Anahtar kelimeler: İktidarla Normlar Davrandığı İzlenmesi Keyfi Usulün Vasıtasıyla İçi Disiplin Savcılar
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ...
DAVALI
: ... Kurulu / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yargı bağımsızlığına aykırı olduğu, disiplin soruşturması yapılırken ve yaptırım uygulanırken izlenmesi gereken usulün çok önemli olduğu, disiplin işlemlerinin normlar vasıtasıyla değil, yargı içi iktidarla olan ilişkiler kapsamında belirlendiği, davalı idarenin keyfi davrandığı, meslekten çıkarma cezası gibi ağır bir yaptırımda sözlü savunma hakkı verilmediği, sözlü muhakeme ve tanık dinletmeye elverişli şekilde disiplin muhakemesinin gerçekleştirilmesi gerektiği, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği belirtilerek dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI
: Davacının, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu nedenle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis cezası ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sürecin gerektirdiği tüm işlemlerin yasanın öngördüğü biçimde uygulandığı ve soruşturma sürecine matuf karar ve işlemlerde davacının mağduriyetine sebep olacak herhangi bir hukuka aykırı işlemin bulunmadığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ
: Dava, davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasasının 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde ;"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
"hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının hakkında , Danıştay Üyesi Z.Y.'nin odasına ses kayıt cihazı yerleştirdiği olayla ilgili olarak yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 7 ay 15 gün hapis, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan ise 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi' nin ... tarih E:..., K: ... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, taksirli suçlar hariç olmak üzere altı aydan fazla hapis cezası aldığından dolayı 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69' uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle; davacının kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrasında meslekten çıkarılması için öngörülen koşul gerçekleştiğinden, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca, davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkumiyet hükmünün kesinleştiği görülmüştür.
Diğer taraftan, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu nedenle meydana geldiğini ileri sürdüğü kayıplarının tazminine de olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:
Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve seslerin kayda alınması suretiyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan yapılan yargılama neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 7 ay 15 gün, seslerin kayda alınması suretiyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 4 ay 5 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği ve anılan mahkumiyet kararının █████/2021 tarihinde kesinleştiği, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “Taksirli suçlar hariç olmak üzere altı aydan fazla hapis cezası almış olmak” halinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği anlaşıldığından bahisle 2802 sayılı Kanun’un 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının itiraz edilmeyerek █████/2022 tarihinde kesinleşmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde, meslekten çıkarmanın, bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesi olduğu, ikinci fıkrasında da taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymenin meslekten çıkarılmayı gerektirdiği hükmüne yer verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Davacının iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve seslerin kayda alınması suretiyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan yargılandığı davada iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 7 ay 15 gün, seslerin kayda alınması suretiyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 4 ay 5 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar onanarak kesinleşmiştir.
Bu nedenle; davacının kesinleşen mahkumiyet kararından dolayı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarılması için öngörülen koşul gerçekleştiğinden, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin de reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!