Anahtar kelimeler: Giderimi Uğranılan Atmanın Dairece Eski Kesinlik Hale Şartı Eksiklikleri Uyularak

MAHKEMESİ
:Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 10.06.2010KARAR
: Kısmen kabulTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, eski hale iade, mümkün olmadığı takdirde uğranılan zararın giderimi istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından dava konusu Konya ili, Meram ilçesi, Karahöyük Mahallesi 23713 ada 8,9,10 parsel sayılı taşınmazların yapısını ciddi manada bozucu ve zarar verici nitelikte kanunsuz hafriyat çalışmaları yapıldığını, bilirkişilerce zararının olduğunun tespit ettirilmesine, davalı belediyenin müdahalesinin men'ine ve taşınmazın eski haline getirilmesine, eski hale getirilmesi mümkün olmaz ise belirlenecek zararın işeyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ilgili bölgede müvekkili Meram Belediyesi tarafından herhangi bir hafriyat çalışmasının yapılmadığını, herhangi bir moloz dökme olayı ya da altyapı çalışması olmadığını, bu konuda davacının iddiasını ispatlayacak bir delil de bulunmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkil Belediye tarafından stabilize malzeme alındığına dair kesin bir delil bulunmadığını belirterek haksız, dayanaktan yoksun ve yersiz açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIKonya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin 17.06.2014 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; her ne kadar mahkemece taşınmazlara davalı idarece el atıldığının ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de dosyada bulunan bilgi ve belgelere, dinlenen tanık ifadelerine göre, davalı idarece dava konusu taşınmazların bir bölümüne çöp ve hafriyat dökmek ayrıca stabilize toprak malzeme almak suretiyle el atıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, öncelikle mahallinde keşif yapılıp, dava konusu müdahalenin meni ve eski hale iade davasının müddeabih değeri belirlenip, görev konusu netleştikten sonra, birleştirilen dosya bakımından görevsizlik kararı verilmesinin söz konusu olup olmayacağının belirlenmesi, davanın asliye hukuk mahkemesi görevinde kalması halinde işin esasına girilerek; asıl ve birleştirilen dosya bakımından sonucu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile asıl davanın reddine, birleştirilen davada ise Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar1. Mahkemece Dairenin bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra, asıl ve birleştirilen davaların tefrikine, birleştirilen davada değer bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek Mahkemenin görevsizliğine karar verildikten sonra Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam edilmiştir.2. Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile Konya ili, Meram ilçesi, Karahüyük Mahallesi 23713 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden talebin reddine, 23713 ada 9 parsel ve 23713 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara yapılan vaki müdahalenin mennine, bu taşınmazların davalı ... tarafından eski hale iadesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazlara davalı idare tarafından el atılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, eski hale iade, mümkün olmadığı takdirde uğranılan zararın giderimi hususundadır.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına...” karar verilmiştir.4. 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası.3. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Davalı idarece fiilen el atıldığı anlaşılan 23713 ada 9 parsel sayılı taşınmaz bakımından müdahalenin menine ve taşınmazın eski hale iadesine hükmedilmesi yerindedir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Buna karşın; yargılama devam ederken dava konusu 23713 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 18.09.2024 tarihinde dava dışı Kadir Ulvi Ümit isimli şahsa satıldığı tespit edilmiş olup, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlendiğinden, Mahkemece davacı sıfatıyla yeni malikin davaya devam edip etmeyeceği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.