Anahtar kelimeler: Tarfça Mutabık Satımdan Cari Edemediğini Toplamda Yazildiği Tutar Takipte Tllik

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olup müvekkili şirketin 37.567,26 TL'lik cari hesap ve fatura alacağını tahsil edemediğini, cari alacağın her iki tarafın da üzerinde mutabık kaldığı bir tutar olduğunu, davalı tarfça cari alacağın ödenmemesi sebebiyle █████/2023 tarihinde davalı taraf aleyhine İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takipte talep edilen tutarın 37.567,26 TL cari hesap ve fatura alacağı ile 3.187,82 TL işlemiş ticari faiz olmak üzere toplamda 40.755,08 TL olduğunu, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde iş yerindeki çalışana tebliğ edilmiş olduğunu ve davalı vekili tarafından █████/2024 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına itiraz edildiğini, icra takibinin haksız itirazla durdurulması sebebiyle İtirazın İptali davası açabilmek adına ticari davalar bakımından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun .... Dosya numarası ve ... Başvuru numaralı dosyası ile davalı borçlu ile görüşmeler sağlandığını ve arabuluculuk sürecinin anlaşamama şeklinde █████/2024 tarihinde son tutanağa bağlandığını, müvekkili şirketin tüm bu hukuki sürecin ardından ne icra takibi ile ne de arabuluculuk yoluyla alacağına kavuşabildiğini, davalı borçlunun itirazına ilişkin hiçbir dayanak sunmadığını, kötüniyetli ve haksız olarak icra takibinin durdurulmasını ve müvekkilinin alacaklarını elde edememesini sağlamak adına hareket ettiğini, takip konusu alacağın likit fatura alacağı olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceğinin Yargıtay Kararları ile de sabit olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüne, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davaya konu alacağın davacının kendi kusurundan doğduğunu, davacının müvekkiline vaat ettiği sürede malları eksiksiz teslim edemediğini ve tedarik zincirinin bozulmasına sebep olduğunu, davacının kumaşları geç örmesinden ötürü malların müvekkili tarafından müşteriye tesliminde ciddi aksamalar meydana geldiğini, malların tamamının ihracat malı olup yapılan ticarette zamanlamanın çok büyük önem taşıdığını, işbu gecikmelere davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, dolayısıyla davacının işbu dava ile haksız ve kötü niyetli taleplerde bulunduğunu, davacının dava konusu malları geç teslim etmekle kalmadığını, ürünleri hatalı örerek satılan malların müşteriden geri dönmesine de sebebiyet verdiğini, davacının müvekkili tarafından kendisinden talep edilen malları 3 hafta geç teslim etmekle kalmayıp üstüne üstlük teslim edilen malları hatalı örerek gönderilen malların müşteriden geri dönmesine sebep olduğunu, malların ihracat malı olduğu ve sadece müşteriye teslimi ile hata sebebiyle müşteriden dönüşünün dahi uzun bir zaman aldığı düşünüldüğünde sürecin sekteye uğrayarak müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verenin davacı olduğunu, kusurlu hareketleriyle işbu davaya ve ticaretin aksamasına sebebiyet veren davacının tüm taleplerinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu savunarak; davaya cevap dilekçesinin kabulüne, haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Taraflar arasındaki tekstil/konfeksiyon işinden kaynaklı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki tekstil ve konfeksiyona dayalı ticari ilişki kapsamında cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında fatura içeriği ürünlerin davalıya geç teslim edilip edilmediği, davacı tarafça teslim edilen kumaşların hatalı örülüp örülmediği, davalının zarara uğrayıp uğramadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, cari hesap ve faturalardan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 37.567,26-TL asıl alacak, 3.187,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.755,08-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına itirazı üzerine █████/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Esenyurt ve Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve istanbul anadolu ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına göre taraf şirketlerin ticari defterleri incelenerek; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2024 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;█████/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez bilgi belge ve takip dosyası, davacı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit inceleme ve değerlendirmeler neticesinde: davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 37.567,26 TL alacağının bulunduğu, davalı ... ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, davalı ... dosyaya mübrez BA-BS formunda yapılan incelemede davacı ... davalı ... düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davalı BA formunda beyan edilmiş olduğu, bu itibarla davacı ... düzenlemiş olduğu faturaların davalının kabulünde olduğu, davalı tarafça davacı ... cari alacağını teşkil eden faturaların bedelinin ödenmiş olduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, neticeten davacı ... takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 37.567,26 TL alacağının olduğu'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır."Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ███████ K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyası, █████/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki tekstil ve konfeksiyona dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 37.567,26 TL alacağının bulunduğu, davalının dosyaya mübrez BA-BS formunda yapılan incelemede davacı ... davalı ... düzenlemiş olduğu faturaların tamamının davalı BA formunda beyan edilmiş olduğu, bu itibarla davacı ... düzenlemiş olduğu faturaların davalının kabulünde olduğu, davalı tarafça davacı ... cari alacağını teşkil eden faturaların bedelinin ödenmiş olduğuna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan cari hesaba dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu ancak davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın KISMEN KABULÜ ile,Davalının İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 37.567,26-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (7.513,45-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.566,21 TL harçtan peşin alınan 6.759,66 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 203,78 TL peşin harcın mahsubu ile artan 3.989,67 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça yatırılan 2.566,21 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 203,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.197,59 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.318,41 TL'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye kısmın (281,59 TL) davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.467,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.117,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.187,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...¸Hakim ....¸