Anahtar kelimeler: Davamenfi Koyduğunu Niyet Başlattığını Kambiyo Senedi Şubesine Takibi Senedin Kötü

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:███████Karar
DAVA
:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine 13.09.2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak müvekkillerine ait 80.000,00 TL tutarlı 1 adet senedi icra takibine koyduğunu, söz konusu senedin müvekkilleri tarafından icra takibi başlatılmadan önce davalıya ödendiğini, müvekkili ...'a ait ... Şubesine ait ... (TL) hesap numaralı banka hesabından ödemelerin yapıldığını, davanın kabulü ile teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibinin durdurulmasına, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Görevli mahkemelerin Asliye Hukuk mahkemeleri olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacılar tarafından sürüncemede bırakmak için takibe itiraz ettiklerini, davacılar ile aralarında senede dayalı borç alışverişinin geçmişte de olduğunu ve davacıların o senetlerini ödediklerini ancak dava konusu senede ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu banka hesap dökümünün davaya konu senet tarihini kapsamadığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacı tarafından ikrar edilmiş bir belge de sunulmadığından kötü niyetli davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca takibe konu bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK'nın 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.
Ticari davalar TTK'nın 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevli olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senedi vasfı senet niteliğinde bonodan kaynaklandığı, dosya kapsamına göre bononun davacı ... tarafından aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle tanzim edilerek davalıya verildiği, aralarında tüketici ilişkisi bulunmadığı ile tüketici ilişkisinden kaynaklı olarak tanzim edildiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup, aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden mahkememizin uyuşmazlığın esasını göremeye görevli olduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, uyuşmazlık konusuyla ilgili olduğu bildirilen dosyalar ile ödeme iddiasına ilişkin banka kayıtları dosyamız arasına kazandırılmıştır.
Uyuşmazlık konusu 80.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde; davacı ... tarafından █████/2023 tarihinde İstanbul'da tanzim edildiği, diğer davacı ...'ın bonoyu kefil sıfatıyla imzaladığı, bono lehtarının davalı ... ve vade tarihinin █████/2023 olduğu görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde, davalı alacaklı tarafından davacı borçlulardan 80.000,00-TL bono bedeli, 236,71-TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 80.236,71-TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenerek iddia, savunma ve dosya kapsamına göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalı yana borçlu olup olmadığının tespiti ve miktarının saptanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamında görevlendirilen mali müşavir bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda; davalı tarafın işbu davadaki beyanında ispat ettiği tek ödemenin senet vadesinden önce yapılan ödemeler haricinde █████/2021 tarihli 57.100,00 TL'lik ödemeye ilişkin olduğu, davalı tarafın █████/2023 tarihinde verdiğini iddia ettiği 80.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin herhangi bir vesaik sunamadığı ve davacı ... tarafından yapılan ödemelerin davalının █████/2021 tarihli ödemesi sonrasında başladığı ve █████/2023 tarihli senet öncesinde bittiği göz önüne alındığında davalı tarafın verdiği borç karşılığında almış olduğu açık vadeli senedinin davacıdan aldığı son ödeme sonrasında şileme koymuş olabileceği, dosyaya sunulu olan fotokopide davacıların bilgilerinin imzaları ile senedin miktarları ile diğer elle yazılı hususların renklerinde farklılıkların olduğunun görüldüğü ancak bu durumun detayının yapılacak uzman incelemesi ile daha netlik kazanabileceği, davacı ...'ın senet ödemesi açıklamalı 85.700,00 TL'lik ödemelerinin işbu davaya dayanak olan icra takibine konu edilmiş 80.000,00 TL lik senet ile ilgili olduğuna kanaat getirilmesi halinde davacının işbu davadaki menfi tespit talebinin kabulünün gerektiği, diğer yandan sayın mahkemenin davacıların imzaladığı senetteki keşide tarihi ve vadesi sonrasında davacıların herhangi bir ödemelerinin olmaması, davacı ...'ın █████/2021-█████/2023 tarihleri arasında yapmış olduğu senet ödemesi açıklamalı 85.700,00 TL lik ödemelerin başka bir senede ilişkin olduğuna kanaat getirmesi halinde ise davacıların işbu davadaki menfi tespit taleplerinin reddinin gerekeceği, davacıların kötü niyet tazminatı taleplerine ilişkin takdirin sayın mahkemede olduğu şeklinde rapor bildirmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davaya konu bononun █████/2023 tanzim tarihi dikkate alındığında davacı ... tarafından yapılan ödemelerin bononun tanzim tarihinden önce yapıldığı, her ne kadar davacılar tarafından yapılan ödemelerin işbu bonoya ilişkin olduğunu iddia edilmiş ise de dosya kapsamında bu yönünde delil bulunmadığı, ödemelerin tamamının bono tanzim tarihinden önce yapıldığı, yine davacılar tarafından dava konusu bononun önceki borçların yapılandırılarak oluşturulduğu iddia edilmişse de buna ilişkin herhangi yazılı bir belge sunamadıkları, davacılar tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar tarafından davalı hakkında açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 1.370,25-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan ‭754,85‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!