Anahtar kelimeler: Malmüdürlüğü İhr Tarh Tekniği Dokuzuncu Ziyaı Devreden Döneme Kesilen Süreci
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Malmüdürlüğü-...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına 2017 yılından dava konusu döneme devreden zararın 495.836,54-TL olarak dikkate alınması gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2018 yılı kurumlar vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; ... sitesi üzerinde yapılan araştırma neticesinde elde edilen verilerden hareketle davacı şirketin 2017 yılı ortalama kişi başı yolcu taşıma ücretinin tespit edildiği, Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında yapılan █████/2020 tarihli ara kararına cevaben Mahkeme kayıtlarına giren davalı idare dilekçesi ekinde yer alan ... sitesinde yorumda bulunan kişilerin beyanları tek tek incelendiğinde, dava konusu cezalı tarhiyata esas alınan söz konusu şahısların hiçbirinin davacı şirket ile uçmadığı, anılan şahısların diğer balon şirketlerinden hizmet aldıkları ve diğer balon şirketlerinin yolcu taşıma ücretlerine yönelik olarak beyanda bulundukları görüldüğünden, bahsi geçen şahısların ifadelerinden hareketle davacı şirketin ortalama kişi başı yolcu taşıma ücretinin belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, balonculuk sektöründe, yolcu taşıma ücretlerinin yıl içinde sezona göre değişmekte olduğu, taşıma ücretleri müşterinin acente müşterisi veya kapı müşterisi olmasına göre de değişkenlik gösterdiği anlaşıldığından davalı idare tarafından davacı şirketin taşımış olduğu yolculardan sondajlama usulüyle seçilecek yeterli sayıda kişinin ifadesinin alınıp, turizmin yoğun olduğu ve zayıf olduğu dönemler için ayrı ayrı, (mümkünse her ay için ayrı ayrı) kapı müşterileri ve acente müşterilerinin ortalama kişi başı yolcu taşıma ücretlerinin belirlenmesi ve beyanlarının düzeltilmesi aşamasında davacının yürüttüğü faaliyet ve iş kolundaki kârlılık oranının da dikkate alınması gerektiği sonucuna varıldığından bu hususlara riayet edilmeden, davacı şirket tarafından yolcu taşıma hizmeti verilmeyen şahısların ifadelerinden hareketle davacı şirketin 2017 yılı kurumlar vergisi beyanının düzeltilmesinde ve bu doğrultuda dönem zararının azaltılmasında hukuka uyarlık görülmediğinden davacının 2017 yılı kurumlar vergisi beyanlarının düzeltilmesi akabinde yapılan düzeltme sonucunda dönem zararının azaltılarak 2018 kurumlar vergisi beyanlarının da bu doğrultuda düzenlenmesinde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
:Davacının 2014, 2015, 2016 ve 2017 hesap dönemlerinin incelenmesi sonucu davacı şirket hakkında ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda yer alan verilerden hareketle davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda açıklanan hususlar doğrultusunda dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, mükellef kurum temsilcisi vekili belgelendirilemeyen komisyon gideri olduğunu beyan etmiş olsa da komisyon ödediği kişinin, acentanın, otelin vs. adı, soyadı ödediği tarih gibi hususları gösterir tevsik edici bir belge ibraz edilememesi, ellerinde tevsik edici başkaca bir belge sunulamaması nedeniyle sektörde komisyon ödemeleri her ne kadar bilinen bir gerçek olsa da mükellef kurum tarafından ibraz edilen vesika bulunmadığından ayrıca bu hususlar için izlenebilecek başkaca bir tespit yolunun bulunmamasından dolayı iddia konusu komisyon maliyeti tutarının hesaplanmasına ve dikkate alınmasına imkân bulunmadığı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!