Anahtar kelimeler: Aliağa Ret Terkini Kısım Birleştirilen İzmir Sayisi Yol Esastan Dayanan
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    DAVA TARİHİ
    : 11.12.2018
    KARAR
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 226 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesi gerektiğini, idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
    2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, gerçek bedelinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın vasfında hataya düşüldüğünü, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiğini, emsal karşılaştırmasının eksik ve yetersiz yapıldığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    2. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; konumu gereği dava konusu taşınmazın çok daha değerli olduğunu, kamulaştırma bedelinin hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    3. Davalılar ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında sayılmasına itirazları bulunmamakla birlikte hatalı emsal seçildiğini, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu, kısmi kamulaştırma nedeniyle arta kalan kısımda değer kaybı oluştuğunu, taşınmaz üzerinde bulunan yapı ve ağaçlara hatalı değer biçildiğini, dolayısıyla kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyetinin 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre tayin edilip keşif yapılmasında, taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinde, dava konusu taşınmazın zeminine, emsal esasına göre değer biçilmesinde, bilirkişi raporunun, dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak düzenlendiği, alınan emsalin uygun olduğu, gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla kadastral parsel, emsal alınan taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının doğru olduğu, yapılan kıyasın reel durumu karşıladığı, taşınmazın tespit edilen 142,96 TL/m² birim fiyatının incelemeden geçen benzer mahiyetteki dosyalarla uyumlu olduğu, taşınmaz kısmı üzerinde yer alan yapı ve ağaçlara usule uygun olarak değer biçildiği, bu hali ile isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Yargıtay tarafından benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve █████████ sayılı kararı uyarınca taşınmazın arsa sayılabilmesi için imar planı içerisinde iskan sahası olarak ayrılmış bulunması, imar planı dışında ise belediye mücavir alan sınırları içinde kalıp meskun yerler arasında bulunması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekmektedir.
    3. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla 1/1000 Ölçekli Uygulama ve 1/5000 Ölçekli ... Planı kapsamında olmadığı, 1/25000 Ölçekli Çevre Düzenleme Planına göre taşınmazın bir kısmının tarım alanı, bir kısmının otoyol, bir kısmının ise termal turizm tesis alanında planlı olduğu, aynı zamanda 1. 2. ve 3. derece yeraltı sıcak su kaynağı koruma alanı içerisinde kaldığı, 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında ise otoyol ve tarım alanı içerisinde kaldığı, yerleşim alanı dışında olup belediyenin hizmetlerinden faydalanmadığı anlaşıldığından arsa niteliğinde kabulü mümkün değildir.
    4. Bu durumda, arazi niteliğindeki davaya konu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelirine göre değerinin tespit edilmesi gerekirken; taşınmazı arsa niteliğinde kabul edip emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçen geçersiz rapora göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,Davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!