Anahtar kelimeler: Müspet Gebze Sakarya Başkan Yazim Katip Etkili Üye Sonuca Hmknın

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Gebze Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVACI/KARŞI DAVALI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ....DAVALI/KARŞI DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2022KARŞI DAVA
: Müspet Zarar TazminatıKARŞI DAVA T.
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025KR. YAZIM TARİHİ
: █████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ve müvekkilinin arkadaşları ..., ... ile davalı/borçlu ... arasında Jumbo Künefe Serdivan şubesi ticari işletmesinin devri hususunda görüşmelere başladıklarını, ticari işletmenin devrinin gerçekleşmesi hâlinde müvekkilim ve diğer iki arkadaşı işletmeyi hep birlikte devralacaklar ve akabinde üç ortaklı bir şirket kuracaklarını, görüşmelerin belli bir aşamaya gelmesi neticesinde taraflarca bir sözleşme metni hazırlandığını, müvekkilinin ticari işletmenin devralınması hususunda samimiyetini ispat vechinden davalı/borçlunun TC Ziraat Bankası AŞ Serdivan/Sakarya şubesindeki ... IBAN numaralı banka hesabına “serdivan jumbo künefe için kaparo” açıklamasıyla 49.000 TL bağlanma parası gönderdiğini, kaporanın davalı/borçluya gönderilmesinin akabinde taraflar arasında uyuşmazlıklar çıktığını ve mezkur sözleşme tarafların tamamı tarafından imzalanmadığını ve hâliyle sözleşmenin kurulmadığını, taraflar arasındaki görüşmeler sulh ile neticelendirilemediğinden ticari işletmenin devri yapılmadığı ve müvekkilinin davalı/borçluya ödediği 49.000 TL kapora bedelini iade alamadığını, taraflarınca müvekkilinin davalı/borçluya ödediği 49.000 TL kaporanın iadesi maksadıyla davalı/borçlu hakkında Gebze İcra Müdürlüğü ██████████ Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine davalı/borçlu tarafından haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, bilahare taraflarınca itirazın iptali dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, Gebze Arabuluculuk Bürosu ███████████ arabuluculuk dosyasındaki görüşmeler neticesinde davalı/borçlu ile anlaşmama tutanağı tanzim edildiğini, yukarıda açıklanan sebeplerle, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkili lehine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı/borçluya tahmiline, kötü niyetli davranışı sebebiyle müvekkilimin davalı olmasına ve avukatlık ücreti ödemek zorunda bırakılmasına sebep olan davalı/borçludan Türkiye Barolar Birliği'nin belirlediği asgari ücret(nisbi) tarifesi üzerinden mahkemece hesaplanacak sözleşme vekalet ücretinin HMK m.329/1 maddesi mucibince tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Davacı /Karşı Davalı kendi açık iradesi ile davalı/ karşı davacı ve her iki tarafın kefilleri ile hazır bulunanlar huzurunda 25.05.2021 tarihli 3 sayfa ve 6 maddeden oluşan "işletme devir sözleşmesi"ni imzaladığını ve sözleşmeyi dava dışı diğer ortakları olan ... ve ...'a da imzalatacağını beyan ettiğini ve inandırıcı olmak adına davalı /karşı davacı müvekkiline 49.000,00TL kaparo ödediğini, bu aşama da sözleşme de devir alan kefili olarak imzaları bulunan ... ve ...'ın dava dilekçesi ve karşı dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya dahil edilmelerini talep ettiklerini, zira bu kişilerin de kefil sıfatı ile davalı/karşı davacı müvekkiline karşı sorumlu olduklarını, sözleşmenin bağıtlanarak devir ile sonuçlanacağına inanan davalı/karşı davacı müvekkilinin iş bu sözleşmenin davacı ve devir alan kefili olarak imzaları bulunan ... ve ... tarafından imzalanmasının ardından kendisine aynı işletmenin devri için yapılan 1.500.000,00 (Birmilyonbeşyüzbin) TL'lik teklifi ticari teammüller ve davacı ile aralarında varılan mutabakat gereği reddettiğini, bu aşama da davacı/karşı davalıya olan inancı ve teammüllere göre basiretli tacir olarak davranan davalı/karşı davacı müvekkilinin 200.000,00TL müsbet zararı doğduğunu, iş bu müspet zararı tanıklar ile kanıtlayabileceğini, davacı/karşı davacı tarafından sözleşmenin bağıtlanmayacağı davalı/karşı davacı müvekkili tarafından iş bu ikinci teklifin reddedilmesinden sonra bildirildiğini ve davalı/karşı davacı müvekkilinden ödemiş olduğu kaparonun iadesi talep edildiğini, davalı/karşı davacı müvekkil davacı/karşı davalıya ve sözleşmenin bağıtlanacağına olan inancı, ticari teammüller ve basiretli bir tacir gibi davranarak kendisine yapılan 1.500.000,00TL 'lik teklifi geri çevirmiş olması nedeni ile 200.000,00 TL müspet zararı olduğunu söyleyerek Cezai şart uygulanmasa dahi uğramış olduğu müspet zararın en azından yarısının davacı/karşı davalı tarafından karşılanması gerektiğini bu nedenle ödemiş olduğu 49.000,00 TL kaparodan başka kendisine 51.000,00 TL daha ödeyerek en azından uğramış olduğu zararın yarısının karşılanmasının hakkaniyet gereği olduğunu söylemiş ise de davacı/karşı davalı bu talebi reddederek 49.000,00TL'nin de kendisine iadesi hususunda ısrarcı olduğunu ve davalı/karşı davacı müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, taraflarından cezai şarta bağlı olarak cezai şart tamamı kadar talep edilmemekle beraber uğranılan müspet zararın tazmini amacı ile Gebze Arabuluculuk Bürosuna14.062021 tarihinde ████████ sayılı dosya olarak başvuru da bulunulduğunu, 21.06.2021 tarih ve Arabuluculuk Dosya No :██████████ ile anlaşmama ile kapatıldığını, arabuluculuk tutanaklarında her ne kadar davalı/karşı davacının talebi 450.000,00TL olarak geçmiş ise de görüşme de uğranılan 200.000,00TL müspet zarara karşılık en azından bu zararın taraflar arasında paylaşılması talep edilmiş ve davacı/karşı davalı tarafından ödenmiş olan kaparonun da bu paylaşıma dahil edilerek davacı/karşı davalı tarafından 51.000,00TL ödenmesi halinde sorunun çözüleceği ifade edilmiş olsa da anlaşma sağlanamadığını, davalı /karşı davacı müvekkilim ile davacı/karşı davalı ile 25.05.2021 tarihinde imzalanan sözleşme de yer alan cezai şart olan 500.000,00TL'nin tamamını değil sadece uğramış olduğu müspet 200.000,00 TL zararının tazminini talep etmiş ve bunu da yarı yarıya paylaşmayı önerecek kadar iyi niyetli ve basiretli tacire yakışan şekilde davranmışken davacı/karşı davalı uzlaşmaz, teammüllere aykırı ve adeta düşmanca bir tavır sergileyerek önce icra takibi başlatmış sonra da huzurdaki davayı açmayı tercih ettiğini, yukarıda arz ve izah olunan nedenler, yargılama sırasında tespit olunacak sair nedenler ile Gebze İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasına vaki itirazımızın iptali talepli davanın reddi ile yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle yargılama sırasında tespit olunacak sair nedenler ile öncelikle sözleşme de devir alan kefili olarak imzaları bulunan ... ve ...'ın dava dilekçesi ve karşı dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya dahil edilmelerini, müspet zararın tazminine ilişkin davanın kabulü ile davalı/karşı davacı müvekkilin 200.000,00TL'lik müspet zararının 49.000,00TL'lik kısmının bağlanma parasından mahsubu ile bakiye 151.000,00 TL müspet zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı/karşı davalı ve dahili davalılardan tahsili ile davalı/karşı davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı/karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince; "... Asıl davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına,Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 9.800,00 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,Karşı davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bizzat sözleşmede deviralan kefili sıfatı ile imzaları bulunan ve karşı davanın kefalet nedeni ile davalısı olan ... ve ... ifadelerinde sözleşenin deviralanların aralarındaki anlaşmazlık nedeni ile imzalanmadığını beyan ettiklerini, Yerel Mahkemece sadece bağlanma parası yani asıl dava üzerinde durulmuş ancak olumlu (müspet) zarara ilişkin dava yönünden inceleme yapılmadığını, oysa ki, karşı davacı müvekkil bakımından sözleşmenin kurulması sırasında davacı karşı davalı ve kefil olarak imza atan davalılar ile davacının diğer ortaklarının açıklamış olduğu edim taahhüdünü gereği gibi yerine getireceğine ilişkin haklı beklentisi bulunduğu ve bu kanunen korunmaya değer bir menfaat olduğunu, olumlu zarar ile korunan menfaat, sözleşmede kararlaştırılmış olan ifaya yönelik olup ifa menfaatini hedefleyen olumlu zararın varlığı için, kural olarak geçerli bir sözleşmenin varlığı gereklidir bu nedenle taraflarından deviralanlara kefalet eden kişilere karşı husumet yöneltildiği, Yerel Mahkemece bu husus göz ardı edilmiş ve sadece asıl dava bakımından incelenmesi ile yetinildiğini, kefillerin ifadelerinde de açıkça sözleşmenin devir alan tarafındaki kişilerin kendi aralarındaki anlaşmazlıkları nedeni ile sözleşmenin diğer devir alanlarca imzalanmadığı açıkça beyan edildiğini, sözleşmenin kurulmasıyla alacaklının borcun ifa edilmesine, özellikle sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ve ayıpsız ifa edilmesine ilişkin haklı güveni suistimal edilmiş, devir alacak kişiler arasındaki anlaşmazlık sonucu müvekkilinin daha iyi bir teklifi ticari teammüller gereği reddetmiş ve zarara uğrattığını, alacaklının, sözleşmenin kurulması sırasında borçlunun açıklamış olduğu edim taahhüdünü yerine getireceği konusunda haklı bir güveni bulunduğundan burada olumlu zarar için “bir güven ihlâlinin” söz konusu olduğundan, davalı karşı davacı müspet zarar tazminini isteme hakkına sahip olduğunu, sözleşmenin imzalanacağı yönünde verdikleri güvence dikkate alındığında ortada inançlı bir işlem olup ve burada kusur aramaya dahi gerek olmadığını, Davacı Karşı Davalı ... ve davalılar kefil sıfatı ile sözleşmeye imza atanlar ... ve ... zarardan sorumluluğun doğması için kusur derecesi önem arz etmeyecek şekilde Müvekkil ...'in zararından sorumlu olacağını, tüm bu anlatılan hususlar Yerel Mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkilin davası bakımından dosya incelenmediğini, davalılara davalı sıfatı dahi verilmemiş, konu Mahkemece sadece Davacı ...'ün bağlanma parası konusuna bakılana basit bir dava olarak nitelendirilmiş Müvekkil ...'in yerine getirileceğine inandığı bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan daha iyi bir teklifi geri çevirmesi nedeni ile zarar uğramasına neden olduğu, müvekkilinin zararı 400.000,00 TL civarında olmasına rağmen taleplerinin hakkaniyete yakışır şekilde bu zararın yarısı için olduğu ancak Mahkemece bu iyi niyetin anlaşılamadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/Karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince davamızın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiş olup davalı/karşı davacı ilgili hükmü istinaf edildiği, mezkur hüküm hukuka uygun olup ilgili hükmün onanması gerektiğini beyan ederek, Yargıtay'ın tüm içtihatları mucibince müvekkilinin davalı/borçluya gönderdiği 49.000 TL kaporanın müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, Nitekim ilk derece mahkemesi de hukuka uygun bir şekilde davanın kabulüne karar verdiğini;Davalı/karşı davacının müspet zarar talebi hukuka aykırı olup uğradığını iddia ettiği zararda müvekkiline atf-ı kabil kusur addedilemeyeceğini, sözleşme görüşmelerinin kabul ile nihayete ermemesinde müvekkilinin bir dahli bulunmamakla, sözleşme kurulmadığı için cayma bedeli veya cezai şart talep edilmesi hukuka aykırı bulunduğunu, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere sözleşme hukuken kurulmadığını, ilk derece mahkemesinin karşı davanın reddine dair kararı hukuka uygun olup ilgili kararın onanması gerektiğini beyan ederek, davalı/karşı davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.DELİLLER
:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; itirazın iptali, karşı dava müspet zarar tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş karara karşı davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından Gebze İcra Müdürlüğü ██████████ Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine 49.000,00 TL. asıl alacak üzerinden, 26.10.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının 27.10.2021 tarihinde bu tutarda borcunun olmadığına dair talep edilen borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğu, itirazın davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle süresinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Davacı tarafından eldeki davada, davalı ile aralarındaki sözleşmeye istinaden verilen 49.000,00 TL bağlanma parasının iadesinin talep edildiği, davalı/k.davacının ise, karşı tarafın sözleşmenin gereğini yapmaması nedeniyle, işletmesini devredebileceği başka kişileri kaçırdığını, bu nedenle müspet zararının doğduğunu, 200.000 TL'lik zararından, davacının dava ettiği 49.000 TL'nin takas ve mahsubu ile 151.000 TL yönünden karşı davasının kabulüne talep ettiği görülmüştür. Mahkemece asıl davaının kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş ve uyuşmazlık dairemiz önüne gelmiştir.1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;6100 sayılı HMK'nın 132. Maddesinde karşı davanın açılması şartları;"(1) Karşı dava açılabilmesi için;a) Asıl davanın açılmış ve halen görülmekte olması,b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması,şarttır.(2) Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.(3) Karşı davaya karşı, dava açılamaz." şeklinde hüküm altına alınmıştır.Eldeki uyuşmazlıkta; Davalı/k.davacı, karşı davasında sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzalayan ... ve ...'ı da davalı olarak göstermiştir.Anılan hükümde belirtildiği üzere karşı dava, açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davada, davalının, aynı mahkemede asıl davacıya karşı açtığı davadır.Karşı dava asıl dava ile birlikte incelenip karara bağlanır. Karşı dava açılabilmesinin şartları HMK'nın132. maddede düzenlenmiştir. Karşı dava, cevap dilekçesi ile birlikte açılabilir. Karşı dava, (davalı tarafından) asıl davacıya (karşı davalıya) karşı açılır. Karşı dava, esas dava ile görülen ayrı bir davadır. Bu nedenle karşı davalar müstakil davalar gibi harca tabidir.Eldeki olayda asıl davanın davacısı ... tarafından karşı davada davalı gösterilen ... ve ... aleyhine açılmış herhangi bir dava mevcut değildir.Bu durumda, anılan hükmün ikinci fıkrası uyarınca (m.132/2) usulüne uygun açılmayan karşı davanın asıl davadan ayrılarak (6100 sayılı HMK m.167), asıl ve karşı davanın ayrı ayrı görülmesi gerekmektedir.İlk derece mahkemesince usulüne uygun açılmayan karşı davanın da esastan incelenip karara bağlanması usul ve yasaya uygun olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.O halde mahkemece yapılacak iş, karşı davanın asıl davadan ayrılarak her iki davanın ayrı ayrı görülmesi olmalıdır.2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.3-Gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-4) ve 355. Maddeleri uyarınca kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,a-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,4-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,5-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025...Başkan ...¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır...Katip ...¸e-imzalıdır* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*