Anahtar kelimeler: Gelmekle Durmuş Davalıborçlu Kayseri Yazim Takibi İlamına Borçlunun Banka Özetle

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından davalı/borçlu aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olup, söz konusu takip davalı borçlunun itirazı üzerine durmuş olduğunu, davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olup, itirazın iptali gerektiğini, davacı Bankanın Kayseri ... Şubesi'nde 29.03.2024 tarihinde müşteri ... tarafından para yatırma işlemi gerçekleştirilmiş olduğunu, müşteri şubeden çıktıktan sonra kasa sayımında gişe personelinin kasasında 50.000 TL kasa noksanı olduğu tespit edilmiş, şube içinde gerekli kontroller yapılmış; akabinde yapılan teftiş ve araştırma sonrası kasa noksanının davalının 29.03.2024 tarihinde şubede gerçekleştirdiği para yatırma işleminden kaynaklandığı tespit edilmiş olduğunu, bunun üzerine davalı ... ile telefon ile irtibat kurularak para yatırma işleminde, kendisinden teslim alınan tutar 125,010 TL olmasına karşın sisteme sehven tutarın 175,010 TL olarak girişinin yapıldığını ve 50,000 TL’lik kasa noksanı oluştuğu belirtilmişse de müşteri önce yatırdığı tutarı bilmediğini beyan etmiş, sonrasında ise hesabına yatırılan tutarda hata olmadığını ileterek çelişkili beyanlarda bulunmuş olduğunu, sonuç olarak, ... isimli müşterinin para yatırma işleminde, müşteriden teslim alınan tutar 125,010 TL olmasına karşın sisteme 175,010 TL olarak giriş yaptığı ve 50,000 TL’lik kasa noksanına sebebiyet verdiği tespit edilmiş olduğunu, somut uyuşmazlığa ilişkin davacı Banka'nın 08.05.2024 tarihli ... numaralı soruşturma raporu ile Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde; Davalının para yatırmak amacıyla gişeye geldiği, Davalının elinde bulunan poşetten çıkardığı parayı bankoya dizmeye başladığı; Gişe personelinin banko üzerindeki paraları deste haline getirerek saymaya başladığı 2 adet 200 TL’lik (40.000TL), 6 adet 100 TL’lik (60.000TL) ve 2 adet 50 TL'lik (10.000TL) desteyi sayarak klavyesinin yanına koyduğu; Gişe personelinin sayıma davalının kendisine verdiği karışık parayı alarak devam ettiği, Saat 14.04 itibariyle sisteme 175.010 TL girerek para yatırma işlemini sonlandırdığı; Müşterinin vezneden ayrılmasından sonra karışık paranın OPK'ya koyulduğu ve OPK'nın 14.970 TL'yi sisteme girdiği, personelin makinadan geçmeyen 2 adet 20 TL'lik (40YTL) parayı el kasasına koyduğu, Müşteriden toplamda beticetyen deste halinde olan 110.00 TL ve karışık olarak sayılan 15.010 TL olmak üzere toplamda 125.010 TL alındığı, ancak sisteme 175.010 TL olarak girildiği tespit edilmiş olduğunu, ilgili işlemin kontrolünde 500 adet 100 TL'nin toplam 100.000 TL şeklinde yanlış hesaplanarak 125.010 TL olana tutarın 175.010 TL olarak hatalı giriş yapıldığı tespit edilmiş olduğunu, netice itibariyle, personelin müşteriden 125.010 TL aldığı, ancak sisteme sehven 175.010 TL olarak girdiği, bu iki tutar arasındaki 50,000 TL’lik farkın şubeye kasa noksanı olarak yansıdığı sonucuna ulaşılmış olduğunu, davalı/borçlunun hesabına yatırmak üzere 125.010. TL'yi banka personeline teslim etmesine karşılık, paranın sehven 175.010 TL olarak kayıtlara girdiği ve dolayısıyla davalı/borçlunun 50.000 TL tutarında haksız kazanç elde edindiği açık olmakla, bu husus kamera kayıtları, banka personelinin ifadesi ve teftiş kurulu raporu ile sabit olduğunu, yapılan tüm görüşmelere rağmen davalı tarafından takip tarihine kadar ödeme yapılmamış ve davalı hakkında Kayseri İcra Müdürlüğü 'nün ... E. sayılı dosyası ile sebepsiz zenginleşme nedeniyle ilamsız icra takibi başlatılmış ve 50.000,00 TL tutarında alacak talep edilmiş olduğunu, borçlu - davalı ..., takibin içeriğine ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına neden olmuş olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri başlıklı 77. vd. maddeleri hükmü gereği herhangi bir sebebe dayanmaksızın malvarlığında zenginleşme olan davalının kendisine sehven ödenen 50.000-TL'yi iade etmekle yükümlü olduğunu, nitekim, bilimsel içtihatlarda da somut uyuşmazlığa konu sebebin detaylıca açıklanmakta olduğunu, kaldı ki, Sebepsiz Zenginleşmeden borç ilişkisinin doğabilmesi için fakirleşenin veya bir başkasının kusurlu olması aranmamakta olduğunu, ayrıca takibe ve borca itiraz ederek alacağın tahsilini uzatma ve zaman kazanma amacını taşıyan davalı aleyhine İcra İflas Kanunu madde 67/2 hükmü gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmekte olduklarını, bu kapsamda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████K. 07.10.2021 T., Yargıtay 23. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K. █████/2018 T. İlamının dikkate alınması gerektiğini, davalının zenginleşmesinin haklı bir sebebe dayanmadığı ortada olduğunu, yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da, dava konusu olayla benzer şekilde fazla ödeme yapılan müşterinin sebepsiz zenginleştiğine karar verilmiş olduğunu, somut olayda davalı borçlu hakkı olmayan bir parayı uhdesinde tutarak davacı bankaya iade etmekten imtina ettiği gibi aleyhinde başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz etmiş olduğunu,yargıtay hukuk genel kurulu huzurdaki davaya benzer konularda verdiği emsal kararlarda; bankanın mükerrer ödemesini sebepsiz iktisap, müşteri hesabına yanlış havale kaydını kredi sözleşmesi olarak değerlendirmiş ve ödeme tarihinden faiz tahakkuk ettirilmesini hükme bağlamış olduğunu, bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.5.1995 tarih, ███████-10 E., ████████ K. sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, tarafların arasında imzalanan sözleşmenin 15. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, somut olayda davalının hesabına davalı tarafça yatırılan bedelin fazla girildiği açık olmakla, davalının sebepsiz zenginleştiği açık olduğunu, bu hali ile fazla ödenen tutarın, ilk yazılı talepte faiz ve diğer fer'ileri ile birlikte derhal geri ödeyeceğini müşteri sözleşme gereği kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 15. Maddesi gereği gözetildiğinde de mevcut bedelin iadesi gerektiği muhakkak olduğunu, davacı banka tarafından söz konusu takibe ve davaya sebebiyet vermemek adına davalıya durum açıklanmış ve paranın iadesi talep edilmiş ise de bu girişim sonuçsuz kalmış, davalı aleyhine fazla ödenen bedelin iadesi amacıyla icra takibi yapılmış olduğunu, davalı yapılan takibe itiraz etmiş olup, iş bu itiraz üzerine dava açılmış olduğunu, Davalı/borçlu kötüniyetli olup, alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekli olup, alacağın tahsili için iş bu davanın açılması zorunlu olmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamı hususunda karar verilmesini, davalı-borçlunun alacağın %20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Davaya konu olayın, davalının davacı banka şubesine para yatırma işlemi neticesinde hesaplardaki eksikliğin davalının yatırdığı paranın yanlış hesaplanıp sisteme yanlış girilmesinden kaynaklı olduğu ve bu hali ile ortada mutlak bir ticari dava olmadığı görülmüş olup, davalının gelen Vergi Dairesi müzekkere cevabına göre tacir olmaması ve davacı bankadaki hesabının da ticari hesap olmaması nedeni ile davalının yaptığı işlemin müşterisi olduğu banka ile tüketici ilişkisinden kaynaklı olduğu anlaşılmış, bu nedenle davaya bakmanın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girdiği değerlendirilmiş ve Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiği görülmüştür. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. 1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, 2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Mahkememsinde Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; takibe konu işlem bankacılık işlemlerinden kaynaklandığını, dava konusu davalı ...'in müvekkili banka Kayseri ... Şubesinde █████/2024 tarihinde yapmış olduğu para yatırma işleminden kaynaklandığını, davalı adı geçen şube de para yatırdığını, şubeden çıktıktan kısa bir süre sonra kasa sayımında gişe personelinin kasasında 50.000 TL kasa noksanı olduğunun tespit edildiğini, şube için gerekli kontrollerin yapıldığını, akabinde yapılan teftiş ve araştırma sonrası kasa noksanının davalının █████/2024 tarihinde şube gerçekleştirdiği para yatırma işleminden kaynaklandığının tespit edildiğini, takibe konu edilen tutara ilişkin işlemlerin bankacılık işlemleri olarak gerçekleştirildiğini, TTK nın 4/I-f bendi kapsamında değerlendirmeye alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinafen incelenerek kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığı ileri sürülen zararın/alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, somut olayda davacı bankanın mesleki ve ticari amaçla hareket etmiş olmasına, dava konusu işlemin ise bankacılık işlemi niteliğinde olup kasa açığı iddiasının davalı yanın davacı bankadaki bireysel vadesiz hesabına para girişi yapıldığı sırada gerçekleşmiş olmasına, hesabın ticari bir hesap olmamasına, davalının da tacir olmayıp TKHK kapsamında tüketici sayılmasına,TKHK 3/l bendine göre de "l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,...ifade eder.". Şeklinde hüküm altına alınmış olmasına, bu sebeplerle ilk derece mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre mahkemece TKHK nun 73. Md sin istinaden işbu davaya bakmakta görevli olan Tüketici Mahkemesine yönelik olarak HMK 114/1-c ile 115. Maddelerine binaen görevsizlik karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç itibariyle; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu, dolayısıyla usul ve yasaya uygun mahkeme kararına yapılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████Esas █████████Karar sayılı ilamına karşı yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359. maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!