Anahtar kelimeler: Zmms Yolcu Yazim Poliçesi Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ E. █████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 30.01.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 30.01.2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.12.2021 gün ve ████████ E. █████████ K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu davalılar tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı araçların karıştığı kazada yolcu konumunda olan davacının yaralandığını, kusurun karşı tarfta olduğunu, olay nedeni ile davacının sürekli iş görmezlik zararnı uğradığını, yapılan başvuruya rağmen zararın karşılanmadığını, belirterek, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL sürekli iş görmezlik tazminatının temerrüt tarihinden işyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, hatır taşıması bulunduğunu, ancak dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, ara buluculuğa başvurulmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, AYM iptal kararlanın geriye yürümeyeceğini, yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ile zararın ispat edilmesi ve hesaplamada teknik faizin dikkate alınması gerektiğini, hatır taşıması bulunduğunu, ancak dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay nedeni ile davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, rapora itirazların karşılanmadığını, tespit edilen maluliyet oranı davacının gerçek durumunu yansıtmadığını, ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, mevcut maluliyet raporu yeterli görülerek davacının maluliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu, belirterek; kararın kaldırlması talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)
3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden █████/2019 tarihinden sonra meydana gelen kazalar için ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın █████/2022 tarih ve ██████████ E. - █████████ K. 29.06.2022 tarih ve █████████ E. - █████████ ) Dosyaya kazandırılan 18.10.2021 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihi ( 04.11.2019 ) itibariyle yürürlükte bulunan anılan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet değerlendirmesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
4. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmelik'in EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, her ne kadar düzenlenen bilirkişi raporunda; "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki ölçüt kapsamında tam karşılığı bulunmamakla birlikte en yakın karşılık alınarak özürlü ve engelli ölçütlerine göre daha önce yapılan sekel oranında kıyasen indirim yapılarak" maluliyet oranı belirlenmiş ise de 20.02.2019 tarihinden sonraki kazalarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD'nin 10.03.203 tarih ve █████████ E. - ██████████ K. )
5. Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve █████████ E. - ██████████ K.)
6. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri hükümlerine göre davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp ADB Başkanlığı'ndan kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu dosyaya kazandırılmasını müteakip, dosyanın aktüerya hesap bilirkişine yeniden tevdi ile yaralanan kişinin aylık geliri, maluliyet raporu, rücuya tabi ödemeler ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve ( progresiv rant usulü ) % 10 artırm % 10 iskonto edilmesi yöntemi esaslınmak suretiyle davacının hak kazanacağı tazminatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalıların sorumlu olduğu poliçe limiti açıkça belirtilerek tazminat talebi hakkında karar verilmesi, gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.12.2021 gün ve ████████ E. █████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!