Anahtar kelimeler: Düşme Edenin Görüşü İhlali Suçlar Neticesinde Edilebilir Yeri Sonrası Dokunulmazlığının
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 09.02.2023 tarihli kararda temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğu; bu suretle sanığın 27.02.2023 tarihli dilekçesi ile hükmü süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 116/2, 119/1-c maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 08.07.2010 gününden karar tarihine kadar geçtiğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    10.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!