Anahtar kelimeler: Tesettür Abiye Ekte Tpe Kendine Patent Piyasada Tasarlayan Endüstrisinde Taklit

T.C.
İSTANBUL3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: TASARIM HAKKINA TECAVÜZÜN ve HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNATDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösteren, abiye ve tesettür tekstil ürünlerini tasarlayan, bu tasarımlarını Türkiye Patent Endüstrisinde tescil ettiren, piyasada tanınan ve kendine saygı duyulan bir şirket olduğunu, müvekkilin kendi tasarımları olan, ekte TPE başvuru bilgileri bulunan, ...TPE başvuru numaralı tasarımlar davalı tarafından yoğun olarak taklit edilip üretilerek satışa sunulduğunu, İş bu husus .. 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi .. Değişik İş Sayılı dosyası kapsamında 06.09.2023 tarihinde davalıya ait ...adresinde bilirkişi marifetiyle tespit yapıldığını, bu nedenlerle Davalının, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Haksız Rekabet hükümlerinin ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin ihlali nedeniyle müvekkil adına TPE nezdinde tescilli ... Başvuru numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Formunda yer alan tasarımlara yukarıda belirtilen kanunlara ve ilgili hükümlere aykırı olarak yapmakta olduğu haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, Davalının müvekkilin tasarımlarına tecavüzü sebebiyle, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen fiil kayıp ve yoksun kalınan kazanç, 2.fıkrasının a bendi, TBK'nn 50. maddesi ve TTK hükmü gereğince; bilirkişi raporu ile alacak miktarının kesin olarak belirlendiğinde artırmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini, bilirkişilerin, dilekçede detaylı şekilde açıkladığı hususlar ve piyasa koşullarına göre müvekkilin hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı elde edebileceği muhtemel gelirin tespitini, 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, gerçek ve muhtemel gelirin tespiti için müvekkilimin ticari defterlerinin incelenmesini, hükmedilecek tazminatın tespit tarihinden itibaren yılın en yüksek mevduat faizi dikkate alınarak hükmedilmesini, davalının mal kaçırma girişiminde bulunma ihtimali nedeniyle malvarlıklarına teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş Sayılı dosyasına yapılan masraflar(bilirkişi ücreti, vs) ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak tarafına verilmesini, kullanılmayan gider avansların esas dosyasına istenilmesini, taklit edilen ürünlerin, SMK 149. Maddesinin 1-e) "(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması" gereğince davalı taraftan alınarak, müvekkile teslimini, bu talebi mahkemece kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhasını, hükmedilecek mahkeme kararının masrafların davalı tarafça karşılanarak tirajı yüksek bir gazetede kamuya ilanına karar verilmesini ve vekalet ücreti ve dava masraflarının davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca ikame edilmiş olan huzurdaki davaya konu iddiaların tümü haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğunu, açılmış olunan işbu davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, 6100 sayılı HMK m.6 "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde tanımlandığını, davalının yerleşim yeri ... ilçesi olduğunu, bu nedenle mahkemenizce açılmış olunan işbu dava yetkisiz olduğunu davanın Bakırköy mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve davacının tüm taleplerinin reddini, üretildiği kabul edilen ancak davacının ürünleri ile benzerlik ya da aynılık teşkil etmediğini savunduğumuz altı adet ürünle sınırlı olduğundan ürünlerin sayısı ve müvekkilin bu ürünler nedeni ile gelir ve kazanç elde etmemiş olması dikkate alınarak hesaplama yapılmasını ve bu doğrultuda hüküm kurulmasını ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etttikleri anlaşılmıştır.CEVABA CEVAP
: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı cevap dilekçesinde 6100 sayılı HMK m. 6 hükmünü gerekçe göstererek işbu davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını beyan etmiş ise de 6100 sayılı HMK m. 5 hükmünde diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı tutulduğunu,mahkeme nezdinde görülmekte olan bu dava, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında olduğunu, 6769 sayılı SMK m. 156 hükmünde "Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir." şeklinde düzenleme yer aldığını, dolayısıyla işbu dava, görevli ve yetkili mahkeme olarak mahkememizde açıldığını dile getirerek dava dilekçesini tekrar etmiştir.İKİNCİ CEVAP
: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE Dava; davacının tescilli ... numaralı tasarımı bakımından davalının taklit ürün satışı iddiasına dayalı olarak tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ürün teslimi aksi halde imha ve kararın ilanı ile SMK'nın 151/2-a bendine dayalı olarak (Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir) şimdilik 1.000-TL maddi ve 50.000-TL manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde usulüne uygun olarak ibraz ettiği saptanan cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunması ve yetkili mahkemenin ... FSHHM olduğunu beyan etmesi üzerine işbu itiraz HMK'nın 117. maddesi uyarınca dava şartlarından sonra inceleme konusu yapılmıştır.Somut olaya uygulanması gereken mahkemelerin yetkisine ilişkin kanuni düzenlemelere bakıldığında; SMK'nın 156/3 maddesinin; ''Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.'' şeklinde ifade edildiği, genel yetki kuralını düzenleyen HMK'nın 6/1. maddesinin; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 7. maddesinin; ''Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.'' şeklinde, HMK'nın 16. maddesi ise; ''Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.'' şeklinde düzenlenmiş olup HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği, Kanun'un 19/2. maddesinin; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içerdiği, birden fazla mahkemenin yetkili olması hallerinde davacıya seçimlik hak tanınmış olması göz önüne alındığında, davacının, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu, davacının, davasını işbu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmadığı ve yetkisiz bir mahkemede ikame ettiği taktirde seçme hakkının davalı tarafa geçeceği anlaşılmaktadır.Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; huzurdaki davada davacının (Her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekmekte olup dava dilekçesindeki ve ekindeki vekaletnamede davacı yerleşim yerinin ... olduğu görülmüştür) ve davalının yerleşim yeri (...) ile hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü (...) yer itibari ile uyuşmazlık yönünden ... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu, işbu davanın davacı tarafından kanunen yetkili kılınan mahkemelerde ikame edilmediği, davacının davasını genel yetkili mahkemelerde ikame etmemesi nedeni ile seçme hakkının davalı tarafa geçtiği, davalı yanın yetkili mahkemeyi usulüne uygun olarak belirttiği anlaşılmakla; mahkememizin yetkisizliğine dâir aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-SMK'nın 156/3, HMK'nın 6. maddeleri gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren, istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın yetkili Bakırköy Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, kanuni süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,3-HMK'nın 331. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır