Anahtar kelimeler: Memura İhbarda Yalan Kimliği Beyanda Yasada Toplanması Sınırı Yüklenen Cezalandırılması
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Sahtecilik-Yalan Beyan
    HÜKÜM
    : 765 sayılı TCK.nun 350/1. maddesi gereğince 1 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılması,
    5237 sayılı TCK.nun 206/1. maddesi gereğince 3 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53 ve 58/6. maddelerinin uygulanması,
    5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi gereğince 2 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılması, 63, 53 ve 58/6. maddelerinin uygulanması, hapis cezalarının toplanması, 765 sayılı TCK.nun 17. maddesi gereğince ihbarda bulunulması
    I-5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan 21.02.2006 mahkumiyet tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
    II-Sanık hakkında nüfüs cüzdanında ve vekaletnamede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
    1- Sanığın kendi fotoğrafını taşıyan ancak ...'ya ait kimlik bilgilerine havi nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesi ile nüfus müdürlüğünden aldığı sahte nüfuz cüzdanını 17.04.2004 tarihinde noterde kullanmak suretiyle vekaletname düzenletmekten ibaret eyleminde vekaletnamenin sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle eylemin 765 sayılı TCK'nın 342/2,80(5237 sayılı TCK'nın 204/1-3,43)maddelerindeki suçu oluşturacağı, buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde hükümler kurulması,
    2- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 30.05.2006 gün ve 2006/5-147-149 sayılı kararında açıklandığı üzere;suç tarihinin ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 01.06.2005 tarihinden önce olması ve 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğunun kabul edildiği durumlarda anılan yasanın 58. maddesindeki koşulların oluşmadığının gözetilmemesi,
    Kabule göre
    :
    3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
    4-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda cezaların içtimasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde, hükmolunan cezaların toplanmasına karar verilmesi,
    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!