Anahtar kelimeler: Mdb Taslağının Refi Müzik Tbmm Eseri Fsek Sanat Sahipliğinden Telif

T.C.
İSTANBUL4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve TazminiDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Türkiye'nin müzik sektöründe müzik yapımı, dağıtımı ve organizasyonu ile uzun süredir iştigal eden en büyük firmalarından olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin 14 yıl boyunca ... yönetiminde aktif görev yaptığını, müvekkili şirket yetkililerinin, ayrıca Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun yenilenmesi ve telif haklarına ilişkin yeni kanun taslağının oluşturulması amacıyla kurulan TBMM kanun komisyonunda resmi olarak görev yaptığını, müvekkilinin FSEK md.80/B kapsamında dava konusu müzik albümlerinin fonogram yapımcısı haklarına sahip olan bağlantılı hak sahibi olduğunu, 2 numaralı davalı ise yine müvekkil ile aynı şekilde dava konusu eserlerin bağlantılı hak sahibi olup FSEK md.80/A kapsamında icracı sanatçı sıfatını haiz olduğunu, 1 numaralı davalı ... ise Türkiye'de adresi bulunan ve Türk vatandaşları olan ... ve ...'in sahibi olduğu bir paravan şirket olduğunu, davalı ...'de herhangi bir müzik faaliyetine sahip olmayıp tamamen Türk sanatçı ve yapımcılar tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nde yapımı gerçekleşmiş müzik albümleri üzerinde hak iddia eden, taciz amacıyla ..., ..., ... gibi dijital müzik platformları üzerindeki uyar-kaldır mekanizmalarından yararlanarak Türk müzik yapımcılarının müzik yayınlarını durdurarak onlara zarar verme amacı güden bir şirket olduğunu, müvekkili şirket aşağıda liste halinde verilen albümlerin hak sahibi ve ekte yer aldığı üzere eser işletme belgelerine sahip olduğunu, anılı albümlere ilişkin icracı sanatçısı olan ...'den tüm mali hakları yapılan muvakatnameler ile usulune uygun bir şekilde devraldığını, davalı sanatçı, müzik meslek birliği üyesi olup FSEK md.25 kapsamında dijital umuma iletim haklarına ilişkin lisans verme, dijital yayınlara ilişkin izin verme ve dijital ortamda yayınlanan müzik eserlerinin gelirlerini tahsil etme yetkisini münhasıran müzik meslek birliğine devrettiğini, davalı ... gibi dijital platformlar üzerinden Türk yapımcılarına istediği ölçüde zarar verememesi üzerine, bu sefer de ... mahkemeleri nezdinde tüm Türk müzik yapımcılarına, bunların yanında ... ve ...'a ayrıca Türkiye dahil dünya çapında faaliyet gösteren ... ve ... gibi dijital müzik dağıtımcılarına dava açarak haksız sonuç elde etmeye çalıştığını, dava konusu müzik eserlerinin dijital veya dijital olmayan yollarla yayını, müvekkili şirketin izin ve onayı olmaksızın yapılamayacağını, davalılar veya yetki verecekleri üçüncü kişiler tarafından yapılacak her türlü yayın, müvekkilin sahip olduğu haklara tecavüz teşkil edeceğini, davalı sanatçı, FSEK'in verdiği yetki ve Kültür Bakanlığı'nın izni ile kurulmuş olan müzik meslek birliklerine üye olduğunu, davalı sanatçının müzik meslek birlikleri ile yapmış olduğu üyelik sözleşmelerinde, FSEK md.25 kapsamında dijital umuma iletim hakkına ilişkin kendi adına lisanslama, izin verme ve dijital yayınlardan elde edilen gelirleri tahsil etme yetkisini münhasıran müzik meslek birliğine verdiğini, davalı sanatçı, üye olduğu müzik meslek birliği ile yaptığı sözleşme sonrasında aynı yetkileri daha sonra ...'ye tanıyamayacağını, verilmiş bir yetki olsa daha geçersiz olduğunu ve ... tarafından kullanılamayacağını, davalı ..., başka sanatçılar da olduğu gibi müvekkili şirketten izinsiz olarak dava konusu albümleri dijital ortamda yayınlamaya çalışmakta, ... Mahkemesinde açtığı davada albümler üzerinde tek başına hak sahibi olduğunu iddia etmekte ve dava konusu eserlerin yayın gelirlerini tahsil etmeye çalıştığını, davalı sanatçı ise açıkça fonogram yapımcısı haklarının müvekkile ait olduğunu bilmesine ve dijital umuma iletim hakkına ilişkin lisans ve tahsilat yetkisini müzik meslek birliklerine vermesine rağmen davalı şirket üzerinden albümler üzerindeki hakları ele geçirmeye çalıştığını beyan ve gerekçelerle listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin fsek md. 80/b kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunun tespitine, davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK md. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde;Davacı ve kardeş şirketleri ..., ..., ... vb. şirketleri, uzun yıllardır gerek dava dışı ...'in 2007 yılındaki iflası sonrası iflas masasından satın aldığı eser işletme belgeleri, gerek içerisine sızdığı ...'ten usulsüz işlemlerle devraldığı eser işletme belgelerine dayanarak, böyle bir hakları olmamasına rağmen sanatçılara ait dijital haklara tecavüz ederek, bunlardan haksız şekilde gelir elde etmekte ve sebepsiz zenginleşmeye devam ettiğini, davacının sahip olduğu eser işletme belgelerinin, hak ihdas niteliği taşımadığı ve kanun önünde hiç bir hükmü olmadığı, dava dışı ...'nun, iflas masasından hiç bir hükmü olmayan eser işletme belgelerini satın almasının mali hak devri sağlamayacağı, bu sanatçılar, dijital mecralarda haklarının daha doğru ve adaletli şekilde yöneteceğine inandıkları müvekkili şirkete dijital haklarını devrettiğini, ayrıca, kesinleşmiş mahkeme kararıyla ve müvekkil şirket tarafından ...'nde açılan dava ile ortaya konan telif ihlalleri nedeniyle..., ..., ..., ... gibi dijital mecralarda yer alan kanalları kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış ve gelirleri büyük ölçüde kesildiğini, müvekkili ..., tamamen Türk sermayesi ile ...’nde kurulmuş bir müzik yapım ve dağıtım şirketi olduğunu, şirketin ortakları %50 hisseyle ..., %25 hisseyle ... ve %25 hisseyle Mert Kantarcıoğlu olduğunu, davacı, yalan beyan ve aşağılamalarla müvekkili şirketi mahkeme gözünde düşürerek, kafa karıştırmak, müvekkilinin kanun önünde edindiği meşru haklarını, bu yolla gayrimeşru kılmak gayretinde olduğunu, davacı şirketin yetkilisi;... sahte vekaletnameler ve imzalarla 17.11.2011 tarihinde bir genel kurul düzenlediğini, bu genel kurul ile ... kendisini ... Genel Müdürü olarak 6 ay süreyle münferit imza yetkilisi olarak ilan ve tescil etmiş, bu sayede ...’e ait eserleri usulsüz bir şekilde kendisine ait ...’e devrettiğini ve bu mahkeme kararı ile kesinleştiğini, davaya konu eserler, eser işletme belgelerinin ön yüzünden de görüleceği üzere ... Şti. Tarafından vücuda getirildiğini, daha sonra 2006 yılında bu eser işletme belgeleri icradan ...Tic. A.Ş.'ye satıldığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu eser işletme belgeleri incelendiğinde, bu eserlerin ilk tespitini yapanın yani fonogram yapımcısının ... Şti. olduğu görüleceğini, ...şirketinin 2006 yılında iflas ettiğini, dava dışı ... şirketi, bu albümlere ait eser işletme belgelerini, ... 13. İcra Müdürlüğünden satın aldığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdindeki tescilin hak tesis edici bir niteliği olmadığı, buna istinaden verilen "Eser İşletme Belgesi" isimli belge üzerinde yapılan ve bu belgelerin arkasına damga vurmak suretiyle yapılan devir, ruhsat, haciz veya rehin, hangi işlem olursa olsun bir anlam ve değer ifade etmediğini, icra dairesi tarafından satılan ...'e ait eser işletme belgeleri, içeriğinde FSEK 52. Maddeye uygun sözleşmeleri barındırmadığından, hiç bir mali değeri veya hak doğurur yönü olmadığını, dava dışı ... tarafından, Avrupa Müzik'e yapılan devirler ve eser işletme belgelerinin arkasında yer alan diğer devirler de FSEK md 49, 52 ve 54 kapsamında hukuka aykırıdır ve geçersiz olduğunu, ... tarafından, davacının ilgili eserlerin fonogram yapımcısı olduğunu belirten belgelerin hiç bir geçerliliği davacının tespit talebinin ve/veya tecavüzün önlenmesi talebinin dinlenebilmesi için, dava konusu eserler üzerinde FSEK 80/b veya 52. maddelerinde belirlenmiş şekil şartlarına uygun bir sözleşme ile hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini beyan ve gerekçelerle davanın reddine, bu taleplerinin reddedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişiler FSEK uzmanı ... ve Müzik yapımcısı ... tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Eser işletme belgesi hak sahipliği ihdas etmez. Ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 23.02.2023 tarihindeki kararında da belirtilmiş olduğu gibi “İşletme belgesi, hak sahipliği konusunda bir karine ihdas etmiş olup, bu karinenin çürütülmesi, aksinin ispatı her zaman için mümkündür". Dava dışı ...Ltd. Şti.'nin 23.06.1997 tarihli Eser İşletme Belgesi, 13.06.1997 tarihli Muvafakat Beyanı ve dürüstlük kuralı çerçevesince ilk tespiti yapan, FSEK m. 48 uyarınca mali hakları aslen iktisap eden fonogram yapımcısı olduğu; ... 13. İcra Müdürlüğü tarafından dava dışı ... Ltd. Şti'ye ait 23.06.1997 hakların ihale yoluyla dava dışı ... A.Ş.'ne devredilmesinde, eser sahibi ve icracı sanatçının izninin olduğuna dair bir belgeye dosya kapsamında rastlanmamış olup; işbu dava konusu hakların ... 13. İcra Müdürlüğü tarafından ihale yoluyla dava dışı bir yapımcıya devredilmiş olması (ki davacı da işbu dava konusu hakları dava dışı ... Tic. A.Ş.'den devraldığını iddia etmektedir) FSEK m. 49'da aranan manevi hakka dayanan eser sahibinin ve kıyasen icracı sanatçının izninin aranması şartını bertaraf ettiği kabul edilebilir mi noktasında uzmanlığımız kapsamı dışında kalan icra ve iflas hukukuna ve usul hukukuna ilişkin özel bir durumun olup olmadığı noktasında takdirin mahkemenize kalmış olduğu; ... 13. İcra Müdürlüğü tarafından ihale yoluyla işbu dava konusu hakları iktisap ettiği iddia edilen dava dışı ...Tic. A.Ş.'den ... 22. (...) Nolu Noter Satış Sözleşmesi ile 27.02.2008 tarihinden itibaren mali hakların kullanımının davacıya devredildiği ve hatta sonrasında başkaca devirlerin söz konusu olduğu iddia edilmiş ve bunlara ilişkin belgeler sunulmuş olup; bu devren iktisaplara ilişkin olarak da FSEK m. 49 uyarınca manevi hak sahibi eser sahibi ve kıyasen icracı sanatçının yazılı muvafakat alındığına dair dosyada bir belgeye rastlanmadığı, FSEK m. 49/1 uyarınca aranan yazılı muvafakate dair bir belge sunulmadıkça bu devirlere ilişkin sözleşmelerin geçerliliğinden bahsedilemeyeceği, dosya kapsamındaki verilerden, uzmanlığımız kapsamı dışında kalan icra ve iflas hukukuna ve usul hukukuna ilişkin özel bir durumun varlığı saklı kalmak kaydıyla, davacının FSEK m. 49 uyarınca geçerli bir devren iktisap yoluyla FSEK m. 80/B kapsamında fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğu sonucuna ulaşılamadığı" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Bilirkişiler FSEK uzmanı... ve Müzik yapımcısı ...tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Kök raporda bir değişiklik olmadığı" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.KANAAT VE GEREKÇE
:Bilindiği üzere fonogram yapımcısı; icracı sanatçının izniyle yapılmış bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kişiye açık yerlerde temsil suretiyle o kayıttan faydalanma hakkına sahip olan kimselerle, bir işareti, resmi veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari amaçlarla haklı olarak çoğaltan ya da yayan kimsedir. Fonogram yapımcısının hakları icraya ve bazen de eser sahibinin iznine bağlı, sınırlı, ancak aslen iktisap olunan haklardır. Yine bu haklar hukuki niteliği itibariyle eserin veya icranın korunması mahiyetinde olmayıp, eser veya icranın tespiti yapılan vasıtalar ile bunları imal eden şahsın menfaatlerinin korunması mahiyetindedir”. Söz konusu bağlantılı haklar, eser sahibinin haklarını ne değiştirebilir, ne sınırlayabilir ne de ortadan kaldırabilirler. Bu sebeple, FSEK'in hem 1/B Maddesinin (j) ve (k) bendleri, hem de 80. maddesi “eser sahibinin manevi ve maddi haklarına zarar vermemek kaydıyla” bağlantılı hakların var olduklarını” belirtmiştir”FSEK.m.80/B'ye göre, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra, eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama haklarını münhasıran haizdir. Bu çerçevede fonogram yapımcısının hakları şunlardır;1. Tespitin doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması,2. Tespitin her türlü yöntemle satılması ve dağıtılması,3. tespitin kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi,4. Tespitin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla umuma iletimi ve yeniden iletimi( Radyo- televizyon aracılığıyla yayın),5. yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması,6. Tespitin telli veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle umuma iletilmesi,7. Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi.FSEK 80/B hükmünde de açıkça beliritldiği üzere fonogram yapımcısının eser sahibinin mali hakları FSEK 48 ve FSEK 52 çerçevesinde devraldıktan sonra tespitin kullanım hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere FSEK m.48'e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır. Devren iktisap ise FSEK m.49'da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür. Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Mali hakkın devri, hakkın, devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemi olup FSEK. m.48 hükmünden de açıkça görüldüğü gibi, mali hakkın devri, yer, süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir”.5846 sayılı yasının 80. maddesinde “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar” başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir. Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274; İlhami Güneş, “FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama”, s.173). Bu kişiler yaratılmış eserlerin umuma arz edilmesine bir anlamda köprü görevi görürler. Tablo gibi, roman gibi bazı eserlerin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç yoktur. Ancak bir müzik eserinin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç duyulmaktadır. Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir. Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir. Yönetmelik m. 4'te komşu hak “Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240). Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, “kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse” olarak tanımlamıştır.5846 sayılı yasının 80. maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla █████/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ... K.)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında " FSEK'in 80/I, 1, B maddesi hükmünde fonogram yapımcısının "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması" gerektiği ifade olunmaktadır. Fakat, fonogram yapımcısının ilk defa gerçekleştirdiği tespit üzerinde yasada yazılı haklara (FSEK m.80/I, 1, B) sahip olabilmesi için, eser sahibi veya icracı sanatçıdan sahip oldukları tüm mali hakların (FSEK m.22-25, 80/I, 1, A) kullanma yetkisini devir almasına gerek bulunmamaktadır. Fonogram yapımcısının icrası gerçekleştirilen eserin sahibi ile esere ilişkin icranın sahibi olan icracı sanatçıdan, "sadece icrayı içeren seslerin tespiti için izin alması", FSEK'in 80/I, 1, B maddesi ile tanınan mutlak nitelikteki bağlantılı haklara sahip olabilmesi için yeterlidir.Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan esrein icrasına ilşikin seslerin tespit iznini almakla, gerçekleştirdiği tespit üzerinde FSEK'in 80/I, 1, B maddesinde yazılı mutlak nitelikteki bağlantılı hakları aslen iktisap eder. Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır." belirtilmiştir.Dosya kapsamına göre fonogram haklarına sahipliğin tespiti talebi yönünden, aşağıda hüküm kısmında belirtilen davaya konu albüm ve albümdeki icralar yönünden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müzekkere yazılarak eser işletme belgelerinin dosya içerisine alındığı, eser işletme belgeleri incelendiğinde davalılardan ...'in davaya konu albümdeki icraların icracı sanatçısı olduğunun belirtildiği, yine eser işletme belgelerinden yapımcısının dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.olduğunun anlaşıldığı, dava dışı bu şirketin bu tespitlerdeki haklarının ... 13. İcra Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ile cebri icra yoluyla dava dışı .... A.Ş.'ye devredildiği, dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından ... 22. Noterliği'nin ... tarih 3705 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile davacıya devredildiği, davacı tarafından ... 22. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile ...Tic. Ltd. Şti. 'ye devredildiği, son olarak dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... 22. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile davacıya devredildiği, davacı tarafça davaya konu bu albüm ve icraların tespitine ilişkin olarak davalı icracı sanatçı tarafından verilen muvafakatnamenin sunulduğu, bu muvafakatnamenin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gönderilen müzekkere cevabında da bulunduğu, bu muvafakatname yönünden davalı sanatçının herhangi bir itirazının bulunmadığı, dijital umuma iletim hakkının yukarıda belirtildiği üzere 2001 yılında yapılan değişiklik ile birlikte FSEK'nda düzenlendiği, muvafakatname ile davalı sanatçının davaya konu icraların mali haklarını 5840 saylı FSEK madde 80/B kapsamında ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı ... Ltd. Şti'ye süresiz olarak devrettiği, bu albüm ve icralar yönünden muvafakatnamenin ve eser işletme belgesinin düzenlenme tarihinin değişikliğin yapıldığı 2001 yılından önce olduğu, bu nedenle FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü kapsamında muvafakatnamede dijital iletim hakkının devredildiğine ilişkin beyan ve düzenleme bulunsa bile geçersiz olacağı, 2001 yılındaki düzenlemeden sonra da davalı icracı sanatçı yönünden dijital umuma iletim hakkının devredildiğine ilişkin yazılı sözleşme veya belgenin davacı tarafça sunulmadığı ve ispat edilemediği, bu albüm ve icralar yönünden muvafakatnamelerdeki devirlerin FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılmakla geçerli olduğu, yukarıda belirtilen ilk tespiti yapan yapımcı dava dışı...Tic. Ltd. Şti'den davacıya kadar yapılan devirler yönünden, bilirkişi raporunda davalı icracı sanatçının yazılı muvafakatı bulunmadığından bu nedenle sonraki devren iktisapların geçerli olmayacağı yönünde değerlendirme yapılmış ise de yukarıda belirtilen istinaf ilamında da açıklandığı üzere fonogram yapımcısının, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir almadığı, aksine kendiliğinden ve aslen kazandığı, bu konuda devir alınılmadığı, aksine kendiliğinden ve aslen kazanıldığı, fonogram yapımcısının devir almadan aslen kazandığı bu hakları bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine icracı sanatçının ayrı yazılı muvafakati bulunmaksızın, aranmaksızın üçüncü kişilere devredebileceği, bu nedenle somut olaydaki dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'den davacıya kadar yapılan devirlerin geçerli olduğu, FSEK madde 52 kapsamında yazılı olarak yapılan devirle ilk tespiti yapan dava dışı .... Ltd. Şti'nin FSEK 80/B kapsamında fonogram yapımcısı olarak bağlantılı hak sahibi olacağı, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin yukarıda açıklandığı üzere bağlantılı hak sahipliğine ilişkin haklarını devredebileceği, devralanların dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin icralar yönünden sahip olduğu haklara devir yoluyla sahip olabilceği yukarıda açıklanan tüm nedenlerle davacının bu albümler yönünden dijital yolla umuma iletim hakkı dışında diğer fonogram yapımcısının haklarına sahip olacağı, davaya konu albüm ve albümdeki icralar yönünden her ne kadar davacı dava konusu icraların dijital umuma iletimi hakkı sahibi değil ise de, davalıların dava konusu tespitleri dijital yolla umuma iletimini önleme imkanı sair münhasır bağlantılı hakları (FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkı) nedeniyle mevcut olduğu, öyle ki dijital yolla umuma iletim, umuma iletim hakkının özel bir görünüm şekli olduğundan; davacı tarafından dava konusu tespitlerin icracı sanatçından izin almadan dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün olmadığı gibi, bu eylemin davacıdan izin alınmadan davalılarca gerçekleştirilmesi de mevcut yasal düzenlemeler uyarınca mümkün olmadığı, dava konusu icra tespitinin dijital yolla umuma iletilmesi için, ya icracı sanatçının, icrasının daha önceden yapılan bu tespitinin dijital platformlarda yayınlanması için umuma iletim hakkını icrayı tespit eden fonogram yapımcısına devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi, ya da fonogram yapımcısının tespit ettiği bu icra üzerindeki umuma iletim hakkını icracı sanatçıya veya icracının izniyle (ya da ondan umuma iletim hakkını devralan) üçüncü kişiye devretmesi veya ruhsat (lisans) vermesi gerektiği, somut dava dosyasında davacının bu yönde bir devir veya lisans verme hali bulunmadığı, sonuç olarak dava konusu bu icraların davalı icracı sanatçıdan FSEK m. 80/1A.4’de düzenlenen dijital umuma iletim hakkını devralmadan davacı tarafından dijital platformlarda umuma iletilmesi mümkün değil ise de; bu tespitler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatıyla davacının münhasır hak sahipliği de dikkate alındığında, yapılan tespitlerin, FSEK m. 80/1B.3 uyarınca icra tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına davacı sahip olduğundan; davacının hak sahibi olduğu tespitlerin, davacının izni olmadan gerek davalı şirket gerek diğer üçüncü kişilerce herhangi bir şekilde (digital yolla dahil) umuma iletilmesi de mümkün olmadığı, davalılar arasında düzenlenen dosyaya sunulan mali hakların devrine ilişkin sözleşme de dikkate alınarak tecavüzün önlenmesi talebinin kabul edilip davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,-Davacı şirketin dava konusu "..." isimli albümün, albümdeki ( ...) isimli icraların (şarkıların), FSEK MD. 80/B KAPSAMINDA dijital yolla umuma iletim hakkı dışındaki fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğunun tespitine, davacının yukarıda tespit edilen hakları yönünden davalıların tecavüz oluşturacak kullanımlarının önlenmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 534,70 TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen talep yönünden davalı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.256,50 TL posta gideri ve 172,90-TL harç (peşin+başvuru+vekalet) olmak üzere toplam 7.417,90-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesap edilen 5.563,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde sarf edilmeyen gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır