Anahtar kelimeler: Görülebileceği Organik Sayılabileceği Konkordato Konkordatodan Diğerini Bağ İhtiyari İik Şahıs

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; HMK’ un 57 ve 166.maddesinde birden fazla kişi tarafından açılan davaların birbirine benzer olaylara ve hukuki sebeplere dayanması halinde davaların biri hakkında verilebilecek hükmün diğerini etkileyebilecek nitelikte olması halinde aralarındaki bağlantının var sayılabileceği hükme bağlandığını, davacı şirketler ve şahıs arasında ortaklık yapıları itibariyle organik bağ olduğundan ve bu nedenle de davalarının ihtiyari dava arkadaşlığı kuralları gereği birleştirilebileceği, birlikte görülebileceği kabul edilmesi gerektiğini,. Bu nedenle ortaklık yapıları benzerlik gösteren aralarında maddi ve hukuki yönden bağlılık, kefalet, çapraz kefalet ya da sebep-sonuç ilişkileri bulunan birden fazla şirkete ve şahıslara ilişkin olarak tek bir dilekçe ile dava açma zarureti hasıl olduğunu, zira bu durum yargılamayı çabuklaştıracağından, yargılama giderlerini azaltacağından ve çelişkili kararların önüne geçebileceğinden usul ekonomisine de uygun düştüğünü, ..., (tc kimlik no: ...), .... bulvarı no: 194 avcılar / istanbul adresinde “.... - alüminyum bar, çubuk, tel ve profil, tüp, boru ve bağlantı parçaları imalatı (alaşımdan olanlar dahil)” faaliyetinde bulunan, avcılar vergi dairesi’nin .... vergi kimlik numaralı mükellefi fabal alüminyum sanayi ve ticaret anonim şirketi’nin %5,00 hissesinin sahibi olduğunu, şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, maliki olduğu gayrimenkuller ile teminat vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunduğunu, dolayısıyla şirketin yaşamış olduğu ve yaşayacağı sıkıntılar bire bir eş zamanlı olarak ...’ ı zor duruma sokacağını, ...’ın ortağı bulunduğu şirket avcılar vergi dairesi müdürlüğünün mükellefleri arasında olup ticari hayatı boyunca devlet hazinesine katkı sağladığını, davacı şirketin konkordato talep etmesinden dolayı tüm mal varlığı ile şahsi olarak şirket borçlarına kefil olan ...’ ın da konkordato talep etmesi zorunlu hale geldiğini, ..., iflasa tabi kişilerden olmayıp, ttk hükümleri uyarınca defter tutma mecburiyeti bulunmadığını, ...’ ın hissedarı, yönetim kurul başkan vekili, imza yetkilisi olduğu ve kefaletlerinin bulunduğu şirket; dava dilekçesinde ayrıntılı olarak da belirtildiği üzere nakit darboğazı içerisine girdiğini, bankalara ve piyasalara olan birtakım ödemelerini yapamadığından dolayı temerrüde düşmüş bulunmaktadır. Yaşanan bu süreç önceden öngörülebilen ve kontrol edilebilecek bir süreç olmadığını, Söz konusu olumsuzluklar ve şirketin zor duruma düşmesine bağlı olarak piyasalara olan borçlarının bir kısmı ve kredi borç taksitleri de ödenemediğini, Kullanılan kredilerde ...’ ın şahsi kefaletleri bulunduğunu, şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, ortak teminatlar vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunduğunu, dolayısıyla sektörde yaşanan olumsuzluklardan ötürü firmalardan birisinde yaşanan sıkıntı diğer firmayı ve firmanın tek ortağı ve yöneticisini de anında etkilemesinin kaçınılmaz bir durum olduğunu, bununla birlikte banka ve finans kurumlarına olan borçlarına karşılık birbirlerine çapraz kefaletleri bulunan grup şirketi ve bağlı ortaklığı olan arya alüminyum mimari sistemler pazarlama ve ticaret anonim şirketi de aynı kefalet yükümlülüğüne dahil olduğunu, ..., (tc kimlik no: ...), .... bulvarı no: 194 avcılar / istanbul adresinde “... - alüminyum bar, çubuk, tel ve profil, tüp, boru ve bağlantı parçaları imalatı (alaşımdan olanlar dahil)” faaliyetinde bulunan, avcılar vergi dairesi’nin .... vergi kimlik numaralı mükellefi fabal alüminyum sanayi ve ticaret anonim şirketi’nin %45,00 hissesine sahip olduğunu, şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, maliki olduğu gayrimenkuller ile teminat vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunmaktadır. dolayısıyla şirketin yaşamış olduğu ve yaşayacağı sıkıntılar bire bir eş zamanlı olarak ...’ ı zor duruma sokacağını, ...’ ın ortağı bulunduğu şirket avcılar vergi dairesi müdürlüğünün mükellefleri arasında olup ticari hayatı boyunca devlet hazinesine katkı sağladığını, davacı şirketin konkordato talep etmesinden dolayı tüm mal varlığı ile şahsi olarak şirket borçlarına kefil olan ...’ ın da konkordato talep etmesi zorunlu bir hal aldığını, ..., iflasa tabi kişilerden olmayıp, ttk hükümleri uyarınca defter tutma mecburiyeti bulunmadığını, ...’ ın hissedarı, yönetim kurul başkanı, imza yetkilisi olduğu ve kefaletlerinin bulunduğu şirket; dava dilekçesinde ayrıntılı olarak da belirtildiği üzere nakit darboğazı içerisine girmiş, bankalara ve piyasalara olan birtakım ödemelerini yapamadığından dolayı temerrüde düşmüş bulunmaktadır. yaşanan bu süreç önceden öngörülebilen ve kontrol edilebilecek bir süreç değildir. söz konusu olumsuzluklar ve şirketin zor duruma düşmesine bağlı olarak piyasalara olan borçlarının bir kısmı ve kredi borç taksitleri de ödenememiştir. kullanılan kredilerde ...’ ın şahsi kefaletleri bulunduğunu, Şirketin yapmış olduğu borçlanmalarda ve kullanılan banka kredilerinde şahsın kefaletinin bulunması, ortak teminatlar vermesi, kefalet sözleşmelerine imza atması, şahsi kefalet vermesi nedeniyle şahıs ve şirket arasında yakın bir organik bağ bulunduğunu, dolayısıyla sektörde yaşanan olumsuzluklardan ötürü firmalardan birisinde yaşanan sıkıntı diğer firmayı ve firmanın tek ortağı ve yöneticisini de anında etkilemesinin kaçınılmaz bir durum olduğunu, bununla birlikte banka ve finans kurumlarına olan borçlarına karşılık birbirlerine çapraz kefaletleri bulunan grup şirketi ve bağlı ortaklığı olan arya alüminyum mimari sistemler pazarlama ve ticaret anonim şirketi de aynı kefalet yükümlülüğüne dahil olduğunu,mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve iik hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından, iik m. 305 hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği sayın mahkeme tarafından tespit edildiği takdirde, iik m. 306 hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine,iik 307 md 1 fıkrasının a,b,c fıkraları gereğince rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışının ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve yine İİK 307/2 de sözü edilen finansal kiralama konusu malların iadesinin gerekli koşullar mevcut olduğundan ertelenmesine ve bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, rehinli alacaklılar ile İİK 308/h maddesi hükümleri çerçevesinde görüşme yapılması için müzakere edilmesine, müvekkil firmaların ve şahısların kredi kullanılması amacıyla bankalara vermiş olduğu nak gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir komiser tayin edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında işbu dosyada bulunan konkordato talep edenler yönünden tefrik edilmiş ve konkordato taleplerinin usulden reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.
Davacı şahısların nüfus kayıtları incelendiğinde, ... Mahallesi ... sitesi .... 8 daire 20 Akatlar Beşiktaş/İstanbul'da ikamet ettikleri anlaşılmıştır.
Öncelikle mahkememizce dava şartları yönünden inceleme yapılmıştır.
7101 sayılı kanunla değişik İİK'nun 285/3 maddesinde "yetkili ve görevli mahkeme, iflasa tabi olan borçlu için 154.maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir. " denilmek suretiyle konkordato davasında yetkili ve görevli mahkeme belirtilmiştir. İİK md.154/1'e göre iflas yoluyla takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir.
Yukarıdaki yasa maddeleri gereğince konkordato davalarında mahkemenin yetkisi kesin yetki niteliğinde olup kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkeme tarafından re'sen dikkate alınmalıdır.
Mahkememizce bu aşamada gelen konkordato talep tarihi, muamelelerinin gerçekleştirildiği adres ve borçluların sicil adresinin değişiklik tarihi dikkate alınarak, mutlak yetkiye dair dava şartı konusunda değerlendirme yapma gereği hasıl olmuştur.
Mevcut durum itibariyle merkez adresi; ... Mahallesi .... sitesi .... 8 daire 20 Akatlar Beşiktaş/İstanbul olarak görülmektedir.
Bu tespitler ışığında ,İİK 285. maddesinde atıf yapılan İİK 154. maddedeki yetki, kamu düzenine ilişkin ve mutlak yetkidir. Bu şekilde, yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. Çünkü, kesin yetki kuralı dava şartıdır. ( HMK. 114/1-ç, m.115).Bu nedenle, kesin yetki hallerinde yetki itirazı ilk itiraz değildir. Dava şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114. maddesinde düzenlenmiştir. Davanın esası hakkında inceleme yapabilmek için gerekli olan şartlara, dava şartları denmektedir. Mahkemenin, gerek kendiliğinden gerek tarafların itirazı üzerine yapacağı inceleme sonunda, dava şartının noksan olduğu kanısına varırsa davayı dava şartı yokluğundan usülden reddetmekle yetinmesi gerekmektedir. ( m.115). Dava şartı noksanlığından reddedilen dava, noksanlık tamamlandıktan sonra yeniden açılabilir. Çünkü, yukarıda ifade edildiği üzere, yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartıdır.
İcra ve İflas Kanunun 285 vd maddelerinde yer verilen konkordato düzenlemesi, aynı yasanın 154. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-ç bendinde belirtilen şekilde yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olmasına dair dava şartının iş bu yargılamada gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmaması, dosya kapsamından, borçluların muamele merkezinin, Beşiktaş/ İstanbul olduğu, görülmüştür.
6100 sayılı HMK.nun 114/1-ç maddesinde kesin yetki dava şartı olarak sayılmıştır. İİK.nun 285/3 maddesi atfıyla aynı kanunun 154/1 maddesi hükmüne göre konkordato davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağı belirtilerek kesin yetki kuralına bağlanmıştır. Kesin yetki dava şartı olduğundan mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Davacı şahısların dava tarihi itibariyle gerçek faaliyet adresinin sicil adresi değil her türlü işlem için ".... Mahallesi ... sitesi .... 8 daire 20 .... Beşiktaş/İstanbul" olup buna göre, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararında Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin Eyüp ve Gaziosmapaşa (Bayrampaşa) adliyelerinin yargı alanı hariç olmak üzere, Bakırköy ve Silivri Ağır Ceza Mahkemesi (Marmaraereğlisi yargı çevresi hariç olmak üzere) yargı çevresi ile aynı olarak belirlendiği, buna göre davalı şirketlerin sicildeki kayıtlı merkez adresleri ile İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetki alanında kaldığından mahkememizin yetkisizliği nedeniyle kesin yetkiye dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve ayrıca YARGITAY 6. Hukuk Dairesi ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████ emsal içtihadına göre konkordato talebi üzerine, HMK'nın 114/1-ç ve 115/2'nci maddeleri gereği, kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi durumunda, mahkemece, HMK’nın 20'nci maddesinde belirtilen sürede talep olması hâlinde, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi ve İİK'nın 287'inci maddesi gereği konkordatoya yönelik alınan tedbir kararlarının re'sen kaldırılmasına karar verilmesi gerekli olup, bölge adliye mahkemesi hukuk daireleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. Dikkate alınarak HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne gönderilmesine ve tedbirlerin de kaldırılmasına dair HMK.nun 320/1. maddesi hükmü de dikkate alınarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... T.C. Kimlik Numaralı ... ve ... T.C. Kimlik Numaralı ... bakımından şahısların mernis adresleri itibariyle mahkememiz yetkili olmadığından HMK.nun 14/2, 114/1-ç, 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Bu davacılar yönünden açılan davada; yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi tevzi edilmek üzere İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
5-Tedbirlerin yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
6-Harç ve yargı giderinin HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tensiben oy birliğiyle karar verildi. █████/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!