Anahtar kelimeler: İhalesine Onüçüncü Tedarik İhalelere Yemek İrat Uğranıldığı Teklif Alımı Sanayi

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
:...BakanlığıVEKİLLERİ
: Av. ..., Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.(... Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.)VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, Milli Savunma Bakanlığı Bursa Tedarik Bölge Başkanlığınca █████/2010 tarihinde gerçekleştirilen "Hazır Yemek Hizmet Alımı" ihalesine teklif veren davacı şirket hakkında tesis edilen 1 yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklama kararı ve geçici teminatının irat kaydedilmesine ilişkin işlem uyarınca uğranıldığı ileri sürülen 5.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00-TL'nin tazmini istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile davacının maddi tazminat isteminin reddine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının gerekçeli onanması, davacının manevi tazminat isteminin reddine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden bozma kararına uyularak verilen kararda; manevi zararın idarenin bir eylem veya işlemi ile bir kimsenin kişi olarak haiz olduğu ve hukukça korunan hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, hürriyet, isim, şeref, haysiyet, cinsel ve ruhsal bütünlük gibi kişilik değerlerine yapılan saldırılar sonucu kişinin bu saldırıdan dolayı duyduğu bedeni ve/veya ruhsal acı ve üzüntü olarak tanımlandığı, manevi tazminatla kişinin bu acı ve üzüntüsünün kısmen de olsa tatmin edilmesinin amaçlandığı, idari işlem veya eylemin neden olduğu ticari itibar kaybının, gerçek ve tüzel kişiler bakımından tazmin edilmesi gereken manevi bir zarar olduğu, hukuka aykırı yasaklama işleminin davacının ticari itibarını zedelediği ve güvenirliğini azalttığı, bu nedenle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle davacının talep ettiği 5.000,00-TL manevi zararın dava açma tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından tazminata hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (e) bendinde, tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarının kararda belirtileceği kurala bağlanmış; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde, hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği; "Hükmün kapsamı" başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:İdare Mahkemesi kararının, davacı lehine 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:İdare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.İdare Mahkemesi kararının, 5.000,00-TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:Taleple bağlılık ilkesi uyarınca, Mahkeme veya hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Duruma göre talep edilenden daha azına hükmedilmesi mümkün ise de, talep edilenden fazlasına veya başka bir şeye karar verilemez. Bu doğrultuda, davacının faiz istememesi halinde, Mahkeme re'sen faize hükmedemez.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştayın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddî hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.Davacının dava dilekçesinde ve dava dosyasına sonradan sunulan dilekçelerinin hiçbirisinde talep edilen 5.000,00-TL manevi tazminata faiz yürütülmesi yahut manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi talep edilmemiştir.Bu durumda, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesiyle yetinilmesi, istem olmaması nedeniyle manevi tazminat için faize hükmedilmemesi gerektiğinden davacı lehine dava açma tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faize hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemektedir.Bu itibarla, temyizen incelenen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "dava açma tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte" ibaresi çıkartılmak suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine,2....İdare Mahkemesinin ...tarih ve E
:..., K:... sayılı kararının, hüküm fıkrasında yer alan "dava açma tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte" ibaresi çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.