Anahtar kelimeler: Heyete Bam Esaskarar Başkan Tevdi Yazim Anonim Katip Konya Üye

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ......KARAR NO
: ......KARAR TARİHİ
: █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ...... (.........)ÜYE
: ...... (.........)ÜYE
: ...... (.........)KATİP
: ...... (.........)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ......... Esas ......... KararDAVACI
: .........VEKİLİ
: Av.......DAVALI
: ......... ANONİM ŞİRKETİVEKİLİ
: Av. ......İHBAR OLUNAN
:.........DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı Vekili 18.10.2023 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı .........'nun davalı sigorta şirketinin lehtarı olan dava dışı ......... ... Ambalaj ve Makina San. ve Tic. A.Ş.'ye ait iş yerinde teneke makine teknisyeni olarak çalıştığını,davacı .........'nun dava dışı ......... ... Ambalaj ve Mak. San ve Tic. A.Ş'de iş sözleşmesi ile çalışmakta iken 21.04.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacının iş kazası sonucunda çok ciddi şekilde zarar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle davacının ayak parmaklarının koptuğunu, sağ elinin bilekten kırıldığını ve ameliyat olduğunu, sağ el bileğinde kazadansonra duyu ve güç kaybı meydana geldiğini, davacının makine teknisyeni olarak çalışamayacağının açık olduğunu, davacının geçirmiş olduğu iş kazası sonrasında uzun süreli bir tedavi süreci geçireceğini ve söz konusu iş göremezlik döneminde gelir kaybı nedeniyle uğradığı zararlar dışında yaptığı ilave masraf nedeniyle iki yönlü zarara uğrayacağını, davacının kazadan sonra bakıma muhtaç hale geldiğini,davacının maddi zararı hesaplanırken çalışma gücünü yitirilmesinden ya da azalmasından kaynaklanan maddi zararlarının, tüm tedavi giderlerinin, kazanç kaybının, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıpların ve geçici iş göremezlik süresi içindeki tedavi masrafları ile diğer gelir kayıplarının, bakıcı giderlerinin eksiksiz olarak dikkate alınması gerektiğini, davacının manevi olarak da tüm hayatı boyunca etkileneceğini, dava dışı ......... ... A.Ş. firması tarafından iş yerinde doğabilecek risklere karşı davalı ......... Sigorta A.Ş. firmasının keşideci olduğu ......... numaralı poliçeli ile işveren mali mesuliyet sigortası sözleşmesi yaptırdığını, kazanın dava dışı ......... ... A.Ş. firmasına ait iş yerinde meydana gelmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin 6098 sayılı Kanun ve 6102 sayılı Kanuna göre sigortalısının verdiği zarardan sözleşme poliçe limitleri kadar sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin iş kazası sonucunda müvekkilin uğradığı ve iş bu dava konusu zararlardan sorumlu olduğunu, sigorta poliçeleri incelendiğinde işveren mali mesuliyet sorumluluk teminatı kapsamında iş kazası neden açılan davalar kapsamındaki ödemelerin teminata dahil olduğunu ifade ederek davacının gerçek maddi zararının belirlenmesi sonrasında artırılmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsiline, davacının manevi zararının karşılanması için 100.000 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ......... A.ş. Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava konusu olayın 5510 sayılı kanun Madde 13 anlamında iş kazası olup olmadığının bilinmemekte olduğunu, mezkur olay iş kazası niteliğinde değil ise davalı şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, Davacı yan iş kazasının tespiti için henüz dava açmadığını ve SGK tarafından tahkikat yapılıp yapılmadığının da bilinmediğini, öncelikle olayın iş kazası olup olmadığının tespitinin gerektiğini, dosyanın ......... .... A.Ş.'ye ihbar ını talep ettiklerini, 31.12.2014-2015 vadeli ......... nolu İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesinde sigortalının ......... ... A.Ş olduğunu, poliçede sigortalı şirketin poliçede bildirilen faaliyet adresinde SGK'ya tabi olarak çalışan 260 işçisi için ve poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden kişi başı 200.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı teminat bulunduğunu, davalı şirket tarafından poliçe limiti kapsamında SGK mosip ekranına 76.590,67 TL ödemenin 19.11.2021 tarihinde yapıldığını, bakiye poliçe limitinin 123.409,33 TL olduğunu, sorumluluğun poliçe üst limiti ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından SGK'ya veya başkaca hak sahiplerine poliçe limitini teşkil eden miktar ödenmiş olduğundan davalı şirketin ödediği miktar kadar sorumlu tutulamayacağını, İşveren Sorumluluk Sigortasının; bir iş yerinde işverene bir hizmet sözleşmesi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa tabi çalışanların yükümlülüklerini yerine getirmesi esnasında uğrayacağı zararlar için işverene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına alan bir sigorta türü olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen poliçenin sigortalıya yöneltilebilecek iş kazasından doğan taleplerin poliçe teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan 260 işçisi için ve sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden sigortalı şirketin varsa kusuru oranında teminat altına alındığını, sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için gerekli olan ilk şartın olayın iş kazası olması gerektiğini, iş yerinde meydana gelen iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun öncelikle kusura dayandığını, kusurun yanında işvereni sorumluluğuna gidilebilmesi için iş yeri koşullarından kaynaklanan tehlike ile ortaya çıkan zarar arasında uygun nedensellik bağının da bulunması gerektiğini, aksi takdirde işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, nedensellik bağının ise; mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru nedenleri ile kesilebileceğini, işveren sorumluluk sigorta poliçesinin ancak iş yerinde meydana gelen iş kazaları yönünden işverene iş akdinden kaynaklı kusur "yönünden teminatı havi ihtiyari - isteğe bağlı poliçeler olduğunu, davaya konu olayda sigortalı şirkete iş güvenliği anlamında kusur izafe edilememesi halinde tarafları açısından sorumluluğun doğmayacağını, kazalı işçinin sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan 260 işçisinden biri olmaması ve/veya mezkur olayın poliçede bildirilen faaliyet adresinde gerçekleşmemiş olması halinde sorumluluğun doğmayacağını ve/veya kaza tarihi/anı itibariyle sigortalı şirkette çalışan işçi sayısının 260'ın üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağını da bu aşamada bildirdiklerini ve davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu iş kazasının oluşmasında dava dışı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının bu kaza nedeniyle % 16 oranında iş göremez hale geldiği, davacının kalıcı sakatlıktan doğan zararının 951.430,41 TL olduğu, davalının oluşan bu zarar nedeniyle poliçe limiti olan 123.400,00 TL'ye kadar davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının geçici iş görememezlik tazminatının olmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede;"6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56.maddesi gereğince ; cismani zarara uğrayana, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hakkaniyete uygun bir miktar paraya hükmetmesi gerekir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde, takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir." 17.HD.kararlarıSomut olayımızda dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davacının %20 kusurlu olduğu, olay nedeni ile davacının sürekli maluliyetinin %16 oranında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde değerlendirme yapılmış, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve;Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 123.400,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalıdan olay tarihi itibariyle geçerli kişi başı sakatlık teminat klozu limitiyle sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davacının geçici işgöremezlik talebinin REDDİNE,Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihi itibariyle geçerli kişi başı sakatlık teminat klozu limitiyle sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; görev yönünden itirazlarının gözetilmeden davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesinin hatalı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme itirazları ve bakiye poliçe limiti savunmalarının gözetilmeden bakiye limiti aşacak şekilde hüküm kurulduğunu, poliçede yarı bir manevi tazminat teminatının da bulunmadığını, varsa derdestlik, kesin hüküm, mükerrerlik, birleşme talebi itirazlarının araştırılmadığını, davacı .........'nun iş yerine değil de doğrudan müvekkili sigorta şirketine dava açtığını, bu hususun çok beklendik bir durum olmadığını, kusur, maluliyet ve hesap raporunu da kabul etmediklerini, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini dilemiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin gerekçesinin kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin iş kazasından dolayı sol ayak 2-3-4 ve 5 parmaklarının koptuğunu, sağ elinin kırıldığını, sosyal olarak müvekkilinin ciddi sıkıntı içinde olduğunu, müvekkilinin akrabalarının desteği ile yaşadığını, mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın tam kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında uğranılan iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminattan oluşan sigorta teminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.1-Görev itirazının incelenmesinde
:Davacı vekili, davacının geçirdiği iş kazası neticesinde meydana gelen zararın tazmini talep edildiği, davanın iş verene karşı değil sigorta şirketlerine açıldığı, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, davacının tazminat talebinin dayanağının, iş sözleşmesine değil, sigorta poliçesine dayandığı ve sigorta teminat bedelinin talep edildiği anlaşılmıştır.Ticari dava ile ilgili düzenleme TKK'nun 4. maddesinde yapılmıştır. Ayrıca bazı özel kanunlarda da ticari dava kavramına yer verilmiştir. (Örneğin; 6136 sayılı Kooperatifler kanunu md. 99). TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Ancak, TKK'nun 4/1 md. nin (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları da mutlak ticari dava olarak kabul edilir.6102 sayılı TTK'nun 4/1 (a) bendi ile yapılan düzenlemeye göre "bu kanundan kaynaklanan davalar" açıkça ticari dava olarak kabul edilmiş olup sigorta sözleşmesine ilişkin hususlar Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiştir.Somut olayda davaya konu uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacı sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, TKK'nun 4/1, (a) bendi uyarınca sigorta işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklar herhangi bir şart aranmaksızın ticari dava olarak kabul edilmiştir. Bu nedenlerle davanın Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırması gerekmekte olup itirazın reddi gerekmiştir.2-Ödeme itirazının incelenmesinde
:İşveren sigorta poliçesi genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminattır. İşveren sorumluluk sigortasında riziko ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 1. maddesinde; poliçenin işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek davalar sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin edeceği, sigortacının ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlü olacağı ve hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde sigortacının avukatlık ücreti dahil dava masraflarına ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak edeceği düzenlenmiştir.Hükme esas alınan raporda ödemelerin düşüldüğü kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin ödenen miktar düşüldüğünde bakiye poliçe limitinin 123.409,33 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiğinden itirazın kabulü gerekmiştir.3-Kusur itirazının incelenmesinde
:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. Maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür";Aynı kanunun 50. Maddesinde ise, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler" hükümlerine yer verilmiştir.Buna göre, uzman iş güvenlik bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve deliller ile oluşa uygun kusur raporuna göre davacı ile davalı sigortanın, sorumluluğunu üstlendiği işverenin belirlenen kusurunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından buna yönelik itirazın reddi gerekmiştir.4-Maluliyete itirazının incelenmesinde
:Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre ,haksız fiil tarihi █████/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 17 HD nin ██████████ esas █████████ karar ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamları.Buna göre dosya içinde bulunan raporun esas alınması yerinde olup itirazın reddi gerekmiştir.5-Manevi tazminata itirazın incelenmesinde :31.12.2014 ile 31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olan İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine göre .......San.Tic.A.Ş nin lehdar olduğu poliçede maddi tazminat şahıs başına bedeni 200.000,00TL , kaza başına 2.500.000,00TL yıllık azami tazminat limiti belirlenmiştir.Manevi tazminat talepleri de şahıs başına ve poliçe süresince toplam 150.000,00TL limit ile sınırlı olarak belirlenmiştir.31.12.2014 ile 31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olan İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine göre :‘‘İş bu poliçe ile sigortalı ......... . .San.Tic.A.Ş yukarıda yazılı riziko adresinde bulunan iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda iş verene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle iş verene bir hizmet akdi ile bağlı olan ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından iş verenden talep edilecek ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından iş verene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını yukarıda belirtilen limit çerçevesinde temin eder.’’İşveren Sorumluluk Sigortası Genel ŞartlarıMadde 1-Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.Manevi tazminat talepleri de şahıs başına ve poliçe süresince toplam 150.000,00TL limit ile sınırlı olarak belirlendiğinden itirazın reddi gerekmiştir.6-Manevi tazminatın azlığı itirazının incelenmesinde :Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının az olduğu davacının itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır.Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 123.400,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalıdan olay tarihi itibariyle geçerli kişi başı sakatlık teminat klozu limitiyle sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davacının geçici işgöremezlik talebinin REDDİNE,2-Davacının manevi tazminat davasının kabulüne 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihi itibariyle geçerli kişi başı sakatlık teminat klozu limitiyle sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,İlk Derece Yargılaması Yönünden;3-Alınması gereken 15.260,45 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 3.394,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.865,78 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,5-Davacı tarafından yapılan 3.394,67 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri, 4.672,75 TL yargılama gideri, 4.470,00 TL N.Ü. Meram Tıp Fakültesi ve 4.392,16 TL maluliyet raporu masrafı olmak üzere toplam 13.804,76 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 13.790,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacının Maddi Tazminat davasında;a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-)Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacının manevi tazminat davasında;a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,İstinaf Yargılaması Yönünden;10-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,11-Davacı tarafça yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri ile 50,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.219,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,12-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 13.894,24 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 3.474,00 TL nin mahsubu ile bakiye 10.420,24 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,13-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,14-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,15-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2025......Başkan.........e-imzalı......Üye.........e-imzalı......Üye.........e-imzalı......Katip.........e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.