Anahtar kelimeler: Butik Mağazanın Giyim Paket Sattığı Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 07.12.2021NUMARASI
: ████████ Esas █████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatDAVA TARİHİ
: 11.10.2019KARAR TARİHİ
: 29.01.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 29.01.2025İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2021 tarih ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin giyim ürünleri sattığı butik mağazanın davalı ... tarafından 21.06.2018 başlangıç tarihli, işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı taşınmazda 25.04.2019 tarihinde prize takılı fişlerin kısa devre yapması sebebiyle yangın meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun ya da ihmalinin bulunmadığını, itfaiye ekiplerince yangının kontrol altına alınarak söndürüldüğünü, yangın sebebiyle satışa hazır durumdaki çok sayıda tekstil ürününün zarar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca iş yerinin dekorları, demirbaş eşyalar ve klimanın da kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin uğradığı zararların karşılanması için davalı sigorta şirketine başvurduğunu, davalı şirket yaptırdığı incelemeler sonucunda müvekkiline toplam 31.200,20 TL ödeme yaptığını, ancak müvekkilinin zararının ödenen miktardan fazla olduğunu, müvekkilinin yangın sebebiyle kullanılamaz hale gelen iş yeri dekoru için 60.888,00 TL ve alarm sistemi için 1.979,00 TL harcamada bulunduğunu, ayrıca yangında kullanılamaz hale gelen tekstil ürünlerinin değerinin ise 110.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, önceki sezondan kalan ve mağazanın ön kısmı ile vitrinde bulunan 93 adet ürünün ise yaklaşık değerinin 12.980,00 TL olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ödenen emtia bedeli için 2.000,00 TL, dekorasyon bedeli için 1.000,00 TL ve demirbaş bedeli için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 14.02.2020 tarihli dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını beyan etmiştir.Davacı vekili 15.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 164.629,78 TL'ye yükseltmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığını ve inceleme başlatıldığını, dosyada alınan ekspertiz raporuna göre 02.07.2019 tarihinde binada meydana gelen zarar nedeniyle, bina malikinin muvafakati ile mali mesuliyet teminatı kapsamında 7.197-TL, demirbaş zararı nedeniyle 12.023,20-TL ve emtea zararı nedeniyle 11.980-TL olmak üzere toplam 31.200,20 TL'nin davacıya ödendiğini, poliçede bina teminatı bulunmadığını, emtiaların 12.980,00 TL'lik kısmının fiili tespitlerinin yapıldığını, 93.444,00 TL'lik emteanın ise fiili tespitleri yapılamadığını, davacının alış faturaları üzerinden yapılan incelemede faturaların 2 aylık dönemde sıralı olarak kesildiği, farklı işyerlerinden kesilen alış faturalarının aynı kişi tarafından kesildiği vb. durumlar tespit edildiğini, bu hususa ilişkin yapılan incelemede olumsuz rapor iletildiğini, tespiti yapılamayan, hasarlı olarak görülmeyen ve faturalarında tutarsızlık olan emtiaların değerlendirilmediğini, faturanın hasardan sonra tanzim edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davacı vekili tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği beyan edilmiş ise de, davacının tacir olması, basiretli bir tacir gibi ticari işletmesine ait olarak ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun şekilde eksiksiz olarak tutması gerektiği hususları karşısında, dava konusu yangın olayı neticesinde dava konusu kalemleri karşılığında oluşan zarar miktarını net olarak belirleyebilmesinin mümkün olduğu, davanın kısmi dava mahiyetinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği; mahallinde inşaat mühendisi, tekstil mühendisi ve serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiler refakatiyle keşif yapıldığı; Dava konusu yangın olayının 25.04.2019 tarihinde meydana geldiği, bildirim tarihinin 25.04.2019 olduğu, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürlüğü tarafından yangın raporunun tanzim tarihinin 26.04.2019 olduğu, davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davacının başvurusu üzerine düzenletilen ekspertiz raporuna göre davalı sigorta şirketinin 02.07.2019 tarihinde davacıya 31.200,00 TL ödeme yaptığı, davanın 11.10.2019 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin ise 15.11.2021 tarihinde sunulduğu, TTK'nın 1268. maddesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı dikkate alındığında, kısmi dava olarak ikame edilen iş bu davada, ıslah dilekçesine konu edilen bedeller yönünden zamanaşımı süresinin sona ermiş olduğu; davacıya ait ticari işletmede oluşan zararların dava açılmadan önce yapılan başvuru neticesinde davalı sigorta tarafından ödendiği ve davacının bu alacak kalemlerine yönelik zararının dava açılmadan önce karşılanmış olduğu, dekorasyon ve demirbaş bedellerine yönelik taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği; davacıya ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu kapsamında, yangın tarihinde davacıya ait işletmede 141.192,34 TL tutarında mal mevcudunun bulunduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından bu alacak kalemine yönelik olarak dava açılmadan önce yapılan ödeme tutarının gerçek zararı karşılar miktarda olmadığı; ancak emtia bedeli yönünden dava dilekçesine konu edilen bedel haricinde kalan ve ıslah dilekçesine konu edilen bedel yönünden talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle emtia bedeli tazminatı talebinin kısmen kabulüne 2.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı sebebiyle reddine, dekorasyon bedeli ve demirbaş bedeli tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazda giyim ürünleri satan bir butik mağaza işletmekte olduğunu, sigorta poliçesinde yangın klozu olarak emtea yangın yıldırım infilak 150,000,00 TL; demirbaş yangın yıldırım infilak 40,000,00 TL; yangın mali mesuliyet 37,500,00 TL olarak belirlendiğini, sigortalı taşınmazda 25.04.2019 tarihinde prize takılı fişlerin kısa devre yapması sebebiyle yangın meydana geldiğini, yangının meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru ya da ihmalinin bulunmadığını, itfaiye ekipleri yangına müdahale ettiğini, müvekkilinin yangın sebebiyle kullanılamaz hale gelen iş yeri dekoru için 60.888,00 TL ve alarm sistemi için 1.979,00 TL harcamada bulunduğunu, kullanılamaz hale gelen tekstil ürünlerinin değerinin ise 110.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, bahsedilen bu ürünlerin 2019 yılı içinde satın alınmış ürünler olduğunu, bunun yanında önceki sezondan kalan ve mağazanın ön kısmı ile vitrinde bulunan 93 adet ürünün ise yaklaşık değerinin 12.980 TL olduğunu, bu ürünlerin tamamının müvekkili tarafından fatura karşılığı satın alındığını, davalı sigorta şirketinin gerçek zararın çok altında bir ödeme yaptığını, davanın açılış tarihinin 11.10.2019 olduğunu, kararda bahsi geçen "01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. Maddesiyle mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda (1086 sayılı HUMK) yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir" hükmünün dava açılış tarihimizden sonra yürürlüğe girdiğini, davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve yerleşik Yargıtay kararları kapsamında fazlaya dair hakları saklı tutularak ikame edilen işbu davanın belirsiz alacak davası olduğunu, yangın sonrasında meydana gelen zararın net olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, dekorasyon, emtea ve demirbaşların zarar miktarlarının uzman bilirkişi marifeti olmadan belirlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tacir değil esnaf olduğunu, tuttuğu defterlerin ticari defter niteliğinde olmadığından zararın net şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığını, basiretli tacir şeklinde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası açtıklarını, zira davaya konu alacağın kesin ve net olarak belirlenebilir olmadığını, müvekkilinin işletmesinin küçük bir işletme olduğunu, tam bir stok tespiti yapılamadığını, yargılama devam ederken bir çok celsenin pandemi ve İzmir depremi sebebiyle yapılamadığını, yargılamanın uzadığını ve bu şekilde müvekkilinin alacağına kavuşması için yeniden dava açma imkanının kalmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
: Dava, davacı sigortalının işyerinde meydana gelen yangın sebebiyle davalı sigorta şirketinden maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.İlk derece mahkemesince, TTK'nın 1268. maddesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı, kısmi dava olarak ikame edilen iş bu davada, ıslah dilekçesine konu edilen bedeller yönünden zamanaşımı süresinin sona ermiş olduğu gerekçesiyle, emtia bedeli tazminatı talebinin dava dilekçesindeki tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece 04.02.2020 tarihli duruşma ara kararı ile, dava dilekçesinden davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğunun anlaşılamadığı gerekçesiyle davacı vekiline davanın niteliğinin belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğu hususunda yazılı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince 14.02.2020 tarihli dilekçesi ile davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiş olmakla, (HGK 05.05.2010 gün 2010/8-231 E. 255 K. Sayılı ilamı) gerek dava açılan miktar, gerekse ıslah edilen tutar yönünden davanın zamanaşımına uğradığına yönelik mahkeme gerekçesi yerinde değildir. Davacı vekilinin istinaf sebebi yerindedir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının ikinci sınıf işletme olup, işletme defterini notere tasdik zorunluluğunun bulunmadığı, 2. sınıf işletme olması sebebiyle yanan demirbaşların işletme defterinden tespitinin mümkün olmadığı, davacının 01.01.2019 - 30.04.2019 tarihleri arası stokunun belirlenmesi amacıyla davacı tarafından ibraz edilen hesap özetine göre dönem başı stok ve dönem içi alışları toplamından dönem içi satışların düşülmesi sonucunda davacının olay tarihinde 141.192,34 TL tutarında mal mevcudunun bulunduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2021 tarih ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;Davanın KISMEN KABULÜ ile, 141.192,34 TL emtia bedeline ilişkin maddi tazminatın dava tarihi olan 11.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin emtia bedeli talebinin, dekorasyon bedeli tazminatı talebinin ve demirbaş bedeli tazminatı talebinin reddine,492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.644,84 TL karar ve ilam harcından, 85,39-TL peşin harç ve 2.726,08-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.833,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 85,39-TL peşin harç ve 2.726,08-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.811,47 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 71,50-TL elektronik tebligat, 57,00-TL tebligat, 163,70-TL posta masrafı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 419,90-TL keşif harcı, 180,00-TL keşif araç gideri, 44,40-TL başvurma harcı ve 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.442,90-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 2.095,11-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 md uyarınca 26.437,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini bir vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un █████. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 17,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 238,20-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.