Anahtar kelimeler: Hizmete Ekleri Ödememesi İçerir Almış Zamanında Tutarları İnternet Abonelik Merkezi

T.C.
İSTANBUL19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan abonelik sözleşmesi ve ekleri ile davalıya internet hizmeti verildiğini, aşağıda hizmet numarasına ilişkin kullanım bedellerini içerir son ödeme tarihleri ve tutarları belirtilen faturaların ödemesi gerçekleşmediğini, davalı ödemelerin tam ve zamanında yapılmamış olması nedeniyle borçlu bulunmadığını, davalının almış olduğu hizmete istinaden düzenlenen 16.07.2021 - 16.08.2021 - 16.09.2021 tutarlı faturaları ödememesi üzerine Merkezi ... Sisteminin ... sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlu takip konusu alacağa karşı, kötü niyetli olarak ve takibi durdurmak maksadıyla yasal süresinde itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, söz konusu itirazlar haksız ve yasal dayanaklardan yoksun olduğunu, taraflar aralarında imzaladıkları sözleşme ile ödeme şekli ve faiz oran ve miktarını belirlediğini, borç miktarı ve faiz hesabı sözleşmeye ve ilgili Kanunlara uygun olarak tespit edilmiş olduğunu, itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk nedeniyle █████/2023 tarihinde UYAP üzerinden ... Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, ...Arabuluculuk Bürosunun ataması sonucu ...dosya numarası ile başlayan arabuluculuk süreci görüşme yapılarak tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, iş bu sebeple huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu bildirip, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan; takibe itirazın iptaline karar verilmesini, takibin devamına karar verilmesini, davalının % 20 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kamusal tasfiye sürecinde olduğu için aleyhine herhangi bir icra ve iflas takibi başlatılamadığını, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Merkezi Takip Sistemi - ... sayılı dosya ile takip başlatıldığını, müvekkili şirketin 02.07.2021 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, 02.07.2021 itibariyle müvekkili şirket aleyhine yeni icra ve iflas takibi başlatılamayacağı hususu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu II. Tahsilat Daire Başkanlığı'nın T.C. Adalet Bakanlığı'na hitaben 29.07.2021 tarihli yazısında da belirtildiğini, nitekim müvekkili şirketin birlikte tasfiye sürecine girdiği bir başka tasarruf finansman şirketine karşı başlatılan "abonelik alacağı" icra takibine ilişkin ikame edilen itirazın iptali davasında ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas ve ...karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin tasfiyeye girmesinden sonra hakkında verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı mevcutken müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılmasının ihtiyati tedbir kararına da açıkça aykırı olduğunu, müvekkili şirketin kamusal tasfiyede olduğu ve icra takibi başlatılamayacağı icra takibine itirazda açıkça belirtilmesine rağmen işbu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kamusal tasfiye sürecine girdiği ve kamusal tasfiyeye ilişkin 6361 sayılı kanun'dan ve 5411 sayılı kanundan kaynaklanan ilgili tüm hususlar icra takibine yapılan itirazda açıkça belirtilmişken davacının müvekkili şirkete karşı huzurdaki davayı ikame etmesinin hukuki yarar teşkil edebilecek hiçbir tarafı olmadığını, farklı bir deyişle huzurdaki davanın icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu ve söz konusu icra takibinin de hukuka aykırı olduğu gözetildiğinde davacının huzurdaki davayı ikame etmede herhangi bir hukuki yararı bulunmadığının görüleceğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemek üzere davanın kabulü halinde dahi davacının alacak kaydı başvurusunda bulunması gerektiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini,davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,müvekkilinin kamusal tasfiye sürecinde olduğu bilinmesine rağmen açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, her halde haksız ve dayanaksız işbu itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesini,takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığına müzekkere yazılarak, Mahkememiz █████/2024 tarihli celse 1 nolu ara karar gereğince, Davalı şirketin █████/2021 tarihli BDDK kararı ile 6361 sayılı Kanun'un 50/A maddesine göre tasfiyeye girdiği iddia edildiğinden açılan davanın kurumunuza bildirilmesi ile Davalı ...Anonim Şirketi ( VKN: ...) 'nin tasfiye sürecine ilişkin tüm bilgi ve kayıtların ve Davacısı ... Anonim Şirketi (VKN:..)'nin alacak başvurusu olup olmadığının araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır....'ya müzekkere yazılarak, davalı şirketin sicil dosyasının tüm kayıtları ile birlikte mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Merkezi ... Sisteminin ... esas sayılı dosyasının UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.GEREKÇE
:Dava, internet abonelik sözleşmesi uyarınca hizmet bedeline ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun █████/2020 tarih, ███████-2076 E. ve ████████ K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.Somut olayda davacı taraf, internet aboneliğinden kaynaklanan hizmet faturasının ödenmemesi sebebiyle başlatılan takipte davalı borçlunun itirazının iptali için eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf, davalı şirketin TMSF’ye devredilmesi sebebiyle takibin usule aykırı olduğunu savunmuştur. Mahkememizce yapılan araştırmada davalı şirketin █████/2021 tarihi itibariyle tasfiyesine karar verildiği, tasfiye işlemlerinin 6361 sayılı Kanun’un Geçici 7’nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu takip ise, █████/2023 tarihinde tasfiye kararından sonra açılmıştır. Davacının █████/2022 ve █████/2022 tarihinde alacak kaydı talebinin bulunduğu da tasfiyeye ilişkin evraklarda görülmüştür.Davalı şirketin tasfiyesi 5411 sayılı Kanun’un 106/2. maddesine göre yapılmaktadır. Bu maddeye göre “İznin kaldırılmasına ilişkin Kurul kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren, banka hakkındaki ihtiyati tedbir dâhil her türlü icra ve iflas takibatı durur ve yeni icra ve iflas takibi yapılamaz. Banka hakkında Fon haricinde üçüncü kişiler tarafından açılmış tüm dava, icra ve iflas takipleri mahkeme, icra ve iflas dairesi tarafından derhal Fona bildirilir.” Dolayısıyla davalı şirketin tasfiyeye girdiği █████/2021 itibariyle ihtiyati tedbir dâhil her türlü icra ve iflas takibatının durduğu ve belirtilen şirketler hakkında yeni icra ve iflas takibi yapılamayacağı anlaşılmıştır. Dava konusu takibin tarih itibariyle sonra olduğu ve davacı şirketin fona alacak kaydı başvurusunun bulunduğu gözetildiğinde usulüne uygun olarak başlatılan bir takip bulunduğundan söz edilemez.Yukarıda açıklanan sebeplerle itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir takip olması özel dava şartı olup, eldeki davada usule uygun olarak başlatılan bir takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine ve davanın esasının incelenmemesi ile davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle REDDİNE,2-Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.756,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸Hakim¸