muayene bulguları değerlendirildiğinde kişinin bu süreçte psikotik bozukluk yaşadığının anlaşıldığı, bazı psikotik bozuklukların zaman içinde iyileşebildiğinin de tıbben bilindiği, bu sebeple İzmir Katip Çelebi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi’nin... tarih ve ... nolu sağlık Kurulu Raporunun ve kişinin İzmir Katip Çelebi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde tanı ve tedavi sürecine katılan hekimlerin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatası tespit edilmediği'' değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Belirtilen bu durumda, maddi tazminata hükmedilmesinin koşulları oluşmamakla birlikte davacı hakkında █████/2012 tarihinde düzenlenen sağlık kurulu raporunda “sanrısal bozukluk, jaluzik tip, vasi tayinine gerek vardır.” değerlendirmesine yer verilmesine karşın sonraki süreçte davacı hakkında düzenlenen Kırklareli Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda “akli dengesi akıllıca yaşam sürmek için yeterli, vasi tayini gerekmez." ve yine Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun ...tarih ve ... karar nolu raporunda “herhangi bir akıl hastalığı, demans ya da zeka geriliği saptanmadığı, fiil ehliyetini haiz olduğu” şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği dikkate alındığında, davacı hakkında vasi tayinine gerek olduğuna ilişkin olarak düzenlenen ilk sağlık kurulu raporundan yaklaşık 8 ay gibi kısa bir süre sonra düzenlenen sağlık kurulu raporunda vasi tayinine yer olmadığı tespitine yer verilmesinin sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacıda endişe ve üzüntüye yol açtığı görüldüğünden oluşan manevi zararın karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat isteminin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin olarak yaptığı temyiz isteminin kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!