Anahtar kelimeler: Bam Yazildiği Başkan Katip Adana Ölüm Üye Yoluna Sebebiyle Manevi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ... Esas, ... KararDAVACILAR
: 1- ... - ... ...2- ... - ... ...3- ... - ... ...4- ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 1- ... - ...VEKİLİ
: Av. ... -DAVALI
: 2- ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... -DAVA
: Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025....Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalının ZMMS'ni yaptığı ... plakalı kamyon seyir halinde iken davacı ...'nın kullandığı motosiklete çarparak ...'nın yaralanmasına, onun kullandığı motosiklette yolcu olarak bulunan oğlu ...'nın vefatına sebebiyet verdiğini, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ... hakkında açılan kamu davasının devam ettiğini, ...'nın yaralanmasından dolayı ... Sigorta'ya yapılan başvuru sonucunda 201.606,16 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu, tedavi giderleri, iyileştirme harcamaları, kazanç kaybı, çalışma gücünün yitirilmesi/azalması, ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı zararının daha fazla olduğunu, ayrıca vefat eden ...'nın babası ..., annesi ... ile kardeşleri ... ve ...'nın destekten yoksun kaldıklarını, daha önce yapılan başvuru üzerine sigortanın 71.803,67 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin de yetersiz olduğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak şeklide açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ...'nın yaralanmasından kaynaklanan maddi zararları için 1.000,00 TL, destekten yoksunluktan dolayı ... ve ... için 500,00'er TL, ... ve ... için 250,00'şer TL maddi tazminatın sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren, ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, davacılardan ...'in yaralanmasından kaynaklanan iş gücü kayıpları için 100.000,00 TL, oğlunun ölümü nedeniyle 100.000,00 TL ve davacı ... için oğlunun vefatından dolayı 100.000,00' TL, ... ve ... için kardeşlerinin ölümü nedeniyle 50.000,00 'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili █████/2022 tarihli talep arttırım dilekçesinde, ... için istedikleri 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 111.685,84 TL'ye, ... için istedikleri 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 23.912,03 TL'ye ve ...'nın yaralanmasından dolayı istedikleri 1.000,00 TL maddi tazminatı 35.243,10 TL'si geçici iş gücü kaybı, 218.666,46 TL'si kalıcı iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere 253.909,56 TL'ye yükseltmiş, ... için istedikleri destek tazminatının 68.983,91 TL'sinden, ... için istedikleri destek tazminatının 6.420,96 TL'sinden, ...'nın yaralanmasından dolayı istedikleri tazminatın 24.424,34 TL'sinden ..., tamamından ise ... sorumlu olmak üzere davalılardan tahsilini istemiştir.CEVAP
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin en ufak bir kusuru bulunmadığını, .... ACM'nin ... esas sayılı dosyasında trafik polisi bilirkişinin hazırladığı raporda da bu hususa açıklık getirildiğini, davacı ...'nın maluliyet oranının abartılı olduğunu, sigorta tarafından davacılara yapılan ödemelerden daha fazla zararlarının bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, vefat eden ...'nın yaşı itibariyle anne, babası yada kardeşlerine destek olamayacağını, ... ve ...'nın kask takmadıklarını, her ikisinin de başından yaralandığını, müterafik kusurlarının dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde özetle
: Arabuluculuk ve başvuru dava şartlarının yerine getirilmediğini, ... plakalı aracın müvekkili tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, davacı ...'in yaralanması nedeniyle 201.606,16 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacılardan ... ve ...'e toplam 71.803,67 TL destek tazminatı ödendiğini, bu ödemelerin hesaplanacak tazminattan güncellenerek düşürülmesi gerektiğini, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, alınacak kusur raporunda müterafik kusurun değerlendirilmesini istediklerini, davacının ve müteveffanın gelirlerinin somut bir şekilde ispatlanması gerektiğini, müterafik kusurdan dolayı tazminattan indirim yapılmasını istediklerini, sigorta yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını beyan etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece, davacı ...'nın maddi tazminat talepleri yönünden; davacı ...'nın ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nın yaralanmasından dolayı ... hakkındaki maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan 102.256,74 TL'nin kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya ödenmesine, davacı ...'nın destek tazminatı talebinin reddine, davacı ...'nın maddi tazminat talepleri yönünden; davacı ...'nın ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine, davacı ...'nın ... hakkındaki destek tazminat talebinin reddine, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ...'nın maluliyetinden dolayı 40.000,00 TL, oğlu ...'nın ölümünden dolayı 60.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ...'nın oğlu ...'nin ölümünden dolayı 60.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, davacılar ... ve ...'nın manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, kardeşleri ...'nin ölümünden dolayı her biri için 35.000,00'er TL manevi tazminatın (toplam 70.000,00 TL) kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacılar vekili; yerel mahkemece her ne kadar davacı müvekkili ile davalı ...arasında imzalanan protokol nedeniyle taraflar arasında sulhun gerçekleştiği, sigortacının poliçeden dolayı ve bu dava nedeniyle fazlaya ilişkin haklar da dahil olmak üzere ibra edildiği, davacılar ... ve ... yönünden poliçe limiti kadar borcun sona erdiği belirtilse de söz konusu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında mevcut 03.09.2022 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere henüz 12 yaşındaki bir çocuğun ölümüne, davacı ...'nın da ağır derecede maluliyetine netice olarak bir ailenin yıkımına sebep olan kazadan ötürü davalı sigortaca ödenen miktarın yetersiz olduğunu, bilirkişice bakiye tazminat hesaplanmasına rağmen hatalı olarak davanın tümden reddedildiğini, her ne kadar yerel mahkemece müvekkilleri ... ve ... yönünden ...'nın kask takmaması nedeniyle müterafik kusur nedeniyle %20 indirim yapıldığında poliçe limitindeki garame hesabı sonucu müvekkilleri lehine tazminat hesabı yapılmış ise de yerel mahkemece müterafik kusurun şartları incelenmeden usul ve yasaya aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre küçük yaşta ölen çocukların ana ve babalarının varsayımsal desteği olduğunu, buna göre aile fertlerinin çocuğun ileride kendisine maddi anlamda yardımda bulunacağı ve aileye bakacağı gerçeğini öne sürerek destekten yoksun kalma tazminat talep edebileceğini, trafik kazasında hayatını kaybeden ...'nın ... ve ...'nın kardeşi olduğunu, vefat eden ...'nin kardeşlerine destek olabilecek yaş ve konumda olmasına rağmen yerel mahkemece bu hususlar irdelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yerel mahkemece kusur oranı yönünden raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan ve Trafik İhtisas Dairesinin hazırladığı █████/2018 tarihli raporda, ayrıca trafik bilirkişinden alınan raporda sürücü ...'nin asli, ...'nın ise kusursuz olduğu, kazaya ilişkin kamera görüntülerine göre ... ve ...'da kask bulunmadığı belirtilmiştir.Mahkemece alınan █████/2020 tarihli kusur bilirkişi raporunda; ...'nin 2918 sayılı KTK'nın 54/1-a maddesinde düzenlenen geçme kurallarına, 67.maddesi ve yönetmeliğin 137.maddesinde düzenlenen manevralara ilişkin kurallara riayet etmediği, ...'nın kullandığı motosiklete yaklaştığı sırada geride gelen araç sürücüsü olarak görüş açısı içinde bulunan ve kendi aracının sağ ön kısmında devam eden motosiklet ile arasında güvenli ve yeterli mesafe bulunduğu sırada sol taraftan devam etmesi gerekirken dikkat ve özeni göstermediği, sağa kontrolsüz manevra yaparak motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, motosiklet sürücüsü ...'nın kusursuz olduğunu beyan ettiği, kazaya ilişkin kamera kayıtları bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.Mahkemece aldırılan raporların dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ceza dosyasında alınan raporla da uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı, kaldı ki davalıya tam kusur verildiği anlaşıldığından davacılar vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinafında esasen hukuki yararı da bulunmadığından bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.Sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğuna yönelik istinaf incelemesinde:Dosyanın incelenmesinde; davanın 13.06.2019 tarihinde açıldığı, davalı ... şirketi vekilinin 26.05.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu ibraname ile davacılar vekili ile davalı ... şirketi arasında yapılan sulh anlaşması sonucunda davalı ... şirketi tarafından davacı tarafa ...'nın maluliyete ilişkin 140.732,93 TL, ...'nın vefatına ilişkin ise 271.604,85 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır.Yargılama aşamasında davalı vekili tarafından sunulan █████/2022 tarihli MAKBUZ VE İBRANAME başlıklı, davacılar vekili Av. ... imzası bulunan belgede; " ...nezdinde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden karşılanması amacıyla açmış olduğumuz, ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında davalı ...ile anlaşma sağlanmıştır... ...'nın uğramış olduğu maluliyete ilişkin ... Net 19.246,53 TL ödenecektir. Miras bırakan ...'nın vefatına ilişkin ... Net 31.604,84 TL ödenecektir. İşbu ibraname vefat eden ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkin mirasçıları ... ve ...'nın uğramış olduğu maluliyete ilişkin tazminat taleplerine ilişkin Av. ... olarak belirtilen banka hesabıma ödenmesi ile birlikte hüküm ifade edecektir." şeklinde ibraname vermek sureti ile tarafların anlaştıkları görülmektedir.Dava 13.06.2019 tarihinde açılmış, ibraname 23.05.2022 tarihinde imzalanmış olup, ödeme 25.05.2022 tarihinde yapılmıştır.İbraname içeriğinde açıkça davacılar vekilinin işbu yargılamaya konu tazminat dosyasındaki fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı, olaydan kaynaklanan fazlaya ilişkin tazminat haklarından feragat ettiği bellidir. Bu itibarla yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen ve davacılar tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı belli olan ibranameye göre davacının yaralanması nedeniyle talep etmiş olduğu maddi tazminatın davalı ... şirketinden tahsil edildiği, yine vekalet ücretlerini tahsil ettiği davacının bakiye bir zararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.Zira, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen ██████████ Esas █████████ Karar ve yine ██████████ Esas █████████ Karar ve yine █████████ esas ve 2020/ 924 karar sayılı dosyalarında verilen kararlar da aynı mahiyettedir. Bu nedenle davalı ... şirketi yönünden, davacıların fazlaya dair haklarını saklı tutmadan davalı ... şirketini tümü ile ibra etmiş olması nedeni ile davacılar vekili tarafından ıslah edilen miktarın reddinin gerektiği, bu nedenle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.Müterafik kusura yönelik yapılan istinaf incelemesinde:Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay 4. HD █████████ E. █████████ K., 17 HD █████████ E. ████████ K.)█████/2018 tarihli ölü muayene tutanağına göre; müteveffa ...'nın kafasından ağır hasar aldığı, ölüm sebebinin yüz, kafa kubbe, kafa kaide kemik kırıkları ile birlikte beyin harabiyeti olduğunun belirtildiği görülmüştür. Diğer taraftan davacı ... hakkında düzenlenen maluliyet raporlarına göre, kafa bölgesinden yaralanması sonucunda beyin hasarı, beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluklarından dolayı maluliyet tayin edilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında koruyucu tertibat kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği belirtilmiş ise de, kazaya ilişkin kamera kayıtları bulunmaktadır ve gerek davacı ...'in gerekse oğlu ...'nin kask takmadıkları anlaşılmaktadır. Bu husus bilirkişi raporlarında da belirtilmiştir. Yaralanma bölgesi, yaralanmanın mahiyeti ve oluşan sonuç dikkate alındığında kask takılmamasının davacı ...'in maluliyetine neden olan yaralanmasında, ayrıca ...'nın ölümünde etkili olduğu kabul edilmiş, müterafik kusurdan dolayı Yargıtay'ın uygulamaları da dikkate alınarak %20 oranında indirim yapılmış olması yerinde görülmüştür. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Kardeşlerin destek tazminatı talep edebileceğine yönelik istinaf incelemesinde:Tazminat isteyen kişiye fiilen, sürekli ve düzenli bir şekilde bakan veya ona bakması kuvvetle muhtemel olan kimseye destek denir. Bakma kelimesi, bir başkasının geçimini kısmen veye tamamen sağlama anlamında kullanılmakta olup, destek kavramı hukuki değil, fiili ilişkiyi belirleyen bir kavramdır. Kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır. Kardeşlerin birbirine destek olduğunu kabul edibilmek için desteğin refah içinde olması ve destek talep edenin ise zaruret içinde bulunması gerekir. Somut olayda, desteğin olay tarihinde ortaokul öğrencisi olduğu, çalışmadığı, gelirinin olmadığı, kardeşlerine fiilen herhangi bir desteğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan, diğer davalı ...'ye ait ve onun idaresindeki aracın %100 oranındaki kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasında davacı ...'nın yaralandığı, geçici ve kalıcı iş gücü kaybına uğradığı, aynı kazada davacılardan ... ve ...'in müşterek çocukları, diğer davacılar ... ve ...'nın kardeşi ...'nın vefat ettiği, maddi zararlardan ...'nin TBK' nun 49 vd. Maddeleri ile 2918 sayılı KTK' nın 85. md. gereğince haksız fiil faili ve işleten olarak, ...nin ise aynı yasanın 91. vd. maddeleri gereğince zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak vede KTK'nın 88 md. gereğince müteselsilen sorumlu oldukları, manevi tazminattan ise ...'nin sorumlu olmadığı, davacılardan ... ve ...'nın kazada vefat eden ...'nin kardeşi oldukları, aralarında desteklik ilişkisinin bulunmadığı, ...'nın olay tarihinde 12 yaşında bir ortaokul öğrencisi olduğu, kardeşlerine destek olabilecek bir gelirinin bulunmadığı gözetilerek davacılardan ... ve ...'nın destekten yoksunluktan kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi yerinde olmakla davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Bakiye tazminat alacağının bulunduğuna yönelik istinaf incelemesinde;6098 sy. TBK md.166/2 ve 3. Maddesinde; " Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." hükmü bulunmaktadır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere tatmin edilmeden müteselsil borçlulardan birinin ibrası kural olarak diğerlerine tesir etmeyecektir. Ancak, maddede yer alan “ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde....” şeklindeki hüküm nedeniyle bu hallerin varlığı halinde müteselsil borçlulardan birine yönelik bir ibra diğeri yönünden de sonuç doğuracaktır. Dava konusu olayda poliçe nedeniyle tamamen ibra edilen sigortacıya, malikin/ sürücünün rücu etme olanağı bulunduğu halde, vaki feragat ve ibra nedeniyle bu olanak ortadan kalkmış olacağından ve davacı alacaklının bu tavrı diğer davalının durumunu 6098 sy. TBK'nın md.168/2 hükmü uyarınca ağırlaştırıcı bir durum doğuracağından,alacaklının bu duruma katlanması ve davalı sigortacı hakkındaki ibradan işleten sürücünün de poliçe limiti oranında faydalandırılması gerekmektedir. Limit dışındaki kısım yönünden işleten yada sürücünün sorumluluğu ise devam edecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K., █████████ E. █████████ K.)Şu halde, davalı ...Ş.'nin ibra edildiği, onun açısından borcun sona erdiği, diğer davalı sürücünün yalnızca limiti aşan kısımdan sorumlu olduğu, müterafik kusurdan dolayı indirimin ödemeden önce yapılması gerektiği kabul edilerek, hesap bilirkişisinin diğer yönlerden dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun bulunan raporunda davacı ... ile ... yönünden yeniden hesaplama yapıldığında:-Davacı ...'in hesaplanan destek zararı 124.741,05 TL olup, önce müterafik kusurdan dolayı %20 oranında indirim yapıldığında 99.792,84 TL kaldığı, bu miktardan ...'e davadan önce yapılan ödeme güncellenerek (25.097,26 TL ödeme ve 8.972,27 TL faizi) ve dava tarihinden sonraki ödeme (66.759,49 TL) güncellenmeden mahsup edildiğinde kalan destek zararının 319,41 TL bulunmaktadır. Bu nedenle poliçe limiti üstünde kalan bu miktarın davalı ...'den tahsili gerekmektedir.-Davacı ...'in hesaplanan destek zararı 299.330,31 TL olup, önce müterafik kusurdan dolayı %20 oranında indirim yapıldığında 239.464,24 TL kaldığı, bu miktardan ...'e davadan önce yapılan ödeme güncellenerek (46.706,41 TL ödeme ve 14.174,78 TL faizi) ve dava tarihinden sonraki ödeme (124.240,51 TL) güncellenmeden mahsup edildiğinde kalan destek zararının 54.342,55 TL bulunmaktadır. Bu nedenBu nedenle sigorta şirketi yönünden davanın reddi yerinde ise de, davalı ... yönünden limit üzerinde kalan ve yukarıda hesaplanan zararlar yönünden davanın kısmen kabulü gerektiğinden bu yöndeki istinaf kısmen kabul edilmiştir.Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede:6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Somut olayda 29.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nin sürücüsü olduğu aracın, davacı ...'nın kullandığı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in malul kaldığı, motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların murisi 12 yaşındaki ...'nın vefat ettiği, davacı ...'in maluliyet oranının %60 olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Yine davalının kamyon şoförü olup asgari ücretin üzerinde gelirinin olduğu, davacı ...'in emekli, anne ...'in ev hanımı ve diğer davacıların öğrenci oldukları anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacı ...'in maluliyet oranı, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu, talep edilen manevi tazminat miktarlarının makul olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, davacı ... yönünden 319,41 TL destek zararının, davalı ... yönünden 54.342,55 TL destek zararının davalı ...'dan tahsili, manevi tazminat talebinin de tam kabulüne karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-A-) Davacı ...'nın maddi tazminat talepleri yönünden;a-Davacı ...'nın ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine,b-Davacı ...'nın yaralanmasından dolayı ... hakkındaki maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan 102.256,74 TL'nin kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihniden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya ödenmesine,c-Davacı ...'nın destek tazminatı talebinin kısmen kabulü ile; 319,41 TL TL'nin kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihniden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya ödenmesine,-Fazlaya ilişkin talebinin reddine,ç-...'nın maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 7.006,94 TL karar ve ilam harcından, dava açılırken peşin alınan 6.630,00 TL harçtan, maddi tazminat taleplerine isabet eden 44,40 TL ile maddi tazminat taleplerinin arttırılması için ödenen 6.870,70 TL olmak üzere toplam 6.915,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 91,84 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,d-Davacıların peşin olarak ödediği 6.915,10 TL harcın davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine,e-AAÜT gereğince ...'nın maluliyete yönelik maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 16.338,51 TL vekalet ücreti ile destek tazminatı talebinin kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 319,41 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 16.657,92 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,f-AAÜT gereğince ...'nın maluliyete yönelik maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücreti ile destek tazminatı talebinin reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 319,41 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 9.519,41 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,B-) Davacı ...'nın maddi tazminat talepleri yönünden;a-Davacı ...'nın ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine,b-Davacı ...'nın ... hakkındaki destek tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 54.342,55 TL'nin kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihniden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya ödenmesine,-Fazlaya ilişkin talebinin reddine,c-...'nın maddi tazminat talepleri yönünden hesaplanan 3.712,14 karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,ç-AAÜT gereğince ...'nın maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,d-AAÜT gereğince ...'nın destek tazminatı talebinin reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,C-) Davacılar ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin reddine,a-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70'şer TL harcın davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına,b-AAÜT gereğince hesaplanan 250,00'şer TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak davalılara ödenmesine,D-) Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden DAVANIN KABULÜ İLE;a- ...'nın maluliyetinden dolayı 100.000,00 TL, oğlu ...'nın ölümünden dolayı 100.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya ödenmesine,b-...'nın oğlu ...'nin ölümünden dolayı 100.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacıya ödenmesine,c-Davacılar ... ve ...'nın kardeşleri ...'nin ölümünden dolayı her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminatın (toplam 100.000,00 TL) kazanın gerçekleştiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak bu davacılara ödenmesine,ç-Harçlar Kanunu uyarınca davalı ...'den alınması gereken 27.324,00 TL karar harcından, peşin yatırılan 6.630,00 TL harçtan manevi tazminat taleplerine isabet eden 6.585,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.738,30 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,d-İlk derece mahkemesince 06.12.2022 günlü karar ile davalı ...'den tahsiline karar verilen harcın bu davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,e-Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,f-Davacıların peşin olarak ödediği 6.585,60 TL harcın davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine,g-AAÜT gereğince manevi tazminat taleplerinin kabul edilen kısım üzerinden, davacı ... için hesaplanan 30.000,00 TL, davacı ... için hesaplanan 30.000,00 TL, davacı ... için hesaplanan 30.000,00 TL ve davacı ... için hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine,E-)Davacılar tarafından yapılan toplam 5.445,80 TL yargılama giderinden, sulh sözleşmesi gereğince ...'nin ödediği 1.486,40 TL mahsup edilerek kalan 3.959,42 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine,3-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,İstinaf giderleri açısından;4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Davacılar tarafından yapılan 271,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy çokluğu ile karar verildi.█████/2025... ... ... ...Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır(KARŞI OY)KARŞI OY GEREKÇESİTürk Borçlar Kanunu'nun 56/1. maddesi; "Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Somut olayda 29.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nin sürücüsü olduğu aracın, davacı ...'nın kullandığı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in malul kaldığı, motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların murisi 12 yaşındaki ...'nın vefat ettiği, davacı ...'in maluliyet oranının %60 olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı TBK 49 ve 56 maddeleri uyarınca davacının uğramış olduğu zararı karşılamakla yükümlüdür. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmeli mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu açıklanan ilkeler kapsamında eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde mahkemesince hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu, Dairemiz çoğunluğu tarafından karar verilen toplam tazminat miktarının davalının ekonomik durumuna göre yüksek olduğunu düşündüğümden manevi tazminat yönünden davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini kanaati ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....BAŞKAN ...Karşı Oy¸İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.