Anahtar kelimeler: Ayağındaki Çarpmak Yürümekte Zorluklar Zaruretinin Kırığı Cismani Müzakere Çektiğini Kemik

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;11/0/8/2016 günü sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkili ...'a çarpmak suretiyle yaralamasına sebep olduğunu, ayağındaki kemik kırığı nedeniyle müvekkilinin yürümekte ve günlük hayatında çok büyük zorluklar çektiğini, işbu sebeplerle iş gücü kaybı tazminatı talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, talep edilen kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan giderlerin sigorta şirketinden tanzim edilmesinin talep edildiğini, müvekkili adına ilgili sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketinin müvekkilinin talebini karşılamadığını, kazaya ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza sırasında davalı ... A.Ş.’nin ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bedensel zarar sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın (geçici ve sürekli iş gücü kaybı/ maluliyet tazminatı, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerini vs. hususları da kapsar şekilde) başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (davalının poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile sorumlu tutulmasına) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, kusurun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, tedavi/sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla davacının hem kalıcı sakatlığına hem de sürekli maluliyet raporu alındıktan sonra ortaya çıkan bakıcı giderlerine hükmedilecekse her iki tazminatın da sakatlık teminatı limitleri ile sınırlı tutulması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı yasa ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu, davaya konu olay iş kazası olduğunu, işbu nedenle SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, davacı temizlik görevlisi olup işi sırasında kaza geçirdiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, 10.864,99 TL maddi tazminatın ( sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri) █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihli aktüer ek bilirkişi raporunda esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, bilirkişiler peşin sermaye değeri mahsubu konusunda hataya düştüğünü, itirazlarının kabul edilmeyerek █████/2021 tarihli raporun hükme esas alınmasında hataya düşüldüğünü, davalı sigorta şirketinin istinaf kanun yoluna başvuru yapmış olmasının kötü niyetli olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, asgari ücret baz alınarak TRH-2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 teknik faiz kullanılmasını talep ettiklerini, karara esas alınan raporda TRH 2010 Mortalite Tablosu %0,00 faiz uygulandığını, ilgili raporun kabulünün mümkün olmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, tüm tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli bu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin gerekli güvenlik tedbirlerini almaması sebebiyle meydana geldiğinden tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur kusuru indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından █████/2016 günü saat 19:05 sıralarında sürücü ..., kendi sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile ... Mahallesi ... sokaktan ... caddesine seyri esnasında yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunda, 11.08.2016 tarihinde meydana gelen kaza olayında; ... plakalı araç sürücüsü ...'in %65 oranında asli kusurlu, yaya çalışan ...'ın %35 oranında tali kusurlu, olayda başkaca da kusurlunun bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı yaya olup davalı vekili istinaf dilekçesinde hangi nedenle davacının müterafik kusurlu olması gerektiği açıklanmadığından hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Dosyada bulunan █████/2020 tarihli kök aktüerya bilirkişi raporunda; davacı ...'ın 11.08.2016 tarihinde geçirdiği kazada yaralanması ile sonuçlanan olaydan dolayı uğramış olduğu zararlarının hesaplanması için terditli olarak TRH- 2010 Yaşam Tablosuna ve 1,8 Teknik Faiz oranı ile PMF 1931 Yaşam Tablosuna ve 1/kn formülü ve %10 iskonto çarpanları ile hesaplama yapılmıştır. █████/2021 tarihli ek aktüerya raporunda ise TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik Faiz oranı göre davacı adına hesaplanan maddi tazminatın toplam 80.689,46 TL olduğu, söz konusu tutardan geçici iş göremezlik ödeneğinin güncellenmiş hali ile peşin sermaye değerinin yarısının toplam değeri olan 69.824,47 TL'nin mahsubu sonrası bakiye tazminat tutarının 10.864,99 TL olduğu, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Prograsif rant sistemi üzerinden davacı adına hesaplanan maddi tazminatın toplam 76.840,49 TL olduğu, söz konusu tutardan geçici iş göremezlik ödeneğinin güncellenmiş hali ile peşin sermaye değerinin yarısının toplam değeri olan 69.824,47 TL'nin mahsubu sonrası bakiye tazminat tutarının 7.016,02 TL olduğu görüşü bildirmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince ek aktüerya raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik Faiz oranı göre belirlenen tazminat tutarı 10.864,99 TL için davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin aktüerya bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi görülememiştir. Davacı vekili ise kök aktüerya raporuna karşı süresinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde hesaplamada PMF Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiğini belirtmiştir. Davacı vekili █████/2021 tarihli duruşmada "TRH 2010 Yaşam tablosu ve prograsif rant hesaplama yöntemi kullanılmak üzere yeniden ek rapor alınsın" talebinde bulunmuş ise de bu talep süresinde değildir. Davacı vekili ek rapora itiraz dilekçesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant hesaplama yöntemi kullanarak tanzim edilmesi gerektiği yönünde itiraz dilekçesi vermiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince davacı için TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerekmekteyse de davacı vekili tarafından kök aktüerya raporuna bu yönde itiraz edilmediğinden hesaplama yöntemi bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/4. maddesinde "İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Ek aktüerya raporunda "Davacının %20 oranındaki sürekli iş göremezliğinden dolayı aylık 540,92 TL üzerinden bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri 109.818,41 TL'dir. ...Yargıtay kararları doğrultusunda ilk peşin sermaye değeri (aylığın peşine çevrilmiş hali olması ve tamamının kazalıya ödenmemiş olması sebebiyle) güncellenmeyerek ve davalının üçüncü kişi sıfatında olması sebebiyle peşin sermaye değerinin yarısı nispetinde, geçici iş göremezlik ödemelerinin hesaplamanın yapıldığı 14.09.2021 tarihine güncellenmiş hali 69.824,47 TL olarak hesaplanarak mahsup yapılmıştır.SGK tarafından ilk peşin sermaye ödemesinin güncellenmeden direkt hesaplanan tazminattan mahsup edilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına göre istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K. sayılı kararı). İlk Derece Mahkemesince tedavi gideri kapsamında 500,00 TL taksi ücreti kabul edilmiştir. Davacı bu doğrultuda belge sunmamış, bilirkişi raporunda rayice göre belirlenmiştir. Tedavi için yapılan ulaşım giderleri belgesiz tedavi gideri olarak davalı sigorta şirketinden tahsili talep edilebileceğinden aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Alınması gereken 742,19 TL harçtan peşin alınan 185,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025