Anahtar kelimeler: Bam Bati Esaskarar Yazim Davacikarşi Eser Davalikarşi Ankara Hmk Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: 2023/9 Esas - ████████ Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI
:
VEKİLİ
DAVALI-KARŞI DAVACI
DAVANIN KONUSU
: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile işçilik sözleşmesi akdettiğini ve ifa için hazır beklenildiğini, davalı tarafından bir sipariş verilmemesi üzerine, 15.08.2018 tarihinde taraflar arasında toplantı gerçekleştirildiğini, ancak anlaşma sağlanamadığını, sonrasında tekrar sipariş akıbetinin sorulması üzerine sipariş talebi yapılarak müvekkili ile temasa geçmeden bir takım ürünlerin fabrikaya teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerin işçiliğe uygun olmadığı hususunun Ankara 24. Noterliğinin ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini ve ürünlerin geri alınmasının talep edildiğini, bir ay sonrasında gönderilen ihtarname ile protokol hükümlerine aykırı olan ve kabul edilmemiş bir sipariş başlatılmasının talep edildiğini, bu ihtarnameye cevap verildiğini, ürünlerin halen geri alınmadığı için hem yer kaplaması ve tehlike oluşturması, hem de muhtemel çekişmelerin artmasının önlenmesi için ihtarname ile geri alınması istenilerek depolama bedelinin tahakkuk ettirileceğinin bildirildiğini, cevap verilmemesi üzerine depolama bedeli faturası keşide edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesi ile faturaya itiraz edilip mülkiyeti müvekkiline ait ürün ve teknik çizimlerin iadesinin istenerek sözleşmenin feshedildiğini, taraflarınca Ankara Batı 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/ 104 D.İş tevdi mahalli tayini talep edilmesi üzerine, ürünlerin yeddiemin deposuna teslim edildiğini, depo ücretinin taraflarınca ödendiğini ve ihtarname ile davalıdan talep edildiğini, menfi cevap verilmesi üzerine, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/ 17467 sayılı dosyasının ikame edildiğini, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, iş bu davanın konusunun yediemin ücretinden ibaret olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA- KARŞI DAVA :
Davalı - karşı davacı vekili; müvekkilince karşı tarafa hiçbir zaman ham madde temini taahhüdünde
bulunulmadığını, davalı tarafın çerçeve sözleşmeye uygun olmayan bir şekilde ham maddeleri tek taraflı olarak, savunma sanayindeki
bağlantılarını kullanarak temin ettiğini ve müvekkili şirkete, davalının fabrika binasında
teslim ettiğini, davacının kendisine iade edilen ürünlerin de bedelini talep etmeye çalıştığını, ham maddenin tesliminden sonra taraflar arasındaki ticari ilişkiye duyulan güven ile
teslim edilen ham madde üzerinde çalışma yapılmaya başlanıldığını, taraflarına toplam
175 ton ham madde teslim edildiğini, ancak yapılan çalışmada hammaddenin istenilen
şekilde işçiliğe uygun olmadığının anlaşıldığını, yaklaşık 27 tonluk malzemenin hurdaya çıktığını, bu hurdanın 6 tonunun incelenmek üzere doğrudan davalıya teslim edildiğini, Ankara Batı 1.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ████████ D. İş sayılı kararı doğrultusunda 20.038 kg’ı hurda
olmak üzere toplamda 168.180kg ürün yeddiemin deposuna teslim edildiğini, davacının hem kendisinin imza karşılığı teslim aldığı hem de hatalı ham
madde temini neticesinde ağır işçiliğe uygun olmaması sebebi ile zayi olan ürünlerin
bedelini taraflarından talep ettiğini, ürünleri iade almayan, mahkeme tarafından tesis edilen karar kendisine tebliğ edilmesine
rağmen ürünleri teslim almamakta ısrar eden davalının, taraflarından herhangi bir nakliye
bedeli talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafın ürünleri 05.09.2020 tarihinde yeddieminden teslim aldığını, böylelikle
mahkeme kararının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren yapması gerekeni ifa ettiğini, tek taraflı eylemi ile asıl davaya konu masrafın oluşmasına sebep olan davacının, aslen davayı
da kabul etmiş durumda olduğunu, T.B.K.nun 109. maddesinin düzenlenmesi doğrultusunda
artık ürünlerin taraflarınca geri alınmasının mümkün olmadığını, savunarak, asıl davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiş; davacının 50 adet çelik boru üretimini yapmadığını, bunların ham maddesini de yediemine iade etmediğini belirterek, bu sebeple 5.000,00 Euro, nakliye gümrükleme ve vinç masrafları sebebiyle de 5.000,00 TL'nin davacı karşı davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile zayi edilen ve iade edilmeyen ham madde ve çelik borular nedeniyle olan alacak ve talebini 18.812,90 Euro'ya; nakliye, gümrükleme, vinç ücreti ile ilgili talebini 49.849,99 TL' ye yükseltmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Asıl dava ve karşı dava kapsamında protokol kapsamında yapılan değerlendirmede karşı davacının usulüne uygun hammadde temini soncu protokolün işlerlik kazanacağı anlaşmanın tabii sonucudur. Tarafların yükümlülükleri de karşılıklı borç yükleyen sözleşme kapsamındadır. 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.
TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede taraflar arasındaki protokol kapsamındaki ön sözleşmenin yerine getirilmesi için karşı davacının edimi usulüne uygun yerine getirilmesi gerekmektedir, Protokolün işlerlik kazanması hammaddenin usulüne uygun olduğunun kabulüne bağlıdır. Bu kapsamda protokolün feshi hususunda davacı karşı davalının haklı olup olmadığı, haksız kabul edilmesi halinde davalı karşı davacının Protokol kapsamında teslim edilen malların eksik iade edilmesi sebebi ile zayi bedeli ve yapılan masraflara yönelik alacak talebinin yerinde olup olmadığı hususu asıl tartışılması gereken hususlardır. Taraflar arasında öncelikle █████/2018 tarihli satın alma protokolü başlıklı belge ile taraflar arasında yapılacak olan alış ve satış bedellerinin sabitlenmesi kararlaştırılmıştır. Daha sonra yine taraflarca █████/2018 tarihinde protokol başlıklı belge ile MK81,MK82,MK83,MK84 bomba gövde şekillendirmesinin davacı ... tarafından imal etmesi konulu çerçeve protokol akdedilmiştir. Protokolün 4. Maddesine göre sipariş usulü ise şu şekilde belirlenmiştir; Siparişin kendisine ulaşmasını takiben ... firması, davacı ...'i yazılı olarak görüşmeye davet edecektir. Görüşmede sadece sipariş sayısı, teslim süresi, ödeme şekli görüşecektir. Görüşme sonrasında protokol 5 numaralı ekindeki toplantı tutanağı imzalanacaktır. Toplantı tutanağının imzalanması ile birlikte davalı karşı davacı ... tarafından sipariş verilmiş, davacı karşı davalı ... tarafından sipariş yüklenilmiş kabul edilecektir. Taraflar arasında düzenlenen █████/2018 tarihli çerçeve protokolünün 5. maddesine uygun olarak toplantı tutanağı imzalanmadığından verilmiş bir sipariş mevcut değildir.
Taraflar arasında █████/2018 tarihli satın alma protokolü ile █████/2018 tarihli MK81, MK82, MK83, MK84 bomba gövde şekillendirmesi konulu çerçeve protokol sözleşmesi düzenlendiği, asıl davacı olan ... bu projenin 1-2-3-4 numaralı eklerinde bulunan proje gövde kısmını sözleşmede belirtilen şartlar altında imal etmeyi yüklendiği, bu protokolün çerçeve olarak hazırlandığı sipariş usulünün ise ... siparişin kendisine ulaşmasını takiben ...'i yazılı olarak imalat öncesi görüşmeye davet edeceği ve görüşmede sadece sipariş sayısı, teslim süresi ve ödeme şeklinin görüşüleceği konuları yer almıştır. Bu kapsamda asıl davacının bomba gövde imalatı karşı davacı ... tarafından gövde imalatında kullanılan ham maddenin gönderilmesiyle yerine getirileceği hususu ile ilgili uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Asıl uyuşmazlık davalı karşı davacı tarafından gönderilen hammaddeyle gövde imalatı yapılamayacağı iddiasıdır. Ayıp ile ilgili yapılan değerlendirmede █████/2023 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporu ile yapılan tespit ile Taraflar arasında anlaşmazlık konusu bomba gövdesi üretimi için davalı tarafından temin edilen ve davacı tarafından uygun malzeme olmadığı öne sürülen davalı taraf adresinde bulunan 21 Mart 2023 Salı günü keşif esnasında görülen malzemeler üzerinden 4 Mayıs 2023 Perşembe günü alınan numuneler Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölüm laboratuvarında bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş İlk olarak numuneler üzerinden malzemenin kimyasal kompozisyonunu tayin etmek üzere spektral analizleri yapılmıştır. Numuneler üzerinden kimyasal analiz ölçümleri üç defa yapılmış olup, elde edilen ortalama değerler malzemenin API SL / X52 PSL1 STEEL standardı kimyasat kompozisyonu ile birebir uyumlu olduğunu göstermektedir.Taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davacı tarafça üretimi üstlenilen bomba gövde imalatı için gerekli malzemeyi kimyasal kompozisyon ve mekanik özellikler bakımından tanımlayan bir bilgi ve belgenin dava dosyasında olmadığı, Davacı tarafın kendilerine davalı tarafından teslim edilen malzemelerin yapılacak bomba gövde yapımı için uygun malzeme olmadığını gösterir somut bilgi ve belge sunmadığı, Davalı tarafın iki ayrı tarihte davacı yana teslim ettiği malzemeler için düzenlediği irsaliye belgelerinde teslim ettiği malzemeleri “ASP099-001 API SL f X52 PSLiİ STEEL “ olarak tanımladığı,Davalı tarafından davacı tarafa API 5L / X52 PSL1 STEEL standardında dikişsiz çelik boru teslim edilmiş, bu durum düzenlenen irsaliye belgelerinde açıkça belirtilmiş iken, davacı tarafın mevcut malzemenin bomba gövde yapımı için uygun malzeme olmadığını söyleyebilmesi için taraflar arasında mutabık kalınan ve sözleşme eklerinde belirtilmiş başka bir malzeme olması durumunda kendilerine teslim edilen malzemenin farklı bir malzeme olduğu ve yapılacak işleme uygun olmayacağı iddiasında bulunabileceği, Mevcut şartlarda davalı tarafından davacı yana teslimi yapılan API SL/X52 PSL1 standardına uygun çelik malzemenin bu iş için uygun olmadığı ve ayıplı olduğunu iddia etmenin doğru olmadığı yönündeki bilirkişi heyeti raporu gözetilerek asıl davacının protokolü fesihte haksız olduğu kanaatine varılarakAsıl davanın yediemin ücretinden kaynaklandığı iddia edilen alacakla ilgili davacı tarafça başlatılan icra takibine itirazının iptali talebi ile asıl talep edilen zarar kaleminin ön sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı zararın tahsili mahiyetinde olduğu asıl davacının fesihte haksız olduğu gözetilerek menfi zarar talebi kapsamında talep edilen yediemin ücretinden kaynaklandığı iddia edilen alacakla ilgili davacı tarafça başlatılan icra takibine itirazının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Asıl davacının fesihte haksız kabul edildiği gözetilerek Karşı dava yönünden talep edilen menfi zarar kalemleri bilirkişi raporu ile değerlendirilerek davacının ham madde sağlayamaması sebebiyle nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları, 50 adet çelik boru bedeli + nakliye ve gümrükleme ve sair masrafları ile haksız yedieminliğe tevdi edilen ham madde çelik boruların nakliyesi için yapılan nakliye ücreti ile vinç ücretine yönelik alacak talepleri değerlendirildiğinde; █████/2023 tarihli bilirkişi raporu gözetilerek ;Asıl Davacının Karşı Davalı'dan teslim almış olduğu 324 Adet çelik Boruya karşılık 274 Adet işlem görmemiş çelik boru ve de 37,7 Adet çelik boru karşılığı 19.730 Kg çelik hurdası teslim ederken 12,7 Adet borunun eksik olduğu ve teslimatının hiç yapılmadığı,Davalı tarafın 37,7 adet çelik borunun hurdaya çıkmasından, 12.763,9 EURO ve eksik teslim edilen 12,7 Adet borudan kaynaklı olarak da 6.049 EURO olmak üzere toplam18.812,9 EURO maddi kayba uğradığı kanaatine varılmıştır.13.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda, tarafımızca dosyaya sunulan gümrük beyannameleri uyarınca müvekkilce yapıldığı tespit edilen ilgili masrafların, hurda olarak teslim edilen 37,7 adet ham madde çelik boruya ve hiç teslim edilmeyen 12,7 adet ham madde çelik boruya oranlanması suretiyle hesaplama yapılmıştır. İlgili hesaplamalar uyarınca;37,7 adet hurda ham madde çelik boru için yapılan gümrük masrafının toplam 28.323,62 TL; vinç ücretinin 2.400,00 TL olduğu,12,7 adet teslim edilmeyen ham madde çelik boru için yapılan gümrük masraflarının toplam 9.499,37 TL; vinç ücretinin 600,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda; zayi edilen ve teslim edilmeyen ham madde çelik boruların ithalatı için yapılan nakliye, gümrükleme ve sair masraflar sebebiyle uğranıldığı tespit edilen zararın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 28.323,62 TL + 2.400,00 TL + 9.499,37 TL + 600,00 TL olmak üzere Toplam 40.822,99 TL olduğunu kabulü gerekmektedir. Davacı-Karşı Davalı'nın yediemine bıraktığı 274 adet ham madde çelik boruların ve 19.730 kg çelik hurda için yapılan nakliye masrafı 07.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda 9.027,00 TL olarak hesap edilmiştir. Buna ilişkin döküm aşağıdaki gibidir : KDV dahil 5.015,00 TL (Yumurtacı Nakliyat) + KDV dahil 4.012,00 TL (... Nakliyat) Toplam 9.027,00 TL olduğu kabul edilmiştir. İş bu kapsamda karşı davanın kabulü ile 18.812,90Euro'nun dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (40.822,99 T + 9.027,00 TL) 49.849,99TL nin dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir."
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı - karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; asıl davanın yediemin ücretinden ileri geldiğini, davalının hamaddeyi teslim almadığını, bu doğrultuda yediemin ücretinden sorumlu olduğunu, karşı dava yönünden davalı - karşı davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, karşı davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddine verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında daha önceden verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince verilen kaldırma kararının gereği gibi anlaşılamadığını, yerel mahkemece karşı dava yönünden ıslah için süre verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, teslim edilen ürünlerin şekillendirmeye uygun olup olmadığının tespit edilmediğini, bu tespite ilişkin gerekli yerlerden talep edilen bilgi ve belgelerin temin edilmeden, dosyanın hesap bilirkişisine verilmesinin doğru olmadığını, malzemedeki kırılmanın sebebinin temin edilen hammaddenin doğru olmadığından kaynaklandığını, bu hususa ilişkin teknik bir bir araştırma yapılmadan, müvekkili tarafından teknik hususta bilgi sunulmasının beklenilmesinin hatalı olduğunu, davalı - karşı davacı tarafın zayi olduğu iddia edilen ürünlerin, nakliye, gümrük, vinç ve diğer masrafların, yurt dışından ürün getirtilmesi için yapılan masrafların, yedieminden ürünün getirilmesi için yapılan masrafların ödenmesini talep etme imkanının bulunmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı - karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; karşı davanın yabancı para cinsinden olduğunun gözden kaçırıldığını, hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı olduğunu, EURO yönünden alacak taleplerinin karar tarihindeki efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi ve tespit edilecek toplam değer üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca ham madde çelik boruların şekillendirme işinde kullanılacak kalıpları, teknik çizim ve dokümanları ile ham madde çelik boruları temin ederek, yüklenici firmaya teslim ettiğini, ve akabinde █████/2019 tarihli sipariş onayını da vererek sözleşmenin ifası bakımından gerekli tüm hazırlıkları yaptığını, sözleşmenin ifası bakımından müvekkilince üretilen kalıpları, tüm teknik çizim/dokümanı ve ham madde çelik boruları teslim alan ve bunları kullanarak üretime başlayan davacı-karşı davalıya, müvekkilince verilmiş bir siparişin olmadığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, bu doğrultuda, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin kurulduğu, geçerli bir siparişin verildiği, ancak buna rağmen davacı-karşı davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu anlamda esasen kendisinin temerrüde düştüğü ve neticeten sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini sözleşme kapsamında müvekkiline karşı iade yükümlülüğü altında olduğunu, yerel mahkemece kötü niyet tazminatı talepleri yönünden bir karar verilmediğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden davacı - karşı davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacı - karşı davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-Karşı dava yönünden davacı - karşı davalıdan alınması gereken 40.144,04 TL istinaf karar harcından peşin alınan 10.036,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.108,03 TL harcın davacı - karşı davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
4-Davalı - karşı davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!