Anahtar kelimeler: Ohal Temsilen Özlük Yapmakta Müşaviri Öğretmen Bünyesinde Parasal Süreci Beşinci
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI)
: …'ı Temsilen ... Sendikası
VEKİLİ
: Av. …
İSTEMİN KONUSU
: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasına ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında, davacının anılan suçu işlediğine dair somut delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; davacı hakkındaki diğer bir tespit olan personel bilgi dosyasında, "personel özet bilgi tablosu" başlıklı belgede davacının PKK/KCK terör örgütüyle irtibatına ilişkin olarak emniyet istihbarat kaydı ve valilik ihraç kanaati bilgisine yer verildiği, ancak söz konusu verileri doğrulayan, dayanağını ortaya koyan somut herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, yine işleme esas anılan personel bilgi dosyasında, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca aralarında davacının da bulunduğu bazı illerde görev yapan öğretmenler hakkında, eğitim-öğretim hakkını engelleyici nitelikte eyleme katıldıkları iddiasına yönelik olarak yapılan soruşturma sonucu hazırlanan █████/2016 tarihli idari soruşturma raporunda davacı hakkında, bağlı olduğu sendikanın organizasyonu ile gerçekleştirilen █████/2015 tarihli iş bırakma eylemine katılarak, izinsiz ve mazeretsiz olarak bir gün işe gelmemek ve siyasi içerikli basın açıklamasına katılmak fiillerini işlediğinden bahisle disiplin yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, "aylıktan kesme" ve "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezalarının önerildiği, somut olay yönünden kamu görevine son verilme işleminin dayanağı olan KHK'nın, yalnızca PKK/KCK terör örgütü ile üyelik/irtibat/iltisak hallerine ilişkin olduğu, diğer bir ifadeyle, kamu görevine son verilme işleminin sebep unsurunu yalnızca söz konusu örgütle bağlantılılık durumunun teşkil ettiği, bu kapsamda anılan rapor tetkik edildiğinde ise davacı hakkındaki anılan idari soruşturma raporunda, davacının PKK/KCK terör örgütünü desteklediğini veya benimsediğini gösterir herhangi bir bilgi ya da tespit bulunmadığının anlaşıldığı, öte yandan, Mahkemelerinin █████/2022 tarihli ara kararı ile bu veriyi doğrulayan somut bilgi ve belgelerin davalı idare ile ilgili valilikten istenilmesi üzerine, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin dışında söz konusu verilerin dayanağını ortaya koyan somut herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle belirlenen usul çerçevesinde ve hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de, kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve darbe teşebbüsüyle ilgili arasında bağ kurulmasının aranmadığı, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen "yapı", "oluşum" veya "gruplar"la bağ kurulmasının yeterli görüldüğü belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin iptali yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun … tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, UYAP üzerinden yapılan sorgulada davacı hakkında "terör örgütüne üye olma" suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen … sayılı soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan kararın █████/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü Hal, daha sonrasında üçer aylık dönemler şeklinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
█████/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin, █████/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla, 7082 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.
Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Yukarıda da belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler kapsamında, yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı silahlanmış bir terör örgütü olan PKK/KCK'ya yönelik olarak da tedbir alınmasının ve bu bağlamda kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılmasının, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'', ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'', "terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından yürütülen adli soruşturma veya kovuşturma sonucunda takipsizlik veya beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için sonucu itibarıyla bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen re'sen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Bu kapsamda davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; dava konusu işlemde ve İdare Mahkemesi kararında davacı hakkında "terör örgütüne üye olma" suçundan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ███████ sayılı soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği belirtilmesine karşın, söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dosya içeriğinde yer almadığı; UYAP üzerinde yapılan sorgulamada davacı hakkında, söz konusu dosya dışında, terör örgütü propagandası yapma ve kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçlarından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen çok sayıda soruşturma bulunduğu, bu dosyalarda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği, ancak söz konusu kararların beşi dışında on sekiz adedinin işbu dava dosyası içeriğine kazandırılmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, … Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında "terör örgütüne üye olma" suçundan yürütülen ... sayılı soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile diğer kararların dosya içeriğine kazandırılıp bu kararlarda yer alan veri ve tespitlerin davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakı yönünden değerlendirilerek dosyanın karara bağlanması gerekirken, anılan hususlar yönünden dava konusu işleme ilişkin olarak yeterli araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen İdare Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu işlemin iptali ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
:
Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Uyuşmazlıkta dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında davacı hakkında,
-Davacı hakkında Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; davacı hakkında, PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde kurum kanaatinin bulunduğu bilgisine yer verildiği,
-Davacı hakkında "terör örgütüne üye olma" suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen … sayılı soruşturma dosyasında davacının üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, Mezkur soruşturma dosyasında özetle; başvurucunun PKK/KCK silahlı terör örgütü ve elebaşısı lehine sloganların atıldığı etkinliğe katıldığının, tespit edildiği belirtilerek davacının başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 sayılı ILO Sözleşmesi'nin 11. maddesinde, hakkında bu Sözleşmenin yürürlükte bulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün her üyesinin, çalışanların ve işverenlerin örgütlenme hakkını serbestçe kullanmalarını sağlamak amacıyla gerekli ve uygun bütün önlemleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiş;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 51. maddesinde, "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir.''; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 18. maddesinde ise, ''Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamaz ve görevlerine son verilemez.'' hükmü yer almıştır.
Anayasa, kanun ve uluslararası sözleşmelerde yer alan bu hükümlere göre, kamu görevlilerinin kural olarak serbestçe sendikal faaliyette bulunabilecekleri, kamu makamlarının bu hakkın kullanılmasına engel olacak nitelikteki her türlü müdahaleden sakınmaları gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin █████/2009 tarihli ve ████████ sayılı kararında; öğretmenlere üyesi oldukları sendikanın çağrısına uyarak, parlamentoda tartışılmakta olan kamu yönetimi kanun tasarısını protesto etmek üzere düzenlenen bir günlük ulusal eyleme katılmaları nedeniyle göreve gelmedikleri için uyarma cezası verilmesinin, bu ceza çok küçük olsa da, sendika üyelerinin çıkarlarını korumak için meşru grev ya da eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek bir nitelik taşıdığı, öğretmenlere verilen disiplin cezası “âcil bir sosyal ihtiyaca” tekâbül etmediğinden, “demokratik bir toplumda gerekli” olmadığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinin ihlâl edildiği belirtilmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu işleme dayanak anılan personel bilgi dosyasında, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca aralarında davacının da bulunduğu bazı illerde görev yapan öğretmenler hakkında, eğitim-öğretim hakkını engelleyici nitelikte eyleme katıldıkları isnadıyla tesis edilen █████/2016 tarihli idari soruşturma raporu uyarınca, davacı hakkında, bağlı olduğu sendikanın organizasyonu ile gerçekleştirilen, 29 Aralık 2015 tarihli iş bırakma eylemine katılarak, izinsiz ve mazeretsiz olarak bir gün işe gelmemesi ve siyasi içerikli basın açıklamasına katılması nedeniyle disiplin yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, "aylıktan kesme" ve "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezalarının öngörüldüğü anlaşılmakta olup, somut olay yönünden kamu görevine son verilme işleminin dayanağı olan KHK'nın, yalnızca PKK/KCK terör örgütü ile üyelik/irtibat/iltisak hallerine ilişkin olduğu, diğer bir ifadeyle, kamu görevine son verilme işleminin sebep unsurunu yalnızca söz konusu örgütle bağlantılılık durumunun teşkil ettiği, bu kapsamda anılan rapor tetkik edildiğinde ise davacı hakkındaki anılan idari soruşturma raporunda, davacının PKK/KCK terör örgütünü desteklediğini veya benimsediğini gösterir herhangi bir bilgi ya da tespitin olmadığı, yine dosya içeriğinde yer alan, "Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma" suç ısnadıyla Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyalarında da, davacının üyesi olduğu sendika tarafından organize edildiği anlaşılan bu gösterilerde de davacı tarafından, PKK/KCK terör örgütü lehine slogan atıldığı veya pankart açıldığı, örgütünün ideolojik amaçları doğrultusunda gösteriye katılarak güvenlik güçlerine saldırdığı yönünde herhangi bir tespitte bulunulmadığı, bu haliyle davacının eylemini sendikal faaliyet kapsamı dışında ve örgütsel saikle gerçekleştirdiğine ilişkin somut tespit veya veri bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasına ilişkin olarak yürütülen anılan ceza soruşturması sonucunda, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, aynı şekilde UYAP üzerinde yapılan sorgulamada davacı hakkında, söz konusu dosya dışında, terör örgütü propagandası yapma ve kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçlarından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyalarında da kovuşturmaya yer olmadığına kararları verildiği ve anılan kararların kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, diğer bir tespit olan davacı hakkındaki personel bilgi dosyasında yer alan, "personel özet bilgi tablosu" başlıklı belgede bahse konu örgütle irtibatına ilişkin olarak emniyet istihbarat kaydı ve valilik ihraç kanaati bilgisine yer verildiği, yine PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde kurum kanaatinin bulunduğu bilgisine yer verildiği ancak söz konusu verileri doğrulayan, dayanağını ortaya koyan somut herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, öte yandan bu veriyi doğrulayan somut bilgi ve belgelerin istenilmesi yolunda İdare Mahkemesince davalı idare ve ilgili valiliğe yönelik yapılan █████/2022 tarihli ara kararı üzerine de dosyada mevcut bilgi ve belgelerin dışında söz konusu verilerin dayanağını ortaya koyan somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle, kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!